Türkiye'nin Nabzı

Erdoğan’ın dünüründen tartışmalı grup: Kardeş Kal Türkiye

By
p
Article Summary
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın akrabası Orhan Uzuner, ikinci bir darbe tehdidine karşı Kardeş Kal Türkiye isimli bir grup kurdu.

Başkent Ankara’da siyaset kulisleri 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana ikinci darbe senaryolarıyla çalkalanıyor. Zaman zaman yüksek sesle de dile getirilen bu senaryolar pratik hayatta siyasi iktidarın aldığı “tedbirler” ve sivil alanda oluşan örgütlenmeler ile yanıt buluyor.

Siyasi iktidar bu tehditten yola çıkarak Türk Silahlı Kuvvetler bünyesinde çok ciddi değişikliklere gitti; Askeri okulları kapatıp, askeri hastaneleri devlet hastanelerine devretme gibi radikal adımlar attı. Dahası on binlerce kamu çalışanı bir gecede gerekçesiz ihraç edildi.

İkinci darbe tehdidi sivil alanda ise demokratik bir ülkede kabul edilemeyecek yapılar ve oluşumlarla karşılık buldu. Bu oluşumların son örneği “Kardeş Kal Türkiye” isimli bir grup. Grubu kuran kişi ise Türkiye kamuoyunun tanıdığı bir isim: Orhan Uzuner.

Uzuner bir siyasetçi değil, asıl mesleği mühendislik. 1994 yılında İstanbul Belediyesi’nde mühendis olarak çalışıyordu. Hayatı 2003 yılında kızı Reyyan Uzuner’in görücü usulü ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan ile tanıştırılmasıyla değişti. Bu tarihte henüz 17 yaşında olan Reyyan Uzuner, reşit olmadığı için mahkemeden alınan izinle Bilal Erdoğan’la evlendi. Böylece Orhan Uzuner, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile dünür oldu. Belediyedeki işini bıraktıktan sonra Betra Anonim Şirketi isimli bir şirketin iştirakçileri arasında yer aldı. Bu şirket üzerinden Devlet Demiryolları’nın zarara uğratıldığına ilişkin Sayıştay raporuyla ismi gündeme geldi.

Bugünlerde ise kurduğu “Kardeş Kal Türkiye” grubuyla yeniden gündemde. Grubun ocak ayında yapılan toplantısının cep telefonu ile çekilmiş görüntüleri Cumhuriyet gazetesinden Sinan Tartanoğlu’nun “Erdoğan’ın milisleri” haberiyle ortaya çıktı. Görüntülerde, kalabalığa hitap eden Orhan Uzuner grubu “bir afet, deprem ya da bir kalkışmaya karşı” kurduğunu söylüyor. Whats App üzerinden örgütlenmeye başlayan grubun katılımcıları 500’ü bulmuş.

Uzuner toplantıda “Bir tehlike anında halkı uyandırma ve haberleşmeyi sağlamak” için yaptıkları hazırlıkları anlatıyor. “En küçük cihazımız düdük, arabamda megafon var” diyen Uzuner üyelerin haberleşmesi için telsiz sistemi ile radyo kanalı kuracaklarını belirtiyor. Hazırlıklar arasında Sağlık Bakanlığı’ndan ilk yardım eğitimi alınması var. En dikkat çekici bölüm ise gruptakilere uzaktan kontrol edilen insansız hava aracı (İHA) için eğitim verilecek olması.

Uzuner grubun “Erdoğan etrafında kenetlendiğini” söylerken, “Bununla birlikte en büyük amacımız Kur’an’ımıza, peygamber efendimize, vatanımıza ve milletimize zaiyat getirmemek” diyor. Konuşmasını da “Sancağımız tevhid, bayrağımız hilal, biri yeşil biri al, İslam’ı adap eyle Allah’ım, Allahu Ekber” şeklindeki asker duasıyla bitiriyor.

Uzuner’in konuşmasının bir bölümü basında, “gerektiği zaman kullanacağımız silahlar da var” şeklinde yer aldı. Uzuner ise “silah değil siren dedim” diyor. Bu konuşmada silah mı yoksa siren mi dediği tartışması halen sürüyor; ama her iki haliyle de grup akıllara siyaset tarihine damgasını vuran paramiliter örgütleri ya da milis örgütlenmelerini getiriyor.

CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt da Başbakan Binali Yıldırım’dan bu oluşumun araştırılmasını isterken, “Mussolini’nin Kara Gömleklileri ya da Hitler’in Kahverengi Gömleklileri gibi bir paralel ordu mu kurulması düşünülmektedir?” diye sordu.

Uzuner grubun silahlı olmadığını söylese de son günlerde ikinci bir darbe tehlikesine karşı silahlanmanın arttığına ilişkin iddialar yabana atılacak cinsten değil. Muhalif ülkücülerden Sinan Oğan AK Parti’nin esnafa silahlı eğitim verdiğini iddia ediyor: “15 Temmuz sonrasında normalde fırıncı, berber ya da bakkal olan sivillerin zaman zaman kamplara alınıp eğitildikleri, silah kullanmayı öğretildiğini biliyoruz. Bu yarı milis gücü ha dediklerinde sokağa çıkarıp toplumun diğer kesiminin üzerine salacak bir çalışma içerisindeler.” Kendisini Osmanlı Ocakları 1453 diye milliyetçi İslamcı bir grubun başkanı olarak tanıtan Emin Canpolat adlı kişi sosyal medya hesabından “Vatan için bayrak için Erdoğan için silahlanın” şeklinde mesajlar atıyor. Silahlanma iddialarını dile getirenler arasında “Muazzam bir silahlanma oldu. Pompalı tüfeği alan evine atıyor” diyen Ankara Büyükşehir Belediyesinin AK Partili Başkanı Melih Gökçek de var. CHP Milletvekili Ahmet Akın da 15 Temmuz’dan sonra bireysel silahlanmanın arttığını, özellikle ruhsat zorunluluğu olmayan pompalı tüfeklerde satış patlaması yaşandığını belirtiyor.

Orhan Uzuner, Kardeş Kal Türkiye grubunu “Tehlikeli ve kötü bir olaya karşı” kurduklarını da vurguluyor. Bu muğlak ifade beraberinde başka soruları da getiriyor. Örneğin, Uzuner ya da gruptaki diğer yöneticiler bir olayı, bir protesto eylemini ya da toplumsal bir hareketliliği, grubun korumak için üzerine yemin ettiği Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kur’an, Peygamber, vatan ve millet için “tehlikeli ve kötü” olarak yorumlarsa ne olacak? Türkiye’nin tam da anayasal değişikliğinin oylanacağı referandum öncesinde daha da kutuplaşan, ayrışan ve gerginleşen siyasi ortamında Kardeş Kal Türkiye’nin sirenleri kimler için çalacak?

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: weapons, security, turkish society, pkk, recep tayyip erdogan, akp, chp, coup

Sibel Hürtaş, Türkiye’nin ulusal çapta yayın yapan gazeteleri Evrensel, Taraf, Sabah ve Haber Türk ile ANKA Ajansı’nda 15 yıl süreyle yüksek yargı muhabirliği yaptı. Haberleri insan hakları ve hukuk alanında yoğunlaşan Hürtaş, 2004 Metin Göktepe Gazetecilik Ödülü, 2004 Musa Anter Gazetecilik Ödülü ve 2005 yılı Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başarı Ödülü sahibi. Makaleleri çeşitli gazetelerde yayımlanan Hürtaş’ın azınlıklar ve faili meçhul cinayetler ile ilgili makaleleri halen failibelli.org isimli sitede yayımlanmaktadır. Hürtaş’ın “Hıristiyanlar Neden Öldürüldü/Kafesteki Türkiye” kitabı 2013 yılında İletişim Yayınevinden yayımlanmıştır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept