Barzani Ankara’ya Bağdat’tan uzlaşı mesajı getirdi

Irak Kürdistan Başkanı Neçirvan Barzani, Bağdat’la gerilim yaşayan Ankara’ya Irak Başbakanı Mustafa Kazımi’den uzlaşı mesajı getirdi.

al-monitor Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu sırasında ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı ikili görüşmede, 22 Ocak 2020. Photo by Photo by JIM WATSON/AFP via Getty Images..

Eyl 8, 2020

Irak Kürdistanı Başkanı Neçirvan Barzani’nin 4 Eylül’de Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yaptığı sürpriz görüşmenin ayrıntıları yavaş yavaş ortaya çıkarken, kaynaklar görüşmeyi, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un geçen haftaki Bağdat ziyaretinin tetiklediğini teyit ediyor.

Yaklaşık 80 dakika süren Erdoğan-Barzani görüşmesine katılan tek isim Türkiye’nin nüfuzlu istihbarat şefi Hakan Fidan idi. Kaynaklara göre Barzani İngilizce konuştu, Fidan da çevirmenlik yaptı.

Doğu Akdeniz’deki gaz arama kavgası giderek kızışırken Macron ağırlığını Yunanistan ve Kıbrıs’tan yana koyuyor, Avrupa Birliği’ne de Türkiye’ye yaptırım için bastırıyor. Konuya vakıf kaynakların Al-Monitor’a verdiği bilgiye göre Erdoğan, Macron’un Iraklı liderlerle neler görüştüğünü öğrenmek istiyordu. Bağdat’ta Macron’la görüşen isimlerden biri de Barzani idi.

Barzani’nin Türkiye ile Fransa arasında arabuluculuğa soyunacağı, Erdoğan’la yaptığı görüşmenin ardından Paris’e gideceği yönündeki iddialar kaynaklar tarafından yalanlanıyor.

Ancak Barzani Erdoğan’a Irak Başbakanı Mustafa El Kazımi’den uzlaşı mesajı getirdi. Kaynaklardan biri, mesajın içeriği hakkında ayrıntı vermeden “Ortalık yatışmıştır” dedi.

Ankara’yla Bağdat arasındaki gerilim, Irak Kürdistanı’nda PKK’yı hedef alan Türkiye’nin geçen ay gerçekleştirdiği bir hava saldırısında iki Irak subayını öldürmesiyle yükselmişti. Bağdat yönetimi Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın ziyaretini iptal ederek yanıt vermiş, Arap devletlerinin Ankara’ya karşı Irak’ın egemenliğini savunan ortak tutum almaları için çaba sarf etmişti.

Kaynaklara göre gelinen noktada Akar ya da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun yakın zamanda Bağdat’a gitmesi, ardından da Kazımi’nin Ankara’ya ilk resmi ziyaretini gerçekleştirmesi beklenebilir. Irak’ın eski istihbarat şefi olan Kazımi, başbakanlık görevine geçtiğimiz mayıs ayında başladı.

Savunma Bakanlığı 5 Eylül’de Türk sınırındaki Haftanin bölgesinde PKK’ya yönelik operasyonların sona erdiğini duyurdu. Ancak Türkiye’nin operasyonları Irak Kürdistanı’nın başka bölgelerinde devam ediyor, siviller arada kalıyor.

Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) parlamentosunun haziranda başlattığı araştırmaya göre 1992’den bu yana 504 köy ekseriyetle Türkiye’nin sınır ötesi harekâtları ve hava saldırıları nedeniyle boşaltıldı. Meclis komisyonunun bulgularını Barzani-Erdoğan görüşmesinden bir gün sonra yayınlayan Rudaw, boşaltılan köylerin çoğunlukla Dohuk ve Erbil vilayetlerinde olduğunu yazdı.

Rudaw’a göre “Türk güçleri 5 Haziran-4 Temmuz arasındaki bir aylık sürede Zaho’daki sınır köylerine 669 top mermisi ve 70 roket attılar.” Türkiye’nin sınır ötesi harekâtlara başladığı 1992’den bu yana 50 civarında sivilin öldürüldüğü, Türk üslerinin sayısının dörtten 18’e çıktığı belirtiliyor.

Türk askerlerinin köy korucularıyla birlikte oluşturduğu kontrol noktaları bölge halkının hem Türkiye’ye hem KBY’ye karşı öfkesini iyice artırırken, Haftanin bölgesindeki kontrol noktaları kaldırılmaya başlandı.

PKK kaynakları Ankara’nın açıklamasına kuşkuyla yaklaşıyor ve Haftanin’deki operasyonların sürmesini bekliyorlar. Kimliğinin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan Irak Kürdistanı’ndaki bir PKK kaynağı, operasyonların duraksamasını en iyimser yorumla Barzani üzerindeki iç baskıyı hafifletmeye ve Bağdat’ı yatıştırmaya dönük geçici bir adım olarak görüyor. WhatsApp üzerinden gerçekleşen bu görüşmeden saatler sonra Dohuk’un Amedi bölgesinde bulunan Kani Masi ilçesindeki bazı köyler Türk savaş uçaklarıyla topçu ateşinin hedefi oldu. Bölgenin Belediye Başkanı Serbest Sabri, Rudaw’a 8 Eylül’de yaptığı açıklamada “Bu bombardımanlar dünden beri devam ediyor. Bağlara, bahçelere büyük maddi zarar verdiler, çok sayıda ağaç yandı” dedi.

PKK’nın silahlı kanadı Halk Savunma Güçleri’nin komutanı Murat Karayılan’ın şu an Amedi bölgesinde üslendiği, PKK’nın Suriye’deki faaliyetlerinden de sorumlu olduğu biliniyor.

Kaynaklara göre 4 Eylül’de Türk ve Iraklı Kürt heyetleri arasında konuşulan konulardan biri, PKK’nın en kıdemli Suriyeli Kürt komutanı Bahoz Erdal’ın yakın zamanda kuzeydoğu Suriye’ye gönderilmesiydi. Türkiye başına ödül koyduğu Erdal’ı ortadan kaldırdığını defalarca iddia etmiş, Erdal da yaşadığını kanıtlamak için PKK yanlısı kanallara çıkmıştır.

Kaynaklar, Irak-Suriye sınırındaki Ezidi ağırlıklı Sincar bölgesinin de gündeme geldiğini belirttiler.

İslam Devleti (İD) Ağustos 2014’te Sincar’da binlerce Ezidi’yi katlederken pek çok Ezidi’ye göre Kürdistan Demokratik Partisi’ne bağlı peşmergeler halkı korumak yerine yalnız bıraktı, yardıma gelen PKK ise binlerce insanın kurtulmasını sağladı. Sayıları bilinmemekle beraber PKK militanları o günden beri Sincar’daki varlıklarını sürdürüyor.

Türkiye, Sincar’ın PKK için köprü işlevi gördüğünü, PKK’nın İran sınırına yakın Kandil’deki ana karargâhı ile PKK’yla ilişkili Kürtlerin kontrolünde olan kuzeydoğu Suriye arasında bağlantı sağladığını öne sürüyor. PKK’nın ne pahasına olursa olsun Sincar’dan çıkarılmasını isteyen Türkiye, haziranda PKK’ya yakın Sincar Direniş Birlikleri’ni (YBŞ) bir dizi hava saldırısıyla hedef aldı, hâlen İD travmasının etkisinde olan bölge halkını dehşete düşürdü.

Bağdat yönetimi ise İD’le mücadele için kurulan Halk Seferberlik Birlikleri’nin (HSB) parçası saydığı SBŞ’nin mensuplarına maaş ödüyor. KBY yetkililerine göre Sincar’daki PKK nüfuzunu kırmanın ve dolayısıyla Türkiye’nin saldırılarından kurtulmanın en etkili yolu, Bağdat’ın YBŞ’ye ödediği maaşları kesmesi olacak. Washington’dan da bu yönde baskı gören Bağdat, maaşları kesme sözü verdi ama devamını getirmedi. Bir kaynağa göre Kazımi “sorunu anlıyor” ama “daha acil başka önceliklere sahip.”

Geçen yıl dillendirilen ve daha az tartışma yaratan bir başka formül ise YBŞ mensuplarından ve İD’in 2014’teki soykırım kampanyasından kaçanlardan bölgesel bir polis gücünün oluşturulmasıydı.

Küresel Ezidi örgütü Yazda’nın eski başkanı olan tanınmış Ezidi aktivist Murad İsmail, Sincar’daki tüm silahlı grupların Irak savunma ve içişleri bakanlıklarına bağlanmasını savunuyor, bu grupların mevcut üyelerinden birkaç federal polis birliğinin kurulabileceğini söylüyor.

İsmail’in Al-Monitor’a değerlendirmesi şöyle: “2 bin 5oo civarında Ezidi’den oluşan YBŞ ve HSB bünyesindeki Ezidi grupları dâhil Sincar’daki diğer silahlı gruplar bu birliklerde eritilmeli. Bu birlikler, şu an Suriye sınırı yakınında bulunan Ezidi peşmerge güçleri ve Sincar’daki yerel Araplarla birlikte Ninova’nın batısı ve kuzeyinin tamamını koruyacak, ayrıca Irak-Suriye sınırını savunacak kapsamlı bir mekanizmanın parçası olabilir.”

Kürtçe Şengal olarak bilinen Sincar bölgesi Ninova vilayetinde yer alıyor. KBY’ye göre peşmerge güçlerinde 4000 civarında Ezidi görev yapıyor.

Halen komşu Dohuk vilayetindeki kamplarda kalan Ezidilerin sayısı 219 bin olarak tahmin ediliyor. Koronavirüs salgınıyla iyice kötüleşen koşullara rağmen Ezidiler yavaş yavaş Sincar’daki evlerine dönmeye başladılar. Ninova Valisi Necmi El Caburi geçen hafta yaptığı açıklamada “binlerce” Ezidi’nin Sincar’a döndüğünü söyledi ancak net rakamlar vermedi.

Aile içi şiddete karşı mücadele eden, ayrıca yerinden edilmiş Ezidilere yardım eden Kürdistan merkezli SEED Vakfı’nın Başkanı Sherri Kraham Talabany Ezidilerin dönüşünün “kritik” önem taşıdığını ama aynı zamanda “çetrefilli” bir mesele olduğunu söylüyor.

Al-Monitor’un sorularını e-posta ile yanıtlayan Talabany şöyle diyor: “Rakip grup ve milislerin istikrarsızlık ve emniyetsizlikte payı var. Komşu Türkiye’nin bombardımanları, geçim kaynaklarının yokluğu… Tüm bunlar durumu fazlasıyla zor ve karmaşık hâle getiriyor. Temel konut ve altyapı ihtiyacının halen karşılanamamış olmasından bahsetmiyorum bile.”

Talabany şöyle devam ediyor: “Irak hükümetinin Ezidilerin esenliği ve dönüşlerine yardım etmek adına atabileceği kritik bir adım, İD mağdurlarının tazmin edilmesidir. Köle veya çocuk savaşçı olarak tutsaklık yaşamış olanların tıbben, ruh sağlığı açısından ve insani başka yönlerden kapsamlı ihtiyaçları var. Çocuklar için acilen eğitim ihtiyacı var. Özellikle erkek çocuklarının medreselerde beyinleri yıkanarak geçirdikleri yılları telafi etmesi lazım.”

Iraklı bir yetkili 6 Eylül’de merkezi hükümetin Sincar’a dönen her bir Ezidi ailesine 10 milyon dinar (yaklaşık 8 bin 300 dolar) hibe edeceğini duyurdu. Macron da Kazımi ile düzenlediği ortak basın toplantısında “Size yardımcı olmak için, özellikle Şengal’de Ezidilere yardımcı olmak için elimizden ne geliyorsa yapacağız” dedi.

KBY Kaçırılan Ezidileri Kurtarma Ofisi’ne göre İD’in kaçırdığı yaklaşık 2 bin 880 erkek ve kadın hâlen kayıp durumda. Barzani Ankara’dan Erbil’e dönerken Türk makamlarından teslim aldığı iki Ezidi çocuğunu da yanında götürdü. 11 yaşındaki erkek çocuğuyla 10 yaşındaki kız kardeşi 2014 yılında Sincar’da kaçırılmış. Ebeveynlerinin ve diğer dört kardeşlerinin nerede olduğu ise bilinmiyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

İngiliz arkeoloji enstitüsü Türkiye'de yükselen milliyetçiliğin kurbanı oldu
Amberin Zaman | Arkeolojik alanlar | Eki 7, 2020
Azerbaycan’dan pay kapma rüyası
Mustafa Sönmez | Petrol ve gaz | Eki 8, 2020
Türkiye Filistin sürecinde Mısır’ın yerini alabilir mi?
Fehim Taştekin | Palestinian reconciliation | Eyl 29, 2020
Zombi ekonominin zombi patronları
Mustafa Sönmez | Türkiye ekonomisi | Eyl 26, 2020
BAE-İsrail anlaşması Türkiye’ye niçin olumsuz yansıyacak?
Amberin Zaman | Israeli-Gulf relations | Eyl 17, 2020

Recent Podcasts

Featured Video