Irak'ın Nabzı

Ekonomik kriz Peşmerge’den kopuşlara yol açar mı?

By
p
Article Summary
Irak hükümetiyle yaşanan sorunlar ve ekonomik kriz nedeniyle maaşlarını alamayan Irak Kürdistanı’ndaki Peşmerge güçleri zor durumda. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

KERKÜK, Irak — Peşmerge subayı, kum torbalarının üzerinden ufuktaki İslam Devleti (İD) bayrağını işaret ederken aniden silahını ateşliyor. “Sadece bir kuşa ateş ettim.” diyor ve aşağıdaki arkadaşlarının ne yaptığını görmek için arkasını dönüyor. Burası kuzey Irak’ın petrol zengini geniş ovalarındaki kapalı askeri bölgede yer alan bir mevzi. Az ötede kerpiç ve tuğladan yapılmış, ıssız evler var. Subay, çevrede dolaşan askerlerin ağır hasar gören terk edilmiş köylerde soğuk şubat gecesini ısıtmak için yakacak odun aradığını anlatıyor.

Akşam karanlığı çökerken bir grup asker toprak setin dibinde yanan küçük bir ateşte ellerini ısıtıyor. Bazıları ise etrafta geziniyor, sigara içerek sohbet ediyor. Kalaşnikov tüfekleri hâlâ omuzlarında. Bir asker ise İD kontrolündeki bölgeye doğrultulmuş ağır makineli tüfeği onarmaya çalışıyor.

Bu cephe Kerkük yakınlarında Bağdat’ın yaklaşık 250 kilometre kuzeyinde, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (KBY) başkenti Erbil’in de 90 kilometre güneyinde bulunuyor. Bölge, Irak’ın en önemli petrol kuyularına yakınlığı nedeniyle uzun zamandır ihtilaf konusu. Subaylardan biri ara sıra duyulan keskin nişancı atışları hariç cephenin şu sıralar sakin olduğunu söylüyor. Uluslararası koalisyonun İD hedeflerine yönelik bombardımanları ise sürüyor.

KBY şu an ağır bir ekonomik kriz yaşıyor. Zira KBY’nin 102 milyar dolarlık merkezi bütçeden alması gereken yüzde 17’lik pay 2014’ten bu yana dondurulmuş durumda ve ana gelir kaynağı olan petrolün fiyatında keskin bir düşüş söz konusu.

Polisler de dâhil pek çok kamu çalışanı ek iş olarak taksicilik yapıyor. Bir polis memuru Al-Monitor’a altı aydır maaş alamadığını ve şimdi haftanın üç günü polislik, üç günü şoförlük yaptığını anlatıyor.

Ödenmeyen maaşlar son aylarda bir dizi protesto gösterisine yol açtı. Kürt yetkililer ekonomik krizin Peşmerge’den kopuşları hızlandırabileceği uyarısını yapıyor. Peşmerge mensupları şubatta düzenledikleri bir gösteride maaşlarının ödenmesi için Süleymaniye’deki bazı yolları kapattı.

KBY’nin sekiz cephesinden biri olan 4. Bölge’nin komutanı General Vasta Resul Al-Monitor’un sorularını Kerkük’ün kuzeybatısında bulunan K1 üssünde yanıtladı. Resul, emrinde yaklaşık 23 bin Peşmerge olduğunu ancak ekonomik sıkıntılar nedeniyle “bakanlığın talimatı gereği ancak üçte birinin aynı anda görev başında bulunduğunu” belirtti. Maaşların yaklaşık üç aydır ödenmediğini söyleyen Resul, bir er maaşının 400 dolar civarında olduğunu kaydetti. Resul birliklerinin buna rağmen altı ayda “yaklaşık 120 kilometrelik” bir alanı almayı başardığını belirtti.

ABD’nin Irak ordusuna verdiği, ancak Peşmerge’nin İD’den ele geçirdiğini söylediği birkaç hasarlı Humvee marka araç üste tamir edilmeyi bekliyor. Burada neredeyse tüm askeri araçların ön camlarında çatlaklar var.

Yakınlardaki bir diğer üste ise Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin komutanlarından eski Peşmerge Bakanı Şeyh Cafer Şeyh Mustafa “Irak hükümetinden herhangi bir iş birliği görmüyoruz. Bir şey istediğimiz zaman bizi görmezden geliyorlar.” diye yakınıyor. Ancak “Şii milislerle ilgili durum” nedeniyle bu aşamadan sonra her türlü ilerlemenin merkezi Irak hükümetinin eş güdümüyle olması gerektiğini vurguluyor. Mustafa, yakınlardaki sıcak nokta Tuzhurmatu’da Şii ağırlıklı Halk Seferberlik Birlikleri ile şu an çatışma hâlinde olmadıklarını ama durumun “çok hassas olduğunu” söylüyor.

Halk Seferberlik Birlikleri ile Peşmerge arasında geçen yıl ekimde başlayan çatışmalar yatıştırılmış olsa da Tuzhurmatu’da aşırı sayıda kayıp vakaları ve mezhep temelli adam kaçırma olaylarının yaşandığına dair söylentiler var. Çatışmaların yine başlayabileceğine işaret eden Mustafa, farklı etnik kimliklerin yaşadığı kasabada Şii Türkmenler bir Arap Sünni’ye rastlarsa onu kaçırırlar, diye örnek veriyor.

Halk Seferberlik Birlikleri’ni oluşturan muhtelif grupların “tam bir keşmekeş” olduğunu söyleyen Mustafa, net bir emir komuta zinciri olmadığını, grupların belli ölçüde bağımsız hareket ettiğini söylüyor ve ekliyor: “Ama bize karşı savaşmaya gelince hepsi el birliğiyle çalışıyor.”

Uluslararası Af Örgütü’nün ocakta yayımlanan ve Peşmerge’yi Arapları zorla göç ettirmek ve evlerini yıkmakla suçlayan raporuna gelince Mustafa da Resul de itiraz ediyor, uluslararası örgütün “İD’in ne kadar tehlikeli olduğunu kavrayamamış olduğunu” söylüyor. Peşmerge subaylarına göre yıkımın bu çapta olmasının nedeni cihatçıların “her yerde saklanması, ölümüne savaşması” ve artlarında patlayıcı dolu alanlar bırakması. Bu nedenle bu bölgede hiçbir İD savaşçısı esir alınmamış.

Kendi komutasında olan diğer bazı bölgelerde esir alınan İD mensuplarının bulunduğunu söyleyen Mustafa şöyle devam ediyor: “Kayıplarımızın yüzde 80’i el yapımı patlayıcılardan, bubi tuzağı döşenmiş binalardan kaynaklandı. Silahlı çatışmalardan ya da top ateşinden kaynaklanan kayıplar ise sadece yüzde 20 civarında.” dedi.

Resul’ün bulunduğu K1 üssü Irak ordusuna ait bir hava üssüyken 2003’te ABD güçlerinin kontrolüne geçmiş sonra da Irak güçlerine geri verilmişti. İddiaya göre 2014’te Irak güçlerinin Musul’dan kaçarak bölgeyi İD’e bırakmalarının ardından Peşmerge güçleri üssü dönemin Başbakanı Nuri El Maliki’nin talebiyle aldı.

Resul Peşmerge’ye burada bir yılı aşkındır her konuda -- eğitim, silah vs. -- yardım eden yabancı güçler bulunduğunu kaydederek bunların arasında “Amerikalılar, İtalyanlar, Fransızlar ve Norveçliler” olduğunu söyledi. Bu güçlere yardımlarından dolayı minnettar olduklarını kaydeden Resul ancak ülkedeki asıl sorunun ekonomik durum olduğunu belirtti.

Öte yandan İran sınırındaki Hanakin’den Kerkük’ün güneyindeki ihtilaflı bölgelere ve kuzeybatıda, Suriye sınırındaki Rabia kasabasına kadar Kürt güçlerinin kontrolündeki cephe hattı boyunca hendekler kazılıyor. Kimileri bunu müstakbel bağımsız Kürt devletinin sınırlarını çizme teşebbüsü olarak görüyor.

Mustafa bu iddiaya cevaben “Tüm Kürtler Kürdistan sınırının Hemrin Dağları olduğu bilgisiyle yetişir.” diyor. Hemrin Dağları, İran sınırındaki Diyala vilayetinden başlayıp Selahattin vilayetinin kuzeyini ve Kerkük vilayetinin güneyini keserek Dicle Nehri’nin kuzeybatısına kadar uzanıyor.

İlk olarak 2014’te gündeme gelen ancak İD’in saldırılarıyla ertelenen ve KBY Başkanı Mesud Barzani’nin şubatta yeniden dile getirdiği bağımsızlık referandumu konusunda Mustafa’nın yorumu şöyle: “Bu kadar canı başka bir ülkenin yönetiminde kalmak için vermedik.”

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: popular mobilization units, peshmerga, massoud barzani, kurdistan regional government, kurdish issue, krg, is, economic crisis

Shelly Kittleson  Orta Doğu ve Afganistan uzmanı bir gazetecidir, çalışmaları ABD ve İtalya ve pek çok uluslararası basın kuruluşunda yayımlanmıştır. 

 

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept