Rusya ve Suriye rejimi İdlib'de onlarca hastane bombaladı

Rusya destekli Suriye ordusunun hastane ve sağlık tesislerini halkı bölgeden kaçmaya zorlamak için bombaladığı düşünülüyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor Rus savaş uçaklarının İdlib’in gerilimi düşürme bölgesindeki bir yerleşim yerine düzenledikleri bombardımanın ardından ortaya tablo, 30 Ocak 2020 Photo by Izzeddin Idilbi/Anadolu Agency via Getty Images.

Şub 16, 2020

HALEP, Suriye — İdlib’deki sağlık kurumlarının çalışanları Rus ve Suriye savaş uçaklarının vilayet ve çevresindeki hastanelere düzenledikleri saldırıları protesto etmek için 6 Şubat’ta İdlib Sağlık Müdürlüğü önünde bir gösteri düzenledi. 

Rusya ve İran tarafından desteklenen Suriye rejim güçlerinin kara harekâtıyla eş zamanlı düzenlenen protestoda BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e İdlib’i ziyaret etmesi için çağrı yapıldı. Göstericiler, Guterres’ten 3 milyon insanın yaşadığı bölgedeki hastanelerin ve sağlık merkezlerinin durumunu yerinde görmesini talep etti.

Rusya ve İran destekli Suriye rejim güçlerinin Suriye’nin kuzeydoğusuna yönelik harekâtları Kasım 2019’da başladı ve 20 Aralık’tan sonra hız kazandı.

Onlarca köy ve kasaba rejim kontrolüne geçerken kullanılan muhtelif hava ve kara bombaları ve silahları siviller de dahil yüzlerce insanın ölümüne ya da yaralanmasına yol açtı, binlerce kişi de yurdundan oldu.

Rus savaş uçaklarının 4 Şubat’ta Sermin Sağlık Merkezi ile 1 Şubat’ta Halep’in batı kırsalındaki Hor’da bulunan El Hüda Hastanesi’ne düzenledikleri saldırılarla iki bina da neredeyse tamamen yıkıldı.

Idlib Sağlık Müdürlüğü’nün basından sorumlu yetkilisi İmad Zehran Al-Monitor’a şunları aktardı: “Rus ve Suriye savaş uçaklarının hedef gözeterek düzenledikleri hava saldırıları yüzünden hizmet veremez duruma gelen sağlık merkezlerinin sayısı Nisan 2019’dan bu yana 49’u bulmuş durumda. Bunlardan 11’i ocak ayında vuruldu. Şubatta da 21 hastane ve sağlık merkezi tamamen yok oldu.”

Saldırılarda ölen ve yaralananlar arasında İdlib Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı doktorlar ve personelin de bulunduğunu belirten Zehran şöyle devam etti: “Bazı binalar içindeki tıbbi ekipmanlar da dahil tamamen harabeye dönmüş durumda. Bazı merkezleri, kuzeye, yurdundan olan insanların kaçtığı Suriye-Türkiye sınırına taşımak zorunda kaldık.”

Suriye Sivil Savunma Birimi’ne göre 2019’un başından bu yana 55 sağlık merkezi yok edildi. Birimin İdlib’deki merkezinin basın sorumlusu Al-Monitor’a şu bilgileri verdi: “Savaş uçakları hedef gözeterek hasta ve yaralıların bulunduğu hastaneleri bombalıyorlar. Sivil savunma ekipleri olarak hedef olan merkezlere yardım etmeye çalışıyoruz. (...) Bizim kayıtlarımıza göre 12 sağlık merkezi kullanılamaz hâle gelmiş durumda. Marat El Numan, Sarakip, Sermin, Eriha, El İman, Sarıca Köyü ve Taftanaz hastaneleri ile Halep’in batı kırsalındaki Zaviye ve Hor hastaneleri vuruldu.”

İdlib merkezli sivil toplum kuruluşu Acil Koordinasyon Grubu Başkanı Muhammed El Hallac da Al-Monitor’a şöyle konuştu: “2020’den bu yana İdlib ve çevresinde Rus savaş uçakları tarafından bombalanan hastane ve sağlık merkezlerinin sayısı 19. (...) Hastanelerin vurulması ve sağlık hizmetlerinin aksaması da insanları burayı terk etmeye sevk eden bir diğer etmen.”

Hallac şöyle devam etti “Hastane ve kliniklerin hedef alınması Suriye’nin kuzeybatısındaki insani durumu daha da kötüleştiriyor. Kalan hastaneler geniş nüfusun ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor.”

Aktivist Ubeyde Danduş’a göre rejim, hastaneler ile ambulans, sivil savunma gibi kamu merkezlerini hedef alarak insanları bölgeyi terk etmeye zorluyor. Ayakta kalan sağlık merkezlerinin yerleşim yerlerinden çok uzak olduğunu, bazılarının da bombalanma korkusuyla faaliyetlerine son verdiğini anlatan Danduş, Al-Monitor’a şunları aktardı: “Sınır bölgesinde yer alan hastane ve sağlık merkezleri geniş nüfusa yetmiyorlar, ellerinde yeterli teçhizat yok. Ateş hattına yakın olan hastaneler ise yalnızca ilk yardım ve acil hizmeti veriyorlar, çünkü ameliyathaneler yıkılmış durumda.”

İdlib Sağlık Müdürlüğü’nün hastanelerden sorumlu yetkilisi Yahya Nihme de Al-Monitor ile şu bilgileri paylaştı: “Muhalifler tarafından kurtarılmış bölgelerde görev yapan sağlık çalışanları çok zor şartlarda görev yapıyorlar. En başta bombardımanlar nedeniyle can güvenlikleri yok ve sürekli baskı altındalar. Malzeme, ilaç, ekipman eksikliği zaten hep var.”

Hastane ve kliniklere yönelik artan denetim uygulamalarının da baskıyı artırdığını belirten Nihme başlıca ihtiyaçları şöyle sıraladı: “Tıbbi ekipman sürekli kullanıldığı için eskiyor ve yenileri gerekiyor. Diyaliz makineleri, yoğun bakım üniteleri, küvöz ve yatak ihtiyacı var. Sağlık Müdürlüğü kapasite yetersizliği nedeniyle bu ihtiyaçları karşılayamıyor."

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

HTŞ, Türkiye’nin işini mi yapıyor?
Fehim Taştekin | İdlib | Haz 28, 2020
Suriyeli Kürtler: Mahsul gaspı Türk yardımlarını gölgede bırakıyor
Amberin Zaman | türk-kürt çatışması | Haz 22, 2020
Suriye’de ‘TL bölgesi’ hayal mi gerçek mi?
Fehim Taştekin | Suriye çatışması | Haz 15, 2020
Giyim-tekstile pandemi vurgunu
Mustafa Sönmez | ekonomi ve ticaret | May 20, 2020
Cihadın kutsal olmayan rant döngüsü
Fehim Taştekin | İdlib | May 15, 2020

Recent Podcasts

Featured Video