Suriyeli isyancılar Libya’da birbirlerini mi vuracak?

Suriye’de rejimi devirmek için beraber savaşmış olan isyancılar, karşıt tarafların paralı askerleri olarak gittikleri Libya’da birbirlerine kurşun sıkabilir.

al-monitor Halife Hafter kontrolünde olan Libya'nın doğusundaki Bingazi kentinde Hafter yanlısı askeri polis tarafından araca bindirilen tutsaklar, 5 Mayıs 2020. Tutsakların Türkiye’nin Suriye’den getirdiği paralı askerler olduğu ve Hafter güçlerince başkent Trablus yakınlarında bir taarruz sırasında yakalandığı iddia edildi.  Photo by Photo by ABDULLAH DOMA/AFP via Getty Images..

Tem 23, 2020

Libyalı yazar Hişam Matar 2016’da yayınlanan “The Return” (Dönüş) isimli kitabında Muammer Kaddafi’nin diktatörlük rejiminde kaybolan babasının izini nasıl sürdüğünü anlatırken 2011 devriminde savaşan gözüpek kuzeni Hamad’dan da sitayişle bahseder. Hamad, Trablus’un Ağustos 2011’de kurtarılmasının ardından Suriye’nin zalim muktediri Beşar Esad’ın da devrilmesine destek vermek ister ve Suriye’ye gider.

Dokuz yılın ardından bu kez Suriyeli isyancılar Libya’ya gidiyor. Ancak tamamen farklı bir güdüyle: Para. Savaşın tarumar ettiği Suriye ABD yaptırımlarıyla daha da berbat bir sefalete sürüklenirken krizin sonu ufukta görünmüyor ve pek çok Suriyeli Libya’daki iç savaşın karşıt taraflarında savaşmak üzere başvuruyor. Savaşın bir tarafında uluslararası meşruiyete sahip Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH), diğer tarafında ise doğulu savaş ağası Halife Hafter’in Libya Ulusal Ordusu (LUO) var. Paralı askerlerin ortaya çıkışı, Suriye savaşının acı sonuçlarına bir yenisini ekliyor. Birleşmiş Milletler’e göre dokuz yılı geride bırakan savaşta en az 400 bin kişi hayatını kaybetti, ülke içinde yerinden edilenlerin sayısı 6 milyon 200 bini aştı, yaklaşık 5 milyon 200 bin kişi ise başka ülkelere kaçtı. Reşit olmayan bazı savaşçılar da uluslararası hukuka aykırı olarak Libya’ya götürülüyor.

Libya’ya gidenlerin durumu da dâhil Suriye’de insan haklarını izleyen bağımsız bir kuruluş olan Hakikat ve Adalet İçin Suriyeliler Örgütü’nün kurucularından Besam El Ahmed, “Karşımızda şu an Esad’ı devirmek için beraber savaşmış olan Suriyelilerin yabancı bir ülkede birbirlerine kurşun sıkacağı bir senaryo var” diyor. Kendisi de Suriyeli olan Ahmed, “Böyle bir duruma düşeceğimiz asla aklıma gelmezdi. Tam bir rezalet” diyor.

Washington merkezli Atlantik Konseyi’nin yerleşik olmayan uzmanlarından Libyalı İmadeddin Badi’ye göre Suriye’den Libya’ya paralı askerlerin gelmesi “Suriyelilerin değişim umudunun Esad ve pasif bir uluslararası toplum tarafından yerle bir edildiğini” gösteriyor. “Dolayısıyla [Suriye’de savaşmış Libyalılardan dolayı] yapılan iyiliğe karşılık vermek gibi bir durum söz konusu değil. Kaldı ki Libya’daki devrim de Suriye’deki devrim de trajediye dönüşmüş durumda.”

Al-Monitor’un sorularını e-posta ile yanıtlayan Badi, “Libya’da herkes Suriyelilerin gelişinden memnun değil. Yardım için geldikleri kamplarda bile rahatsız olanlar var” diyor. 

Libya’daki her iki taraf da diğerini, saflarını takviye etmek için dışarıdan radikal cihatçılar ve çeşitli suçlular getirmekle itham ediyor. Bu, propaganda savaşının bir parçası. Propaganda savaşını ise bir tarafta Türk ve Katar medyası, karşı tarafta Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır medyası yürütüyor, hasım tarafların sempatizanları da buna dâhil oluyor.

