TURKEY PULSE


Türk ordusuna ait Black Hawk ve T129 ATAK helikopterleri Afrin operasyonu kapsamında Suriye’nin kuzeyinde bulunan El Mabatlı köyü semalarında, 2 Mart 2018 (photo by GETTY/Bakr Alkasem)

Türkiye kilit konumdaki Cinderes’e ilerliyor

Author: Amberin Zaman
Posted Mart 5, 2018

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki Kürt güçlerine karşı başlattığı harekat 45. gününe girerken Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı jetler Cinderes kasabası etrafındaki mevzileri bombaladı. Cinderes’in Halk Savunma Birlikleri (YPG) güçlerinden temizlenmesi, Afrin’i kuşatmak amacıyla ilerleyen Türk güçleri için kritik önem taşıyor. Savaş yanlısı tutumunu sürdüren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kanlı ve uzun sürecek bir çatışmaya gebe olan Afrin merkezini ele geçirme konusunda ne kadar kararlı olduğu tartışılıyor.

YPG öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) mensup bir komutanın Al-Monitor’a WhatsApp aracılığıyla verdiği bilgilere göre Afrin’in güneybatısında bulunan Cinderes’in düşmesiyle Kürtler ile Suriye rejiminin kontrolündeki bölgeler arasındaki bağlantı hattı sekteye uğrayacak. Kürt güçleri bu hattı Afrin savunmasında lojistik ikmal için kullanıyor.

İsminin açıklanmaması kaydıyla konuşan SDG komutanı şöyle diyor: “Türk stratejisi Afrin’i kuşatarak Nubul ve Zehra ile bağlantısını kesmek.”

Öte yandan, Şii çoğunluğa sahip Nubul ve Zehra’daki rejim yanlısı güçlerin YPG’ye destek için bölgeye konuşlandırıldığı bildiriliyor.

Habertürk televizyonu tarafından Hatay’da kaydedilen görüntülerde Türk jetleri tarafından bombalanan Cinderes’ten dumanların yükseldiği görülüyor. Habetürk’ün haberine göre bombardıman kara birliklerinin kasabaya ilerlemesi öncesinde direnişi “zayıflatma” amacını taşıyor.

Uzmanlara göre Cinderes’te yaşananlar Zeytin Dalı Harekâtı’nın kırsaldan oldukça zorlu geçecek bir meskûn mahal çatışmasına evrileceğine işaret ediyor. Türk güçleri Afrin çevresini kuşatmakta kararlıysa Cinderes’in ele geçirilmesi şart. Cinderes’in geniş bir arazi üzerinde yer aldığına dikkat çeken Hürriyet köşe yazarlarından Sedat Ergin ise şu uyarıyı dile getiriyor: “Kuşkusuz şehir koşullarında sivil halkın da yaşadığı bir mahalde terörist gruplarla girilecek çatışmalar kırsala kıyasla çok daha büyük güçlükler ve riskler taşıyacaktır.”

İstanbul merkezli Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi’nin raporunda (EDAM) da “Harekâtın sürdüğü bölgelere meskûn mahal çatışması ve terörle mücadelede uzman jandarma ve polis özel harekât birliklerinin sevk edildiği” bildiriliyor. Raporda “sivillerin canlı kalkan olarak kullanılmasının” YPG ve PKK adına “son derece sorunlu” bir duruma yol açacağı uyarısı da yer alıyor.

ABD’nin İslam Devleti’yle mücadele kapsamında desteklediği YPG’nin Suriye’nin dörtte birini kontrolü altına alması Ankara ile Washington arasındaki ilişkileri alt üst etmiş durumda.

İD’le mücadelede sona yaklaşılırken Donald Trump yönetimi NATO müttefiki Türkiye ile ABD arasındaki stratejik ortaklığı kurtarmak için girişimlerde bulunuyor. Nitekim kıdemli bir Amerikalı yetkili geçen hafta Türk gazetecilerle yaptığı görüşmede şu açıklamayı yaptı: “YPG’yi ABD’nin müttefiki olarak görmüyoruz. Bizim müttefikimiz Türkiye’dir. ABD, en başından beri YPG ile kurduğumuz askeri ortaklığın İD’i bertaraf etmeye yönelik geçici ve taktiksel bir düzenlemeden ibaret olduğunu açıkça dile getiriyor.” Washington, Rusya’nın nüfuz alanına girdiği ve bölgede konuşlu birliği bulunmadığı için Afrin’deki gelişmelerle ilgilenmediğini de vurguluyor.

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ABD özel harekât birliklerinin konuşlu olduğu Menbic’e yönelik olası bir Türk saldırısının önünü Erdoğan ile Ankara’da yaptığı görüşmeyle kesmiş görünüyor. ABD’li özel harekât birliklerinin desteğiyle 2016’da uzun uğraşlar sonucu İD’den temizlenen, Arap nüfusun çoğunlukta olduğu Menbic, YPG destekli yerel bir idari yapı tarafından korunuyor. SDG komutanına göre ise YPG Afrin üzerindeki baskıyı hafifletmek için Menbic’den Fırat Kalkanı bölgesinde konuşlu Türkiye öncülüğündeki gruplara karşı ikinci bir cephe açmayı düşünüyor. Böyle bir hamle Washington’ın Menbic’e ilişkin gerilimi düşürme çabalarını baltalayabilir.

Kobani ve Menbic’de İD’e karşı dört yılı aşkın süreyle meskûn mahal çatışması yürüterek tecrübe kazanan YPG’nin Türkiye öncülüğündeki birliklere karşı direnişi sertleştirmesi bekleniyor. Bu, Türk tarafının can kayıplarını önemli ölçüde artırabilir. Genelkurmay Başkanlığı operasyon kapsamında şu ana kadar 44 askerin hayatını kaybettiğini açıkladı. Türkiye’nin kara birliklerinden önce Cinderes’i bombalamasının sebebi de can kaybı riskini en aza indirmek.

SDG komutanı ise şöyle diyor: “Sivilleri umursamıyorlar. Kasabayı bombalayıp dümdüz edecekler.” YPG’ye yakın ANHA haber ajansının 5 Mart’ta yayımladığı ve Cinderes’ten geçildiği söylenen fotoğraflarda bombardımanın ardından kasaba sokaklarının bina ve beton enkazlarıyla dolduğu, yer yer yangınların sürdüğü görülüyor. YPG yanlısı sosyal medya hesaplarından Türkiye’nin saldırılarında öldüğü iddia edilen sivillerin fotoğrafları paylaşılıyor.

Irak Kürdistan’ı üzerinden Suriye’nin kuzeydoğusuna ulaşan Batılı gazetecilerin ise Afrin’e girmesine izin verilmiyor. Hem Türk hem de Kürt basınında konuya ilişkin haberler oldukça yanlı. Dolayısıyla sivil ve asker ölümleri konusunda kesin bir rakama ulaşmak mümkün değil. Ancak İnsan Hakları İzleme örgütünün geçen ayki raporunda şu ifadelere yer verilmişti: “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye’nin kuzeybatısında 2018 ocak sonunda düzenlediği üç saldırıda sivil ölümlerini önlemek için gerekli tedbirleri almadığı görüldü. (...) Bu saldırılarda 17’si çocuk 26 sivil hayatını kaybetti.”

Suriyeli Kürt yetkililer sivil ölümlerin sayısını yüzlerle ifade ederken Türkiye sivillerin ve sivil alt yapının hedef alındığı iddialarını yalanlıyor. Türk makamları ise YPG’yi sınır ötesi roket saldırılarıyla Türkiye’deki sivilleri öldürmekle suçluyor. EDAM 21 Ocak’tan bu yana düzenlenen saldırılarda Türkiye’den yedi sivilin hayatını kaybettiğini bildiriyor.

Trump yönetiminin Suriye’deki gelişmelere vakıf yetkilileri ise Türkiye’nin Afrin’i ele geçirme tehditlerini kale almıyor ve Türk güçlerinin Afrin çevresindeki varlığının sürdürülebilir olmadığını savunuyor.

Atlantic Council için Türkiye’nin Suriye’deki rolü konusunda kapsamlı analizler yazan kıdemli araştırmacı Aaron Stein ise aynı fikirde değil. Stein Al-Monitor’a şu değerlendirmeyi yapıyor: “Ben Erdoğan’ın söylediğini yapacağına inanıyorum. Türkiye’nin kenti çevreleyip, kuşatacağını ve ezici ateş gücünü kullanarak Afrin’e gireceğini düşünüyorum -eğer YPG ve Suriye rejimi bir anlaşmaya varıp, Rusya’yı Ankara’daki küçük ortaklarını durdurmak için harekete geçmezlerse.” Stein Rusya’nın, Zeytin Dalı Harekâtı kapsamında Türkiye’nin Kuzey Suriye hava sahasını kullanmasına izin verdiğini hatırlatıyor. Yaygın kanı, Rusya’nın YPG’yi ABD ile ilişkisini kesmeye zorlamak ve rejim güçlerinin Afrin’i tamamen ele geçirmesini sağlamak için Türkiye’ye yeşil ışık yaktığı yönünde.

Öte yandan Metropoll tarafından Zeytin Dalı Harekâtı için yapılan güncel bir araştırma katılımcıların yüzde 56’sının tamamen, yüzde 15’inin de kısmen operasyona destek verdiğini gösteriyor. İsminin açıklanmasını istemeyen deneyimli bir yorumcu da Türkiye Afrin merkezine ilerlerse “İnsanlar kaç Türk askerinin öldüğüne değil PKK’ye karşı kazanılan zafere bakarlar” diyor.

Amberİn Zaman
Köşe Yazarı 

Amberin Zaman, Washington Post, Los Angeles Times, Daily Telegraph ve Amerika’nın Sesi gibi medya kuruluşları için Türkiye’de muhabirlik yapmış olan, İstanbul’da yerleşik bir gazeteci yazardır. Türk televizyon programlarına sık sık yorumcu olarak katılan Zaman, 1999’dan bu yana The Economist dergisinin Türkiye muhabiri olarak görev yapmaktadır. ABD düşünce kuruluşu German Marshall Fund’ın “On Turkey” yayınlarına düzenli olarak katkı yapan Zaman, önde gelen Türk gazetelerinde de köşe yazarlığı yapmıştır. Uzmanlık alanları, Türk dış politikası, Kürtler ve Türkiye-Ermenistan ilişkileridir. 

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Özel etkinlikler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin

Al-Monitor - Orta Doğu’yu şekillendiren trendler hakkında özel haberler

©2018 Al-Monitor. All rights reserved.