Filistin'in Nabzı

Özel Haber: Hamas İran’ın Yerini Doldurmaya Çalışıyor

By
p
Article Summary
Hamas yetkilisi Halil El Hayya, İran desteğinin kaybından sonra hareketin seçeneklerini ve İsrail’le ateşkesin bozulması ihtimalini değerlendiriyor.

Hamas’ın Gazze’deki tanınmış liderlerinden Halil El Hayya, İran’dan gelen desteğin gerilemesiyle birlikte hareketin, kayıpları telafi edecek yeni mali ve askeri yardımlar sağlamaya çalıştığını söylüyor. İran, Suriye krizinde yaşanan ayrışma sonucunda Hamas’a yaptığı yardımları büyük ölçüde kesti. Hayya, sağlanacak yeni yardımların siyasi koşullara bağlı olmayacağını belirtiyor.

Filistin Yasama Meclisi’nde Hamas grubuna da başkanlık eden 53 yaşındaki Hayya, İsrail’in 2007’de kendisine düzenlemiş olduğu suikasttan kurtuldu, ancak ailesinden yedi kişiyi kaybetti.

Hayya, Hamas’la Hizbullah’ın aynı vizyonu paylaştığını, İran konusunda aralarında herhangi bir fikir ayrılığının yaşanmadığını vurguluyor. Hayya, İzzeddin El Kassam Tugayları’nın İran’la ittifakın korunması yönünde mesaj gönderdiği söylentilerini yalanlıyor.  Silahlı Hamas militanlarının Suriye’de rejime karşı savaştığı iddialarını da reddeden Hayya, hareketin kararlarını ihlal ederek bireysel olarak savaşmaya gidenlerden Hamas’ın sorumlu olmadığını vurguluyor.

Hayya’nın Gazze Şehri’ndeki ofisinde Al-Monitor’a verdiği mülakatın tam metnini aşağıda okuyabilirsiniz.

Al-Monitor: Hafta sonunda tekrar başlayan İsrail hava saldırılarının asıl sebebi nedir? İsrail’e atılan roketler İslami Cihad’ın işi miydi?

Hayya: Şunu belirtmekte yarar var ki Filistinli grupların tümü, Gazze’de kasım 2012’de yaşanan savaştan sonra İsrail’le yapılan ateşkese kesin surette bağlıdır. Ne var ki İsrail, ara sıra anlaşmadan sıyrılmaya çalışmakta ve Gazze’yi bombalamak için orada burada meydana gelen olayları bahane etmektedir. Gazze’den İsrail’e atılan roketler, ulusal uzlaşı dışında meydana gelen bir kazaydı. Roketler, bir grup pervasız genç tarafından atıldı. Olay, muhtemelen bir İslami Cihad mensubunun ölümü sonrasında, polisin başka işlerle meşgul olduğu sırada gerçekleşti.

Bunun talihsiz bir olay olduğu muhakkak. Hükümet, Hamas, İslami Cihad ve ölen kişinin ailesi dâhil birçok tarafın temsil edildiği bir araştırma komisyonu oluşturdu. Olay, kanun çerçevesinde ele alınacak.

İsrail, Gazze’den atılan, ancak kimseye zarar vermemiş olan roketlerden istifade etmeye çalıştı, sınır geçişlerini kapattı ve denizde avlanan balıkçılara ateş açtı. Yine de ateşkesin yerli yerinde devam ettiğini ve Filistinli grupların ateşkese bağlı olduğunu söyleyebilirim. Huzuru muhafaza etmek biz Filistinlilerin menfaatinedir. İsrail de anlaşmanın yükümlülük ve şartlarına uymak zorundadır.

Al-Monitor: İzzeddin El Kassam Tugayları’nın Hizbullah ve İran’la ittifakın önemini vurgulayan bir mesaj gönderdiğine dair haberler çıktı. Bu konuda Hamas içinde neler konuşuluyor? Fikir birliği var mı?

Hayya: Şunu açıkça belirteyim ki Kassam Tugayları herhangi bir mesaj göndermiş değil. Bilinçli olarak sızdırılan bu haberler, siyaseten birlik içinde olan Hamas’a zarar vermeyi amaçlıyor.

Hizbullah’la bağlarımıza gelince, haklı bir siyasi davayı yürüten bir halk olarak bizler şunu açıkça söylüyoruz ki kabul edilemez koşullar öne sürülmediği sürece biz, her türlü uluslararası gruptan mali, siyasi ve askeri destek almayı ümit ediyoruz. Hizbullah’la ilişkimizde de böyle bir durum söz konusuydu. Suriye krizinin nasıl ele alınması gerektiği konusunda fikir ayrılığına düştük, ama Filistin davasına ilişkin aramızda hiçbir fikir ayrılığı yok. Dolaysısıyla, Hizbullah’ı bu davaya bağlı kalmaya ve silahlarını İsrail’e karşı doğrultulmuş halde tutmaya çağırıyoruz.

Her şeye rağmen, Hizbullah’la hem Lübnan’da hem de siyasi bağlantılar üzerinden ilişki halindeyiz. Bu, hareketimizin önderlerinin benimsediği ve Kassam Tugayları başta olmak üzere herkesin riayet ettiği bir tutumdur.

Bu konuda iç uyuşmazlıklara gelince, Hamas’ın büyüklüğünü göz önüne alırsak, değişik coğrafi noktalarda bulunan Hamas kadroları ve liderleri arasında var olan fikir ve yorum farklılıklarını da hesaba katarsak, fikir çeşitliliğinin olması doğaldır. Yine de şunu söyleyebilirim ki önderlik tarafından onaylanmış konularda tam bir uyum mevcuttur. Bu durum, İran, Hizbullah, komşu ülkeler ve diğer Filistinli gruplarla olan ilişkilerimiz için de geçerlidir.

Suriye konusunda Hamas içinde herhangi bir fikir ayrılığının olmadığını vurgulamak isterim. Hamas’ta önderlik ve siyasi büro düzeyinde yapılan son toplantılarda, bahsi geçen konularda izlenecek yol üzerinde tam bir uzlaşı sağlandı. Farklı vizyon ve yorumlara rağmen, aramızda ayrışma söz konusu değildir. Önderliğin aldığı kararlara herkes bağlıdır.

Al-Monitor: Bir Hamas yetkilisi, hareketin İran, Hizbullah ve Suriye’den askeri destek almış olduğunu açıkça ifade etmişti. Katar’la kurulan ittifak bunları ne kadar telafi eder?

Hayya: Hamas’ın Filistin davasına hizmet edecek her türlü girişimi yapma sorumluluğu taşıdığını belirtmiştim. Tarihi boyunca Hamas hiçbir zaman kimseyle ilişkisini kesmedi ya da bir taraftan vazgeçme pahasına bir diğerini tercih etmedi. Tam tersine tüm Arap ülkeleriyle iyi siyasi ilişkilerimiz var. Bu yaklaşım, eskiden “direniş ve ılımlılık” cepheleri olarak adlandırılan olgunun kapsamına girer. Bizler ise herkesten destek isteyegeldik.

Ancak şunu söyleyebilirim ki İran’ın azalan rolü nedeniyle mali kaynaklar ciddi bir şekilde etkilendi. Hâlihazırda tüm taraflardan, tüm Arap, Müslüman ve diğer dünya ülkelerinden alternatif mali kaynaklar bulmaya çalışıyoruz.

Yalnız Hamas, siyasi şarta bağlanan yardımları kabul etmez. Katar, Filistin davasının desteklenmesinde önemli bir rol oynuyor ve buna müteşekkiriz. Bu desteğin, aynen İran’ın desteğinde olduğu gibi, herhangi bir siyasi bedeli yok. Bizler, mali kaynaklardaki azalmayı telafi edecek alternatifler bulmaya çalışıyoruz.

Al-Monitor: Kasım 2012’de İsrail’le yaşanan “mini savaşta” Hizbullah veya İran’dan hiç destek aldınız mı? Aldıysanız bu desteğin mahiyeti neydi?

