Mısır’da medya savaşları kızışıyor

Mısır medyasının hükümet karşıtı son gösterilerde sergilediği tutum, 25 Ocak 2011 isyanından beri medya sahnesinde fazla bir değişiklik olmadığını gösteriyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor Kahire’de Mısır Basın Sendikası önünde toplanan gazeteciler hükümet karşıtı gösterileri izleyen meslektaşlarının tutuklanmasını protesto etti, 28 Nisan 2016. Photo by REUTERS/Mohamed Abd El Ghany.

İşlenmiş konular

protests in egypt, protests, egyptian youth, egyptian politics, egyptian parliament, egyptian military, egyptian media, abdel fattah al-sisi

Nis 29, 2016

Mısır’daki derin kutuplaşma, ülkenin siyasallaşmış ve tarafgir medyasında en aleni hâliyle gözler önüne seriliyor. Mısır medyası, mevcut siyasi durumun zorluklarını kamuoyuna objektif şekilde aktarmak yerine siyasi ve ideolojik çatışmayı bizzat yansıtıyor, hatta bu çatışmayı körüklüyor, “ötekilere” karşı yani Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi’nin muhalifleri ya da rejimi azcık eleştirenlere karşı tahammülsüzlüğü ve şiddeti teşvik ediyor.

Kızıldeniz’deki iki adanın Suudi Arabistan’a devredilmesine karşı 25 Nisan’da protesto gösterileri düzenlendi. Basının ertesi günkü manşetleri iki zıt kutuptaydı. Devlet medyası ve hükümet yanlısı özel gazetelerin anlatımı bağımsız gazetelerin anlatımdan tamamen farklıydı. Öyle ki iki tarafın habercileri sanki farklı olaylardan söz ediyordu.

El Masri El Yum ve El Şoruk gibi özel gazetelerin bazıları dengeli olmaya, tarafsızlık ve profesyonelliklerini bir ölçüde korumaya çalışarak güvenlik güçlerinin muhalif aktivistlere sert şekilde müdahale ettiği gerçeğine dikkat çektiler. Ancak çoğu medya kuruluşu iktidarın sesi oldu ve hükümet karşıtı gösterileri “ufak” ve “önemsiz” olaylar olarak yansıttı. El Masri El Yum ve El Şoruk neredeyse aynı manşetle çıktı: “Meydanlar yandaşlar içindir, muhalifleri güvenlik güçleri bekler.”

Öte yandan devlet destekli El Akbar ve El Cumhuriye gazeteleri, yarı resmi El Ahram, El Yum7 ve El Vatan gibi kimi hükümet yanlısı gazeteler, güllük gülistanlık bir tablo çizerek Sina’nın Kurtuluş Günü’nün coşkuyla kutlandığını anlattılar. Zira bir gün önce rejim destekçileri de Kahire’nin çeşitli noktalarında hükümet yanlısı gösteriler düzenlemiş, Mısır bayrakları sallayarak sokaklarda dans etmişti. Adı geçen gazeteler bu “yurtsever” vatandaşlara alkış tutarken, adaların devrine tepki gösteren protestocuları “kaos kışkırtıcıları” ve “hainler” diye yaftaladılar.

El Cumhuriye’nin manşeti “Halk şer güçlerini yendi!” diyordu. “Şer güçleri” diye anılanlar adalar anlaşmasının iptalini isteyenlerdi. Muhalif gösterileri “önemsiz” diye küçümseyen El Akbar da şöyle yazdı: “Halk inşa ediyor, ordu halkı koruyor. (…) Coşkulu kutlamalar ve sönük protestolar.” Hükümet yanlısı El Yum7 ve El Vatan gazeteleri daha da ileri giderek şu manşetlerle çıktılar: “Müslüman Kardeşler’in protesto tahriki başarısız oldu” ve “25 Nisan: Halk kutlama yaptı, ordu terörün karşısına dikildi.”

Özel uydu kanalı Sadda El Balad’ın hükümet yanlısı talk şov sunucusu Ahmed Musa, 25 Nisan akşamı yayımlanan programında bayram havasındaydı, halkın “hainler, dış ajanlar ve haydutlar” karşısında “zafer kazandığını” anlatıyordu. Ordu ve polise sahip çıkan "vatanseverleri” ve “kahramanları” öven televizyoncu, yurtsever vatandaşların “kaos yaratarak, protestolar düzenleyerek kutlamalara gölge düşürmeye çalışan devlet düşmanlarına” yurttaşlık ve haysiyet dersi verdiğini söyledi. Musa daha sonra “Helal olsun Mısır halkına” etiketiyle sosyal medyada kampanya başlattı. Ona göre halk, “hainleri ifşa edenler ve bunların karşısına dikilenler” idi. İzleyicilerden “vatansever sloganlar” atmasını isteyen Musa “Yaşasın kutlama yapanlar! Yaşasın Mısır!” diye bağırdı.

Medyanın bu iki kutuplu yaklaşımı yeni bir şey değil. 2011’de otoriter Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’in devrilmesiyle sonuçlanan kitlesel isyanlardan beri bu durum Mısır’ın “normali” oldu. Ayaklanmanın ilk günlerinde devlet medyası ve o dönem çoğunlukta olan iktidar yanlısı özel medya sokak gösterilerini görmezden gelmişti. 18 gün süren isyanların ortasında medya muhaliflere “haydutlar” ve “dış ajanlar” demeye başladı. Göstericilerin rejim devrilene kadar sokaklardan çekilmeyeceği anlaşıldığında ise medya sert bir U dönüşü yaparak gösterilere destek vermeye başladı. Yarı resmi El Ahram gazetesinin 12 Şubat 2011 tarihli manşeti bir zafer havasıyla “Halk rejimi devirdi!” diyordu. Bu manşet, medyada reform bekleyen genç devrimcilerin hafızasında yer etti.

