Türkiye'nin Nabzı

Türkiye-Suriye arasındaki ticaret savaşa rağmen artıyor

By
p
Article Summary
Türkiye’de Suriyelilerce kurulan şirketlerin sayısı hızla artarken, Türkiye-Suriye ticareti hızla iç savaş öncesi tutara doğru yükseliyor.

Suriye’de devam eden iç savaş ve ülkede yaşanan büyük yıkıma rağmen, ticaret her türlü zor koşullara rağmen artarak büyüyor.

2011’de başlayan iç savaş sonrası, iyi ilişkiler ve iki ülke arasındaki “bahar ayları” sonlanmış olsa da, yaşam kendi koşullarını dayatıyor. İki milyonu aşkın mültecinin önemli bir bölümünün, artık Türkiye’de “kalıcı” olduğu kabul ediliyor. Türkiye ekonomisinde de Suriyeli iş adamları, Suriye sermayeli ya da Suriye ortaklı şirketler kalıcı ve etkin konuma geliyor.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB), resmi olarak yayımladığı Ticaret Sicili Gazetesi ve Türkiye İstatistik Kurumu ile (TÜİK) birlikte derlediği veri tabanı istatistiklerine göre 2010 yılı aralık ayına kadar Türkiye’deki Suriyeli şirket sayısı sıfır. 2010 aralık ayında ise iki tane limited şirket var.

Yoğun mülteci akınıyla birlikte, Güneydoğu Anadolu bölgesindeki Şanlıurfa, Kilis, Gaziantep, Mardin, Kahramanmaraş, Adıyaman’ın yanı sıra, Çukurova ve Akdeniz bölgesindeki Hatay, Adana, Mersin gibi iller en yoğun Suriyeli nüfusun bulunduğu kentler haline geldi. Bu kitlesel demografik dönüşüm, geride kalan dört yıl sonunda kentlerin sosyoekonomik yapısına radikal biçimde yansıdı.

2015 eylül ayına gelindiğinde, TOBB verilerine göre bir ayda yabancılarca kurulan anonim ve limited şirketlerin toplamı 417 iken, Suriyelilere ait şirket sayısı 144 oldu.

2015 ocak-eylül döneminde, yani dokuz ayda, Türkiye’de yabancı sermayedarlarca kurulan toplam 3.736 anonim ve limited şirketin bin 148’i, yani yaklaşık üçte biri, Suriyeliler tarafından kurulan şirketler.

Bu şirketlerin, sermayelerinin toplamı 177 milyon TL’yi (59 milyon dolar) buluyor. Güneydoğu’nun en gelişmiş sanayi kenti Gaziantep Suriye ve Irak’a, Orta Doğu ve Körfez Bölgesi’ne yönelik ihracatın ana üssüydü. Mülteci akınından sonra, Gaziantep ve diğer bölge illerinin ekonomisi biraz sarsıntı geçirse de oluşmaya başlayan tablo, Suriyeli iş adamlarının bölge ve illerin ekonomisine bir canlılık getirmeye başladığını gösteriyor.

Gaziantep’te yeni kurulan her altı şirketten birisi, Kilis’te ve Şanlıurfa’da ise yeni kurulan her üç şirketten biri Suriyeli girişimcilere ait. TOBB’a bağlı Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından gerçekleştirilen çalışmada Suriyeli şirketlerin hızla yükselişi sonrasında Gaziantep ve diğer Güneydoğu illerinin Suriye’ye ihracatın merkezi haline geldikleri, ağırlığın İstanbul’dan, Gaziantep’e kaydığı tespiti yer alıyor.

Suriyeli mülteciler ve giderek Avrupa’ya da taşan bu sorunun ele alındığı bir toplantıda ise Türkiye’nin, Yunanistan, Almanya, İsveç ile iş birliğine yönelmesi, Almanya’nın sorunun çözüm konusunda “liderliği üstlenmesi” gerektiği görüşü ağırlık kazanıyor.

Ancak yaşanan ağır iç savaş koşullarına karşın, 2010 yılında hızla gelişen ekonomik ve ticari ilişkilerle, 1.9 milyar dolara çıkan Suriye’ye yönelik ihracat, 2011’den itibaren düşmeye başlarken, 2014’te yine 1.8 milyar dolar oldu. Türkiye’nin ihracatı, geçen yılın sonbaharından bu yana, sürekli gerilemesine karşın, Suriye’ye olan ihracatta tam tersi bir durum söz konusu.

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) en son açıkladığı 2015 ekim rakamlarına göre, ihracat yüzde 1.5 düşüş gösterdi. Türkiye’nin ihracatı düşerken, Gaziantep’in ihracatı Ekim ayında yüzde 4.8 oranında arttı.

Yılbaşından bu yana, Gaziantep’in yanı sıra, Adana, Mersin, Hatay gibi diğer bölge illerinde de Suriye’ye yönelik ihracatta artış söz konusu.

Geçmiş AKP hükümetlerinde Dış Ticaret ve Gümrüklerden sorumlu bakanlık görevini yürüten eski Ekonomi Bakanı Kürşat Tüzmen, bu gelişmeyi Al-Monitor’a değerlendirirken “Önümüzdeki 5-10 yıl içinde Türk iş dünyasında söz sahibi ve etkin Suriyeli iş adamları görmeye başlarsak buna hiç şaşırmayalım.” dedi.