Hayya: Hamas’ın bu son savaştan sonra İran ve Hizbullah’a desteklerinden dolayı teşekkür etmesi genel bir minnettarlığın ifadesiydi. Destekten kasıt, askeri üretim, gelişkin roketler ve Kassam Tugayları’nın envanterinde yer alan stratejik silahlardı. Bu destek, son savaştan sonra değil savaştan önce sona ermişti. Zira Suriye konusunda fikir ayrılığına düşmüştük.

Al-Monitor: Hamas ile Hizbullah arasında çıkan son gerginlik, Hizbullah savaşçılarının Suriye’de Kuseyr çarpışması esnasında Hamas’la bağlantılı olduklarına inanılan Filistinli savaşçılarla karşı karşıya gelmesine dayanıyor. Ayrıca Hizbullah savaşçılarının iddialarına göre Kuseyr’de çarpışan Suriyeli isyancılar, Hizbullah’ın Gazze’deki Filistin direniş gruplarına öğrettiği taktikleri kullanıyormuş. Hamas, isyancılara destek olmak üzere Suriye’ye savaşçı veya danışman gönderdi mi?

Hayya: Hamas, Suriye’nin iç işlerine karışmıyor, ne siyaseten ne de sahada. Suriye halkının özgürlük, adalet ve demokrasi amaçlarına destek verdiğimiz halde, Suriye topraklarında müdahalede bulunan Hamas unsurları mevcut değildir. Savaş sebebiyle Suriye’den kaçan Filistinli mültecilere sağladığımız belli yardımlar dışında arazide hiçbir dahlimiz yok. Hamas’ın tutumunu çarpıtmaya, Hizbullah ve rejim güçlerinin yanı sıra Hamas’ın da Kuseyr’de dahli olduğu izlenimini yaratmaya çalışanlar var. Bu yönde yapılan tüm haberleri ve suçlamaları reddediyoruz. Bu iddialar tamamen gerçek dışıdır.

Bu bağlamda şunun altını çizmek isterim: Siyasi, güvenlik ve askeri kanatları dâhil olmak üzere Hamas’ın, Suriye’deki arazide herhangi bir varlığı mevcut değildir. Ancak bazı Hamas destekçileri ve sempatizanları bireysel olarak orada bulunuyor. Bu kişilerin tasarruflarıyla ilgili Hamas hiçbir sorumluluğa sahip değildir.

Al-Monitor: Mısır medyası yakın zamanda Sina Yarımadası’nda faal olan Hamas militanlarının Mısır ulusal güvenliği için tehdit oluşturduğunu yazdı. Sina Yarımadası’ndaki istikrarsızlığı nasıl değerlendiriyorsunuz? Sürmekte olan şiddetin arkasında sizce kim var?

Hayya: Arap ülkelerine karışmakta Hamas’ın hiçbir menfaati yoktur. Geçmişte de olmadı, gelecekte de olmayacak. Ne var ki kimi çevreler, Hamas’ı Mısır’ın iç siyasi kutuplaşmasına bulaştırıp bazı menfi amaçlara ulaşmak istiyor. Bu amaçları şöyle sıralayabiliriz: Mısır’daki İslami hareketi etkilemek, Mısır medyasını yalan haberlerle besleyerek bir dış müdahaleyi kışkırtmak ve en vahimi de Mısırlıların İsrail’i değil de Filistinlileri düşman olarak görmesini sağlamak. Bunu, Mısır’ın tüm güvenlik sorunlarını Hamas’a yıkan medya yalanlarıyla yapmaya çalışıyorlar.

Mısırlıları Filistin davasının aleyhine döndürmeye çalışan iç ve dış çevreler var. Ne yazık ki bazı Filistin grupları da siyasi ve güvenlik konularında uydurulan bu yalanlara çanak tutuyor. Biz, konuya ilişkin sahip olduğumuz güvenlik bilgilerini Mısır makamlarına ilettik.

Bizim elimizde olan bilgiye göre, Mısır’la ilgili menfaati olan herkesin Sina’da bir varlığı söz konusu, özellikle de İsrail’in. Örneğin, İsrail istihbaratı MOSSAD geçenlerde Mısır güvenlik makamlarından habersiz Sina’da genç bir Filistinliyi kaçırmayı başardı ve onu İsrail’de bir hapishaneye koydu.

Yani biz, Hamas olarak, Mısır’ın güvenliğinin kutsal olduğunu söylüyoruz ve onu korumaya çalışıyoruz. Mısır güvenlik birimleriyle iş birliği yaparak bilgi paylaşmaya ve güvenlik ilişkilerimizi düzenlemeye hiçbir itirazımız yok. Dışarıdan birilerinin Mısır’a karışmasını, Mısır’ın güvenliğiyle oynamasını istemiyoruz. Ben, hâlihazırda Hamas ile Mısır arasında mevcut olan güvenlik işbirliğinin seviyesinden her iki tarafın da memnun olduğuna inanıyorum.

Al-Monitor: Batı Şeria’daki hükümetin istifasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Mahmud Abbas’la bir milli mutabakat hükümeti kurma ihtimali görüyor musunuz?

Hayya: Batı Şeria’da Filistin Yönetimi’nin peş peşe yaşadığı siyasi krizler, Oslo Anlaşması’nın doğal sonucudur. Zira bu anlaşma, İsrail’e hizmet etmek ve İsrail’in güvenliğini korumak için yapıldı. Oslo, Filistin devletinin kurulmasını sağlamadı. El Fetih, bu adaletsiz anlaşma yüzünden kriz yaşıyor. El Fetih, ne çalışanlarına yeterince maaş verebiliyor, ne de sırf İsrail’e hizmet eden güvenlik koordinasyonundan vazgeçebiliyor.

Rami Hamdullah hükümeti, zaten kurulduğu andan itibaren meşruiyet ve anayasal dayanaktan yoksundu. Zira ne Yasama Meclisi’nden güvenoyu almıştı ne de Filistinliler arasında bir ulusal uzlaşıya dayanıyordu. Ne yazık ki Abbas, ulusal uzlaşıya önem vermiyor ve bu konuda bir iradesi yok. Uzlaşı çabalarının tıkandığını söylediği halde Abbas, ilgisini ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin ziyaretlerine ve bazı siyasi girişimlere odaklamış durumda. Bu çıkmaz yol uğruna Abbas, uzlaşı çabalarını durdurdu.

Son olarak, Hamdullah’ın istifası, Filistin Yönetimi’nin muzdarip olduğu siyasi, ekonomik ve ahlaki buhranları de yansıtıyor. Biz, Filistin halkının demokrasi ve seçim sonuçlarına saygı temelinde birlik olmaya muhtaç olduğunun altını çiziyoruz. Filistin halkı, aynı zamanda, haklarını elde etmek için mücadele hakkına da sahiptir. Filistin Yönetimi, kimseyle ortaklaşmadan tek taraflı hareket etmek istiyor ve hâlâ Hamas’ı bir ortak olarak görmüyor. Yeni başbakanın atanması konusunda Abbas’ın diğer tüm Filistin gruplarından bağımsız olarak görüşmeler yürütmesi, bunun göstergesidir.

Adnan Abu Amer, El Ummah Üniveristesi’nde Sosyal Bilimler Fakültesi dekanlığını ve Basın-Enformasyon Şubesi başkanlığını yürütmektedir. Amer, aynı üniversitede Filistin meselesinin tarihi, ulusal güvenlik, siyaset bilimi ve İslam medeniyeti derslerini vermektedir. Twitter hesabı: @adnanabuamer1

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: syrian, qatar, hezbollah, hamas, gaza

Adnan Abu Amer, El Ummah Üniversitesi’nde Sosyal Bilimler Fakültesi’nin dekanlığını ve Basın-Enformasyon Şubesi’nin başkanlığını yürütmektedir. Amer, aynı üniversitede Filistin meselesinin tarihi, ulusal güvenlik, siyaset bilimi ve İslam medeniyeti derslerini vermektedir. Demashq Üniversitesi’nden siyasi tarih dalında doktora sahibi olan Amer, Filistin meselesini ve Arap-İsrail ihtilafını konu alan bir dizi kitabın yazarıdır. Twitter hesabı: @adnanabuamer1

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept