Esad güçleri İslam Devleti’ne yardım mı ediyor?

Kuzey Halep kırsalında isyancıları hedef alan rejim bombardımanları İslam Devleti’nin işine yarar gibi görünüyor ama aynı zamanda rejim karşıtlarının bölünmesinde de etkili oluyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor Halep’te Özgür Suriye Ordusu’nun saldırısına uğradıklarını belirten Beşar Esad’a bağlı askerler, çatışmanın ardından hükümet kontrolündeki Hanano kışlasında dolaşırken, 17 Nisan 2014 Photo by REUTERS/George Ourfalian.

İşlenmiş konular

ypg, syria civil war, syria bombing, jabhat al-nusra, is, bashar al-assad, aleppo clashes, aleppo

Haz 21, 2015

HALEP, Suriye — Suriye lideri Beşar Esad’a bağlı güçlerin kuzey Halep kırsalında isyancıları bombalaması, rejimin İslam Devleti’nin (İD) son taarruzunu desteklediği izlenimini veriyor ve soru işaretleri doğuruyor.

Rejim uçakları, 31 Mayıs’tan beri isyancılarla İD arasında yoğun çatışmaların yaşandığı cephe hattının yakınında bulunan isyancı kasabalarını hedef alarak İD’e destek vermiş oldu. Al-Monitor’un tespitlerine göre 31 Mayıs’tan 11 Haziran’a kadar kuzey Halep kırsalında isyancıların tuttuğu en az 17 köy ve kasaba rejim uçaklarınca hedef alındı. Aynı bölgede İD denetiminde olan kasabalar ise herhangi bir rejim bombardımanına maruz kalmadı.

Rejim uçaklarının hedef aldığı kasabaların dördü – ki bunların arasında Marea, Tlalin ve Tel Kara yer alıyor – doğrudan isyancılarla İD arasındaki cephe hattında yer alıyor. Tel Rıfat, Herbel ve İhras gibi diğer 13 yerleşim noktası ise isyancıların İD’e karşı ilerlerken kullandığı ikmal ve konaklama alanlarını oluşturuyordu.

Kuzey Halep kırsalını İD taarruzuyla eş anlı hedef alan bombardımanlar o denli şiddetiydi ki bunların rejimin kontrolü dışındaki bölgelere düzenlenen olağan saldırılardan farklı olduğu izlenimi pekişti. Daha da önemlisi uzun zamandır hedef alınmayan bazı köyler de vuruldu. Örneğin temmuz 2014’ten beri hedef alınmayan Tlalin ile ağustos 2014’ten beri hedef alınmayan Herbel bölgeleri buradaki isyancılar İD’in saldırısına uğradığı günlerde bombalandı.

İD bu bombardımanlardan yarar sağlasa da Esad’la İD’in müttefik olduğu söylenemez. Rejim daha önce İD’le savaştı ve örgüte hem maddi olarak hem zayiat anlamında ağır kayıplar verdirdi. Bu çatışmalar İD’in Tabaka askeri havaalanına ve El Şair petrol sahasına saldırdığı 2014’ün ağustos ve eylül aylarında yaşanmıştı.

Peki, Esad şimdi niçin İD’e yardımcı olma gereği duyuyor?

Bunun iki ana sebebi var. Birincisi bölgenin isyancı güçler için taşıdığı önem. Kuzey Halep kırsalı isyancıların başlıca kalelerinden biri sayılıyor. Türkiye’ye erişim sağlayan bölge aynı zamanda isyancıların Halep kentine açılan tek kapısı.

Halep’i kuşatmak isteyen rejim güçleri, 17 Şubat’ta bu bölgeyi isyancı kontrolündeki diğer bölgelerden tecrit etmek istemiş ve bu maksatla Hardatnin, Retyan ve El Mallah kasabalarına taarruz etmişti. Ancak bu muharebeyi ölüm kalım savaşı olarak gören isyancılar rejim güçlerine karşı sert bir direniş ortaya koymuştu. Şam Cephesi grubunun eski komutanı Yarbay Ebu Bekir’in Al-Monitor’a verdiği bilgiye göre çatışmalarda 300 rejim askeri öldürülmüştü.

İD’in kuzey Halep kırsalında ilerlemesi bölgedeki isyancıları şüphesiz ki zayıflatacak. Bu şekilde rejim de Castello yolunun tek ikmal hattı olduğu Halep kentindeki isyancıları asgari kayıpla kuşatmış olacak.

İsyancı bölgelerine yönelik bombardımanın ikinci sebebi Esad güçlerinin Suriye’de iki ana düşmanla karşı karşıya olması: ABD önderliğindeki koalisyonun savaştığı İD ve Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan başta olmak üzere çeşitli bölgesel güçlerin desteklediği isyancı gruplar. Dolayısıyla rejimin bölgesel kaynaklardan silah ve para desteği alan düşmana yönelmesi ve birincil düşman olan İD’i zayıflatma işini uluslararası koalisyona bırakması son derece mantıklı. Rejim Suriyeli isyancıları yok etmeyi başarırsa uluslararası toplum ile bu isyancıları desteklemiş olanlar İD’i bitirmek için Esad’la birlikte hareket etmek durumunda kalacak.

Bu bağlamda Suriye-Türkiye sınırı isyancılara sağlanan silah desteğinin başlıca güzergâhını oluşturuyor. Rejim güçlerinin Türk sınırına ulaşması şu an mümkün görünmüyor. Bunun için kuzey Halep kırsalındaki isyancı varlığının toptan yok edilmesi gerekiyor. Öte yandan İD, Bab El Selam sınır kapısına sadece 12 kilometre mesafede bulunuyor. İD’in Suran kentinin kuzeyindeki Gazal kasabasından Bab El Selam’a ilerlemesi Halep’teki isyancıların Türkiye sınırıyla bağlantısını kesecek. Rejimin nihai amacı da bu.

Ahrar El Şam, Faylak El Şam ve Nusra Cephesi gibi muhalif örgütlerden oluşan Fetih Ordusu’nun son aylardaki ilerleyişi rejime sıkıntılı günler yaşatıyor. Fetih Ordusu 18 Mart’ta Halep kentinden Eriha’ya, Cisr El Şugur’dan Mastuma askeri üssüne kadar İdlib vilayetinde geniş topraklar üzerinde kontrol sağladı. Fetih Ordusu’nun bu kazanımları, ayrıca isyancıların rejimin başlıca kalesi ve ana insan kaynağı olan sahil bölgesine ulaşması rejimi büyük tehlikeye sokmuş durumda.

Öte tandan İdlib’teki Fetih Ordusu örneği Halep’te de uygulamaya kondu. Nusra Cephesi hariç muhalif güçlerin çoğu 3 Mayıs’ta “Halep Muharebesi” adıyla ortak bir komuta merkezi oluşurdu. Hedef, yarısı rejim kontrolünde olan Halep kentinin tamamını ele geçirmek. Ancak 31 muhalif grubun katılımıyla genişleyen ortak komuta merkezi faaliyete geçer geçmez İD kuzey Halep kırsalında taarruza geçti.

Böyle olunca ortak komuta merkezi Halep’te rejimle savaşmak yerine ilk iş olarak İD’in 1 Haziran’da ele geçirdiği El Bal köyünü 12 Haziran’da geri aldı. Komuta merkezi bu bağlamda 31 Mayıs’ta İD’i kastederek şu açıklamayı yapmıştı: “Saldırıları püskürtme ve ele geçirilen kasabaları geri alma niyetindeyiz. (…) Tüm bunlar Halep savaşına hazırlıklarımızı etkilemeyecek.”

İsyancıların Halep’te rejime karşı taarruzu böylece ertelenmiş oldu. Kaldı ki taarruz başlasa dahi isyancıların sırtı kuzey Halep kırsalında açıkta kaldığı sürece bu zayıf bir taarruz olur. Dahası İdlib’te Fetih Ordusu’nun belkemiğini oluşturan Ahrar El Şam, birliklerinin bir kısmını bölgeden çekerek İD saldırılarına karşı Halep’in kuzeyine kaydırdı. Tüm bu gelişmeler rejimin işine yaradı. Zira rejimin hedefi kendisine karşı saldırıları geciktirmek ve isyancıları Esad’la savaşanlarla İD’le savaşanlar şeklinde iki cepheye bölmek.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

İdlib’deki zamansız gerilimden savaş çıkar mı?
Fehim Taştekin | Suriye çatışması | Eyl 25, 2020
Suriyeli muhalifler niçin Türkiye’den gitmek istiyor?
Amberin Zaman | Suriye çatışması | Eyl 10, 2020
Moskova ve Şam niçin birbirine güç gösterisi yapıyor?
Anton Mardasov | Suriye'de Rusya | Tem 31, 2020
Suriyeli Kürtler birlik için ‘tarihi adım’ atarken Ankara sessiz
Amberin Zaman | Suriye çatışması | Haz 17, 2020
Suriye’de ‘TL bölgesi’ hayal mi gerçek mi?
Fehim Taştekin | Suriye çatışması | Haz 15, 2020

Recent Podcasts

Featured Video