Türkiye'nin Nabzı

İran’a ambargonun kalkması Türkiye’ye nasıl yansıyacak?

By
p
Article Summary
Türkiye’nin İran’a ihracatı ambargoda ağır kayba uğramıştı. Ticaret hacmi şimdi patlayabilir. Ama iki ülkenin liderlik iddiası ve zıt kutuplarda yer almaları önemli bir engel…

İran’la BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri arasında varılan nükleer mutabakatın ardından 3 yıldır süregelen ambargonun kalkması Türkiye’ye de olumlu yansıyacak. Çünkü ambargo Türkiye’nin İran’a yaptığı ihracata ağır darbe vurmuştu. İki ülke şimdi ticaret hacmini artırmaya çalışıyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 7 Nisan’da gerçekleştirdiği İran ziyareti nükleer mutabakatın sağlandığı döneme denk gelince önemi arttı. Ziyarete 6 Bakan’ın katılması Türkiye’nin işbirliğini artırma isteğinin yansımasıydı. Eğitim, sağlık ve çevre konularında bir dizi anlaşma imzalandı.

Dış Ekonomik İlişkiler Konseyi (DEİK) Türk-İran İş Konseyi Başkanı Rıza Eser, yaptırımların kalkmasıyla 2014 yılında 13.7 milyar dolar olan iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2 yıl içerisinde 30 milyar dolara ulaşabileceğini söyledi. 

Ziyarette ele alınan önemli konularından biri de doğalgaz ithalatıydı. Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’nin en pahalı doğalgazı İran’dan aldığını belirterek “Aslında fiyat aşağı çekilmiş olsa, İran’dan alacağımız doğalgazı çok daha artırırız” dedi.

İki ülke arasındaki ticaretin büyük dilimini doğalgaz oluşturuyor. Türkiye İran’dan yılda 10 milyar metreküp doğalgaz alıyor. Ancak fiyatın yüksek olduğu gerekçesiyle Uluslar arası Tahkime başvuran Türkiye, yüzde 25 indirim istiyor. Enerji Bakanı Taner Yıldız, tahkimin Mayıs ayında sonuçlanabileceğini, İran’dan yeni bir teklif beklediklerini söyledi. 

İran Türkiye’ye doğalgazın bin metreküpünü 487 dolardan satıyor. Oysa Türkiye aynı miktarda doğalgazı Rusya’dan 418 dolara satın alıyor. Üstelik Rusya yüzde 6 indirime gideceğini açıklamış durumda.

Ambargonun kalkması ve fiyatın düşürülmesi halinde İran’dan doğalgaz alımı artabilir. Ancak daha önemli bir gelişme var. İran’dan alınacak gazın TANAP (Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi) aracılığıyla Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştırılması gündemde.

İran önümüzdeki dönemde Azerbaycan-Türkiye ve BP’nin ortak olduğu TANAP’a katılabilir. TANAP hisselerinin yüzde 58’ine sahip olan Azeri şirketi SOCAR’ın Başkanı Rövnag Abdullayev “Eğer İran’dan uygun bir teklif gelirse hisse satmayı düşünüyoruz. Doğalgazı Avrupa’ya taşımak için TANAP dışında bir alternatifleri yok” dedi. 

Bu hatta bağlanmak, İran’ın üretimini artıracak bir gelişme olur. Çünkü Rusya ile kriz yaşayan Avrupa ülkeleri yeni doğalgaz kaynakları arıyor.

Dışişleri Bakanlığı kayıtlarına göre, Rusya’dan sonra dünyadaki en büyük doğalgaz rezervi yüzde 17 ile İran’ın elinde bulunuyor. Ancak rezervlerin sadece yüzde 48’lik bölümünü işletilebiliyor.

Azerbaycan’ın Şah Deniz sahasındaki doğalgazı 1850 kilometre uzunluğundaki boru hattı ile Avrupa’ya taşıyacak TANAP’ın Türkiye bölümünde geçen ay temel atılmıştı. Hattın ilk etabı Haziran 2018’de tamamlanacak ve yılda 16 milyar metreküp gaz taşıyacak. Daha sonra gaz miktarı 31 milyar metreküpe çıkacak. 

Türkiye İran’dan ham petrol de alıyor

Dünya petrol rezervlerinin yüzde 10’una sahip olan İran, daha önce Türkiye’nin petrol ihtiyacının yüzde 51’ini (9.2 milyon ton) karşılıyordu. Ancak ambargo ve ABD’nin “alımı azaltın” baskısının yanı sıra Kuzey Irak’tan Ceyhan’a petrol akışı başlayınca ithalat tablosu değişti. İran’dan ithalat yüzde 28.5’e gerilerken, Irak’tan alınan petrol yüzde 10’dan yüzde 32’ye çıktı. Böylece Kuzey Irak Türkiye’nin ana tedarikçisi haline geldi. 2013 yılında Irak’tan alınan petrol miktarı 5.4 milyon tona yükselirken, İran’dan ithalat 4.8 milyon tonda kaldı. 

Ekonomi Bakanlığı İran’ı “ticaretin artırılacağı hedef ülke” ilan etti. Nedeni, ambargo yüzünden gerileyen ticaret hacmi. Ambargonun başladığı 2012 yılında 9.9 milyar doları ihracat, 11.9 milyar doları ithalat olmak üzere 21 milyar 886 milyon dolarla rekor kırmıştı.

Dış ticaret hacminin yükselmesinde Türkiye’nin ambargoyu aşmak için İran’a doğalgaz bedelini altınla ödemesi etkili oldu. Öyle ki, 2012 yılının sadece ilk 5 aylık döneminde İran’a 3 milyar dolarlık altın satılmıştı. 

Buna karşılık doğalgaz ve petrol alımı nedeniyle ithalat fazla düşmedi. 2013 yılında 10 milyar 383 milyon dolar, 2014 yılında ise 9 milyar 833 milyon dolarlık ithalat yapıldı. Ancak Türkiye’nin İran’a ihracatı 2012’den sonra gerilemeye başladı. İhracat 2013 yılında 4 milyar 192 milyon dolara, 2014’te ise 3 milyar 886 milyon dolara indi.

Peki Türkiye İran’a ne satabilir?

Ekonomi Bakanlığı, İran ekonomisinin dönüşüm yaşadığını dikkate alarak ihracat yapma potansiyeli olan başlıca sektörleri şöyle belirledi:

“Özellikle turizm, enerji, bankacılık, petrokimya, telekomünikasyon, ulaştırma ve otomotiv sektöründe büyük fırsatlar sunulmaktadır. Havaalanı, karayolu, otel ve konaklama tesislerinin inşası, modernizasyonu ve işletilmesi konusunda iş imkanları mevcuttur. Ayrıca deniz taşımacılığı konusunda Hazar Denizi ve Karadeniz’de ortak faaliyetler yürütülebilir.”

Ekonomi Bakanlığı verilerine göre, Tahran’da 100’e yakın Türk firması faaliyet gösteriyor. Tebriz’de 2005 yılında kurulan, ülkenin ilk ve tek Serbest Yabancı Yatırımcı Bölgesinde Türk işadamlarına ait 38 yatırım bulunuyor. İran nüfusunun yüzde 40’ı Türk kökenli Azerilerden oluşuyor. Ülke genelinde Türk televizyonlarının izlenme oranı oldukça yüksek. Yani İran’da Türkçe konuşan ve Türk mallarına ilgi duyan büyük bir kitle var. 

Ocak ayında devreye giren Tercihli Ticaret Anlaşması da ticaret hacmini genişletecek önemli bir unsur. Türkiye’den İran’a gıda, kimya, otomotiv yan sanayi ve demir çelik ürünleri satışının artması bekleniyor. 

Öte yandan, İran Türkiye’nin bölge ülkelerine açılan kapısı olacak. Çünkü daha önce Ortadoğu ve Körfez ülkelerine Suriye üzerinden mal sevkiyatı yapan Türkiye, iç savaş nedeniyle bu kapıyı kaybetti. Mısır da, Türkiye’nin iç işlerine fazla karıştığı gerekçesiyle Ro-Ro ve karayolu taşımacılığı anlaşmasını iptal edeceğini açıkladı. Türkiye’nin önünde tek yol olarak İran kaldı. Uluslar arası Nakliyeciler Derneği Başkanı Çetin Nuhoğlu “İran’la anlaşmalar tamamlandı. 22 Nisan’dan sonra bu ülkeden taşımacılık yapacağız” dedi. 

Ambargonun kalkması, sınır komşusu iki ülkenin birçok alanda birbirine muhtaç olması, İran’daki Türk nüfusu gibi faktörler ticaret hacmini artırmada önemli rol oynayabilir. Ancak iki ülkenin bölgesel liderlik iddiası var. Ayrıca Türkiye; Yemen, Suriye ve Irak’la ilgili dış politikasında İran’la karşı karşıya gelmiş durumda. Hatta Erdoğan, Yemen’deki gelişmelerde Suudi Arabistan’ın yanında saf tutarak İran’ı kızdırdı. Bu gelişmelerin iki ülke arasındaki ticari ilişkileri sabote etme potansiyelini göz önünde bulundurmak gerekir…

Bu bölümlerde bulundu: turkish trade, turkish exports to mena, turkish energy imports, turkish energy dependency, turkish economy, turkey-syrian border, turkey-iran

Profesyonel gazetecilik hayatına 34 yıl önce başlayan Çetingüleç, Sabah medya grubunda çalıştığı 23 yıl içinde, Başbakanlık muhabirliği, Cumhurbaşkanlığı muhabirliği, ekonomi servisi ve parlamento bürosu şefliği de dahil pek çok farklı alanda görev yapmıştır. Dokuz yıl boyunca Takvim gazetesinin Ankara Temsilciliğini üstlenen ve aynı gazetede köşe yazan Çetingüleç’in yayımlanmış iki kitabı vardır.

x

Cookies help us deliver our services. By using them you accept our use of cookies. Learn more... X