RUSSIA PULSE


Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Katar Emiri Şeyh Tamim Bin Hamad El Tani Moskova’daki bir görüşme sırasında el sıkışırken, 18 Ocak 2016 (photo by REUTERS/Yuri Kochetkov)

Rus-Katar iş birliği askeri alanda da güçleniyor

Author: Samuel Ramani
Posted Mart 1, 2018

Rus yapımı S-400 füze savunma sisteminin Suudi Arabistan’a satışı için Moskova ile Riyad arasında devam eden görüşmelerde son aşamaya geçildi. Suudi Arabistan’ın Moskova Büyükelçisi Raid Bin Halit Kırımlı, 21 Şubat’ta tarafların “nihai anlaşma ve teknik meseleler üzerinde, bilhassa da teknoloji ve bilgi transferi konularında ayrıntılı görüşmeler” yaptıklarını açıkladı.

Ancak Riyad Moskova’dan füze savunma sistemi almaya talip tek aday değil. Katar’ın Moskova Büyükelçisi Fahad Bin Muhammed El Attiya da bir ay önce, 25 Ocak’ta Rus devlet ajansı TASS’a Doha’nın S-400 savunma sistemi için Moskova ile yaptığı görüşmelerde büyük bir ilerleme sağlandığını açıklamıştı.

Bu açıklamadan sadece iki hafta önce de Rusya Devlet Başkanı’nın askeri-teknik iş birliğinden sorumlu danışmanı Vladimir Kozhin Katar’ın silah ihracatında yeni ve önemli ortak olduğunu söylemişti. Attiya’nın bu gelişme üzerine gelen açıklamaları Kremlin’in Doha ile ilişkileri güçlendirmekteki kararlılığını gösteriyor.

Katar’ın en tepe savunma yetkilileri, 22 Şubat’ta Moskova’ya giderek Kızıl Ordu’nun kuruluş yıl dönümü vesilesiyle 23 Şubat’ta düzenlenen kutlamar marjında Rus lider Vladimir Putin’in muhtelif ülkelerin savunma bakanlarına verdiği gala yemeğine katıldı.

Rusya’nın Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’yle son aylarda giderek güçlenen ilişkileri düşünüldüğünde Moskova’nın Katar’a gelişmiş silah satması önemli bir riski de beraberinde getiriyor. Ancak Doha’nın benzersiz bir ticaret ortağı olma potansiyeli ve Moskova’nın Orta Doğu’da üstlenmek istediği aracılık rolüne yapacağı katkı Rusya’nın Katar ile ilişkileri güçlendirme isteğini açıklıyor.

Katar Yatırım Kurumu Rus petrol sektöründe hâlihazırda 2,5 milyar dolarlık bir paya sahip. İki ülke arasındaki son görüşmeler ise savunmaya odaklanıyor. Doha, Körfez İşbirliği Konseyi’nin (KİK) hazirandaki yaptırım kararının ardından Suudi Arabistan ve BAE’nin saldırgan addettiği tutumlarına karşı askeri becerilerini geliştirme kararı almıştı. ABD, KİK içindeki hasımlarını kızdırmamak adına Katar’ın askeri modernizasyon çabalarına önemli bir katkı yapmaya yanaşmayınca Doha da Rusya’ya yönelik girişimlerine hız verdi.

Nitekim Doha’nın Rusya’dan hava savunma sistemi alma konusundaki kararlılığını göstermek için iki ülke arasında ekim ayında Moskova’da teknoloji transferi alanında tarihi bir mutabakat yapıldı. Katar’ı, Türkiye ya da Suudi Arabistan’dan daha aklı başında bulan Rusya da bu mutabakatı hızla bir silah satış müzakeresine tekamül etti.

Türkiye’yi Rusya ile yapılan S-400 anlaşmasından vazgeçirmeye çalışan ABD ise Katar’ı engellemeye yönelik bir hamlede bulunmuş değil. Washington yönetiminin bu sessizliği Doha’nın Moskova nezdindeki cazibesini daha da artırıyor. Zira Türkiye ve Suudi Arabistan’ın aksine Katar’ın dış müdahalelerle satıştan vazgeçmesi olası görünmüyor.

Dahası Katar’ın kısa süre önce Çin’den aldığı SY-400 füze sistemi, yabancı silah tedarikçilerinden silah teminini süratli bir şekilde gerçekleştirebildiğine işaret ediyor. Kremlin’in Suudi Arabistan ile yaptığı 3 milyar dolarlık anlaşmanın 2021’de tamamlanacağı düşünüldüğünde Doha’nın gizli silah satışlarında süratli hareket edebilmesi Kremlin’deki karar alıcılar için son derece önemli.

Katar’ı Rusya’dan askeri teknoloji almaya ikna etmenin döviz ve ihracat getirilerinin ötesinde faydaları da olacak. Rusya-Katar ilişkilerinin savunma alanında güçlü bir ortaklığa evrilmesi iki ülkenin sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sektöründeki liderlik rekabetini yumuşatabilir. Nitekim Rus enerji devi Novatek’in haziran 2017’de Arktik bölgesinde açıkladığı iki büyük LNG projesiyle Rusya, Katar’ın dünyanın bir numaralı LNG üreticisi olma konumunu sarsmaya aday.

Katar Enerji ve Sanayi Bakanı Muhammed Bin Salih El Seda, kısa süre önce Rusya’nın LNG sektöründeki büyümesinin iki taraf içinde de faydalı olduğunu söylese de uzmanlar bu alandaki rekabetin kızışacağı kanaatinde. Moskova’nın Katar doğal gazının Suriye’den geçmesini engellemek için Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı ikna etmeye çalıştığına dair iddialar da bu savı güçlendiriyor. Rus-Katar ilişkilerinin güçlenmesi LNG ihracatı projelerinde iş birliğini artırır.

Ekonomik getirilerinin yanı sıra Rus-Katar ilişkilerinde istikrarlı bir ilerleme Orta Doğu’daki çözüm süreçlerinde Moskova’ya yaşamsal bir ortak da kazandırır. Katar’ın farklı ideolojik gruplarla dengeli ve olumlu ilişkiler kurarak sürdürdüğü diplomatik strateji, Rusya’nın tüm tarafları kapsayan siyasi çözümlere verdiği destekle uyumlu.

İki ülkenin izlediği diplomatik stratejilerin uyumu son olarak Yemen’de çarpıcı bir şekilde kendini gösterdi. Katar, 7 Haziran’da KİK üyeliğinden azledildikten sonra Rusya’nın Yemen’deki askeri operasyonların hızla bitirilmesi ve kapsayıcı bir barış planı için yaptığı çağrılara destek vermeye başladı. Ayrıca Katar’ın Husi isyancılarla eski Yemen Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih arasında aralık ayı başında arabuluculuk yaptığına ilişkin iddialar Moskova’nın farklı Şii gruplar arasındaki gerilimi düşürmek için yürüttüğü örtük diplomasiyle örtüşüyor.

Rusya, Salih’in öldürülmesinin ardından Husilerle arasına mesafe koymuş olsa da halen Yemen’in İran yanlısı gruplarla iktidarı paylaşmaya istekli, seküler ve otoriter bir lider tarafından yönetilmesini istiyor. Katar ise hem Husi isyancılarla hem de Müslüman Kardeşler’in Yemen’deki uzantısı El İslah gibi Sünni militan gruplarla iyi ilişkilere sahip. Ayrıca 2000 yılının ortalarından bu yana Husilerle Yemen hükümeti arasında ara ara arabulucluk yapıyor. Bu da Doha’yla güçlü bir ortaklık kurmanın Yemen konusunda Kremlin’in elini güçlendireceğine işaret ediyor.

Kremlin’deki karar alıcılar, uzun vadede iki tarafın çözüm stratejilerindeki benzerliğin Suriye konusundaki anlaşmazlıkları aşmada da etkili olacağını düşünüyor. Katar’ın 2017’de dört Suriye kasabasının tahliyesinde İran’la yaptığı iş birliği ve Hizbullah ile sürdürdüğü diplomatik ilişkiler, Doha’nın Suriye konusunda Rusya’ya bazı ödünler verebileceğine işaret ediyor.

Tüm bunlar Rus karar vericileri Suriye konusunda Katarlı muhataplarıyla daha sık görüşmeye sevk ediyor. Putin ile Katar Emiri’nin 20 Kasım’daki telefon görüşmesi de Kremlin’in Doha destekli muhalefeti Esad ile masaya oturmaya tatlı dille ikna etme çabasını yansıtıyor. Suriye muhalefetinin Soçi konferansını boykot etmesinin ardından tıkanan diplomatik girişimlerin önü Katar’ın atacağı bir adımla açılabilir.

Kremlin yönetimi Suudi Arabistan-Katar ihtilafında resmi tarafsızlığını korusa da Doha-Moskova ilişkilerinde istikrarlı bir gelişme Rusya’ya hem askeri teknoloji alanında kıymetli bir müşteri sağlar ve LNG sektöründeki büyümesini kolaylaştırır hem de Rusya’nın Orta Doğu’daki arabuluculuk rolünü güçlendirir.

Samuel Ramanİ
Katkıda Bulunan Yazar,  

Samuel Ramani is a PhD candidate in international relations at St. Antony’s College, University of Oxford. He is also a journalist who contributes regularly to the Washington Post, Huffington Post, The Diplomat and the Russian International Affairs Council. On Twitter: @samramani2

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Özel etkinlikler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin

Al-Monitor - Orta Doğu’yu şekillendiren trendler hakkında özel haberler

©2018 Al-Monitor. All rights reserved.