Ancak aradan beş yıl geçmesine rağmen beklenen değişim gerçekleşmedi. Medyada bugün tam bir anarşi var. Yeni anayasa ifade özgürlüğünü teminat altına alsa da Sisi Mısır’da “benzeri yaşanmamış bir ifade özgürlüğü” olduğunu iddia etse de basın hâlâ kısıtlayıcı yasalarla, rejimin ve güvenlik birimlerinin türlü gözdağı taktikleriyle baskı altında tutuluyor.

Sisi’nin ağustos 2015’te çıkardığı terörle mücadele kararnamesi, Sina Yarımadası’ndaki güvenlik operasyonlarıyla terörist saldırılar konusunda resmi söyleme uymayan gazeteciler hakkında 500 bin Mısır lirasına kadar (50 bin dolar) ağır para cezaları öngörüyor. Gazetecilerin gözaltına alınması ve tutuklanması, protestoları izlerken emniyet güçlerince darp edilmesi, insanların “haydutlar” ve “yurtsever vatandaşlar” şeklinde ayrılması bugün Mısır’da sıradan uygulamalar olup muhalefetin susturulmasında kullanılıyor.

İngilizce yayım yapan Ahram Online haber sitesine göre 25 Nisan’daki protestolarda çok sayıda göstericinin yanı sıra 43 gazeteci de gözaltına alındı ve bunların yedisi hâlâ bırakılmadı. Gazetecileri Koruma Komitesi ise 33 gazetecinin gözaltına alındığını ve ikisinin hâlâ içeride olduğunu açıkladı. Bunun yanı sıra gazetecilerin gösteriler sırasında darp edildiği de bildirildi. BBC muhabiri Orla Guerin’e göre Sisi yanlısı bir kalabalık BBC kameramanına saldırdı, olay yerinde bulunan üniformalı polisler ise müdahale etmeden seyretti. Guerin Twitter hesabından da şu mesajı paylaştı: “Cumhurbaşkanı Sisi’nin taraftarları Kahire’nin merkezinde serbestçe toplanabilirken, muhalifler ağır bir müdahaleyle karşılaştı.” Sadda El Balad kanalına göre Danimarkalı gazeteci Stefan Sigaard Weichert de Kahire’nin yoksul semtlerinden Nahya’da kalabalık tarafından tartaklandı.

Gazetecilere yönelik darp olayları ve gözaltılar üzerine 26 Nisan’da Basın Sendikası’nın önünde küçük ama öfkeli bir protesto düzenlendi. Gösteriye katılan 100 civarındaki basın mensubu, “polisin gazetecilere yönelik sindirme ve taciz uygulamalarını” kınadı. Saldırıların “siyasi amaçlı” olduğu söylendi. Basın Sendikası son “polis ihlalleri” üzerine İçişleri Bakanı Magdi Abdül Gaffar ve Kahire emniyet müdürü hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıkladı. Sendika dediğini gerçekten yaparsa bu bir ilk olacak ve medya geleneksel olarak saygı ve yakınlık duyduğu bir kurumu karşısına alacak. Al-Monitor’un sendika binasının önünde görüştüğü bazı gazeteciler de “Artık yetti!” diyerek tepkilerini dile getirdi.

Görünen o ki öteden beri baskı altında olan Mısır medyasında küçük bir grup insan, Mübarek’in polis devletinin geri geldiğini, üç asker cumhurbaşkanından kalan otoriter mirasın canlı olduğunu ve bunların gerçek bir medya reformunu engellediğini nihayet idrak ediyor. Ancak çok sayıda basın mensubu “derin devleti” oluşturan çeşitli güvenlik birimlerine yakın durmaya devam ediyor. Bu da Mısır medyasında somut herhangi bir reformun zaman alacağını düşündürüyor. Ben ise fazlasıyla ihtiyaç duyulan bu değişimi sayıları az olsa da tam da bu düşünceli, adanmış gazetecilerin sağlayacağına inanıyorum. Margaret Mead’in de dediği gibi dünyayı böyle insanlar değiştirir.

Recommended Articles

Hamas için seçim zamanı: Mısır mı İran mı?
Shlomi Eldar | Gazze | Oca 10, 2020
Mısır, Türkiye-Libya anlaşmasının ardından harekete geçti
Hagar Hosny | Petrol ve gaz | Ara 20, 2019
Mısır-Suriye ilişkileri gelişiyor
George Mikhail | | Kas 14, 2019
Rusya’yla Mısır arasında askeri ilişkiler güçleniyor
Anton Mardasov | Rus etkisi | Kas 7, 2019
ABD askeri yardımlarında Mısır insan haklarından muaf tutuldu
Jack Detsch | insan hakları | Eyl 5, 2019

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Mısır'ın Nabzı

al-monitor
Mısır-Türkiye arasındaki enerji kavgası alevleniyor
Rasha Mahmoud | Petrol ve gaz | Mar 27, 2020
al-monitor
Libyalı Yahudiler ülkelerine dönüş hakkı istiyor
George Mikhail | etnik azınlıklar | Şub 21, 2020
al-monitor
Mısır-Türkiye dizi savaşına Mısır’ın fetva kurumu da katıldı
Shahira Amin | Sanat ve Eğlence | Şub 16, 2020
al-monitor
Türkiye-Mısır dizi savaşında sırada Kavalalı Mehmet Ali Paşa mı var
Ahmed Fouad | Sanat ve Eğlence | Oca 20, 2020