Türkiye'nin Nabzı

Türkiye’nin yoksulluk fişlemesi

By
p
Article Summary
Hükümetin 77 milyon kişiyi fişlediği ortaya çıkınca, ana muhalefet partisi CHP “yoksulluk” fişlemesi ile karşılık verdi.

Türkiye’de hemen her seçim öncesi siyasi partiler işsiz ve yoksullar için bolca vaatte bulunur. Dar gelirlilere, emeklilere yardımlar artar, evsizler için projeler geliştirilir. İktidara gelince bu taahhütler genellikle unutulur ve her şey birkaç ay içinde kendi rutinine döner. Ancak Haziran ayında yapılacak genel seçim öncesinde tartışması sona ermeyecek iki olgu var:

  • 77 milyon vatandaşın her türlü özel bilgiyle kayıt altına alınarak fişlediğinin ortaya çıkması.
  • CHP’nin alternatif bir fişleme ile Türkiye’de yaşanan yoksulluğu tüm boyutlarıyla ortaya sermesi.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin fişlendiğini CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu açıklamıştı. Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamada Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığınca yapılan fişlemeye ilişkin belgeyi basına gösterdi. Vatandaşlara ait bilgilerin “Deva 1” ve “Deva 2” diye adlandırılan detaylı veri analizi programı ile toplandığını, program içerisinde ülkedeki herkese ait istihbari kişisel bilgilerin bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Başbakan’a şu soruyu yöneltti: “Hadi biz siyasetçiyiz. Yahu taksi şoförünü ne diye fişliyorsun?”

CHP, “fişleme” iddiasını gündeme getirmekle kalmadı, bir de alternatif fişleme yaparak, Türkiye’nin yoksulluk haritasını çıkarıp kamuoyuna açıkladı. CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran ve ekibi tarafından hazırlanan raporda fakir insanların geçim sıkıntısı ve kötü yaşam koşulları ayrıntılı biçimde gözler önüne serilirken, Hükümetin fişleme ile uğraşacağına yoksulluğu ortadan kaldırmak için çaba göstermesi istendi. 

Umut Oran’ın Al-Monitor’a e-mail yoluyla gönderdiği raporda Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) son verileri dikkate alınmış. Veriler devlete ait olduğu için Hükümetin bu bilgileri inkâr etme ya da yalanlama olasılığı yok. Rapora göre, Türkiye’de nüfusun 22 milyonu aylık 835 lira gelire sahip. Borç ve taksit ödemeleri ile boğuşanların sayısı 49 milyon. Halk iyi beslenemiyor: 34 milyon kişi 2 günde bir et, tavuk ya da balık yiyecek maddi imkâna sahip değil. Yıpranmış, eskimiş mobilyalarını yenileyemeyenlerin sayısı 56.2 milyon. Yeni giysi alacak parası olmayan 26 milyon kişi var. 58 milyon kişi yılda 1 hafta tatil yapacak maddi imkâna sahip değil.

Cumhurbaşkanlığı için yaptırılan Saray’ın camları dahi ithal edilirken, 30 milyon 500 bin kişi çatısı sızdıran, duvarları nem geçiren, pencere çerçeveleri çürümüş evlerde oturuyor. Rapora göre 19 milyon kişi, yani ülkede yaşayan her 4 kişiden biri, odaları güneş almayan karanlık evlerde yaşıyor. Banyosu bulunmayan evlerde 2 milyon, tuvaleti bulunmayan evlerde 6.6 milyon, mutfağı bulunmayan evlerde 2.1 milyon kişi yaşıyor. Evinde sıcak su sistemi olmayanların sayısı 12.1 milyon, hiç su bağlantısı bulunmayanların sayısı 1 milyon 300 bin. Isınma giderini karşılayamadığı için kışı titreyerek geçirenlerin sayısı ise 22 milyon.

Sadece yoksulluk değil, iş kazalarına da dikkat çekilen raporda, devlet ve işverenin ihmali sonucu 2014 yılında 1886 kişinin yaşamını yitirdiği, bu yıl 2 aydaki iş kazalarına kurban giden işçi sayısının ise 206’ya ulaştığı belirtildi.

İktidarın “Big Brother” tarzıyla 77 milyon kişiye ait her türlü bilgiyi bilgisayar ortamında depoladığına dikkat çekilen raporda Hükümet “yoksulluğu bildiği halde çözüm bulmamakla” suçlandı: “Ne tuhaftır ki, Hükümet en özel alanlarına kadar izleyip kontrol etmek istediği halkın yaşam koşulları ve sorunlarını iyi bildiği halde ilgisiz ve duyarsız davranmaktadır. İktidar, vatandaşların işsizlik, yoksulluk, geçim derdi, iş kazaları gibi kanayan yaralarına çare bulacağına, bunların üstünü örtme ve gözden kaçırma çabası içerisinde.”

Raporda işsizlik konusuna ilişkin veriler de şöyle yer aldı: “AKP 12 yıldır halkın iş ve aş sorununu çözememiştir. TÜİK’in her ay açıkladığı iş gücü verileri, buzdağının sadece ucunu gösteriyor. Resmi tanıma göre işsiz sayısı 3 milyon 145 bine, işsizlik oranı yüzde 10.9’a çıkmıştır. Bu oran, işsizlikte son 4 yılın zirvesidir. Genç işsizliği ise yüzde 20.2’ye vurmuştur. Bu veriler sadece aktif olarak iş arayanları kapsıyor. Son 3 ayda iş aramamış, ama iş olsa çalışmaya hazır 2 milyon 418 bin ‘umutsuz’ da dâhil edildiğinde gerçek işsiz sayısı 5 milyon 563 bine çıkıyor. İşsiz sayımız birçok önemli ülkenin nüfusundan fazladır.”

Raporla ilgili olarak Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Umut Oran, Hükümetin yoksulluğu neden yenemeyeceğini şöyle anlattı: “AKP var olduğu sürece Türkiye’deki yoksulluk sorunu çözümlenemez. Çünkü iktidar yoksulluğu kullanmakta ve insanların acısının sürdürülmesinden yana bir politika izlemektedir. Nitekim OECD ülkelerinde yapılan sosyal yardımların ancak yarısı Türkiye’de yapılabilmektedir ve Hükümet bunu bile büyük bir başarıymış gibi sunmaktadır. Ülkede bağımsız medya hâkimiyeti olmadığı için algıyı bugüne kadar yönetebilen AKP artık bunu sürdüremez. Çünkü bıçak kemiğe dayandı. İşte TÜİK’in bile artık gizleyemediği, can yakan rakamlarla milyonların hali ortada. Türkiye’nin yoksulluk sorununa çözüm bulmak için acilen bir sosyal demokrat hükümete ihtiyacı var. “

Umut Oran’a sosyal demokrat iktidarın farklı ne yapabileceğini sorduk: “CHP iktidara gelirse yoksulluğu azaltmaya odaklanacaktır. Öncelikle 9,5 milyon emekliye yılda 2 maaş ikramiye vereceğiz. Seçimden 40 gün sonra emeklilere 1 aylık maaş ikramiyesi dağıtılacak: İkinci ikramiye ise 24 Eylül’de verilecek.”

Emeklilere verilecek 2 maaş ikramiye konusu Hükümetle CHP arasında polemiğe yol açmış durumda. Hükümet, bunun için nereden kaynak bulacaklarını sorarken, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, sözünü yerine getireceğini, getiremezse istifa edeceğini içeren noter tasdikli bir taahhütnameyi kamuoyuna açıkladı.

İstanbul Milletvekili ve Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı Umut Oran da kaynak konusunda Al-Monitor’a şu bilgiyi verdi: “Hiç para yok demesinler. Sorunu biliyoruz. Ülkenin kaynaklarını da biliyoruz. Ama bu Hükümet sadece dolar-faiz tartışmasıyla doların aşırı artmasına neden olarak halkın sırtına 90 milyar TL dış borç yüklemiş, ülke kaynaklarını heba etmiştir. Biz 11 Nisan’da açıklayacağımız seçim bildirgesinde neler yapacağımızı açıklayacağız. O zaman yoksulluğu giderecek bütün projelerimizin uygulanabilir, mantıklı ve akılcı olduğunu herkes görecek.”

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: unemployed, turkey, poverty, kemal kilicdaroglu, chp, ahmet davutoglu, akp
Gazeteciliğe 1985 yılında Sabah gazetesinde başladı. Daha sonra Nokta ve Aktüel dergilerinde sosyal ve kültürel olaylara ilişkin habercilik yaptı. Dünya Gazetesi, KANAL 6 ve TGRT'de ekonomi ve parlamento muhabiri ve haber programcısı olarak çalıştı. Bir dönem Parlamento Muhabirleri Derneği Yönetim Kurulu'nda yer aldı. Son olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 2 kez Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeliğine seçildi ve 8,5 yıl süreyle bu görevi yürüttü. Sürekli Sarı Basın Kartı sahibi.
NEVER MISS
ANOTHER STORY
Haber bültenimize üye olun
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept