Filistin'in Nabzı

Gazze savaşının ardından İslami Cihat’a destek büyüyor

By
p
Article Summary
İslami Cihat’ın halk desteği, Gazze savaşının ardından arttı. Örgütün Hamas─El-Fetih kavgasına karışmama kararlılığı bunda etkili oldu. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

GAZZE ŞEHRİ, Gazze Şeridi — Son Gazze savaşı, İslami Cihat’ın ideolojik tutumunu değiştirmiş değil. Örgüt, işgale direnme ve tüm Filistin topraklarını işgalden kurtarma amaçlarını tekrarlamaya devam ediyor. İslami Cihat, tutumunda kararlı olsa da fiiliyatta kabul ettiği ateşkes, işgal güçlerine karşı aralıksız mücadeleyi öngören temel ilkesiyle bağdaşmıyor.

İslami Cihat liderlerinden Halid El Batç Al-Monitor’a verdiği röportajda hareketin ateşkese bağlı olduğunu ve 16 Eylül’de Eşkol’ü hedef alan havan topu saldırısında bilgi sahibi olmadığını vurguladı: “Bu olay bilgimiz dâhilinde değil. İsrail bağlı kaldığı müddetçe biz de Mısır himayesinde varılan ateşkese bağlıyız.”

Batç, hareketin ateşkese bağlı kalmakla birlikte ulusal kurtuluş aşamasına geçtiğini ve BM kararlarında da tanınan direniş hakkından vazgeçmeyeceğini vurguladı.

İslami Cihat’a yakın siyaset yazarı Hasan Abdo’ya göre hareketin başlıca ideolojik ilkelerini değiştirmesi olası değil. Buna 1967 sınırları temelinde bir devletin kabulü de dâhil. Abdo, Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Hareketin ideolojisinde bu söz konusu bile olamaz. İslami Cihat, tüm Filistin toprakları üzerinde hak sahibi olduğuna inanıyor. İnsanlar buna niye şaşırıyor ki? İsrail de aynı şekilde Filistin’in tamamını istemiyor mu?” Hareketin esneklik göstermek için ateşkesi kabul ettiğine inanan Abdo bunun hareketin stratejisinde ve direnişe bağlılığında ideolojik herhangi bir değişikliğe işaret etmediğini söyledi.

Hareketin kararları, bağımsızlık konusunda net. İslami Cihat lideri Muhammed El Hindi 11 Eylül’de bir törende şöyle konuştu: “Savaş kararı hükümetin ya da başka bir makamın yetkisinde değildir. Herkes bizim gerçek bir devlet olmadığımızı, Gazze Şeridi’nin de Batı Şeria’nın da işgal altında olduğunu ve bu ihtilafın düşman tarafından başlatıldığını biliyor. Direniş hareketi, oturup savaş kararı verilmesini mi bekleyecek?”

Bu görüşe katılan Abdo, direnişi geçerli bir stratejik seçenek olarak görüyor. Abdo’ya göre direniş hareketi, siyasi tavizler verme baskısı altında kalmamak için ne Batı Şeria’da ne Gazze Şeridi’nde herhangi bir siyasi mercide yer almaz. Abdo şöyle devam ediyor: “Bununla birlikte İslami Cihat ateşkesin önemini de kavrıyor ve bunu direnişin bir parçası olarak görüyor. Ateşkes, direnişin güçlendirilmesi ve İsrail ordusuna her gün saldırma imkânı verilmemesi anlamına geliyor. Dolayısıyla hareket için sadece iki seçenek söz konusu: işgale direnmek ya da işgale direnmek için hazırlık yapmak.”

Abdo’ya göre son savaş İslami Cihat’ı “bölgesel ve uluslararası boyutlar konusunda, bilhassa Mısır gibi Filistin meselesinde karar verici konumda olan taraflar bakımından daha gerçekçi ve anlayışlı” yaptı. Ancak ona göre “Direnişin sahada başardıklarını siyaset müzakere masasında başaramadı.”

İslami Cihat’ın haftada iki kez yayımlanan gazetesi El İstiklal, hareketin mevcut tavrını açıkça yansıtıyor. Gazetede Gazze yönetimini elinde tutan Hamas’a yönelik eleştirilere nadiren rastlanırken, Ramallah’taki Filistin Yönetimi’ni bilhassa da Mahmud Abbas’ı hedef alan pek çok makale çıkıyor.

İsminin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan bir siyasi yorumcu, bu tutumun Hamas’ın tutumuyla örtüştüğünü belirterek şöyle dedi: “Bu tutum, son savaşta en belirgin hâliyle ortaya çıktı. Öyle ki hareket, Hamas’ın savaşı başlatma ve bitirme kararlarına uydu. İslami Cihat, Gazze’nin Filistin’den bağımsız bir birim olduğuna inanmıyor ve ara çözümleri kabul etmiyor. Ancak buna rağmen Gazze’ye siyasi bağımsızlık boyutu kazandıran havaalanı, liman ve sınırın açılması gibi taleplerin öne sürülmesinde beis görmedi. Hareket, Gazze’yle Batı Şeria’nın bağlanması şartını da kabul ettiremedi.”

Yorumcuya göre Hamas’la olan bu özdeşleşme, ulusal disiplin çerçevesinde değerlendirilebilir. Ancak İslami Cihat’ın kendini Hamas’tan daha az ayrıştırması, siyasi sürece ve daha da önemlisi yeniden inşa sürecine dâhil olmaya hazırlandığının işareti olabilir. Yorumcu, hareketin yine de ideolojisinden vazgeçmeyeceğini, bu ideolojide ayak direyeceğini belirtti.

Abdo ise bu görüşe katılmıyor: “İslami Cihat, Hamas’ı işgal güçlerine karşı direnişin temel ve güçlü bir unsuru olarak görüyor ve bu aşamada Hamas’la zıtlaşmak istemiyor.”

İslami Cihat’ın tüm Filistin gruplarıyla iyi ilişkiler içinde olduğunu vurgulayan Abdo, hareketin herhangi bir grupla husumet yaratmamak için Abbas’a savaştaki tutumuna teşekkür eden bir mektup gönderdiğine dikkat çekti ve şunu ekledi: “İslami Cihat, Hamas’la El Fetih’in kavgasında yer almayacak.”

İslami Cihat’ın Hamas’la uyumuna rağmen halkın hissiyatı, İslami Cihat’ın savaş sırasında mağdur olan halkla daha çok dayanıştığı ve diğer gruplara kıyasla savaşı bitirmeye daha kararlı olduğu yönünde. Bu hissiyat, Gazze Şeridi’ndeki Vatan Araştırmalar Merkezi’nin kamuoyu anketine de yansıdı. Savaştan sonra İslami Cihat’a destek yüzde 30.8 oranında artarken hareketin askeri kanadı Kudüs Tugayları’na destek de yüzde 28.9 oranında yükseldi.

Bağımsız siyasi yorumcu Hani Habib bunu Al-Monitor’a şöyle değerlendirdi: “İslami Cihat hareketi, desteğini fazlasıyla artırmış durumda. Savaş sırasında daha uyumlu, örgütlü ve esnek olduğunu gösterdi, çelişkili açıklamalar yapmadı, halkın acılarına kayıtsız kalmadı.” Habib’e göre “dış etkilerle karar alan diğer tarafların aksine” İslami Cihat, bölgesel ilişkilerinin Filistin’le ilgili kararlarını etkilemediğini gösterdi.

Batç ise İslami Cihat’ın İsrail’in saldırılarını durdurmak ve amaçlarına ulaşmasını engellemek için büyük çaba sarf ettiğini belirterek şöyle devam etti: “İşgal güçleri, dört amacına da ulaşamadı. Bunlar: Gazze’nin tamamını işgal etmek, Gazze’deki direnişi ortadan kaldırmak, Gazze’yi BM himayesine sokmak ve Gazze’de işgale rıza gösteren bir Filistinli tarafı başa geçirmekti. (...) Savaş sırasında halkın direnişini teşvik etmek ve saldırının duracağına dair umut vermek amacıyla sürekli ateşkesten bahsettik.”

Abdo da İslami Cihat’ın baştan beri ateşkes istediğini belirterek şöyle dedi: “İslami Cihat’ın stratejisi, saldırıları önlemeye dayanıyor. Saldırı olduğunda ise hareket, bu saldırının amacına ulaşmasını engellemeye çalışıyor.”

Gazze halkının hareketi takdir ettiğini belirten Abdo, İslami Cihat’ın halkın acılarını en çok paylaşan, Gazze’nin harap edilmesini engellemek için en kararlı davranan örgüt olduğunu, oysa diğer Filistinli grupların bölgesel duruma göre hareket ettiğini vurguladı: “Başkan Mahmud Abbas Suudi Arabistan, Mısır, BAE ve Ürdün merkezli bölgesel eksenle uyum içindeydi. Hamas da Doha-Ankara-Müslüman Kardeşler ekseni içinde hareket etti. İslami Cihat ise tamamen milli bir gündemle ortaya çıktı.”

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: palestinian authority, palestine, mahmoud abbas, islamic jihad, hamas, fatah

Asmaa al-Ghoul, Al-Monitor’un Filistin’in Nabzı bölümünün yazarlarındandır. Gazze’de Refah Mülteci Kampı’nda yaşayan al-Ghoul, gazetecilik yapmaktadır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept