İslam Devleti’nin zayıf noktası Anbar mı?

İslam Devleti için Anbar ve Felluce’nin kontrolü hayati önem taşıyor. Örgütün buradaki mağlubiyeti çöküşünün de başlangıcı olur. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor .

İşlenmiş konular

security, islamic state, iraqi government, iraq, fallujah, anbar tribes iraq, anbar province

Eki 16, 2014

BAĞDAT — Irak ve uluslararası toplum, İslam Devleti’nin (İD) Anbar vilayetine geri dönmesini ve buradaki kasabaları bir bir ele geçirme çabalarını konuşuyor. Hit ve Kubaysa kentlerine giren, Ramadi’yi de kısmen kontrolü altına alan İD başkent Bağdat’ı tehdit ediyor.

Ancak İD’le mücadelede bugüne dek hassasiyetle üzerinde durulmayan bir soru var: Şu an Anbar’a döndüğü söylenen İD oradan hiç ayrılmış mıydı?

Örgüt Anbar’ı hâlen en hassas savaş alanı olarak görüyor. Irak’ın en büyük vilayeti olan ve ülke yüzölçümünün üçte birini oluşturan Anbar, 2003’ten bu yana radikal grupların ana üssü olageldi. Anbar’ın üç ülkeyle (Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye) ve altı Irak vilayetiyle (Musul, Selahattin, Bağdat, Babil, Kerbela ve Necef ) sınırı var.

Uçsuz bucaksız, zorlu Anbar Çölü terör örgütlerini her zaman çekti ve onlar için ana ulaşım yollarından, istihbarat gözetiminden uzakta şehirler arasında hareket edebildikleri bir alan oldu. Anbar’ın aşiret ve göçebe ilişkilerinin hâkim olduğu nüfus yapısı da İD’e toplumsal açıdan uygun bir ortam sundu. 2013 yılı boyunca Sünnilerin hükümet karşıtı gösterilerine sahne olan Anbar, 2014’ün başında İD’in Irak’taki ilk muharebe alanı oldu.

İD, ocak 2014’te Bağdat’ın batısındaki Felluce’yi alarak Irak için tehdit hâline geldi. Anbar halkı burayı vilayetin en önemli kenti olarak gördüğü için silahlı gruplar ve en koyu İD karşıtları Felluce’ye aktı. İD lideri Ebu Bekir El Bağdadi, Felluce’yi altı ay boyunca kontrol etse de halifeliğini o sırada değil, Musul’un işgalinden sonra ilan etti.

Musul’un işgalini takip eden aylarda oluşan şartlar İD’in önce Felluce’de zayıflayacağını gösterdi. Zira örgütün bu kenti ele geçirmesi, tüm Anbar’ı etkiledi. İD’in Anbar’daki hâkimiyetini kaybetmesi ise hem Irak hem de Suriye’deki çöküşünü hızlandıracaktı.

Irak’ta askeri müdahalede bulunan uluslararası koalisyon, yalnızca ağustos başında Anbar’a ciddi şekilde yoğunlaştı. Siyasiler ise yeni hükümeti kurmak ve bakanları seçmekle meşgul olurken zaman kaybetti. Bu ortam İD’e varlığını güçlendirme, bir dizi kasaba ve kente yerleşme olanağı sundu.

İD, 15 Haziran’da Irak-Suriye sınırındaki stratejik El Kaim kasabasını, ağustosta da Suriye’nin El Bukamal kentini ele geçirerek “Fırat Devleti” diye adlandırdığı yapıyı ilan etti. Eylülde Felluce’nin Anbar’dan bağımsızlığını ilan eden örgüt, vilayetin diğer şehirlerini de “Anbar eyaleti” olarak tanımladı.

Anbar’ı üç idari ve askeri birime ayıran İD, kademeli olarak gücünü buradaki köyleri ve kasabaları sindirecek şekilde örgütledi. Bu kapsamda önce Anbar Çölü’nü kontrol altına aldı, şu an savaştığı Ramadi ve Hit’e güzergâhlar açtı ve nihayet Han El Bağdadi istikametinden Ayn El Esad isimli askeri kampı tehdit eder hâle geldi.

Al-Monitor’a konuşan Anbar Vilayet Meclis Başkanı Sabah Karhut, Irak hükümetinin Anbar’ın düşmesini önlemek için tedbir almakta geciktiğini şöyle anlattı: “Aşiretler ve yerel yöneticiler, İD’e 10 ayı aşkındır direnen Anbar kentlerine hükümetten defalarca destek talep etti. Ancak buna rağmen buradaki aşiretlere, emniyet ve ordu birimlerine gerekli mühimmat ve destek sağlanmadı.”

ABD’nin Anbar’a kara harekâtı düzenlemesini de istemiş olan Karhut, İD’in zamanla ilerlediğini ve Fırat nehri kıyılarında onlarca köyü kuşattığını anlattı. Bu köylerin içinde El Buamer, El Hafeciye, El Bunamer, El Abid, El Cogeyfe, El Hetevin ve Han El Bağdadi gibi köyler vardı. Karhut, köylerdeki aşiretler İD’e karşı direnirken hükümetin destek için gerekli adımları atmadığını ekledi.

Öte yandan, “aşiretlere destek” kavramı da oldukça muğlak görünüyor. Hiçbir hükümet çatışma bölgelerindeki sivillere şu sorulara net yanıtlar almadan açıkça destek veremez: Destek kime gidecek? Destek alanlar, resmi güvenlik birimleriyle nasıl koordinasyon yapacak? Aşiret savaşçıları güvenlik planlarına nasıl dâhil edilecek? İhtiyaçlar nelerdir? Mali destek mi, silah mı, lojistik mi yoksa hava desteği mi?

Bu soruların yanıtı ancak “İD’le mücadele” pratik detaylara döküldüğü zaman alınır. Söz konusu kentlerden gönüllü savaşçıların örgütlenmesi, eğitilmesi ve silahlandırılması da buna dâhildir. Bu konuda ortaya atılan “Ulusal Muhafız” projesi hâlen resmiyet kazanmış değil ve daha birkaç ay savaşa herhangi bir etki yapması beklenmiyor.

Anbar’da güvenlik durumunun kötüleşmesi ve Bağdat’ın güvenliğine olan yansımaları, birkaç yönden ivedi uyarılar gerektiriyor. Her şeyden önce Anbar’ın Bağdat, Babil ve Kerbela bakımından son derece tehlikeli bir konuma sahip olması bu kentleri de tehdit çemberinin içine alacak.

İD, geçen nisanda Musul’un işgalinden iki ay önce Ebu Gueryb kasabasında ortaya çıkmıştı. Bu kasaba, Bağdat idari biriminin batısında yer almakta ve başkenti Anbar’a bağlamaktadır. Burada askeri bir geçit düzenleyen İD, aynı ay içinde Felluce Barajı’nı ele geçirdi, su hatlarını kesti, Bağdat’ın güneyinde geniş alanları tehdit ederken Ebu Gureyb bölgesinde de kimi alanları su altında bıraktı.

Örgütün Bağdat sınırlarında mevzi kazanmaya başlaması, başkentin güvenliği için yeni tehditler demek. Anbar ve bilhassa Felluce, tehdidin gerçek kaynağı ve savaşın kritik unsurlarından biri olarak özel dikkat gerektiriyor.

Felluce dâhil Anbar’da kontrolün tam anlamıyla geri kazanılması, Irak’ın yeni güvenlik planlarında esas hedef olmalı. Anbar’da İD’le mücadeleyi yürütecek güçlerin oluşturulması için bir an önce diyalog başlamalı. Uluslararası koalisyon da gayretlerini bu vilayette güç dengesini değiştiremeye odaklamalı. Bu, İD kontrolündeki diğer bölgelerde de güç dengesini değiştirmenin başlangıcı olur.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Irak'ın Nabzı

al-monitor
Iraklı gençler dinden uzaklaşıyor mu?
Judit Neurink | | Eyl 21, 2020
al-monitor
Irak su meselesinde Türkiye’ye karşı hangi kozları kullanabilir?
Omar al-Jaffal | Su sorunları | Ağu 12, 2020
al-monitor
Suriye: SDG bölgesindeki suikastlar ne anlama geliyor?
Shelly Kittleson | İslam Devleti | Ağu 10, 2020
al-monitor
Irak Kürdistanı Suriyeli Kürtlere gönderilen insani yardımları engelliyor mu?
Amberin Zaman | Koronavirüs | Nis 22, 2020