Aynı zamanda, 2002 ve 2007’deki AKP hükümetlerinde ihracatın artırılması için, “komşularla ticaret” stratejisini devreye sokan isim olan Tüzmen şöyle konuştu: “Suriye’den gelen mültecilerin en iyi entegre oldukları il Gaziantep ve en iyi entegre oldukları ülke Türkiye. Hatay ve diğer Güneydoğu illeri için de bu geçerli. Biz komşularla ticaret stratejisini, Gaziantep, Hatay, Urfa gibi illerdeki iş adamlarımızın, Halep’te, Humus’ta, Şam’daki akrabaları, yakınlarıyla ticaret yapmalarıyla başlattık. Şimdi bu insanlar, yanlarına alabilecekleri ne varsa, kıymetli, değerli neleri varsa alıp, savaştan kaçarak buraya geliyorlar. Ama hâlâ orada, yakınları, akrabaları, kiminin ailesi, amcası, dayısı kalmış durumda. Buradaki düzeni oturttuktan sonra, şimdi ticarete başladılar. Bu da, Suriye ile olan ticari ilişkileri, yavaş yavaş eski günlere döndürüyor”.

Lübnanlılar ve Suriyelilerin Orta Doğu’nun tarihi boyunca tüccar uluslar olageldiklerine işaret eden Tüzmen şöyle devam etti: “Genlerinde ticaret, tüccarlık var. Sovyetler dağıldıktan sonra, kıtlık, yokluk baş gösterinde, o ülkelerden pek çok insan, çantalarında nakit parayla, Türkiye’ye geldiler. Laleli’den, Aksaray’dan aldıkları malları, bavullarla ülkelerine götürüp sattılar. Biz o zaman bu ticarete engel olmadık. Daha da gelişsin diye, gümrükte işleri kolaylaştırdık, en azından kısmen kayda almaya çalıştık. Şimdi o insanların çoğu, Rusya’da önemli iş adamı, ithalatçı oldu. Onlara mal veren küçük, orta boy Türk esnaf ise ihracatçı oldu. Rusya, Türkiye’nin dış ticaretinde ilk sıralara geldi. ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, ileri teknoloji şirketlerinin dörtte biri, göçmenler tarafından kurulmuş. Meşhur Silikon vadisinde bu oran, yüzde 30-40’a çıkıyor. Suriyeliler için de ben süreci böyle görüyorum. Suriyeli girişimcilerin, önünü açmak gerektiğini düşünüyorum”.

Banka sistemi felç durumda olduğu ve sınırdaki geçişlerde, gümrüklerde, terör nedeniyle sıkıntılar yaşandığı için Suriye ile ticaret büyük ölçüde “nakit” dönüyor. Paralar çantalarla, kuryelerle götürülüp getiriliyor. Dolayısıyla TİM’in, TÜİK’in resmi verilerine yansıyan ihracat ve ticaret tutarlarının çok üzerinde meblağların ticarete konu olduğu ancak kayda girmediği tahmin ediliyor.

Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Eski Yönetim Kurulu Başkanı ve Adıyamanlı iş adamı Zafer Ersoy, Adıyaman’ın IŞİD terörüyle anılmasının büyük talihsizlik olduğunu vurguladıktan sonra, Suriyelilerin ilin ekonomisine ciddi anlamda, canlılık ve dinamizm getirdiklerini, günlük ticaret hacminin artırdıklarını Al-Monitor’a şöyle anlattı: “Suriyeliler, bazen kendileri doğrudan şirket kurup ticaret siciline kaydoluyor. Çoğu zaman da ortak ya da gizli ortak oluyor. Büyük meblağda para getirenler var. Bazıları, ortaklıklarının bilinmesini istemiyor. Şirketi, Türkiye’deki akrabalarının üzerine kuruyor. O yüzden, TOBB’un verilerindeki şirket sayısından daha fazla Suriyeli şirket olduğunu sanıyorum. Ağırlıkla, gıda, konfeksiyon alım-satımı olsa da, inşaat ve enerji işine girenler de var. Ortadoğu harap oldu. Suriye büyük yıkıma uğradı. O yüzden, sorun çözülürse, büyük bir imar ve inşaat pazarı doğacak. Suriyeli müteahhitler ortaya çıkmaya, inşaat şirketleri kurmaya başladılar. Bir de enerji alanına giriyorlar. Özelleştirilen hidroelektrik santralara veya inşaatı devam eden enerji yatırımlarına ortak oluyorlar”.

Özetle, iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerdeki kötüleşme ve Türkiye’nin ABD önderliğindeki koalisyon güçleriyle birlikte Suriye’deki askeri operasyonlarda yer almasının konuşulduğu bugünlerde, Türkiye-Suriye ticareti hızla eski günlerine dönüyor.

Bu bölümlerde bulundu: trade routes, trade, syrian refugees, syrian civil war, gaziantep, export, construction, business

Zülfikar Doğan, gazeteciliğe 1976’da Ankara’da haftalık haber dergisi Yankı’da başladı. Milliyet, Posta, Akşam, Finansal Forum, Star, Karşı gazetelerinde muhabirlik, haber müdürlüğü, temsilcilik ve ekonomi-politika yazarlığı yaptı. TRT-1, STAR, NTV, CNBC-e televizyonlarında ekonomi-politika programları ve yorumculuk görevlerinde bulundu. Halen, www.korhaber.com haber portalında genel yayın yönetmenliği ve köşe yazarlığı yapıyor.

x

Cookies help us deliver our services. By using them you accept our use of cookies. Learn more... X