İsrail'in Nabzı

Erdoğan’dan Abbas’a “Hamas’la uzlaş” baskısı

By
p
Article Summary
Kendisini Gazze’nin kurtarıcısı olarak sunmaya çalışan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan El Fetih’le Hamas’ın uzlaşması için baskı yapıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Batı Şeria’nın Ramallah kentinde hastaneye kaldırıldığı için 18 Mayıs’ta İstanbul’da düzenlenen İslam İş Birliği Teşkilatı (İİT) zirvesine gidemedi. Böyle olunca zirvenin ev sahipliğini yapan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Abbas’a söylemek istediklerini Filistin Başbakanı Rami Hamdullah’a söylemek zorunda kaldı. Erdoğan’ın mesajı Gazze Şeridi’nin kurtarılmasına Filistin Yönetimi’nin faal şekilde katılması gerektiği idi.

Hamas’ın hamisi olarak görülen Erdoğan, daha önce İstanbul’da Hamas Siyasi Bürosu’nun iki numarası Salih El Aruri tarafından kurulan Hamas bürosuna ev sahipliği yapmıştı. Aruri’nin bürosu, Türkiye ve İsrail’in haziran 2016’da imzaladığı normalleşme anlaşması kapsamında İsrail’in talebiyle kapatıldı. Aruri Beyrut’a taşındı ancak Filistin Yönetimi’nden bir kaynağın Al-Monitor’a verdiği bilgiye göre Aruri halen sık sık İstanbul’a gidiyor, Tahran başta olmak üzere farklı yerlere seyahat ederken İstanbul’a uğruyor.

Hamas Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye’nin 18 Mayıs’ta Gazze’de bir camide okuduğu hutbe Hamas’ın Filistin Yönetimi’yle uzlaşmaya ne kadar önem verdiğine işaret ediyordu. Haniye şu ifadeyi kullandı: “Şu an tüm Filistinli gruplar arasında uzlaşma sağlamanın en doğru zamanı ve biz de ciddi adımlar atmaya hazırız.” Haniye bu adımlar içinde silahsızlanma olup olmadığını söylemedi. Filistin Yönetimi’nin ana unsurunu oluşturan El Fetih uzlaşmanın ön koşulu olarak Hamas’ın silahsızlanmasını talep ediyor.

Haniye’nin bu konuşmasından kısa süre sonra 40’tan fazla Müslüman ülkenin temsilcileri, Türkiye’nin çağrısıyla toplanan olağanüstü İİT zirvesinde bir araya geldi. Acilen düzenlenen toplantının görünürdeki amacı ABD’nin 14 Mayıs’ta büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması karşısında Müslümanların birlik içinde olduğu mesajını vermekti. Asıl amaç ise Erdoğan’ı Mısır Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi’ye karşı Müslüman dünyasının lideri olarak konumlandırmaktı.

Gazze’yi 11 yıldır abluka altında tutan İsrail’i ağır şekilde eleştiren, Hamas’a koşulsuz destek ifade eden Erdoğan bunu ilk kez yapmıyordu. Erdoğan, bu söylemi İsrail’le Hamas’ın kafa kafaya geldiği tüm olaylarda kullanıyor. 2009’da Davos’ta İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’le katıldığı paneli terk etti, ertesi yıl ablukayı delmek için Türkiye’den Gazze’ye giden Mavi Marmara gemisinde yaşananlar nedeniyle sert çıkışlar yaptı, 2014 yazında Koruyucu Hat Harekâtı olarak bilinen İsrail-Gazze savaşında İsrail’i yaylım ateşine tuttu. Son olarak da Gazze sınırındaki çatışmalar nedeniyle iki ülke arasındaki normalleşme anlaşmasına rağmen İsrail’e hiddetle yüklendi. Erdoğan kendisini abluka altındaki Gazze’nin kurtarıcısı olarak sunmaya çalışıyor, Haniye de Erdoğan’a “sevgili, kıymetli kardeş” diyor.

Mısır ise Hamas’a kuşkuyla yaklaşıyor ve ona ancak uslu durmanın ödülü olarak iyi niyet jestleri yapıyor. Mısır son olarak Hamas’ın İsrail sınırındaki gösterileri kesmeyi kabul etmesi karşılığında Refah sınır kapısını açtı. Erdoğan Hamas’ı adeta koşulsuz destekleyerek farklı bir yaklaşım sergiliyor. Gazze halkını kurtarmak ve Hamas’ın Gazze’deki kontrolünü sağlamlaştırmak için Müslüman ülkeleri arkasına almaya çalışıyor. Ancak aynen Sisi gibi Erdoğan da El Fetih’le uzlaşma olmadan Gazze’deki sorunların çözülemeyeceğini görüyor.

Filistin Yönetimi’nden bir yetkilinin Al-Monitor’a verdiği bilgiye göre Türkiye, geçmiş yıllarda Mısır’ın arkasından El Fetih ile Hamas arasında arabuluculuk yapmaya çalıştı ama Abbas bu girişimleri kabul etmedi. Hamdullah İstanbul’da Abbas’ın uzlaşmaya yanaşmaması nedeniyle azar işitti. Türk tarafına göre uzlaşı Filistin halkının, Gazze’deki kuşatılmış kardeşlerin menfaatine olacak. Ancak Abbas, özellikle Türkiye’nin Aruri ile bağını sürdürmesi nedeniyle Erdoğan’ı Hamas yanlısı, taraflı bir isim olarak görüyor ve en azından şimdilik Türkiye’yle iş birliği yapmaya gönüllü değil.

Peki, Abbas’ı ikna etmeyi Mısır bile başaramazken Erdoğan neye dayanarak başaracağına inanıyor? On yılı aşkındır devam eden El Fetih-Hamas kavgasında her daim Hamas’a açık destek veren Erdoğan kendini Abbas’a güvenilir bir arabulucu olarak nasıl sunabilir? Hamas’ın silahsızlanmasını ve Gazze’nin kontrolünü Filistin Yönetimi’ne devretmesini isteyen Abbas’ı bu taleplerinden nasıl vazgeçirebilir?

Son haftalardaki gelişmeler Erdoğan’a iki argüman sağladı. Erdoğan, bu argümanlarla Filistin Yönetimi’nin tepe isimlerine güven aşılayabileceğini ve Mısır’ın yaklaşımına karşı kendi yaklaşımını kabul ettirebileceğine inanıyor. Birinci argüman, ABD Büyükelçiliği’nin Tel Aviv’den Kudüs’e taşınmasına Mısır adeta sessiz kalırken Erdoğan’ın tepkilere öncülük etmesi, ABD Başkanı Donald Trump’a meydan okumaktan çekinmemesi. Erdoğan, Abbas’a Kudüs’ün müstakbel Filistin devletinin başkenti olması konusunda Müslüman ülkeleri birleştirmeyi vaat ediyor. İstanbul’daki zirvede de katılımcı ülkelere Filistinlileri destekleme, yeni ABD Büyükelçiliği 14 Mayıs’ta resmen açılmış olsa da karşı çıkışlarını sürdürme çağrısı yaptı.

Hamdullah’a İstanbul’da iletilen ikinci argümana göre ise Hamas’ın direniş politikası Gazze-İsrail sınırındaki son olaylarla Filistinlileri İsrail’in saldırganlığına karşı koruyan tek silah olarak kendini kanıtlamış oldu.

Türkiye şu öneride bulunuyor: Hamas ve El Fetih silah konusunu bir kenara koyup uzlaşı yolunda ilerlesin, silah konusu karşılıklı güven tesis edilinceye kadar zamana bırakılsın ve o gün geldiğinde çeşitli Filistin örgütlerinin silahlı kanatları bir araya gelerek Filistin halkının birleşik ordusunu oluştursun.

Türkiye-Mısır rekabeti sır değil. Ankara geçtiğimiz günlerde Gazze’deki yaralıları Türkiye’deki hastanelere götürmek istedi. Kahire’nin tahliye uçağı için istenen iniş iznini vermemesi iki ülkenin rekabetini yeniden su yüzüne çıkardı.

Haniye Türkiye’yi Hamas’ın yanında karalı duruşu için övmeye, Türkiye’ye kardeş ülke demeye devam edebilir ama kendisi de şunu çok iyi biliyor ki Gazze’nin nefes borusu olan Refah sınır kapısı Mısır’ın kontrolünde oldukça her türlü düzenleme ve mutabakat Kahire’nin onayını gerektirir. Hele de Filistin uzlaşısına dönük ve Sisi’nin rakibi Erdoğan’ı güçlendirebilecek girişimler söz konusuysa...

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Özel etkinlikler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Lobbying newsletter delivered weekly
Bu bölümlerde bulundu: Palestinian reconciliation

Shlomi Eldar Al-Monitor'un İsrail'in Nabzı bölümünün yazarlarındandır. Son yirmi yıldır İsrail'in Kanal 1 ve Kanal 10 televizyonları için Filistin Yönetimi’ni, bilhassa da Gazze Şeridi'ni takip eden Eldar, Hamas'ın doğuş ve yükselişini yakından izlemiştir. Eldar, 2007'de İsrail'in en saygın medya ödülü Sokolov Ödülü'ne layık görülmüştür.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept