Mısır-Türkiye gerilimi sokak isimlerini değiştirme noktasına vardı

Mısır’la Türkiye arasında gerilim yükselirken Kahire Valiliği Mısır’ı fetheden Osmanlı Sultanı I. Selim’in adını taşıyan sokağın ismini değiştirme kararı aldı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor Osmanlı İmparatorluğu’nun dokuzuncu padişahı I. Selim’i 1514 Çaldıran Muharebesi’nde resmeden bir tablo Photo by @HereTurkeyNews.
Rami Galal

Rami Galal

@ramiglal

İşlenmiş konular

Alt yapı ve mimari

Şub 21, 2018

KAHİRE — Kahire Valisi Atıf Abdül Hamid 6 Şubat’ta kentin doğusundaki El Zeytun ilçesinde bulunan I. Selim Sokağı’nın adının değiştirileceğini duyurdu. Yeni isim henüz belli değil ama başka bir Osmanlı sultanının adı olmayacağı kesin.

Osmanlı İmparatorluğu’nun dokuzuncu padişahı ve İslamiyet’in 74. halifesi olan I. Selim, 1517 Ridaniye Muharebesi ile Mısır’ı fethetmişti. Yavuz Sultan Selim olarak da anılan I. Selim, askeri başarılarıyla olduğu kadar ne tebaa ne vezir tanıyan öfkesiyle biliniyordu. Mısır’ı 1805 ile 1848 yılları arasında yöneten Mehmet Ali Paşa sokaklara hükümdar isimlerinin verilmesini emretmişti ve Kahire’deki sokağa da bu dönemde I. Selim’in adının verildiği düşünülüyor.

Sokağın adını değiştirme kararı, Kahire Helvan Üniversitesi’nde Yeni Çağ tarihi dalında öğretim görevlisi olan Muhammed Sabri El Dali’nin konu hakkında bir rapor hazırlaması ve valilikten isim değişikliği talep etmesi üzerine alındı. Dali’ye göre Mısır’ı fethedip 400 sene boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nun vilayeti yapmış, yurdunu savunan binlerce Mısırlının canına kıymış bir kişinin isminin Mısır’da bir sokağa verilmesi doğru değildi. I. Selim son Memluk Sultanı Tumanbay’ı infaz etmiş ve Mısır ordusunu da dağıtmıştı.

El Zeytun’un idari amiri Tümgeneral Hişam Abdül Hamid şimdi yeni bir isim belirlemek üzere bölgede yaşayan insanlarla, aydınlar ve tarihçilerle görüşmeler yapıyor.

Helvan Üniversitesi’nde Yeni Çağ tarihçisi olan Asım El Dasuki Al-Monitor’a şu değerlendirmede bulundu: “Bu karar, ülkemizi istila eden, halkını katleden fatihlerin isimlerinin sokak ve meydanlara verilmesi gibi yaygın bir yanlışlığı düzeltmeyi amaçlıyor. 640 yılında Müslümanların Mısır’ı fethine öncülük eden, Bizans İmparatorluğu ile savaşan ama Mısırlıları katletmeyen Amr İbn El As ile I. Selim arasında büyük fark var. (...) I. Selim’in katil olduğu iddiası Mısır’da yeni değil. ‘Bedayi El Zühur fi Vakayi El Dühur’ isimli tarih kitabında H. 901-928 dönemini anlatan Mısırlı tarihçi Muhammed İbn İyas, I. Selim’in askerlerinin Mısırlılar ve Memlukler ile camilerde çarpışırken I. Selim’in zulmünü anlatır. I. Selim’in adamları bu insanları katletti, hatta Mısırlıları minarelerden aşağı attı. Böyle bir zalimin adını nasıl ölümsüzleştirebiliriz?”

Dasuki, itirazların I. Selim’in yabancı olmasından kaynaklanmadığını vurguladı. İnsanlığa hizmet etmiş yabancıların isimlerinin sokak ve meydanlara verilmesinde bir sorun olmadığını söyleyen Dasuki, örnek olarak 1828’de Kasr El Ayni Tıp Okulu’nu kuran Fransız hekim Antoine Clot’yu gösterdi. Mısır’da sokak ve meydan isimlerinde büyük kargaşa yaşandığını belirten Dasuki, genel bir gözden geçirmenin gerekli olduğunu söyledi.

El Ahram Siyasi ve Stratejik Çalışmalar Merkezi’nde Türkiye uzmanı olan Karam Saad ise farklı düşünüyor. Ona göre sokağın ismini değiştirme kararı Mısır-Türkiye ilişkilerindeki gerilimi yansıtıyor.

Saad’ın Al-Monitor’a değerlendirmesi şöyle: “Bu karar, Müslüman Kardeşler’in devrildiği ve Abdül Fettah El Sisi’nin iktidara geldiği 2013’ten bu yana Mısır-Türkiye ilişkilerinde yaşananlardan ayrı ele alınamaz. Türkiye bu değişimi askeri darbe olarak gördü ve bu tanımlamada hâlâ ısrar ediyor. Bunun sonucunda iki ülke arasında diplomatik temsilin seviyesi düşürüldü. Büyükelçilerini geri çeken taraflar, diplomatik ilişkileri maslahatgüzar seviyesinde tutuyor. İki ülke arasında ekonomik ilişkiler de zarar gördü, siyasi gerilimler arttı. Örneğin Mısır üç yıl önce Ermeni soykırımını tanıdı, Türkiye’nin Suriye’deki askeri harekâtına itiraz etti. (...) Mısır-Türkiye ilişkilerinde o kadar çok olumsuzluk yaşandı ki iş sokak ve meydan isimlerini değiştirme noktasına vardı.”

Her iki tarafın bu husumeti iç siyasette kullandığını söyleyen Saad şöyle devam etti: “Sisi martta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yeniden cumhurbaşkanı olmak için aday ve bu arada seçim süreciyle ilgili büyük bir siyasi tartışma yaşanıyor. Bu siyasi iklimden Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da yararlanıyor. Zira Türkiye’de de 2019’da parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimleri var. Erdoğan kazanırsa 2023’e kadar iktidarda kalacak.”

Saad’a göre sokak isimlerini değiştirme konusu Orta Doğu’daki nüfuz mücadelesiyle de ilgili. Mısır, 2014’ten bu yana Kıbrıs ve Yunanistan’la ortak hareket ederek bölgedeki enerji kaynaklarından olabildiğince yararlanmaya, aynı zamanda Türkiye’nin doğu Akdeniz’deki etkinliğini sınırlamaya ve ihtilaflı bölgelerde Türkiye’nin stratejik, askeri ve ekonomik hamlelerini engellemeye çalışıyor. Türkiye ise Kızıldeniz’deki askeri nüfuzunu artırmak için Sudan’la iş birliği yaparak Sevakin Adası’nda askeri üs kurmayı planlıyor.

Osmanlı padişahları İslamiyet’in halifeleri olmaları hasebiyle Mısır’da oldukça seviliyor. Ancak son dönemde Osmanlı padişahlarını itibarsızlaştırmak için resmi düzeyde gayret sarf ediliyor. Saad I. Selim Sokağı’nın adını değiştirme kararını da Türkiye’nin imajını karalama girişimi olarak görüyor.

Saad’a göre Türkiye bölgesel ve uluslararası nüfuzunu artırma çabalarında yumuşak güç de kullanarak imajını yükseltmeye çalışıyor. Osmanlı sultanları popüler bir Türk dizisi aracılığıyla Mısır’da her eve girmiş durumda. Osmanlı hükümdarlarını yücelten "Ertuğrul" dizisi Mısır’da en yüksek izleyici reytinglerine sahip.

Saad değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Mısır’ın da Türkiye nezdinde yumuşak gücü var ama bunu aynı şekilde kullanmıyor. Erdoğan’ın Türkiye’yi Müslüman dünyasının lideri yapma, kendisini de halife tayin etme yönündeki ideolojisini pekiştirme doğrultusunda Türkiye Müslüman dünyasına hitap eden dizilerin, dini ve tarihi filmlerin ihracatında başarılı oldu. Mısır ise dünyadaki antik kalıntıların üçte ikisine sahip. Türkiye’yle kıyaslandığında Mısır 7 bin yılı aşkın bir geçmişi kapsayan tarihi ve entelektüel mirasa sahip. Fakat Mısır ekinliğini güçlendirebilecek bu yumuşak gücü kullanmıyor.”

Sanat eleştirmeni Tarık El Şenavi de Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Sokak isimlerini değiştirmek herhangi bir fark yaratmaz. Yeni isimler halka daha güçlü, daha yakın bir anlam ifade etmediği sürece insanlar daima eski isimleri hatırlar. Örneğin 1952 ihtilalinden sonra monarşinin izlerini silmek için Kral Faruk’un annesi Kraliçe Nazlı’nın ismini taşıyan meydana Ramses Meydanı adı verilmişti. İhtilalin liderleri zihinlere yeni bir imaj kazımak için meydana Kral Ramses’in o büyük heykelini dikmişti.”

Recommended Articles

Filistinlilerin toprak mücadelesi Osmanlı arşivlerinden güç alıyor
Ahmad Melhem | israil filistin çatışması | Oca 14, 2020
Mısır Su-35 alımında ABD’nin baskısına boyun eğecek mi?
Khalid Hassan | Yaptırımlar | Ara 5, 2019
Bir televizyon dizisi Kahire-Ankara gerilimini nasıl artırdı
Salwa Samir | Sanat ve Eğlence | Kas 27, 2019
Mısır’daki Osmanlı ve Memlûk mirası yok oluyor
Ahmed Fouad | Kültürel Miras | Kas 21, 2019
Mısır Erdoğan karşıtı girişimlerine hız veriyor
Amr Eltohamy | türk-kürt çatışması | Eki 28, 2019

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Mısır'ın Nabzı

al-monitor
Mısır-Türkiye arasındaki enerji kavgası alevleniyor
Rasha Mahmoud | Petrol ve gaz | Mar 27, 2020
al-monitor
Libyalı Yahudiler ülkelerine dönüş hakkı istiyor
George Mikhail | etnik azınlıklar | Şub 21, 2020
al-monitor
Mısır-Türkiye dizi savaşına Mısır’ın fetva kurumu da katıldı
Shahira Amin | Sanat ve Eğlence | Şub 16, 2020
al-monitor
Türkiye-Mısır dizi savaşında sırada Kavalalı Mehmet Ali Paşa mı var
Ahmed Fouad | Sanat ve Eğlence | Oca 20, 2020