Irak Kürdistanı: KYB-Goran anlaşması iç çekişmeyi körükleyecek mi?

Goran ve Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin uzun bir rekabet döneminin ardından imzaladığı anlaşma Irak Kürdistanı’nda Kürtler arasındaki bölünmüşlüğü derinleştirebilir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor Kürt muhalif hareketi Goran’ın lideri Nevşirvan Mustafa Irak’ın kuzeyindeki Süleymaniye vilayetinde bölgesel meclis seçimlerinde oy kullanırken, 30 Nisan 2014 Photo by REUTERS/Yahya Ahmad.
Mohammed Salih

Mohammed Salih

@mohammedasalih

İşlenmiş konular

sykes-picot agreement, puk, kurds in iraq, kdp, is, gorran, division of iraq, autonomy

May 18, 2016

Irak Kürdistanı’nın iki önemli siyasi partisi Goran Hareketi ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) geçtiğimiz günlerde bir iş birliği anlaşması imzaladı. Ancak bu anlaşmanın iktidardaki Kürdistan Demokratik Partisi’nden (KDP) karşı tepki tetiklemesi ve Irak Kürdistanı siyasetinde en azından kısa vadede gerilimi artırması, parçalanma ve istikrarsızlığı derinleştirmesi bekleniyor.

Üst düzey KYB ve Goran yetkilileri tarafından 17 Mayıs’ta Süleymaniye’de imzalanan anlaşma Irak Kürdistanı’nda bir yıldır süren siyasi krizin ürünü. Krizin temelinde Goran’ın özerk Kürdistan bölgesinin başkanı olan KDP lideri Mesud Barzani’yi koltuğundan indirmek için önayak olduğu başarısız girişimler yatıyor.

Barzani’nin görev süresi ağustos 2015’te hükümete bağlı bir kurum olan Kürdistan Şura Meclisi tarafından uzatılmış, Goran’ın yanı sıra farklı partilerin vekillerinden oluşan bir kesim bu karara sert tepki göstermişti. KDP yükselen gerilim ve sokak gösterilerinden Goran’ı sorumlu tutarken KDP’ye bağlı güvenlik güçleri 12 Ekim’de Kürt parlamentosunun Goran’lı Meclis Başkanı Yusuf Muhammed Sadık’ın Erbil’e girişini engellemişti. KDP aynı zamanda yasal mekanizmalara riayet etmeden Goran’lı bakanları hükümetten atmıştı.

Bu yaşananların ardından KDP’yle arası fazlasıyla açılan Goran, KDP’nin yönetim ve siyasetteki hâkimiyetine meydan okuyacak güçlü bir cephe kurmak istedi ve KYB ile bahsi geçen anlaşmayı yaptı.

Kürt siyasetini yakından izleyen yorumcu Muhammed Şerif, Al-Monitor’a yaptığı değerlendirmede “Doğal olarak KDP kendini saldırıya açık hissedecek ve çoğu durumda, hatta belki hiçbir zaman taviz vermeye yanaşmayacak.” dedi.

Ortak bir reform önerisi gibi görünen anlaşmada KYB ve Goran’ın parlamentoda ve bölgesel istişare kurullarında ittifak kurması öngörülüyor. Ayrıca iki partinin istedikleri takdirde önümüzdeki seçimlere ortak listesiyle girmesine imkân sağlanıyor.

Bunun yanı sıra iki parti Kürt parlamentosunun “hiçbir ön koşul olmaksızın” yeniden toplanması gerektiğinde mutabık kaldı ki bununla da Barzani’nin KDP’sine meydan okudukları anlaşılıyor. Zira KDP parlamentonun çalışmasından yana olduğunu ama Sadık’ın değiştirilmesi gerektiğini söylüyor. KDP Siyasi Büro üyesi Roj Nuri Şavays 16 Nisan’da basına yaptığı açıklamada “KDP hiçbir ön koşulu kabul etmeyecek.” diyerek KYB ve Goran’ın parlamentoyu eski yönetimiyle çalıştırma girişimlerine direnme mesajı vermişti.

