Eğitimde “dindar ve kindar nesil” devlet vakfı

14 yılda laik eğitim sistemini dönüştüremeyen Tayyip Erdoğan ve AKP devlet destekli Maarif Vakfı ile ‘AKP eğitim sistemi’ni kurma peşinde.

al-monitor .

İşlenmiş konular

turkish protests, turkish politics, turkish education system, recep tayyip erdogan, islamists, fethullah gulen, education systems, akp

Haz 29, 2016

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 2012 şubatında Başbakan ve AKP Genel Başkanı olarak AKP’li gençlere seslenirken “Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, kalbinin davacısı bir gençlik istiyorum.” diyordu. Bu sözlerini “dindar ve kindar nesil yetiştireceğiz” şeklinde pek çok kez yineledi.

AKP hükümetlerinde en çok değişen bakanlar Milli Eğitim Bakanları oldu. Milli Eğitim Bakanları 14 yılda altı kez değişti. 4+4+4 olarak kurgulanan yeni eğitim modeliyle ders programlarında din derslerinin ağırlığı artırıldı. Arapça, Kur’an’ı-Kerim, Peygamber’in Hayatı gibi seçmeli dersler programa ilave edildi.

Osmanlı Padişahı 2. Abdülhamit bile Osmanlı’nın eğitim sisteminin Batı’nın gerisinde kaldığı düşüncesiyle Batılı tarzda laik eğitim veren, kızların başı açık olarak eğitim gördüğü okullar açmıştı.

Laik eğitim sistemini dönüştürmekte istediği başarıyı elde edemeyen Erdoğan ve AKP şimdi Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) dışında kendi kontrollerinde bir eğitim sistemi kurmak için adım attı.

Bu adımın gerekçesi “Gülen Cemaati’nin yurt içi ve yurt dışındaki eğitim kurumlarının tasfiyesi” olarak açıklansa da öğretmen sendikaları, akademisyenler, muhalefet sözcüleri gerçek amacın Erdoğan ve AKP’nin kendi “paralel eğitim sistemlerini” kurmak, hedefledikleri dindar ve kindar nesilleri yetiştirmek olduğunu öne sürüyor.

Sert eleştirilere, zaman zaman çıkan kavgalara rağmen Maarif Vakfı (MAVAK) Yasası, AKP’lilerin çoğunluk oylarıyla 17 Haziran 2016’da Meclis’te kabul edildi. Öncelikle, vakfın isminin Türkçedeki “eğitim” yerine, Arapça eğitim-öğretim anlamına gelen “maarif” olarak seçilmesi amacın ne olduğunu gösteriyor.

MEB dışında bir vakıf kurularak, tüm imkânların bu vakıf için seferber edilmesi ve gelecek nesillerin AKP ideolojisi ve İslamcı eğitim sistemi içinde yetiştirilmeleri hedefleniyor.

Yasanın kabul edildiği günlerde liseliler ülke çapında protesto halindeydi. Türkiye’nin önde gelen pek çok lisesinde öğrenciler eylemler yaptılar. Yüzlerce lise mezuniyet törenlerinde okul yöneticilerine arkalarını dönerek, pankart açarak, ortak bildiri yayımlayarak AKP’nin eğitimi dönüştürme hedeflerine karşı çıkacaklarını ilan ettiler.

Okul öncesi eğitimden üniversiteye kadar her kademede okullar açmak üzere kurulan MAVAK’ın merkezi Bakanlığın bulunduğu başkent Ankara’da değil İstanbul’da olacak. MEB ilk başta bakanlık bütçesinden vakfa 1 milyon lira (350 bin dolar) kaynak aktaracak. Maliye Bakanlığı, İstanbul’da ve diğer illerde Maliye ve Hazine’ye ait taşınmazları bedelsiz ve kirasız olarak vakfa tahsis edecek. MEB yurt içinde ve yurt dışında kendisine ve diğer devlet kurumlarına ait arazi, yurt ve binaları bedelsiz olarak MAVAK’a devredecek.

Özel şirketler ve şahıslar vakfa para, bina, arazi bağışlayacaklar. Bu bağışlar, gelir ve kurumlar vergisinden muaf olacak. Vakıf özel şirketler ve ortaklıklar kurabilecek ve bu şirketler de vergiden muaf tutulacak.

