Almanya niçin Mısır donanmasını güçlendiriyor

Doğu Akdeniz’in zengin hidrokarbon kaynaklarının paylaşımına dair anlaşmazlıklar tırmanırken Alman hükümetinin Kahire’ye silah ve askeri teçhizat satışını onaylaması Mısır donanması güçlendirdi.

al-monitor Alman donanmasına ait 702 Berlin sınıfı ikmal gemisi “Berlin” Almanya’nın kuzeyindeki Wilhelmshaven deniz üssü açıklarında seyrederken, 17 Eylül 2020 Photo by Photo by PATRIK STOLLARZ/AFP via Getty Images..

Kas 10, 2020

Almanya 2 Kasım’da Mısır Deniz Kuvvetleri’ne dokuz devriye teknesi ile bir sahil güvenlik gemisini de kapsayan askeri teçhizat satışını onayladı. Satışı Alman Savunma Bakanı Peter Altmaier’in Alman Parlamentosu Ekonomi Komisyonu’na gönderdiği mektubu yayınlanan Alman haber ajansı DPA duyurdu.

2018’de Alman gemi üreticisi Lürssen ile yapılan takribi 155 milyon dolarlık sözleşmenin ilk alıcısı kuvvetle muhtemel Suudi Arabistan idi. Bu sözleşmenin Almanya’nın Suudi Arabistan’a karşı başlattığı silah ambargosunun ardından rafa kaldırıldığı söyleniyor. 

Almanya muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda öldürülmesine karşılık Kasım 2018’de krallığa tüm silah ihracatını durdurdu. Riyad o dönem Almanya’dan satın almak istediği 35 teknenin yalnızca 15’ini tedarik edebildi.

Almanya Suudi Arabistan da dahil Yemen savaşına müdahil olan tüm taraflara Mart 2018’de silah ambargosu kararı almış, ancak Riyad’a yönelik ambargoyu Kaşıkçı cinayetine kadar uygulamaya koymamıştı. Suudi Arabistan’a yönelik ambargo bu yıl, 23 Mart’ta alınan yeni bir kararla 31 Aralık’a kadar uzatıldı

Mısır’a yapılan satış ise Alman muhalefetinin eleştirilerine rağmen onaylandı. Alman Sol Parti Milletvekili Sevim Dağdelen 2 Kasım’daki açıklamasında şöyle dedi: “Mısır’ın Yemen savaşındaki müdahalesi düşünüldüğünde bu satışın meclisten geçmesini destekleyen açıklamalar vicdansızlıktır ve savaşa doğrudan müdahil olan ülkelere yönelik silah ambargosu kararının ihlalidir. Hükümet bu Akdeniz ülkelerine silah satmayı durdurmalıdır.”

Suudi Arabistan önderliğinde 2015’ten bu yana Yemen’deki İran destekli Husilere karşı sürdürülen askeri harekât kapsamında kurulan uluslararası koalisyonda Mısır da yer alıyor. Yemen savaşı dünya tarihinin en büyük insani felaketlerinden birine yol açmış durumda. Ancak Alman hükümeti halen Yemen savaşına müdahil bazı ülkelere silah satışını savunuyor

Muhalefetteki Yeşiller Partisi’nin dış politika uzmanlarından Omid Nouripour’a göre hükümetin Mısır’a silah satışı Libya’da barışı tesis etmeye ve insan haklarını korumaya yönelik çabaları da baltalıyor. Nouripour 2 Kasım’da hükümeti “Bu ahlaki iflasın ilanıdır” tweetiyle eleştirdi.

2011’den beri süren iç savaşla parçalanan Libya başlıca iki kampa bölünmüş durumda: Ülkenin doğusunda konuşlu güçlerin komutanı emekli General Halife Hafter, Mısır da dahil bazı yabancı devletlerden askeri destek alıyor. Batıda ise uluslararası toplum tarafından tanınan Fayiz El Serrac yönetimindeki Ulusal Mutabakat Hükümeti yer alıyor. Trablus merkezli UMH, Mısır’ın bölgede siyasal İslam’la mücadelede baş düşmanı olan Türkiye’den askeri destek alıyor. 

Mısır’ın Eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Hüseyin Haridi’ye göre ise satışa dair eleştirileri “hiç kimse, hatta Alman hükümeti bile ciddiye almıyor.” Haridi Al-Monitor’a “Bunların tek amacı Mısır’ın kafasını karıştırarak bölgesel politikalarını sekteye uğratmaktır” diyor.

