Suriye: Korona virüs Rusya-Türkiye-İran dinamiklerini değiştirecek mi?

Mart başında İdlib’de Türkiye’yle anlaşma sağlayan Rusya, şimdi de korona virüs salgını sayesinde Suriye’deki İran varlığını kısıtlama fırsatı yakalayabilir.

al-monitor Kazakistan’ın başkenti Nur-Sultan’da düzenlenen Suriye konulu toplantı, 26 Nisan 2019 Photo by ALEXEY FILIPPOV/AFP via Getty Images.

Mar 31, 2020

Korona virüs Suriye’yi de vurmaya başlarken, savaştaki kilit aktörlerin salgını fırsat bilerek güçlerini yeniden yapılandırmaya, hatta kontrol ettikleri bölgeleri yeniden şekillendirmeye çalışacağı anlaşılıyor. 

Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad 27 Mart’ta Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ordusunun başkomutan yardımcısı da olan Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed Bin Zayid El Nahyan ile bir telefon görüşmesi yaptı. Taraflar, başka konuların yanı sıra korona virüsle mücadelede işbirliğini görüştüler. 

Veliaht Prens görüşmenin ardından Twitter’dan paylaştığı mesajda “Kardeş Suriye bu kritik koşullarda yalnız kalmayacak” dedi.

Suriyeli yetkililer ile BAE diplomatları arasındaki temaslar bir süredir devam ediyordu ancak Veliaht Prens’in Suriye yönetimini muhatap alıp almayacağı bugüne kadar belli değildi. BAE 2018 sonlarında Şam’daki büyükelçiliğini açmış ve Suriye rejimi lehine bazı girişimler başlatmıştı. Tüm bunlar, karşılığında Şam ve Moskova’nın İran ve Türkiye’nin etkinliğini sınırlandıracağı, en azından bu yönde bazı adımlar atacağı beklentisiyle yapılmıştı. 

Şubat-mart dönemindeki Suriye-Türkiye çatışmaları sürerken Rusya BAE ile temaslarını yoğunlaştırdı ama Türkiye’nin önemli bir ortak olduğunu da açıkça ortaya koydu. İran’ın adımlarına ise Rusya epeydir çeşitli karşı adımlarla sessizce yanıt veriyor. Bunların arasında Suriye ordusunda personel dönüşümleri, milis gruplar üzerinde merkezi kontrol kurma çabaları, Suriye’nin güneybatı ve kuzeybatısında İran güdümündeki grupların frenlenmesi gibi adımlar yer alıyor.

Lübnanlı medya kuruluşu El Modon’a göre Suriye’deki Rus komutanlar, İran’daki korona virüs salgınından istifade ederek Suriye ordusunun tarafında savaşan İran yanlısı güçleri “filtreleme” kararı aldılar. Bu kapsamda Rusya’ya yakın ordu birliklerine İran yanlısı güçlerden ayrı konuşlanma kuralı getirdiler. Bu tedbirler, İran’a bağlı “uluslararası Şii güçleri” ve İran güdümündeki yerli milislerle şöyle ya da böyle temas eden askerleri virüsten koruma gerekçesiyle alındı. 

Eğer gerçekten böyle bir karar alındıysa, bu izolasyonun sadece belli bölgelerde belli birlikler için uygulanabileceğini belirtmek lazım. Bunlar, Rus özel kuvvetlerinin denetiminde savaşan ve “Kaplan Kuvvetleri” olarak bilinen Tuğgeneral Süheyl El Hasan komutanlığındaki 5'nci Özel Görev Güçleri Tümeni ve Rusya yanlısı Beşinci Ordu’nun birlikleri. Yerel Savunma Güçleri diye adlandırılan çeşitli İran bağlantılı milislerin rejimin ordusunda yer aldığı, Liva El İmam Hüseyin ve Liva Seyf El Mehdi gibi uluslararası Şii gruplarının Tuğgeneral Mahir Esad komutanlığındaki 4'ncü Tümen’e entegre edildiği biliniyor. 

Geçtiğimiz günlerde Şam’a giden Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Esad’la korona virüs salgınını ve İdlib’i görüştü. Al-Monitor’a konuşan bir Rus askeri kaynağına göre Türkiye’nin muhalif grupları yeniden yapılandırmak amacıyla terörist gruplara karşı sınırlı bir operasyon hazırlığında olduğu bir dönemde, Rus Genelkurmayı’nın ana istihbarat biriminin başı Amiral İgor Kostyukov’un Şoygu-Esad görüşmesinde hazır bulunması, Rusya’nın İdlib’de Türkiye ile sağladığı anlaşmayı korumak istediğinin işareti olarak okunabilir. 

Kaynak, “Fırat’ın doğusundaki durum da ele alındı ama görüşme aynı zamanda salgın meselesiyle ilgiliydi” dedi. 

Kaynağa göre Türkiye ve Rusya’nın burada yeni bir taktiksel işbirliğine girmesi, Halep vilayetinin kuzeyindeki Tel Rıfat bölgesinde toprak takasına bağlı olabilir. Buradaki gerilimi azaltma bölgesi 2017’de tesis edildi ve Moskova ile Ankara tarafından potansiyel bir ortak devriye alanı olarak görüldü. Bazı haberlere göre Kürt güçlerinin bölgedeki komutanları ve ailelerine bir an önce kentten ayrılmaları, Fırat’ın doğusunda başka yerlere geçmeleri söylendi bile.

Ankara mart başlarında Fırat’ın doğusunda halen ABD kontrolünde olan petrol zengini bölgelerin ele geçirilmesine dönük yeni bir planın devreye girebileceği imasında bulunmuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “yıkılmış olan Suriye’yi ayağa kaldırmak” için Rusya’yla bu bölgede işbirliği önermişti.

Rus askeri kaynak sözlerini şöyle sürdürdü: “İran’la olan hava bağlantıları ve dini ziyaret amaçlı gelip giden Şiiler dolayısıyla Suriye’nin iç ve doğu kesimlerinde tehlike oluştuğu düşünüldüğünde, askeri danışmanlar ile özel kuvvetlerin salgın sırasında güvenlik sorunu yaşayacağı ortada.” 

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Erdoğan arasında yeni anlaşmaların İdlib’de istikrara bağlı olacağını belirtmek lazım. Serakib ve Kefranbel gibi kasabaların çevresindeki kilit bazı bölgeler ise büyük ölçüde İran yanlısı milislerin kontrolünde. İran, Devrim Muhafızları’nın kudretli komutanı Kasım Süleymani’nin öldürülmesinden sonra bölgedeki “vekil” güçlerini birleştirme konusunda zaten bocalıyordu ve şimdi salgının etkileri, bu durumu daha da zorlaştırıyor.

Şoygu’nun Şam ziyaretinden birkaç gün sonra Suriye ilk resmi korona virüs vakasını açıkladı. Ardından, Suriye’nin Tartus limanına doğru yol alan Rus Dvinitsa-50 gemisinde askeri ambulansların olduğu görüldü. Suriye 31 Mart itibarıyla 10 COVID-19 vakası ve iki ölüm açıklamıştı.

Profesyonel askerler ile İran yanlısı yapıların ayrılması, Suriye savaşında ilk kez gündeme gelmiyor. Örneğin ABD, İngiltere ve Fransa’nın Nisan 2018’deki füze saldırılarının ardından Suriye hava kuvvetleri komutanlığı, İran güçleri ile müttefik Şii milislerince kullanılan askeri hava üssü ve hangar sayısının kısıtlanmasını istemişti. İran, İsrail’in hava saldırılarından korunmak için askeri tesislerini genelde Rus üslerinin yakınlarında kurmayı tercih ediyor ancak Rusya’yla rekabet nedeniyle ekonomik proje kılıfına sokulan bazı tesisler Rus güçlerinin oldukça uzağında bulunuyor. 

Korona virüs salgını sayesinde Moskova ve Suriye yönetimi içindeki İran karşıtları, İran güçlerini tecrit etme ve bu “geçici” önlemi zamanla kalıcı hâle getirme imkânı bulabilir. Ancak bu tür adımların Suriye ordusu ile güvenlik teşkilatının geneline sızan İran nüfuzunu köreltmesi, hele de İranlı milisleri doğu bölgelerinden çıkarması zor görünüyor.

Recommended Articles

Türkiye-İsrail ilişkileri: Yumuşama işaretleri ne kadar gerçekçi?
Amberin Zaman | | May 27, 2020
COVID-19 salgınında hasat vakti: Virüs mü yoksulluk mu?
Sibel Hürtaş | | May 27, 2020
Türkiye hapsolduğu çemberi kırabilir mi?
Fehim Taştekin | Savunma ve güvenlik iş birliği | May 23, 2020
Koronaya karşı “Ayasofya” kartı
Kadri Gürsel | Kültürel Miras | May 20, 2020
Giyim-tekstile pandemi vurgunu
Mustafa Sönmez | ekonomi ve ticaret | May 20, 2020

Recent Podcasts

Featured Video