Moskova ve Şam niçin birbirine güç gösterisi yapıyor?

Rusya’nın Suriye’nin güneybatısında özerklik kurmaya çalışan, hatta rejim güçleriyle çatışan silahlı gruba verdiği şaşırtıcı destek, çelişkili görünse de rejimin meşruiyetini güçlendirmeye yönelik bir çaba olabilir.

al-monitor .

Tem 31, 2020

Suriye savaşı sürdükçe, savaşın yol açtığı paradokslar da çoğalıyor. Suriye’nin güneybatısında özerklik isteyen Rusya destekli askeri grubun rejim güçleriyle çatışmaya girmesi de bunun son örneği.

Uzlaşı anlaşmalarıyla ülkenin güneybatısında Devlet Başkanı Beşar Esad’ın hakimiyetinin garantörü olan Ruslar, şimdi bu grubu destekleyerek bir taşla iki kuş vurmaya çalışıyorlar. Ruslar hem İsrail sınırına yakın bölgelerdeki İran etkinliğini frenlemek hem de “uzlaşı”nın ardından ortaya çıkan her türlü muhalif girişimi bastırmak istiyorlar. Eski isyancılardan oluşan ve Esad güçlerinden bağımsız hareket eden Moskova destekli grubun yeni bir ordunun omurgasını oluşturması hayli uzak ihtimal. Ancak Rusya’nın desteği 2021’de yapılması planlanan Suriye seçimlerinin daha demokratik bir görünüm kazanmasına katkı sağlayabilir. 

Beşinci Ordu’ya bağlı 8’nci Tugay 28 Temmuz’da Dara vilayetine bağlı Bosra El Şam’da düzenlenen mezuniyet töreniyle saflarına 900 yeni savaşçı kattı. Tören tarihi Bosra kalesi yakınlarında, Suriye Arap Cumhuriyeti ve Suriye Ordusu’nun bayraklarıyla düzenlendi. Ancak katılımcılar arasında yerel protestocular da vardı. “Beşar peşindeyiz” ve “Esad rejimi düşecek” gibi hükümet karşıtı sloganlar atan göstericiler, siyasi mahkumların salıverilmesini talep eden dövizler taşıdı. Rus askeri polisinin de tören alanında bulunduğu ve usulca durumu takip ettiği bildirildi. Öncesinde savaşçı sayısı yalnızca 2 bin olan 8’nci Tugay için bu tören önemli bir aşamaya işaret ediyor. 

Tugay komutanı Ahmed El Oda, Suriye devrimine 2011’de katılan Şebab El Sunna’nın eski liderlerinden biri ve Libyalı savaş ağası Halife Hafter için Suriyeli savaşçı devşirdiğine dair söylentiler var. Foreign Policy dergisinin haberine göre Hafter’in safı için Suriye’den savaşçı devşirme girişimlerinin başını Albay Alexander Zorin çekiyor. 2016’da Rus Savunma Bakanlığı’nın Cenevre’deki görev gücünün temsilcisi olan Zorin, nisan ayında Suriye’nin güneyini ziyaret etmişti. Ancak Rus ordusundan kaynakların isimlerinin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a verdikleri bilgiye göre Zorin’in nisandaki ziyaretinin gündeminde Hafter için yeni savaşçı devşirme çabaları değil Suriye’deki İran etkinliği ve esirlerin serbest bırakılması vardı. Ziyaretin neticesinde Rus ordusu Şam tarafından tutuklanan esirlerin yakınlarından doğrudan bilgi almak için Dara’da bir merkez kurdu ancak merkez daha ziyade uzlaşıya dönük sembolik bir jest gibi görünüyor. Zira uzlaşı anlaşmalarına taraf olan isyancıların oluşturduğu Merkez Komite’ye bağlı yerel avukatlara göre aranan esirlerin listesi Rusya’ya hâlihazırda iletilmiş durumda.

Ancak bu, Rusya’nın stratejiden ziyade taktiksel amaçlara hizmet eden 8’nci Tugay’ı himayesinin önemsiz olduğu anlamına gelmiyor. Tugay savaşçıları ile Suriye güvenlik güçleri arasında haziranda bir kontrol noktasında çıkan ölümcül çatışmalar bir dizi eskalasyona yol açtı. 20 Haziran’da tugay savaşçılarını taşıyan bir otobüse Dara’nın güneyinde el yapımı patlayıcılarla düzenlenen saldırıda dokuz kişi öldü 13 kişi de yaralandı. Yerel halk saldırıdan sorumlu tuttukları Hizbullah ve İran’a karşı protestolar düzenledi. Suçlamalar şaşırtıcı değil zira İran yanlısı güçler geçmişte birçok kez 5’nci Ordu saflarında yer alan eski isyancıları hedef almışlardı. 

Suriye devriminin başlangıç noktalarından biri olan Güney Suriye, rejimin kontrolüne geçse de hâlen Esad karşıtı hissiyatın sürdüğü bir bölgenin akıbetine dair çarpıcı bir örnek oluşturuyor. Daha da önemlisi, Moskova’nın bölgesel oyuncular ve yereldeki uzantılarıyla kalıcı bir uzlaşı sağlama çabalarına işaret ediyor. Rusya, ABD, İsrail ve Ürdün 2018’de Suriye’nin güneybatısındaki topraklar konusunda Şam ile bir anlaşmaya varmışlardı.

Moskova’nın o süreçteki hedefi İsrail sınırında bir “Sünni koridoru” kurmak ve İsrail’i “direniş ekseni”ni güçlendirmek amacıyla Suriye’de yeni bir cephe açmakla tehdit eden Devrim Muhafızları ve Tahran’a bağlı yerel ve yabancı güçlerin bölgedeki varlıklarını frenlemekti. Neticede Rusya, İslam Devleti’yle mücadeleye katkıları karşılığında eski isyancıların fiili hamisi hâline geldi. Nisan 2019’da Dara’da faaliyet gösteren 5’nci Ordu’ya bağlı 8’nci Tugay içindeki eski Özgür Suriye Ordusu savaşçılarının sayısı toplam savaşçı sayısının dörtte üçünü geçmiş durumdaydı. Tugay birkaç yıl boyunca doğrudan Rus bir generale bağlıydı ve muhtelif komuta kademelerinde Rus subaylar görev alıyordu. Ancak bu çaba istenilen sonucu vermedi. Yerel güçler İD saldırılarını bastırmayı başararak yüzlerce savaşçıyı Esad’ın güvenlik birimlerine geri gönderdi.

Öte yandan 8’nci Tugay ve Dara’daki yerel güçler bu süreçte bazı engellerle de karşılaştı. Bunların başında 8’nci Tugay ile Suriye ordusu arasında eski isyancı liderlerin bağlılığını kazanmak için süren rekabet geliyor. Rekabetin başını Beşar Esad’ın kardeşi ve 4’ncü Tümen Komutanı Mahir Esad çekiyor. 

Esad İran’la sıkı bağlarını koruyor ve pek çok İran yanlısı grupla birlikle yabancı savaşçının da yer aldığı 4’ncü Tümen, Hizbullah ve Devrim Muhafızları’nın faaliyetleri için kalkan işlevi görüyor. Rejimin baskılarına misilleme olarak 4’ncü Tümen’in kontrol noktalarına 8’nci Tugay tarafından pek çok saldırı düzenlendi. Bölgede bulunan Rus askeri polisinin bu saldırılarda eski isyancıların tarafında yer aldığı söyleniyor. İkincisi, isyancıların kontrolündeki bölgelerde gündelik hayatı düzenleyen yerel meclislerin tasfiyesi ve sivil toplum kuruluşlarının kapatılmasıyla Suriye’nin güneyindeki yaşam standartları oldukça düşmüş durumda. Son olarak da rejim ile eski isyancılar arasında sağlanan uzlaşı anlaşmasına her zaman riayet edilmiyor. Şam yönetimi halk üzerinde baskı kurmak ve şaibeli suçlamalar üzerinden muhaliflere karşı keyfi gözaltılarla suçlanıyor.

Tüm bunlar Moskova için bir açmaza işaret ediyor. Rusya’nın 8’nci Tugay ya da 5’nci Ordu içindeki diğer birliklere desteğini sürdürmesi için Şam’la koordinasyonunu sürdürmesi gerekiyor. Moskova’nın eski isyancılara verdiği destekten endişe duyan Suriye rejimi ise bu desteği, özerklik girişimlerine dayanak ve güneydeki kaçakçılık şebekelerine tehdit olarak görüyor. 

Suriyeli parlamenter Halit El Abboud haziran ayında Rusya’ya Dara’daki uzlaşı mutabakatının tarafı olan silahlı grupların hamiliğini bırakması ve anlaşmadan tamamen çekilmesi için çağrı yaptı. 

Moskova’nın ilerleyen zamanlarda Suriye hükümetinin tam hakimiyet kuramadığı “gri alanları” Esad rejiminin meşruiyetini güçlendirmeye yönelik bir araç olarak kullanacağını öngörmek zor değil. Nitekim yaklaşan 2021 seçimlerde sandıktan belirli oranda hükümet karşıtı bir iradenin çıkması yabancı gazetecilerin gözünde ülkenin özgürleştiğine dair bir intiba bırakabilir. Bu intiba da bölgeyi yabancı yatırımcı için cazip kılar.

Öte yandan Rusya’nın amacı Suriye silahlı güçlerini kendi isteklerine göre yeniden düzenlemek ise bu, tüm ülke sathına önemli bir kaynak aktarımını gerektirir, bilhassa da İran’ın 4’ncü Tümen ve Cumhuriyet Muhafızları’nı güçlendirme çabaları düşünüldüğünde. Aksi takdirde bu hedef doğrultusunda atılacak herhangi bir adım, Şam’la gerginliği tırmandırmak, yeni çatışmalar ve daha fazla acı tehlikesini beraberinde getirir.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recent Podcasts

Featured Video