Suriye ve Irak’taki kavgalı Kürt grupları, anlaşmazlıklarını bir kenara bırakıp İslam Devleti ile savaşta güç birliği yapıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
.
Ağu 22, 2014
İslam Devleti’nin (İD) saldırılarıyla halkı savunmak için bir araya gelen tüm Kürt güçleri, yakın tarihte ilk defa güç birliği yapıyor. İD’in Sincar’a saldırmasının ardından Irak Kürdistan Bölgesi’nin yaklaşık üç yıldır ambargo uyguladığı Rojava’daki (Suriye Kürdistanı) Halk Savunma Birlikleri (YPG), 3 Ağustos’ta Iraklı Peşmerge güçlerinin yardımına geldi ve bir kısmının hayatını kurtardı.
Kürtlerin en güçlü iki partisi olan Abdullah Öcalan’ın Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ile Mesud Barzani’nin Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) Rojava nedeniyle son üç yıldır siyasi çatışma içinde. Çatışma, Rojava’nın nasıl yönetileceği ve bölgedeki PKK yanlısı Demokratik Birlik Partisi (PYD) ile KDP yanlısı Suriye Kürdistan Demokratik Partisi (KDP-S) arasında güç paylaşımının nasıl olacağı konusundan kaynaklanıyor.
Suriye Kürdistan Demokratik Toplum Hareketi’nin (TEV-DEM) Irak Kürdistanı temsilcisi Diyar Kamışlı, Rojava’daki devrimin başlamasından bu yana PYD’nin üç kanton oluşturduğunu, KDP-S ve KDP’nin ise PYD’yi bölgeyi tek yanlı yönetmekle suçladığını hatırlatıyor. Al-Monitor’a konuşan Kamışlı “Peşmerge güçlerine destek olduk ve onları ölümden kurtardık. Bunu yürekten yaptık, çünkü halkın da bizden beklentisinin bu olduğuna inanıyoruz.” diyor.
KDP Yönetim Konseyi üyesi Ali Hüseyin ise partisinin PKK’ye karşı hoşnutsuzluğunu gizlemiyor ve Al-Monitor’a şöyle konuşuyor: “PKK ile 1980’lerden beri ilişkilerimiz var. Ortak görüşlerimiz olduğu gibi anlaşmazlıklarımız da var. PKK ve PYD ile ilgili sorun, Rojava’daki diğer partilerle eş güdüm hâlinde hareket etmemeleridir. Diğer partilerle güç paylaşımı yapmaları gerekir. Ancak kuşkusuz ki bu son iş birliklerini takdir ediyoruz.”
Kürdistan Yurtseverler Birliği Politbüro üyesi Sadi Ahmed Pira, bölgedeki siyasi dinamiklerin değişmesi ile KDP dâhil Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) ile PKK arasındaki ilişkilerin güçleneceğine inanıyor. Al-Monitor’a konuşan Pira’ya göre PKK ile YPG’nin İD’e karşı Peşmerge güçlerini desteklemesine ilişkin mutabakata varıldı bile.
Haber bültenimize üye olun
KDP, geçen sene Irak Kürdistanı ile Suriye’nin PYD denetimindeki bölgeleri arasında uzun hendekler kazdı. PKK destekçileri ve PKK yanlısı medya bunu “ihanet” olarak değerlendirdi. Pira’ya göre bu olaylar artık geride kaldı: “Hendekleri kazanlar, YPG’nin onlara tehdit olmayacağı güvencesini aldıktan sonra şimdi o hendekleri kapatıyor. İD’in olumlu bir etkisi olduysa o da hepimizi bir araya getirmesi oldu.”
PKK ve YPG birlikleri, İD’e karşı mücadelede şu ana kadar üç cephede savaştı: Celavla, Mahmur ve Sincar. İD saldırıya geçtikten kısa süre sonra Peşmerge’nin desteğine gelen YPG, hem Peşmerge’nin hem de Sincar Dağları’nda mahsur kalan yüz binlerce Yezidi’nin kurtulmasına yardım etti. Peşmerge güçleri askeri teçhizat bakımından daha üstün olsa da YPG ve PKK gerillaları, İD’e karşı daha etkili oldu.
İD’e karşı Celavla cephesini yöneten Ballak 118 Tugayı’nın komutanı Salih Dilmani, YPG ve PKK’nin Peşmerge’ye desteğini büyük takdirle karşılıyor. Al-Monitor’a konuşan Dilmani, PKK’nin müdahalesinden mutluluk duyduğunu belirtirken, askeri iş birliğinin sürmesine taraftar olduğuna işaret ediyor: “YPG ve PKK güçlerinin İD’le savaşta çok daha yetenekli olması bizi utandırmamalı. Kuşkusuz ki onlar çok iyi bir tecrübeye sahip.”
Bölgeye gelen PKK ve YPG güçlerinin sayısı açıklanmamış olsa da bunların Sincar’da denetimi ele geçirmek istediğine dair kuşkular var. Örneğin PKK’nin eski komutanlarından Osman Öcalan, PKK’nin bir Sincar Kantonu oluşturup gücünü bölgede tesis etmek istediğinden şüpheleniyor. PKK sözcüsü Hagid Damhat, bu kuşkuları dağıtmak için şöyle diyor: “Sincar’da kanton kurmak veya şehrin denetimini ele geçirmek gibi bir niyet söz konusu değil. Tek amacımız insanların hayatını kurtarmak. Şehrin kurtuluşu ötesinde bir niyetimiz yok.”
Ancak YPG’li Diyar Kamışlı, Şengal halkının Sincar Savunma Birlikleri adında YPG ile bağlantılı bir güç oluşturduğunu gizlemiyor. Bu gelişmeyi de şöyle açıklıyor: “Bu insanlar, şehri bizim adımıza kontrol etmek için değil, İD saldırılarını durdurmak için örgütlendirildi. Nasıl hareket edeceklerine dair biz karar vermiyoruz, kendileri karar veriyor.”
Kimi Iraklı Kürtlere göre KDP’nin Rojava ile bozuk ilişkilerinin asıl sebebi, KDP’nin Türkiye ile iyi ilişkiler içinde olması. Türkiye ise Suriye’de fiili bir PKK bölgesinin oluşmasını asla istemiyor.
Goran Hareketi’nin üst düzey isimlerinden Muhammed Ali, KBY-Rojava ilişkilerini ve bu ilişkilerin geleceğini Al-Monitor’a şöyle değerlendiriyor: “KBY’nin PKK ve Rojava’ya yönelik tutumuna KDP’nin son yıllardaki politikası hâkim oldu ki ben bu durumu kınıyorum. KDP politikası, Kürt milletinin menfaatlerinden ziyade açıkça Türk makamlarına hizmet ediyor. Bu nedenle KBY ile PKK arasındaki ilişkinin kurumsallaşması ve millileşmesi gerekir. Başkanlık, parlamento ve hükümet başta olmak üzere KBY kurumlarının politikası, belli bir partinin veya grubun menfaatlerini değil, Kürt milletinin menfaatlerini yansıtmalı.”
PKK konusunda “Blood and Belief” (Kan ve İnanç) isimli kitabın yazarı olan Aliza Marcus, Irak’taki savaşın PKK’nin Suriye ve Irak Kürtlerin nezdinde itibarını yükselteceğini düşünüyor: “PKK’nin İD saldırısına uğrayan insanları desteklemesi, bilhassa Iraklı Kürtler açısından çok önemli. PKK ile şahsen görüşüp teşekkür eden Barzani, şimdi ulusal kongrenin yapılması için daha büyük bir baskı altında kalacak.”
Ancak başkalarının aksine Marcus, İD saldırılarından sonra KBY ile PKK arasındaki ilişkilerin düzeleceğine inanmıyor: “PKK ile KBY, asla can ciğer dost olmayacak. Ortak geçmişleri şiddet ve güvensizlikle dolu. Ancak, PKK varlığını eleştirmek veya Suriye’de PYD’yi engellemek, KBY için bundan böyle çok zor olacak. KBY şu an PKK’ye ihtiyaç duyuyor, PKK de savaşçılarını yardıma göndererek Kürt milliyetçiliğine bağlı olduğunu kanıtlamış oldu.”
Dilmani ise şu görüşü dile getiriyor: “Mevcut durum PKK’nin gücünü, güvenlik konusunda iş birliği yapma iradesini kanıtlıyor. Bu da KBY’yi PKK ile yakınlaşmaya, onunla daha sağlıklı ve iyi ilişkiler kurmaya zorluyor.”
More from Kamal Chomani
More from Irak'ın Nabzı