KYB, Goran nedeniyle son yedi yılda önemli bir seçmen kitlesi kaybetti. Zira Goran hareketi, KYB lideri Celal Talabani’yle yollarını ayıran KYB eski genel başkan yardımcısı Nevşirvan Mustafa tarafından kuruldu.

KYB-Goran ilişkilerine sert iniş çıkışlar yaşandı. Goran’ın teşvikiyle 2011’in başlarında başlayan protesto hareketi KYB tarafından demir yumrukla bastırıldı. 2014’e gelindiğinde Kürdistan hükümetinde KDP’nin başlıca koalisyon ortağı olan KYB’nin yerini Goran aldı. Ancak Goran, Barzani’nin başkanlık süresinin sınırlandırılmasında ısrar edince ve akabinde Goran’lı meclis başkanı ve bakanlar görevlerinden uzaklaştırılınca iki partinin kırılgan ittifakı da sona erdi.

Goran lideri Mustafa sekiz aylık yokluğunun ardından nisan sonunda Londra’dan Irak Kürdistanı’na dönünce deneyimli siyasetçinin partisinin gücünü ve itibarını geri kazanmak için ne gibi adımlar atacağı merak konusu olmuştu.

Görünen o ki Mustafa KDP’ye yanıtını bir ay gibi kısa bir sürede sağlanan Goran-KYB anlaşmasıyla verdi. Ancak Goran bu anlaşmayla sadece halk baskısına güvenerek değişimi tek başına sağlayamayacağını da kabul etmiş oldu.

Al-Monitor’a konuşan Goran Sözcüsü Şoriş Hacı, anlaşmanın amacını KDP’yi baltalamak değil Kürdistan’da demokrasiyi ilerletmek olarak ifade etse de belli ölçüde “çatışma ve mücadelenin kaçınılmaz olduğunu” belirtti. Hacı şöyle devam etti: “Siyasi kavgaları çözmek için bir yol bulmamız gerekiyordu. Ya çatışma olacaktı ya da parlamentonun felç olması nedeniyle dünya görüşümüzü paylaşan başka partilere el uzatıp çözüm için birlikte çalışacaktık.”

Kürt grupları geçmişte kendi aralarında uzatmalı silahlı çatışmalar yaşadı. 1990’ların ortasında KDP’yle KYB arasında patlak veren iç savaş dört yıl sürdü. Bunun sonucunda Kürdistan bölgesi ikiye ayrıldı, ortak hükümet kurulsa da KDP ve KYB kendi topraklarında nüfuzlarını korudu.

2014’e kadar muhalefette kalan Goran, kendini yerleşik düzene muhalif bir parti olarak konumlandırdı. Yolsuzluk, kötü yönetim ve belli ailelerin iktidara hâkim olması gibi konularda hem KYB’yi hem KDP’yi hedef aldı. Anlaşmanın ardından Goran’ın bu söylemini bilhassa KYB’ye karşı yumuşatıp yumuşatmayacağını zaman gösterecek. Bununla birlikte Goran’ın da aile merkezli bir yapıya evrilip evrilmediği sorgulanmaya başlandı. Zira Goran lideri Mustafa’nın son günlerde yabancı diplomatlar ve yerel siyasetçilerle yaptığı görüşmelerde yakın akrabaları sık sık boy gösteriyor.

Goran’ın asıl güç merkezi ve faaliyet alanı Süleymaniye vilayetiyle KYB’nin etkili olduğu bölgelerde yoğunlaşıyor. Goran KYB hâkimiyetindeki yerel yönetimleri ele geçirmeye çalıştıkça bu bölgelerde istikrarsızlığa neden oldu.

Anlaşmanın yazımında yer alan başlıca isimlerden KYB Başkanlık Konseyi Üyesi Ferid Eseserd, Al-Monitor’a yaptığı açıklamada “Bir mutabakata ulaşarak (Goran’la) ilişkilerimizi istikrara kavuşturmamız gerekiyordu.” dedi.

Irak Kürdistanı’ndaki güç dağılımında dengesizlik olduğunu söyleyen Eseserd’e göre KYB-Goran anlaşması bölgede son yıllarda tahakküm kurduğu algısı yaratan KDP karşısında dengeyi yeniden sağlayacak: “Bize göre bir tarafın güçlü bir tarafın zayıf olması istikrar ve barış getirmez. İstikrar ancak iki güçlü tarafın olmasıyla oluşur.”

Goran-KYB anlaşması KDP açısından oldukça hassas bir zamanlamayla Barzani’nin olası bir bağımsızlık hamlesine önderlik etmeye hazırlandığı bir döneme denk geliyor. Anlaşmada Goran ve KYB de Irak Kürdistanı’nın bağımsızlık referandumuna gitmesini destekliyor ancak bunun parlamento kararıyla yapılmasını savunuyor. KDP, KYB ve Goran liderlerinin kronik güç mücadelesi düşünüldüğünde üç partinin görüş ayrılıklarını nasıl aşacağı, Iraklı Kürtler için bu denli kritik bir meselede nasıl birlikte çalışacağı soru işareti.

Nitekim KYB-Goran anlaşmasının KDP için kolay yutulur bir olay olmadığı anlaşılıyor. KDP’nin üst kademelerine hâlen yakın olduğu bilinen eski parti yöneticisi Sero Kadir Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Anlaşmanın içeriği Kürdistan’da sorun yaratmak için birtakım hazırlıkların yapılığını gösteriyor. Barzani’yle uğraşma yoluna giderlerse KDP’nin de söyleyecekleri olur. Barzani nasıl Goran’ın karışıklık çıkarmasına izin vermediyse Goran ittifakının da karışıklık çıkarmasına izin vermez.”

KYB-Goran mutabakatı aynı zamanda Sykes-Picot Anlaşması’nın yüzüncü yılına rastlıyor. İki İngiliz ve Fransız yetkilinin Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarında imzaladığı bu anlaşmayla Kürt anayurdunun büyük bölümü Irak, Suriye ve Türkiye arasında paylaştırılmıştı.

İslam Devleti’nin (İD) yükselişi, Irak hükümetinin zayıflaması ve Suriye’yi kasıp kavuran kargaşayla Kürtler kendi devletlerini kurma noktasına son yüzyılda hiç olmadıkları kadar yaklaştılar. KYB-Goran anlaşması kâğıt üzerinde KDP’yle daha geniş tabanlı iktidar paylaşımını amaçlıyor olabilir ama fiiliyatta kastedilenin aksine yıllar sürecek yoğun çekişmelere zemin hazırlamış olabilir. Bunun sonucunda KDP’nin nüfuz bölgesi ile KYB-Goran bölgesini ayıran çizgiler daha da pekişebilir.

Nitekim Şerif de bu konuda uyarıda bulunuyor: “İD’le mücadelenin güvenlik koşullarında yarattığı kırılganlık ve (Irak Kürdistanı’nda) ekonominin çalışmadığı gerçeği durumu çok daha ciddi bir hâle, Kürtleri de bir bütün olarak çok daha hassas bir konuma sokuyor. Bu koşullar Kürt siyasal yapılanmasını iyice parçalayacak sorumsuz hareketleri kaldıramaz.”

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Irak'ın Nabzı

al-monitor
Iraklı gençler dinden uzaklaşıyor mu?
Judit Neurink | | Eyl 21, 2020
al-monitor
Irak su meselesinde Türkiye’ye karşı hangi kozları kullanabilir?
Omar al-Jaffal | Su sorunları | Ağu 12, 2020
al-monitor
Suriye: SDG bölgesindeki suikastlar ne anlama geliyor?
Shelly Kittleson | İslam Devleti | Ağu 10, 2020
al-monitor
Irak Kürdistanı Suriyeli Kürtlere gönderilen insani yardımları engelliyor mu?
Amberin Zaman | Koronavirüs | Nis 22, 2020