Dahlan’a yönelik suçlamalar çoğalıyor

El Fetih’ten atıldıktan sonra BAE yönetimi için çalışmaya başlayan Muhammed Dahlan hakkında sadece Türkiye’den değil, bölgedeki başka ülkelerden de suçlamalar geliyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor El Fetih’in eski yöneticilerinden Muhammed Dahlan Abu Dabi’deki çalışma ofisinde, 18 Ekim 2016  Photo by REUTERS/Stringer.
Adnan Abu Amer

Adnan Abu Amer

@adnanabuamer1

İşlenmiş konular

mahmoud abbas, plo, jamal khashoggi, fatah, war crimes, mohammed dahlan

Şub 26, 2020

Filistin’deki El Fetih hareketinin eski yöneticilerinden Muhammed Dahlan hakkında yıllardır çeşitli iddialar dile getiriliyor ama suçlamalar son dönemde iyice artmış durumda. Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) sürgünde yaşayan Dahlan farklı ülkelerin iç işlerine karışmakla itham ediliyor. 

Sudan bu ülkelerden biri. Sudan Halk Meclisi Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Beşir Adem Rahma 17 Şubat’ta Hartum’da düzenlediği basın toplantısında Dahlan’ın İsrail’le işbirliği hâlinde ve BAE’nin çıkarları doğrultusunda Darfur’un Sudan’dan koparılması, Kızıldeniz’in ele geçirilmesi için çalıştığını iddia etti. Sudan ordusunun Nisan 2019’da Cumhurbaşkanı Ömer El Beşir’i devirmesinin ardından Sudan’ı ziyaret eden Dahlan’ın askeri yetkililerle görüştüğü, BAE ile yakınlaşma karşılığında Sudan’a mali destek sözü verdiği iddia edilmişti. 

Türkiye İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da 16 Şubat’ta El Cezire’de yayınlanan mülâkatında Dahlan’ın en çok aranan teröristler listesine alındığını hatırlatarak Dahlan tarafından kurulan bir ajan hücresinin Nisan 2019’da ortaya çıkarıldığını, Dahlan’ın faaliyetleri hakkında Türkiye’nin elinde pek çok delil olduğunu söyledi. Bakan, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Ekim 2018’de İstanbul’da katledilmesinde Dahlan’ın parmağı olabileceği ihtimalini de dışlamadı.

Dahlan’a yönelik bir diğer hamle Londra merkezli Stoke & White hukuk firmasından geldi. Firma şubat ortalarında yaptığı açıklamada Dahlan ve BAE yetkililerinin Yemen’de savaş suçu işledikleri gerekçesiyle yargılanması gerektiğini, bu konuda ABD, İngiltere ve Türkiye’ye belgeler ilettiğini belirtti.

Tunus’ta ise Nahda Hareketi’nin meclis grubu başkanı Nureddin Bhiri ocakta Anadolu Ajansı’na verdiği mülakatta aralarında Dahlan’ın da bulunduğu bazı çevrelerin Tunus’ta eski rejimin bakiyelerini destekleyerek yeni filizlenen demokrasiye ket vurmaya çalıştıklarını söyledi. 

Yine ocak ayında İsrail’in Haaretz gazetesinde yazan gazeteci ve güvenlik uzmanı Yossi Melman, BAE’de güvenlik ve enformasyon alanında çalışan İsrailli şirketlere Dahlan’ın nasıl kolaylık sağladığını anlattı.

El Fetih içinde Dahlan yandaşlarını temsil eden ve “reformcu akım” diye anılan grubun sözcüsü İmad Muhsin ise Al-Monitor’a yaptığı açıklamada suçlamaları reddetti. 

Muhsin şöyle konuştu: “Dahlan’a yöneltilen suçlamalar, Türkiye ve Katar’ın siyasi propagandasıdır. Dahlan Türkiye’nin Suriye ve Libya’daki kolonyal saldırılarına karşı çıkıyor, Libya’nın toprak bütünlüğünü sağlamaya çalışan orduyu destekliyor. Erdoğan ise Libya’ya teröristleri gönderiyor. Dahlan Sudan’da demokratikleşmeyi destekliyor, Tunus’ta iktidarın barışçıl yoldan el değiştirmesini alkışlıyor.”

Dahlan’ın “Arap milletini zayıflatmak ve kontrol etmek isteyenlere, bilhassa da Mısır’ı yeni Osmanlı hırslarıyla nüfuzu altına alma hayalini gerçekleştiremeyen Erdoğan’a” karşı koyduğunu öne süren Muhsin, suçlamaların Dahlan’ın bu çabalarını engellemeyi amaçlayan “örgütlü bir kampanyanın parçası” olduğunu söyledi.

2011’den beri BAE’de yaşayan Dahlan, Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed Bin Zayid El Nehyan’ın danışmanı olarak görev yapıyor. Dahlan, yolsuzluk yaptığı, bazı Filistinli yöneticilerin öldürülmesinde parmağı olduğu ve Başkan Mahmud Abbas’a karşı darbe planladığı suçlamasıyla Haziran 2011’de El Fetih’ten ihraç edilmişti. Suçlamaları reddeden Dahlan, Abbas’ın FKÖ ve Filistin Yönetimi’nin kaynaklarını suistimal ettiğini iddia ediyor.

El Fetih Devrim Konseyi üyesi ve Filistin Yasama Meclisi Siyasi İşler Komitesi Başkanı Abdullah Abdullah’a göre Dahlan hakkındaki iddialar şaşırtıcı değil.

Abdullah’ın Al-Monitor’a değerlendirmesi şöyle: “Dahlan’a Arap dünyası ve bölgeden yöneltilen suçlamalar, onun bölgesel ülkelerin iç işlerine yaptığı müdahalelerin, El Fetih çizgisinin dışına çıkmasının, Filistin’in menfaatlerine aykırı gündem, çıkar ve planları olan başka taraflara tabi olmasının doğal bir sonucudur. Dahlan’a yönelik suçlamalar onun Filistin siyasetinde zaten azalmış olan şansını aşındırıyor. Başkan Mahmud Abbas’la uzlaşmasına artık imkân kalmadı. El Fetih’te şansı kalmadı.”

Ancak Ramallah’taki Filistin Siyaset ve Kamuoyu Araştırmaları Merkezi’nin 11 Şubat’ta gerçekleştirdiği anketin sonuçları Abdullah’ın iddiasıyla pek örtüşmüyor. Araştırmaya göre Abbas’ın bir daha aday olmaması hâlinde Dahlan başkanlık seçimlerinde yüzde 6 destek alır ve hâlen İsrail’de hapiste olan El Fetih yöneticisi Mervan Barguti ile Hamas lideri İsmail Haniye’nin ardından üçüncü olur. Dahlan’ı destekleyenlerin oranı Batı Şeria’da sadece yüzde 1 iken, Gazze Şeridi’nde yüzde 12’ye çıkıyor. 

El Halil Üniversitesi’nde siyaset bilimci olan Bilal El Şubaki de Al-Monitor’a şu değerlendirmede bulundu: “Dahlan’a Arap dünyasından ve bölgeden yöneltilen suçlamalar onun Filistin siyasetindeki şansını zedelemez. Çünkü arkasında Mısır, Suudi Arabistan ve BAE’nin desteği var. Ayrıca Dahlan ciddi maddi imkânlara ve popülerliğe sahip. Kaldı ki Dahlan’ın gözü Filistin Yönetimi’nin değil, FKÖ’nün liderlik pozisyonlarında. Dahlan dış ilişkileri bakımından diğer Filistinli liderlerden farklı değil. Zira başkaları da soru işaretlerine neden olan bölgesel roller üstleniyor. Ve tüm bu suçlamalara rağmen Filistinliler Dahlan’a lider olarak kucak açmaya hazır.” 

Ankara yönetimi Dahlan’ı, ABD’de yaşayan hükümet karşıtı din adamı Fethullah Gülen’le irtibatlı olmak, Erdoğan’a karşı 2016’da düzenlenen darbe girişimini finanse etmek, Libya ve Suriye’de Türkiye aleyhine çalışmakla suçluyor. Kasım 2019’da Dahlan’ın tutuklanması için Interpol üzerinden kırmızı bülten çıkaran Ankara, başına da 10 milyon lira (yaklaşık 1.7 milyon dolar) ödül koydu.

Dahlan ise Mısır’ın El Vatan gazetesine aralıkta verdiği röportajda Erdoğan’ın kendisine suikast planladığı iddiasında bulundu. 

Kırmızı bülten haberinden birkaç hafta sonra Hamas lideri Haniye Türkiye’ye giderek Erdoğan’la görüştü. Görünen o ki Türkiye hukuki yollardan Dahlan’ın peşine düşüp onu tutuklattırmaya çalışırken kapısının Hamas’a ve Haniye’ye açık olduğu mesajını veriyordu. Ancak bu durum, Gazze’deki Dahlan-Hamas yakınlaşmasını aksatabilir. Türkiye bu süreçten baştan beri rahatsız olmuştu. 

Türkiye’yi yakından izleyen Filistinli araştırmacı Said El Hac Al-Monitor’a yaptığı değerlendirmede, “Türkiye’nin Dahlan’a yönelik suçlamaları 2013 yılına kadar uzanıyor. Ankara Dahlan’ı Filistinli El Fetih lideri olarak değil, BAE yöneticilerinin danışmanı ve Türkiye karşıtı bölgesel ajandaların maşası olarak görüyor” dedi.

Türkiye ABD’nin Orta Doğu barış planına ve büyükelçiliğini Kudüs’e taşımasına karşı çıkarken, Abbas’a da son yıllarda daha yakın davranıyor. Filistinlilerin temsilcisi olarak Abbas’ı destekleyen Erdoğan, BAE’nin Dahlan üzerinden gayrimeşru bir liderlik dayatma çabalarını önlemek istiyor. Hamas’ın Gazze’de Dahlan’la yakınlaşmasından sonra Türkiye’nin Hamas’la arası biraz soğudu ama Ankara daha sonra iki taraf arasında bir ittifak olmadığını, geçici menfaatlerin söz konusu olduğunu anladı.”

Sonuç olarak bölge ülkelerinin Dahlan’a yönelttiği suçlamalar, BAE’nin Arap Baharı’nın sonuçlarını ortadan kaldırmak ve diktatörlükleri geri getirmek için önayak olduğu karşı devrim girişimlerinin neticesidir. Suçlamalar BAE’nin Türkiye’nin bölgesel konumunu baltalamak için siyaseten ve medya üzerinden yürüttüğü örgütlü kampanyanın da bir sonucudur. Dahlan bu kampanyada büyük bir rol oynuyor.

Dahlan'ın Arap dünyası ve bölge genelindeki etkinliği Filistin’deki rolünü fazlasıyla aşıyor. Filistinli liderler Filistin davasına zarar vermemek için bu denli büyük bölgesel rollere soyunmaktan genellikle kaçınıyorlar.

Recommended Articles

Türkiye’nin Dahlan kararı: Abbas seçimlerden önce rakibinden kurtulabilir mi?
Ahmed el-Komi | | Ara 19, 2019
El Fetih ve Hamas’ın Türkiye rekabeti
Adnan Abu Amer | Palestinian reconciliation | Kas 21, 2019
ABD baskısına rağmen Türkiye Filistin’in yanında
Daoud Kuttab | israil filistin çatışması | May 10, 2019
Suudiler İran konusunda ABD’yi hayal kırıklığına mı uğratacak?
Bruce Riedel | Muhammed bin Selman | May 9, 2019
Trump ve Netanyahu Filistinlileri “satın alma” planı mı yapıyor?
Ben Caspit | israil filistin çatışması | May 1, 2019

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Filistin'in Nabzı

al-monitor
Filistinlilerin toprak mücadelesi Osmanlı arşivlerinden güç alıyor
Ahmad Melhem | israil filistin çatışması | Oca 14, 2020
al-monitor
Halid Meşal’in gözü yeniden Hamas liderliğinde mi?
Adnan Abu Amer | | Oca 9, 2020
al-monitor
Türkiye’nin Dahlan kararı: Abbas seçimlerden önce rakibinden kurtulabilir mi?
Ahmed el-Komi | | Ara 19, 2019
al-monitor
Siyasi krizler Hamas-İsrail arasında esir takasının önünü açabilir
Adnan Abu Amer | israil filistin çatışması | Ara 13, 2019