Suriye savaşını yerel kaynaklar aracılığıyla izleyen Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Türk istihbaratının son birkaç ayda Suriye’den Libya’ya cihatçı gruplar ve farklı milliyetlerden İslam Devleti (İD) üyeleri taşıdığını iddia ediyor. Gözlemevi’ne göre bunların arasında 2 bin 500’ü aşkın Tunuslu İD mensubu var. Tunuslu cihatçılar hakkında kitap yazan Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü uzmanlarından Aaron Y. Zelin ise bu iddialara itibar etmiyor. Al-Monitor’un sorularını e-posta ile yanıtlayan Zelin’e göre iddialar “hiçbir şekilde inandırıcı değil”. 

Pentagon Genel Müfettişi 17 Temmuz tarihli raporunda Türkiye’nin bu yılın ilk üç ayında Suriye’den 3 bin 500 ilâ 3 bin 800 arasında paralı savaşçıyı Libya’ya gönderdiği tespitinde bulunuyor. Ancak Hafter ile destekçileri BAE ve Mısır aksini iddia etseler de Pentagon bu kişilerin İD veya El Kaide bağlantılı olduğuna dair kanıt bulabilmiş değil.

Zelin’in değerlendirmesi şöyle: “2011’de Suriye’ye giden Libyalılar, kendi ülkelerinde başardıklarını Suriye’de de yapmak, yani bir diktatörü devirmek için dayanışma duygusuyla gittiler. Alenen cihatçı nedenlerle giden Libyalılar ancak 2012’de görülmeye başlandı. Bunlar yabancı savaşçı konumundaydı. Şu an Libya’ya giden Suriyeliler ise farklı. Çünkü para karşılığında bir faaliyet söz konusu. Yabancı savaşçı olmak ile paralı savaşçı olmak aynı şey değil. İlki bir davası olan dayanışma ve ideolojik fikre dayanıyor, ikincisinde ise para kazanmak, kiralık savaşçı olmak söz konusu.”

Türkiye’nin bu yılın başında Libya’ya subaylar, ağır silahlar, savaş gemileri, insansız hava araçları göndererek başlattığı ve Suriyeli paralı askerlerle takviye ettiği müdahalesi, savaştaki dengeyi UMH lehine değiştirdi. Bir yıldır Trablus’u almaya çalışan Hafter, mayısta taarruzları durdurmak ve aşağılanmış bir şekilde geri çekilmek zorunda kaldı. Türkiye ve Rusya siyasi çözüm arayacaklarına dair karşılıklı söz vererek meseleye geçici pansuman yaptılar. Ancak savaşın yeniden alevlenme ihtimali sürüyor. Suriye’den hâlen paralı askerlerin toplanması iyiye alamet değil. Türkiye ve UMH, kıyı kenti Sirte’yi almak için mücadeleye devam edeceklerini söylemişlerdi. Kaddafi’nin kanlı bir şekilde can verdiği yer olan Sirte, şu an LUO kontrolünde olan Libya’nın başlıca petrol bölgesine açılan stratejik kapı konumunda. 

Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu’nun UMH saflarında savaşacak kişileri nasıl topladığına dair pek çok tanıklık mevcutken, Hafter tarafında savaşan Suriyelilere ilişkin bilgiler kısıtlı. 

Çad ve Sudan gibi komşu ülkelerden toplanan paralı askerler 2011’den beri Libya savaşında boy gösteriyor. Ancak Avrupa Dış İlişkiler Konseyi uzmanlarından Tarık Megerisi, devrim sonrası dönemde “sistematik şekilde” paralı asker ithal etmeye ilk Hafter ordusunun başladığını ve gelinen noktada “Libya’da paralı askerlere daha bağımlı bir grup olmadığını” vurguluyor.

LUO kontrolündeki bölgelerde üretilen petrolün satışını engellemesi, Hafter’in savaş kasasını kuruttu ve masrafları karşılamak Hafter’in başlıca destekçisi, Türkiye’nin ise başlıca bölgesel hasmı olan BAE’ye kaldı. LUO’nun “savaş alanında ehil olan, emir dinleyecek yabancı savaşçılar için adeta can attığını” söyleyen Megerisi, “LUO açısından Suriyeliler harika bir çözüm. Zira -- bu çok acımasızca olsa da -- Suriyeliler cepheye sürülecek ucuz canlar olarak görülüyor” diyor.

