İsrail'in Nabzı

İsrail’i karıştıran Gazze raporu

By
p
Article Summary
Gazze Şeridi’ne uygulanan ablukanın yarattığı mağduriyetler ile İsrail’e atılan roketler arasında bağ olduğu İsrail’de ilk kez resmi düzeyde kabul edildi. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

İsrail Devlet Denetçisi Joseph Shapira’nın 2014 yazında Gazze Şeridi’ni hedef alan Koruyucu Hat Harekâtı hakkındaki raporu henüz yayımlanmadı ama 40 civarında üst düzey askeri ve siyasi yetkiliye dağıtılan ilk taslak daha şimdiden fırtına kopardı. Hem rapora hem denetçiye ağır ve alakasız yorumlarla saldıran Başbakan Benjamin Netanyahu’nun çevresi, bu tepkileriyle İsrail halkının zaten büyük bir başarı olarak algılamadığı harekâtla ilgili rahatsızlığını daha da artırdı. Taslak raporda siyasi ve askeri yönetim kademesi ihmalcilik ve vahim sorumsuzlukla suçlanıyor.

Ben Caspit 9 Mayıs’ta Al-Monitor’da yayımlanan makalesinde nihai raporla patlaması beklenen “generaller savaşını” anlattı. Rapordaki en önemli nokta, harekâtın yürütülüş biçimi ve ilgili kararların kusurlu olmasının ötesinde bu savaşın önlenebilir olduğu yönündeki değerlendirme. Buna göre İsrail’deki siyasi iktidar çağ dışı bir anlayıştan mustarip olmasaydı, Gazze ablukasının anlamı ve ablukanın doğasında yatan tehlikeleri kavramaktan aciz olmasaydı birçok insanın hayatı muhtemelen kurtulurdu. Taslağı gören kıdemli yetkililere göre rapor, İsrail’in 2006 Lübnan Savaşı’ndaki eksikliklerini araştıran Winograd Komisyonu’ndan bile daha ağır tespitlerde bulunuyor ve yapılsa savaşı önleyebilecek adımları anlatan ayrı bir bölüm içeriyor.

Askeri harekâta giden günlerde Gazze’ye uygulanan tecride Mısır da katılmış, Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi’nin yeni rejimi Hamas’ın Mısır-Gazze sınırında Refah bölgesinde kazdığı tünellere yönelik topyekûn savaş başlatmıştı. İsrail’in bundan memnun olduğu aşikârdı. Ancak askeri ve siyasi yöneticiler basit bir gerçeği idrak edemedi: Düdüklü tencere misali kaynayan Gazze’ye ilave basınç uygulamak patlamaya yol açabilirdi ki nitekim öyle oldu.

Koruyucu Hat Harekâtı, haziran 2014’te üç İsrailli gencin Batı Şeria’daki Etziyon yerleşiminden kaçırılıp öldürülmesiyle başlayan gerilimin zirve noktası oldu. Ancak Hamas’ı çatışmaya iten asıl sorun Gazze’ye uygulanan abluka ve bedeli ne olursa olsun bu ablukayı kaldırma arzusuydu. Hamas “Bedeli ne olursa olsun...” dediği zaman bununla Gazze Şeridi’nde geniş alanların tümden tahrip olmasını ve Gazze’de yaşayan insanların ölmesini de kastediyor.

Eski Başbakan Ehud Olmert’in Gazze’yi abluka altına aldığı haziran 2007’den bu yana bir İsrail yetkilisi ilk defa bariz olanı yapacak ve abluka ile İsrail’e atılan roketler arasında bağ kuracak. Gazze’ye uygulanan baskının hiçbir sonuç doğurmadan inatla sürdürülebileceğini düşünenler ya hayal âleminde yaşıyor ya da insan doğası hakkında hiçbir şey bilmiyor.

Hamas Kassam roketlerini ablukadan önce geliştirmişti. Amaç İsrail’e karşı caydırıcı bir unsur yaratmak ve İsrail hava kuvvetleriyle çarpışmadan saldırıda bulunmaktı. Ancak abluka Hamas iktidarının bekasını tehlikeye attı ve Hamas’ı silahlanma yarışına sevk etti. Böylece Gazze bir barut fıçısına dönüştü. İsrail o günlerde ablukayı uzatarak güneyde yaşayan İsrail halkını Hamas roketlerinin gölgesinde yaşamaya mahkûm edeceğini göremedi.

Devlet Denetçisi nihai raporunu açıkladığında ordu ve hükümetin üst kademeleri ifşa edilen yanlışları muhtemelen birbirine yıkmaya çalışacak. Ancak bu yumruklaşmadan sonra yetkililer bu kalın raporu iyice incelemeli ve raporda önerildiği gibi İsrail’in yanlış güvenlik anlayışını ciddi şekilde gözden geçirmeli. Mevcut güvenlik anlayışında Gazze halkı hapsedilirken, Gazze’ye girecek gıda ve hammadde kontrol altında tutulurken, Gazze ekonomisine zarar verilirken sınırda sükûnetin sağlanabileceği düşünülüyor.

Bu anlayış ablukayı başlatan Olmert’in temel varsayımıydı. Olmert, ekonomik baskının Hamas’ı çökerteceğini ve haziran 2007’de kanlı bir şekilde devrilen Filistin Yönetimi ile Başkan Mahmud Abbas’ın Gazze’nin idaresini yeniden ele alacağını hesaplıyordu. O günden bu yana dokuz yıl geçti ve abluka hâlâ devam ediyor. Hamas ise daha da güçlenmiş durumda.

Hamas Koruyucu Hat Harekâtı’nda eğitimli ve çok daha iyi donanıma sahip İsrail ordusuna yaklaşık 50 gün kafa tuttu. Uzun menzilli roketleriyle Gazze sınırındaki yerleşimlerden kuzey uçtaki Hayfa’ya kadar milyonlarca İsraillinin hayatını tehdit etti, günlük hayatı sekteye uğrattı. İsrail ekonomisi ciddi zarar gördü. Birçok küçük işletme battı, pek çoğu da ancak aylar sonra toparlanabildi.

Rapor, ordunun harekât öncesi hazırlık durumu ve harekâtın ordu komutası ve hükümet tarafından yürütülüş biçimine ilişkin uyarılarda bulunuyor. İsrail bu hususları gözden geçirmenin yanı sıra şu sorulara da yanıt vermek zorunda: Gazze ablukası İsrail’in güvenliğini artırdı mı, zedeledi mi? Abluka İsrail’in uluslararası konumunu nasıl etkiledi? Gazze halkının ekonomik koşulları önemli ölçüde iyileştirilseydi sınırın her iki tarafında can kaybı önlenir miydi ve İsrail ordusu zor durumlara düşmekten kurtulur muydu? Raporu okuyanlara göre Shapira bu soruları doğrudan yanıtlamıyor ama bu denli açık ve keskin sorular sorarak ne demek istediğini anlatıyor.

Nihai rapor açıklanınca üst düzey askeri ve siyasi yöneticilerin hatalarının sorumluluğunu kabul ederek istifa etmesi beklenmiyor. Rapordaki tenkitlerden en büyük payı alan dönemin Genelkurmay Başkanı Benny Gantz artık görevde değil. En çok eleştirilen ikinci isim olan Başbakan Netanyahu ise şimdiden raporu küçümsemek ve karalamakla meşgul.

Görüldüğü kadarıyla İsrail, Gazze’deki sıkıntı ve umutsuzluk ile İsrail halkının güvenliğine oluşan tehditler arasında bağ olduğunu kabul etmiyor. Yine de yönetim bu raporu ciddiye almalı ve Gazze’de yeni bir savaşın önüne geçmeye çalışmalı. Hamas, hem kendi çaresizliği hem de ablukanın yarattığı yoksunlukla diz çöktürülen Gazze halkının umutsuzluğuyla kaynaklarını İsrail’le mücadeleye yönlendiriyor, tüm imkânlarını kullanarak ablukayı sonlandırmak istiyor. Netanyahu ve Gantz dâhil siyasi ve askeri yönetimin tepe kademeleri bunu göremedi. Gördülerse de göz ardı etmeyi tercih etti. Ancak Devlet Denetçisi durumu görüyor ve gözünü kapama niyetinde değil.

Yargıç Shapira İsrail’de savaşta ölenlerin onurlandırıldığı 11 Mayıs Anma Günü’nün arifesinde karar vericilere ileride birçok insanın hayatını kurtarabilecek önemli bir kılavuz sundu. Kuşatma, yoksulluk, baskı ve çaresizlik İsrail’in güvenliği için tehlikeli bir kokteyl oluşturuyor. İsrail yönetimi denetçinin tespitlerine kafa tutmak yerine onları kabul ederse isabet eder.

Bu bölümlerde bulundu: rockets, operation protective edge, joseph shapira, idf, hamas, gaza strip, gaza blockade, benjamin netanyahu

Shlomi Eldar Al-Monitor'un İsrail'in Nabzı bölümünün yazarlarındandır. Son yirmi yıldır İsrail'in Kanal 1 ve Kanal 10 televizyonları için Filistin Yönetimi’ni, bilhassa da Gazze Şeridi'ni takip eden Eldar, Hamas'ın doğuş ve yükselişini yakından izlemiştir. Eldar, 2007'de İsrail'in en saygın medya ödülü Sokolov Ödülü'ne layık görülmüştür.

x

Cookies help us deliver our services. By using them you accept our use of cookies. Learn more... X