Türkiye bu masrafa daha ne kadar dayanabilir?

Suriyeli mültecilere sekiz ayda toplam 4 milyar dolar harcama yapıldı. Aylık ortalama gider 500 milyon dolara çıktı. Geçen beş yılda 9 milyar dolar harcayan Türkiye, şimdi yılda 6 milyar dolar gibi ağır bir yükle karşı karşıya.

al-monitor .

İşlenmiş konular

turkish elections, turkish economy, tourism, syrian refugees, justice and development party, humanitarian assistance, european union, employment

May 13, 2016

Suriyeli mültecilerin dramını görmezden gelmek, onları sorunlarıyla baş başa bırakmak mümkün değil. Ancak “en fazla mülteci barındıran ülke” konumundaki Türkiye’ye sığınanların sayısı ile birlikte külfeti de artıyor. Turizm, ihracat gibi gelir kaynaklarının azaldığı bir dönemde mülteci harcamalarının katlanması “Bu yük daha ne kadar taşınabilir?” sorusunu gündeme getiriyor. Çünkü Suriyelilerin aylık masrafı 500 milyon dolara yükseldi ve bu yüksek harcama periyodu birkaç ayla sınırlı olmaktan çıkıp kalıcı hale gelmeye başladı. Temmuz 2015-Şubat 2016 dönemini kapsayan 8 aylık sürede her ay ortalama 500 milyon dolar harcama gerçekleşti. 

Rakamlar Cumhurbaşkanı ve Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı’nın açıklamalarından elde edildi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 9 Temmuz 2015 tarihinde Türkiye’nin mülteciler için 6 milyar dolar harcadığını söylemişti. Bu rakam ilk mülteci kafilesinin Türkiye’ye geldiği 2011 yılından 2015 yılının haziran sonuna kadar yapılan harcamayı gösteriyordu. Cumhurbaşkanı 5 Ekim 2015 tarihinde harcamanın 7,5 milyar dolara çıktığını açıkladı. Aradan geçen üç ay içerisinde masraflar 1.5 milyar dolar artmış, aylık ortalama 500 milyon dolar düzeyine ulaşmıştı.

Son açıklama 2 Mart 2016 tarihinde Avrupa Birliği ülkelerinden gelen gazetecilere bilgi veren AFAD Başkanı Fuat Oktay’dan geldi. Oktay Türkiye’de Suriyelilere sağlık hizmetlerinin ücretsiz olarak verildiğini, çocukların okullara gönderildiğini, 26 barınma merkezinde tüm fiziksel, sosyal ve psikolojik ihtiyaçların karşılandığını belirttikten sonra faturayı açıkladı: “Suriyeli sığınmacılar için Birleşmiş Milletler standartlarında yaklaşık 10 milyar ABD doları tutarında bir kaynak harcandı.”

Gelelim rakamların analizine: Mültecilerin Türkiye’ye sığınmaya başladığı 2011 yılından 2015 yılı sonuna kadar toplam 9 milyar dolar harcandığı anlaşılıyor. Açıklanan son sekiz aylık verilerde 4 milyar dolarlık harcama yapıldığı görülüyor. Bu da aylık ortalama giderin 500 milyon dolara yükseldiğini gösteriyor. Aynı tempo ile devam edilmesi durumunda yıllık harcama 6 milyar dolara ulaşacak. Son beş yılda 9 milyar dolar, bundan sonraki her yıl 6 milyar dolar…

Rakamlar kıyaslandığında 2011-2015 döneminde yıllık ortalama harcama miktarının 1 milyar 800 milyon dolar düzeyinde olduğu görülüyor. 2016’dan itibaren yıllık harcamanın 6 milyar dolara çıkmasıyla masraflar üçe katlanmış olacak.

Peki, masrafın çoğalmasındaki ana etken nedir?

Cumhurbaşkanı 9 Temmuz 2015’teki açıklamasında mülteci sayısının 2 milyon olduğunu söylemişti. Erdoğan, Ekim 2015’te Türkiye’deki Suriyelilerin 2 milyon 200 bine yükseldiğini bildirdi. AFAD Başkanı Oktay 5 Mart 2016 tarihinde ABD merkezli bir sivil toplum kuruluşunun düzenlediği telekonferansta sayının 2 milyon 750 bine ulaştığını açıkladı. 

Açıklamalar son sekiz ayda mülteci sayısının 750 bin arttığını gösteriyor. Böylece masrafları artıran en büyük etken ortaya çıkmış oluyor. Suriyeli mülteciler giderek artan sayılarıyla Türkiye ekonomisi için “kara delik” oluşturmaya devam ediyor.

Mülteci yükünü 5 Mayıs 2016 tarihinde köşesine taşıyan Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök “Her Suriyelinin cebine kaç dolar koyduk?” sorusunu yönelttikten sonra “3 bin 500 dolar” yanıtını verdi. Bu rakama 10 milyar dolarlık harcamayı 3 milyon mülteci sayısına bölerek ulaşan Özkök “Alicenap bir devletiz. Övünelim ama bilelim. Biz bilelim ki, Avrupalılar ve öteki zenginler de bilsin” değerlendirmesini yaptı. 

Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan eski Devlet Bakanı Aydın Tümen ise Avrupa’dan gelecek 3 milyar euroluk desteğin yetersiz olduğunu belirterek “Suriye olayına müdahil olan herkesin bu külfeti paylaşması lazım” dedi.

Tümen’in değerlendirmesi şöyle: “Biz sınır komşusuyuz. Uzaktaki ülkeler yaşadığımız sıkıntının farkında değil. Bu insanlara sonsuza kadar bakamayız. Türkiye ekonomisi bu kadar büyük bir yükü kendi başına kaldıramaz. Başka bir formül bulunmalı. Keşke tampon bölge oluşturulabilseydi.”

Aydın Tümen, tüm ülkelerin “Esad’sız bir çözüm olamaz” noktasına geldiğini ama Türkiye’nin hala bu fikre direnç gösterdiğini belirterek “hızla politik çözüm bulunamazsa Türkiye’nin ekonomik yükü daha da artacaktır” uyarısını yaptı.

Peki, mültecilerin hiç faydası yok mu? Elbette var. Standard and Poor’s son raporunda mülteci akışının Türkiye ekonomisini büyüttüğüne dikkat çekti. S&P analisti Frank Gill “Mülteciler kayıt dışı ekonomide kazandıklarını ve tasarruflarını harcayarak tüketimi büyütüyorlar” dedi. Raporda mültecilerin büyümeye yüzde 0.2-0.3 seviyesinde katkıda bulunabileceği vurgulandı. 

Mültecilerin sadece ekonomiyi canlandırmaya değil, iktidara da faydası olacak! Türkiye 2019 yılında yerel, genel ve Cumhurbaşkanlığı olmak üzere üç seçim yapacak. O tarihe kadar 1 milyon 900 bin mülteci 5 yılını tamamlayarak “vatandaşlık” için başvuru hakkı kazanacak. Vatandaşlık elde edecek mültecilerin hükümete olan “minnet” duygularını sandıkta ödemesi bekleniyor!

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Bir de Arap boykotu gelirse…
Mustafa Sönmez | | Eki 2, 2020
İthal otomobile sert fren
Mustafa Sönmez | | Eyl 8, 2020
Sıra, borca karşılık varlık satmada
Mustafa Sönmez | ekonomi ve ticaret | Ağu 24, 2020
Ekonomide ısınmadan soğumaya geçiş
Mustafa Sönmez | Türkiye ekonomisi | Ağu 14, 2020
Türkiye, Malta ile Libya’da dengeyi değiştirebilir mi?
Fehim Taştekin | | Ağu 12, 2020

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Türkiye'nin Nabzı

al-monitor
Saray yasaklıyor, rakı direniyor
Mustafa Sönmez | | Eki 19, 2020
al-monitor
Sahaya inen Türkiye neden masada olamıyor?
Fehim Taştekin | | Eki 15, 2020
al-monitor
Maraş hamlesi ne anlama geliyor?
Fehim Taştekin | | Eki 9, 2020
al-monitor
Erdoğan Putin’in sıkışmışlığını nasıl kullanıyor?
Fehim Taştekin | | Eki 8, 2020