Kritik maddelerden birisi öğretmenlerle ilgili. MAVAK okullarında görev vereceği eğitmenleri kendisi seçip yetiştirecek. Halen üniversite mezunu 300 bin öğretmen işsiz ve atanmayı bekliyor. Devlet okullarında, on binlerce öğretmen açığı var. Güneydoğu’daki operasyonlar nedeniyle 300 binden fazla öğrenci aylardır eğitim alamadı. Eğitim-Sen öğretmenler sendikası 2015-2016 Eğitim Raporu’nda eğitimin dinselleşip, ticarileştiğini, dini vakıfların etkinliğinin genişlediğini açıkladı. Raporda felsefe ve bilim dersleri azaltılırken, dini derslerin artırıldığı belirtiliyor.

Yasadaki “MAVAK’ın kendi öğretmenlerini kendisinin yetiştirmesi” maddesi AKP’nin mevcut öğretmenlere güvenmediğini gösteriyor.

İkinci kritik madde ise vakfın yönetimi. MAVAK’ı yönetecek 12 kişilik mütevelli heyetinin yedi üyesi “daimi üye” olacak ve 72 yaşına kadar görev yapacak. Yedi daimi üyenin dördünü Cumhurbaşkanı Erdoğan, üçünü de AKP hükümeti seçecek. İktidar değişse bile vakfın yönetiminde çoğunluk, Erdoğan ve AKP’de kalmaya devam edecek. Bir başka deyişle, devletin tüm imkân ve kaynaklarının akıtılacağı MAVAK “ömür boyu” Erdoğan’ın kontrolünde olacak.

MAVAK’ın çalışmaya başlamasıyla yurt dışında sayıları 2 bin olarak belirtilen Cemaat okulları ve üniversitelerinin kapatılması öngörülüyor. Yasada MAVAK dışında Türkiye’den başka hiçbir kişi ya da kurumun yurt dışında okul, yurt, üniversite açamayacağı yer alıyor.

Siyaset bilimci Prof. Doğu Ergil yaptığı bir araştırmada yurt dışındaki Cemaat okullarının sayısının tam olarak bilinemediğini söylerken, tespit ettikleri okulları ve ülkeleri bir kitapta derlemişti. 2014’te Wall Street Journal cemaatin 160 ülkede 2 binden fazla eğitim tesisine sahip olduğunu yazmış ve bunların interaktif haritasını yayımlamıştı.

AKP’nin laik milli eğitim sistemini çökertmeyi, kendi paralel eğitim sistemini kurarak “AK nesiller” yetiştirmeyi hedeflediği iddiaları tartışılırken, AKP hükümetlerinin en uzun süreli eski Milli Eğitim Bakanı ve partinin kurucularından Hüseyin Çelik hükümetin eğitim politikasını eleştirdi. Çelik kişisel blog sitesinde “Milli Eğitimin Halleri” başlığıyla yayımladığı dizi yazılarda AKP döneminde eğitim sisteminin yaz-boz tahtasına çevrildiğini, “test çözen, tost yiyen” bir öğrenci modelinin yaratıldığını öne sürüyor.

Yurt dışı ziyaretlerinde yabancı devlet ve hükümet başkanlarından ülkelerindeki Cemaat okullarını kapatmalarını istediği belirtilen Cumhurbaşkanı Erdoğan MAVAK ile eğitimin de “tek adamı” olma yolunda.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Barzani Ankara’ya Bağdat’tan uzlaşı mesajı getirdi
Amberin Zaman | Kürtler ve Kürdistan | Eyl 8, 2020
Sosyal mesafe kuralları: Tedbir mi cezalandırma mı?
Sibel Hürtaş | | Eyl 2, 2020
Şehir hastaneleri kara deliği ürkütüyor
Mustafa Sönmez | Türkiye ekonomisi | Ağu 31, 2020
Türkiye-Pakistan yakınlaşması Hindistan’ın tepkisini çekiyor
Amberin Zaman | Savunma ve güvenlik iş birliği | Ağu 27, 2020
Irak’la komşulukta kötüye doğru bir milat
Fehim Taştekin | türk-kürt çatışması | Ağu 16, 2020

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Türkiye'nin Nabzı

al-monitor
Türkiye Libya’da neden Mısır’ın rolünü kabulleniyor?
Fehim Taştekin | | Eyl 18, 2020
al-monitor
Mali’de Fransız hezimeti Türk’ün hesabına bir zafer mi?
Fehim Taştekin | | Eyl 14, 2020
al-monitor
İthal otomobile sert fren
Mustafa Sönmez | | Eyl 8, 2020
al-monitor
Trablus’taki depremde Türkiye’nin rolü nedir?
Fehim Taştekin | Libya’daki çatışma | Eyl 3, 2020