Türkiye'nin Nabzı

Çözüm Süreci’ni bitirmenin faturası: 55 milyar dolar

By
p
Article Summary
1986-2012 arasında terörle mücadele ve çatışma ortamının ekonomiye yansımasının 1,2 trilyon dolar olduğunu saptayarak Çözüm Süreci’ni başlatan AKP iktidarı, aniden Barış Süreci’ni bitirerek toplumu ve ekonomiyi yeniden ağır bir fatura ile karşı karşıya bıraktı.

2013 yılında, Kürt sorununun çözümü için “Çözüm Süreci” ya da “Barış Süreci” adı altında başlatılan adımlarla Türkiye yeni bir döneme girmişti. Abdullah Öcalan’ın mektubu, 2013 Nevruz’unda Diyarbakır’da Kürtçe ve Türkçe olarak okunduğunda toplumsal umutlar yükselişe geçmişti.

Çatışmasızlık ve ateşkes, PKK’ya yönelik askeri ve polisiye operasyonların durdurulması, ülkede bir sükûnet döneminin de başlangıcı oldu. AKP Hükümeti ve o dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan da Çözüm Süreci’ni hızlandırmak, kamuoyu desteğini artırmak için peş peşe adımlar atıyordu. Dolmabahçe Sarayı’ndaki toplantılar, sürecin kamuoyuna dönük renkli ve görsel yüzüydü.

Sürecin zirve noktası ise 50 araçlık bir konvoyla Diyarbakır’a gelen Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Lideri Mesud Barzani ile dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır meydanında el ele gerçekleştirdikleri “toplu açılış” töreniydi. Ünlü Kürt türkücü İbrahim Tatlıses ve yıllardır sürgündeki Kürt sanatçı Şiwan Perwer’in birlikte söyledikleri Kürtçe türküler, “poşu” takan Emine Erdoğan da dâhil, meydandaki on binlerce kişinin ve töreni TV’den canlı izleyen milyonların gözlerini yaşarttı.

Erdoğan ve AKP hükümeti, Çözüm Süreci’nin “haklılığını ve doğruluğunu” anlatmak, halk desteğini almak için asıl ağırlığı ekonomik unsurlara verdi. AKP Ekonomi İşleri Başkanlığı tarafından uzun bir çalışma sonrası hazırlanan “Terörün Ülke Ekonomisine Tahmini Maliyeti” başlıklı rapor, Çözüm Süreci’nin ilan edilmesinin hemen ardından kamuoyuna açıklandı.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş tarafından açıklanan raporda, 1986-2012 arasındaki 26 yılda, terörün ve terörle mücadelenin, Türkiye ekonomisine maliyeti ortaya konuldu. 7 bini güvenlik görevlisi olmak üzere 35 bin can kaybının “en büyük manevi kayıp” olduğu vurgulanırken, ekonomik kayıplar toplamının ise 1,2 trilyon dolar olduğu açıklandı.

Numan Kurtulmuş, Türkiye'nin askeri savunma harcamalarını “cebinden değil, borçlanarak yaptığına” dikkat çekip, savunma ve güvenlik için terör nedeniyle 358 milyar 100 milyon TL (180 milyar dolar) ilave harcama yapılmak zorunda kalındığını ifade etti.

Terörden kaynaklı 1,2 trilyon dolar tahmini kayıp hesaplanırken, bu parayla 150 tane Ankara-İstanbul hızlı tren projesi yapılabileceği, tüm ailelerin ev ve araba sahibi olabileceği, kişi başına düşen milli gelirin 2 bin 400 dolar artarak 11 bin 150 dolar olacağı kaydedildi.

AKP, terörün ekonomiye maliyetinin böylesine yüksek tutarlarda olduğunu, terör olmasaydı Türkiye’nin her yıl en az yüzde 0,50 daha fazla büyüyeceğini dile getirerek, Çözüm Süreci’nin gerekliliğini savunuyordu.

Ancak 7 Haziran seçimlerinden önce, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kürt politikasında ve Çözüm Süreci’nin yürütülmesinde “radikal” bir şekilde değişikliğe gitti. Seçim sonuçlarının açıklanmasından sonra ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu sürecin “bittiğini” ilan ederken, “PKK’nın kökü kazınana kadar mücadelenin süreceğini” ifade ettiler.

20 Temmuz’daki Suruç katliamından sonra AKP hükümeti IŞİD’le mücadele kararı alırken, bir anda sürpriz bir şekilde, eş zamanlı olarak PKK ile de mücadelenin başladığını ilan etti. Doğu ve Güneydoğu’da Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile PKK arasındaki çatışmalar tırmanışa geçerken, yoğun hava operasyonları ve bombardımanlar başlatıldı.

Bir anda ortaya çıkan bu durumun, zaten kırılgan ekonomilerin başında sayılan Türkiye ekonomisi için kısa sürede yansıması ağır oldu. Terör ve çatışma ortamının Türkiye’ye ağır ekonomik bedel ödettiğini belirterek, Çözüm Süreci’ni başlatan AKP hükümeti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, şimdi siyasi hedefleri için daha ağır bir ekonomik faturayı göze aldıkları anlaşılıyor.

15 Temmuz’da 2,64 TL olan ABD doları kuru, 20 Temmuz Suruç saldırısı sonrasında hızla yükselişe geçerek 15 kuruş birden arttı ve 5 Ağustos’ta 2,79 TL’ye yükseldi.

Kamu ve özel sektör olarak dış borç ve döviz cinsinden yükümlükleri 400 milyar dolar düzeyinde olan Türkiye ekonomisi için, 15 kuruşluk bu kur artışından 60 milyar TL’lik (21,5 milyar dolar) ilave bir yük geldi.

Siyasi risklerin artması, çatışmaların hızlanmasıyla birlikte Merkez Bankası’nın faizleri sabit tutmasına karşın piyasa faizleri 1,5-2 puan artarak çift haneye yükseldi.

Bu artışın Hazine iç borçlanma maliyetlerine, özel sektör ve bireylerin bankalardan kredi ve benzeri borçlanmalarına getirdiği ilave yük 10 milyar TL’nin (3,5 milyar dolar) üzerinde.

Borsa İstanbul’daki kayıplar ise olağanüstü boyutlara ulaştı. Borsa İstanbul'un piyasa değeri 618 milyar liradan 548 milyar liraya indi. Borsadaki şirketlerin değeri 70 milyar lira (25 milyar dolar) eridi.

Terör saldırılarının artmasının ardından güvenlik birimleri, özellikle büyük kentlerde kalabalık yerlerden, alışveriş merkezlerinden (AVM) uzak durulması uyarısında bulununca AVM’ler boşaldı.

En büyük darbe ise turizme geldi. Çok sayıda ülke, yurttaşlarını Türkiye’ye gitmemeleri için uyardı.

Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği (TUROB) sektörün, terör olayları ve siyasi belirsizlikten dolayı büyük kayıplar yaşadığını dile getirirken, yayınlanan son istatistiklerde doluluk oranları yönünden en büyük düşüşün, Türkiye’deki turistik tesislerde yaşandığı açıklandı.

Jeopolitik risklerin büyümesi, güney sınırları boyunca savaş ve çatışmaların şiddetlenmesi, turizm sektörüne yönelik yatırımlarda büyük gerilemeye yol açtı.

Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) tarafından yapılan açıklamada ise turizmde 2015 yılındaki kaybın 5 milyar doları bulacağı dile getirilerek, acil önlem alınması ve bir an evvel yeni hükümetin kurulması istendi.

Hükümetin IŞİD, PKK ve DHKP-C olmak üzere üç cephede birden terörle mücadele edileceğini açıklayarak operasyonları başlatması, en büyük negatif etkilerden birini de ihracat üzerinde yaptı. Suriye ve Irak sınırlarındaki çatışmalar, Mısır ve Libya kapılarının kapanması nedeniyle aylardır sürekli düşüş gösteren ihracat, terörün içeriye de sıçramasıyla daha da olumsuz etkilendi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin verileriyle, Temmuz ayında ihracat aylık yüzde 13, yıllık olarak ise yüzde 4,9 oranında geriledi.

Barış Süreci’nin etkisiyle Doğu ve Güneydoğu’daki organize sanayi bölgelerinde artan yeni yatırımlar, çatışmaların yeniden başlamasıyla durdu. TSK’nın kara ve hava operasyonlarıyla yükselişe geçen askeri harcamalar, kentlerde artırılan güvenlik önlemleri, bütçeye ilave yük getirecek, bütçe açığı ve enflasyon artışı daha da hızlanacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Çözüm ve Barış Süreci’ni bitirme, HDP’ye “bedel ödettirme” girişimi ve Başbakan Davutoğlu’nun da bu yaklaşımı benimsemesiyle, 20 Temmuz’dan bu yana geçen sürede kur-faiz artışları ve turizm-ihracat kayıplarıyla 55 milyar doları bulan bir fatura çıktı. Bu fatura, çatışmalar yayıldıkça daha da büyüyecek. Olası bir erken seçimde ise bütçedeki ödenekler 7 Haziran seçimleri için tüketildiğinden 600 milyon lirayı bulan ek bir seçim bütçesi daha devreye girecek.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: turkish economy, tourism, recep tayyip erdogan, peace process, pkk, kurds, is, ahmet davutoglu

Zülfikar Doğan, gazeteciliğe 1976’da Ankara’da haftalık haber dergisi Yankı’da başladı. Milliyet, Posta, Akşam, Finansal Forum, Star, Karşı gazetelerinde muhabirlik, haber müdürlüğü, temsilcilik ve ekonomi-politika yazarlığı yaptı. TRT-1, STAR, NTV, CNBC-e televizyonlarında ekonomi-politika programları ve yorumculuk görevlerinde bulundu. Halen, www.korhaber.com haber portalında genel yayın yönetmenliği ve köşe yazarlığı yapıyor.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept