Rusya, İsrail ile Hamas arasındaki oyunun kurallarını değiştirebilir

Hamas, İsrail ile müzakerelerde Mısır’ın arabuluculuk rolünü dışlamasa da Rusya’nın da denkleme dahil olmasını istiyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu arasında Moskova’da yapılan görüşme, 30 Ocak 2020 Photo by REUTERS/Maxim Shemetov.
Shlomi Eldar

Shlomi Eldar

@shlomieldar

İşlenmiş konular

Rus etkisi

Mar 4, 2020

İsrail gündemi gergin seçim süreciyle meşgulken Hamas liderleri 2 Mart’ta Kremlin’de Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüştüler.

Ziyaret gündem yoğunluğu nedeniyle İsrail basınında fazla yer bulmadı. Zaten seçim sürecine denk gelmeseydi de ne Başbakan Benjamin Netanyahu ne de Beyaz-Mavi lideri Benny Gantz, hareketin liderlerinin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in sarayında ağırlandığını İsrail kamuoyuna duyurmak istemezdi. Hamas, İsrail başta olmak üzere ABD, AB ve pek çok başka ülke tarafından terör örgütü addediliyor.

Böylesi bir ziyaret Moskova yerine Avrupa, Asya ya da Latin Amerika başkentlerine gerçekleşmiş olsaydı üst düzey İsrailli yetkililerin ne tepki vereceği tahmin edilebilirdi. Ancak Netanyahu, Putin’in Kremlin kapılarını Hamas’a açmasına sessiz kaldı.

Hamas Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye’nin başkanlığındaki heyette yardımcısı Salih El Aruri ve Musa Ebu Marzuk’un yanı sıra siyasi bürodan bir yetkili daha yer aldı. Taraflar arasındaki resmi ve verimli görüşmelerle böbürlenen Marzuk, Twitter’dan Haniye ve kendisinin Lavrov’a sundukları mütevazı hediyenin fotoğrafını da paylaştı. Hediye El Aksa Camii’nin üzerinde uçan beyaz bir güvercin resmiydi, belki de barış güvercininin…

Bu, Hamas liderlerinin Moskova’da ilk ağırlanışları değil. Hamas’ın eski Siyasi Büro Şefi Halid Meşal de hareketin Gazze ve Şam’da faaliyet gösteren yetkilileriyle birlikte Mart 2006’da Moskova’yı ziyaret etmişti. Ziyaret Hamas’ın Filistin’deki parlamento seçimlerinde kazandığı zafer ve Haniye’nin başbakanlık koltuğuna oturmasından sadece birkaç hafta sonra gerçekleşmişti.

Meşal’in ilk etapta Putin tarafından da kabul edilmesini öngören ziyaret programının profili, son dakika değişikliğiyle düşürülmüştü. Hamas heyeti kent merkezindeki Dışişleri Bakanlığı’nda ağırlanmış, Kremlin’e ise ertesi gün basına açık bir gezi düzenlenmişti.

Uluslararası tanınırlık arayışındaki Hamas 2006’daki bu ziyareti, uluslararası yalnızlığını ve Gazze Şeridi’ne yönelik kısmi İsrail ablukasını --ziyaret hareketin 2007’deki ayaklanmasından önceydi-- aşmak için kullanabilirdi.

Ancak Meşal bu fırsattan yararlanmak ve usta bir diplomat gibi davranmak yerine her zamanki sloganını tekrarlamayı tercih ederek Lavrov’a “İsrail’i asla tanımayacaklarını” ilan etti. Moskova’nın orta yol önerilerini de kabul etmeyen Meşal, Şam’a eli boş döndü; abluka ise bugün hâlen sürüyor.

Meşal ile Lavrov, İsrail’in Gazze’ye düzenlediği askeri harekâtın bir yıl ardından, Ağustos 2015’te, Katar’da yeniden bir araya geldi. Meşal Lavrov’dan bu sefer, binlerce insanın öldürülmesi ve yaralanmasına yol açan harekât sırasında harap olan Gazze altyapısı için destek istedi.

Ancak Lavrov’un Gazze Şeridi’ndeki korkunç durum karşısında bolca vahvahlanmaları dışında görüşmeden hiçbir şey çıkmadı. Hareket şimdi bir kez daha yardım için Moskova’nın kapısında ve bu sefer amaç İsrail ile bir uzlaşı düzenlemesi yapmak ya da en azından bu yolda bazı taahhütler almak.

Ancak Lavrov ile Meşal arasında 14 yıl önce gerçekleşen ilk buluşmanın ardından çok şey değişti; hem Hamas’ta hem de Moskova-Kudüs ilişkilerinde.

Hamas yıllarca direndikten sonra “hayır” siyasetinin hareketi bir santim ileri taşımadığını fark etti. İsrail devletini hâlen resmi olarak tanımasa da varlığını zımnen kabul etti. İsrail ile Hamas arasında son yıllarda şekillenen bu zımni uzlaşı, Hamas’ın silahlı operasyonlarını ve terör eylemlerini durdurması karşılığında ekonomik yaptırımların yumuşatılmasını öngörüyor. 

Bir diğer deyişle: Hamas İsrail’i resmen beyan etmeden fiilen tanımış oldu. Hareketin Gazze’deki muhalifleri ise Hamas’ı cihat yolundan ve silahlı mücadeleden sapmakla suçluyor ki, bunda da haklılık payı var.

Haniye Putin’in tek sözünün Netanyahu için Mısır’ın istihbarat liderleriyle İsrail savunmasının üst düzey yetkilileri arasındaki görüşmelerden çok daha etkili olacağını biliyor. Görüşmeleri İsrail adına Şin Bet Başkanı Nadav Argaman ile Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Meir Ben Şabat yürütüyor.

Hamas’a göre Putin’in olası bir mutabakatta rol oynaması süreci hızlandırabilir, çünkü Rusya aracılığı üstlenirse iki taraf da işbirliğine daha açık olur.

Genel olarak hem İsrail hem de Hamas böylesi bir uzlaşıya istekli ve bedelini ödemeye hazır. Daha önce de belirtildiği gibi bu bedel Hamas için cihadı bırakıp, İsrail devletinin varlığını tanımak olacak. 

Hamas’ın vermesi gereken bir taviz daha var: İsrail’in 2005’te Gazze çevresine örmeye başladığı sınır duvarını kabullenmesi ve Filistin topraklarını birleştirme hayalinden vazgeçmesi.

Netanyahu için ise Hamas’la uzlaşı, İsrail’i terörize etmeyi başaran bir örgütle anlaşmak anlamına gelir. Hamas’ın yok edilmesi gerektiğini açıkça söyleyen Netanyahu, gururunu bir kenara bırakmak durumunda.

Netanyahu son aylarda Katar fonlarının Gazze Şeridi’ne akmasına izin vermeye başladı ve Hamas bu sayede ayakta duruyor. Başbakan ayrıca Gazze’deki işçilere çalışma izni vermek ve ekonomik projeleri onaylamak da dahil yaptırımlar konusunda bazı adımlar atmayı düşünüyor. Bunlar da Gazze Şeridi’ndeki Hamas rejimini güçlendirecek adımlar. Ancak tüm bunlara rağmen hâlen bir sıkıntı var: Hamas İslami Cihat’ın İsrail’e düzenlediği roket saldırılarını durduramıyor.

Hamas’ın Moskova ile kurmak istediği ilişki Mısır’ın arabuluculuğunun ikâmesi değil. Hareketin hiçbir lideri Mısır’ın arabulucu rolünden vazgeçeceğini düşünecek kadar aptal değil.

Ayrıca Hamas, Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki Refah Sınır Kapısı’nın Gazze’nin “tek oksijen” kanalı olduğunun farkında. Haniye liderliğindeki Hamas yönetimi Moskova’yı, sürece perde arkasından katkıda bulunabilecek bir aktör olarak görüyor. Bu rol de Netanyahu üzerinde baskı kurmak. Nitekim, Netanyahu’nun Putin’e “hayır” derken iki kere düşündüğü bir gerçek. Mısır istihbaratı ise Netanyahu ve İsrail’in savunma yapılanmasının liderleri ile tam bir anlayış birliği içinde çalışıyor. Hamas hem İsrail hem de Mısır’ın gözünde şüpheyle yaklaşılması gereken sorunlu bir örgüt. Mısırlı yetkililerin son İran ziyaretinin ardından Haniye’ye uyguladıkları kısıtlamalar da bunun bir göstergesi. 

Moskova gibi bir ağır topun “yarı zamanlı” da olsa sürece dahil olması İsrail’in de işine gelir.

Dahası, Mısır’daki Müslüman Kardeşler iktidarının 2013’te devrilmesinin ardından şekillenen oyun kuralları Moskova’nın dahliyle baştan yazılabilir. Her hâlükârda Moskova’nın sürece katkısı her iki tarafa da inkar edilemez bir avantaj sağlıyor zira İsrail de Hamas da Moskova’nın sürece dahil olup, bir uzlaşıyı desteklemesi hâlinde kimsenin bununla oynamaya cesaret edemeyeceğini biliyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Hamas için seçim zamanı: Mısır mı İran mı?
Shlomi Eldar | Gazze | Oca 10, 2020
Halid Meşal’in gözü yeniden Hamas liderliğinde mi?
Adnan Abu Amer | | Oca 9, 2020
Siyasi krizler Hamas-İsrail arasında esir takasının önünü açabilir
Adnan Abu Amer | israil filistin çatışması | Ara 13, 2019
Rusya’nın Libya’daki ‘çok katlı pasta’ politikası
Maxim Suchkov | Libya’daki çatışma | Ara 9, 2019
Hamas İsrail’in teşviklerini kabul edecek mi?
Adnan Abu Amer | Palestinian reconciliation | Kas 26, 2019

Recent Podcasts

Featured Video

More from  İsrail'in Nabzı

al-monitor
İsrail’in ilhak planı iki eski komutanın elinde
Ben Caspit | | Haz 12, 2020
al-monitor
İsrail ve Türkiye arasında buzlar eriyor mu?
Rina Bassist | Koronavirüs | Nis 13, 2020
al-monitor
Netanyahu’nun koronavirüse karşı gizli silahı: Mossad
Ben Caspit | Koronavirüs | Nis 1, 2020
al-monitor
İsrail ve Türkiye Akdeniz’de kafa kafaya gelir mi?
Joshua Krasna | Savunma ve güvenlik iş birliği | Oca 23, 2020