Suriye’deki bazı Arap aşiretleri, Wagner Grubu’nun aşiret gençlerini kullanmasını kınayan açıklamalar yaptılar. Rus şirketin 2019’dan itibaren Suriye’den Libya’ya savaşçı taşıdığı söyleniyor. Wagner iddialarla ilgili sessizliğini koruyor.

Mayısta sızan bir rapora göre BM, Libya’da Wagner’e bağlı en az 1200 kişinin savaştığını belirtiyor. Kremlin, Libya’nın iç kesimlerindeki bir hava üssüne en az 14 uçağın gönderilmesi dâhil bu tip faaliyetlerle ilgisi olmadığını iddia ediyor. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov geçen hafta yaptığı açıklamada “Rus ordusu Libya’da hiçbir süreçte hiçbir şekilde yer almamaktadır” dedi.

Suriye’den Libya’ya savaşçı sevkiyatında “jeopolitik bir yön” de olduğunu düşünen Megerisi, bunun Rus menfaatlerine hizmet ettiğini, Kremlin’in “oluşmakta olan Rusya-Esad-BAE üçgenini güçlendirmek” istediğini belirtti. Hafter’in “hükümet” temsilcileri martta Şam’da diplomatik temsilcilik açmış ve Moskova bu adımı olumlu karşılamıştı.

Hakikat ve Adalet İçin Suriyeliler Örgütü, dijital teyit ekibiyle birlikte Suriyeli savaşçıların nasıl toplandığı ve Hafter saflarına katılmak üzere Rusya’nın yardımıyla Libya’ya nasıl gönderildiğine dair yeni detaylar ortaya çıkardı. Bilgiler, önümüzdeki günlerde yayınlanacak bir raporda yer alıyor. Al-Monitor’a özel olarak gösterilen rapor, Türkiye’nin UMH için topladığı Suriyeli savaşçılara ilişkin mayısta yayınlanan raporun devamı niteliğinde. Bu savaşçıların arasında Suriye’de Kürt nüfusa karşı savaş suçları işlemiş milisler de var. 

Son raporda ise görgü tanıkları ve savaşçıların anlatımları Suriye hükümetinin Rus ordusu ve Wagner’le üstü kapalı işbirliği yaptığını ortaya koyuyor. Bu anlatımlar doğrultusunda Süveyde, Dera, Kuneytra, Hama, Humus, Rakka, Deyrizor ve Şam kırsalından en az 22’si çocuk olmak üzere 3 bin kişinin toplandığı tahmin ediliyor. Bunların arasında özellikle ABD destekli Güney Cephesi’nde savaşmış olan ve Şam’la uzlaşı ya da af anlaşmaları imzalayan eski muhalifler dikkat çekiyor. Savaşçılara verilen maaşlar 800 ilâ 1500 dolar arasında. Suriye lirasının çöküşüyle geniş bir kesimin yoksul düştüğü Suriye’de, bu rakamlar adeta servet niteliğinde. 

“Rami M.” mahlasıyla anılan Süveydeli bir adam, Hakikat ve Adalet İçin Suriyeliler Örgütü ile yaptığı görüşmede Libya’ya gitmek için, rejimin onayıyla faaliyet gösteren Suriye Ulusal Gençlik Partisi aracılığıyla başvurduğunu anlatıyor. Bir parti yetkilisi, Libya’ya gönderilecek yaklaşık 80 kişiyle yaptığı toplantıda isyancı gruplarda savaşmış olanlar hakkında cezai kovuşturmaların düşürüleceğini ve bu kişilerin yedek askerlikten muaf tutulacağını söylemiş. Rami M. “Yetkili, Libya’da Rus Wagner şirketinin gözetiminde savaşacağımızı söyledi” diyor. 

“Yusuf A.” olarak anılan Kuneytralı bir kişi ise şunları aktarıyor: “Özgür Suriye Ordusu saflarında rejime karşı faaliyette bulundum ve güney Suriye’deki grupların çoğu mensubu gibi uzlaşı anlaşması imzaladım. Ancak rejim, hakkımdaki güvenlik raporlarını silmedi. Maddi durumumun ne kadar kötü olduğundan, hayatımı cehenneme çeviren pahalılıktan, işsizlikten bahsetmiyorum bile. Bu nedenle Rusya’yla bağlantılı 5. Ordu’nun yardımıyla Libya’ya giden savaşçılara katıldım. Rusların güvencesi altında 1000 dolar maaş ve hakkımdaki tüm raporları iptal etme sözü verdiler.”

Yine Suriye Ulusal Gençlik Partisi üzerinden başvuran Asım ismindeki bir kişi ise sevk edilmeden önce 15 günlük eğitimden geçecek 150 kişilik bir grupta yer almış. Ocak ayının başında Suriye ordusuna bağlı 18. Tümen’in Humus kırsalındaki kışlasında yapılan toplantıya Rus subayların ve Suriyeli bir yüzbaşının katıldığını aktaran Asım, ilk başta Libya’da petrol sahalarını koruyacakları yönünde bilgi verildiğini ancak bunun doğru olmadığını öğrenince gitmekten vazgeçtiğini anlatıyor.

Besam El Ahmed eski isyancıların Libya’ya gitmesinden “şoke olduğunu” çünkü bu kişilerin muhtemelen karşı tarafta yer alan eski muhalif yoldaşlarını öldürme durumunda olacağını söylüyor. Ahmed, “Bu, Suriye rejiminin stratejik bir planı olabilir. Belki bu kişilerden kurtulmak için onları gitmeye zorluyorlar” diye yorum yapıyor.

Savaşçılar Libya’ya Suriye’nin özel havayolu şirketi Cham Wings’in Şam ve Lazkiye’den kalkan yolcu uçaklarıyla ya da Lazkiye’deki Rus Hmeimim üssünden Rus Tupolev uçaklarıyla götürülüyor. Libya’daki akıbetleri ise bilinmiyor. 

Philadelphia merkezli Dış Politika Araştırmaları Enstitüsü’nde çalışan Suriye uzmanı Elizabeth Tsurkov şöyle diyor: “Libya’da LUO saflarında savaşanlara ulaşmak için uğraşıyorum. Bu son derece zor çünkü telefonları, internetleri yok. Çok nadiren telefon bulabildiklerinde ailelerini arıyorlar ve henüz dönen kimse yok. Oldukça yeni bir olay.”

Suriye’deki geniş irtibat ağıyla tanınan Tsurkov, Twitter paylaşımlarıyla Wagner’in Libya için Suriye’den savaşçı topladığına ilk dikkat çeken yabancı araştırmacı oldu. 

Al-Monitor’un telefonla ulaştığı Tsurkov şunları aktardı: “Bu savaşçıların [Suriye’de] yaşadıkları çevrelerde yaptığım görüşmelerden hepsinin maddi teşvikler nedeniyle gittiğini söyleyebilirim. Bu, hem UMH hem Hafter tarafında savaşanlar için geçerli. Libya’daki savaşa kimsenin özel bir ilgisi yok. Gitmeden önce pek azının savaş hakkında bilgisi vardı. Bunlar, paraya muhtaç çaresiz kişiler. Libya’da önerilen maaşlar, Suriye’de savaşçı olarak kazandıkları paranın 20 katı. Anladığım kadarıyla şu an iki tarafta da gitmek isteyenlerin sayısı Türkiye ve Wagner’in ihtiyaç duydukları sayılardan fazla. Bu aslında Suriye’deki durumun ne kadar acıklı olduğunu gösteriyor."

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

ABD Afrika Komutanlığı: Wagner Libya’da şimdiden iki savaş uçağı kaybetti
Jared Szuba | Libya’daki çatışma | Eyl 11, 2020
Trablus’taki depremde Türkiye’nin rolü nedir?
Fehim Taştekin | Libya’daki çatışma | Eyl 3, 2020
Türkiye ve Rusya Libya’da nerede çakışıyor?
Fehim Taştekin | Rus etkisi | Haz 8, 2020
Libya’nın Suriyeleşmesi senaryosu kime ne diyor?
Fehim Taştekin | Libya’daki çatışma | May 29, 2020
ABD: Rus jetlerinin Libya’ya gelişi NATO için tehdit işareti
Jared Szuba | Libya’daki çatışma | May 26, 2020

Recent Podcasts

Featured Video