Mısır’ın eski Berlin büyükelçilerinden Muhammed Hegazi’ye göre de anlaşma, Mısır ile Almanya arasındaki bağların ne denli köklü olduğunu ve Alman hükümetinin Kahire’yi Orta Doğu’nun istikrarı için kilit bir oyuncu addettiğini gösteriyor.

Almanya’nın bu nedenle Mısır ordusunun askeri yeteneklerini geliştirdiğini söyleyen Hegazi, Al-Monitor’a şunları aktarıyor: “Mısır, Kızıldeniz ve Akdeniz’de güvenliğin ve istikrarın korunmasında, terörle ve yasa dışı göçle mücadelede hayati bir rol oynuyor. Bunlar Avrupa için de hayati konular. Dolayısıyla Almanya, Mısır’ın da gurur duyduğu bu ortaklığı sürdürüyor.”

Almanya Ekonomi Bakanlığı’nın verilerine göre Mısır, Almanya’dan silah ve askeri teçhizat ithal eden ülkelerin başında geliyor ve 2020’nin ilk çeyreğinde yapılan ithalatın değeri 345 milyon doları bulmuş durumda.

Washington merkezli stratejik danışmanlık şirketi McLarty Associates’ten Muhammed Süleyman Al-Monitor’a e-posta yoluyla şöyle diyor: “Bu anlaşma, Mısır’ın savunma alanındaki tedarikçilerini çeşitlendirerek ABD’ye olan bağımlılığını azaltma çabalarını yansıtıyor.” Süleyman’a göre Alman hükümetinin devriye teknelerinin ihracatına verdiği onay da Kahire ile Berlin arasında güçlenen ilişkilerin bir yansıması. 

Süleyman anlaşmanın önemine dair de şunları aktarıyor: “Kahire’de, bilhassa 2013’ten bu yana, Mısır ordusunu modernize etmeye; Sina, Libya, Kızıldeniz’de olası bir istikrarsızlığa karşı operasyonel hazırlık kabiliyetlerini geliştirmeye ve tabii Mısır’ın Doğu Akdeniz’deki enerji menfaatlerini güvence altına almaya yönelik güçlü bir irade söz konusu.” 

Türkiye’nin Kasım 2019’da Trablus hükümetiyle imzaladığı askeri işbirliği ve deniz yetki anlaşmaları Ankara ile Kahire arasındaki menfaat çatışmasını tırmandırdı. Türkiye bu anlaşmalar kapsamında Trablus hükümetini silah ve paralı savaşçılarla destekleyerek Hafter güçlerinin aylar süren Trablus kuşatmasını kırdı. 

Türkiye deniz yetki anlaşmasını da Doğu Akdeniz’in ihtilaflı bölgelerinde sondaj faaliyetlerini yeniden başlatmak için hukuki dayanak olarak kullandı.

Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hak iddialarının kendi deniz sınırlarını ihlal ettiğini savunuyorlar. Mısır ve Yunanistan, Türkiye ile Trablus hükümeti arasındaki deniz yetki anlaşmasına karşı ağustos başında münhasır ekonomik bölge anlaşması imzaladı. Bölgede zengin petrol ve doğalgaz rezervleri bulunduğuna inanılıyor.

Mısır olası bir savaş senaryosu durumunda operasyonel hazırlıklılığını artırmak için Akdeniz’de ortak tatbikatlara da hız vermiş durumda. Mısır ile İngiltere’nin 5 Kasım’da başlayan Akdeniz’deki ilk ortak tatbikatları 11 Kasım’a kadar sürecek. Mısır ordusu 3 Kasım’da Fransa, 10 Ekim’de de İspanya ile Akdeniz’de ortak tatbikatlar gerçekleştirdi.

Mısır şimdi Almanya ile yapılan 1.19 milyar dolar değerindeki dört denizaltı satışı anlaşması kapsamında üçü teslim edilen dört S-44 tipi denizaltıdan sonuncusunu 2021 ortalarında donanmasına katmayı bekliyor. 

Öte yandan Süleyman, Mısır-Türkiye arasındaki gerginliklere rağmen Kahire ile Ankara’nın saldırgan açıklamalarından yansıyanın aksine daha pragmatik bir tutum benimsediklerine ve doğrudan çatışmanın zararlarının farkında olduklarına dikkat çekiyor. Süleyman şöyle diyor: “Berlin’in Yunanistan ve Kıbrıs’la yaşanan gerginliği azaltma çabalarına karşı Ankara’nın attığı tek taraflı adımları eleştirdiği bir gerçek. Ancak Almanya Türkiye’ye stratejik bir değer olarak bakıyor ve Ankara’nın Doğu Akdeniz’deki varlığını gözetiyor.”

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recent Podcasts

Featured Video