Mısır'ın Nabzı

Mısır, Türkiye-Libya anlaşmasının ardından harekete geçti

By
p
Article Summary
Mısır’ın Akdeniz’de düzenlediği son tatbikatlar, Türkiye ile Libya’nın Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında varılan deniz sınırı anlaşmasına karşı net bir yanıt ve güç gösterisi niteliği taşıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

KAHİRE — Türkiye ile Libya’nın uluslararası tanınırlığı olan Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) arasında 28 Kasım’da imzalanan deniz sınırı ve güvenlik anlaşmasının ardından Mısır deniz kuvvetleri 11 Aralık’ta askeri tatbikatlar düzenlemeye başladı. İki taraf arasında askeri ve güvenlik alanında işbirliğini geliştirmeyi hedefleyen anlaşma Yunanistan ve Mısır tarafından kınandı.

Mısır ordusu 11 Aralık’taki açıklamasında, askeri tatbikatların bölgede ortaya çıkan zorluk ve tehlikeler karşısında Mısır askeri stratejisini geliştirmek amacıyla yapıldığını bildirdi. Akdeniz’deki tatbikatlarda 130 kilometre menzilli Harpoon deniz altı füzeleri kullanıldı ve tatbikata Mistral sınıfı amfibi hücum gemileri ile bir savaş gemisi katıldı. 

Mısır Dışişleri Bakanlığı, UMH ile Türkiye arasındaki anlaşmayı 28 Kasım’da şu ifadelerle kınamıştı: “Libya’da savaşan taraflar arasında 2015’te Fas’ta BM himayesinde sağlanan Libya Siyasi Anlaşması’nın 8’nci maddesi uyarınca bu tür mutabakatlar, geçersiz ve yasal dayanaktan yoksundur. Anlaşma uyarınca UMH’nin Libya Parlamentosu’na danışmadan bu tür uluslararası anlaşmalara imza atma yetkisi yoktur.” Açıklamada, Türkiye-UMH anlaşmasının kıyıdaş devletlerin deniz sınırlarına dair egemenlik haklarını hiçbir şekilde etkileyemeyeceği de vurgulandı.

Nasır Yüksek Askeri Akademisi’nin danışmanlarından Tümgeneral Cemal Mazlum da son askeri tatbikatların, başta Kıbrıs, Yunanistan ve Mısır için endişe yaratan UMH-Türkiye anlaşması olmak üzere bölgede ortaya çıkan yeni gelişmelerle doğrudan ilgili olduğu kanısında. Mazlum Al-Monitor’a telefonla şu değerlendirmeyi yaptı: “Mısır 29 Kasım’da, yani anlaşmanın hemen ertesi günü, Yunanistan ve Kıbrıs’la irtibata geçti ve üç ülke de enerji alanındaki menfaatlerini baltalayacak olan anlaşmayı tanımama kararı aldı.”

Akdeniz’deki tatbikatların ve tatbikatlarda gerçek mühimmat kullanılmasının Mısır’ın sınır haklarını koruyacağına ve olası bir müdahaleye karşılık vereceğine dair bir kararlılık mesajı olduğunu belirten Mazlum, “Bu da Mısır’ın hakkıdır çünkü burada münhasır ekonomik bölge söz konusudur” dedi.

UMH-Türkiye anlaşmasının Mısır’ın yanı sıra Libya’ya komşu diğer ülkeler için de bir tehdit teşkil ettiğine dikkat çeken Mazlum, Kahire-Ankara ilişkilerinin Muhammed Mursi liderliğindeki Müslüman Kardeşler yönetiminin protestolar neticesinde 30 Haziran 2013’te devrilmesinden bu yana zaten gergin seyrettiğini hatırlattı. Mazlum, Türkiye’nin, Mısır tarafından terör örgütü kabul edilen Müslüman Kardeşleri desteklediğini ve medya üzerinden Kahire’ye saldırılarını sürdürdüğünü de ekledi.

Tobruk merkezli Libya Parlamentosu da 28 Kasım’daki açıklamasında Trablus merkezli UMH ile Türkiye arasındaki anlaşmanın “Türkiye’nin teröristlere silah sağlamasına, Libya hava sahasını ve kara sularını ihlâl etmesine zemin hazırladığını” ve “vatana ihanet” suçu olduğunu savundu. 

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 10 Aralık’ta Türk askerini Libya’ya göndermeye hazır olduğunu açıklamasının ardından Newsweek dergisinde yayımlanan habere göre UMH de askeri işbirliğini teklifini 19 Aralık’ta kabul etti. Ulusal Bilgi Bankası kayıtlarına göre Mısır batısında Libya ile bin 150 kilometrelik bir sınır paylaşıyor.

Kahire Üniversitesi’nde siyaset dersleri veren Tarık Fehmi’ye göre Mısır, bölgede yaşanan son gelişmeleri, bilhassa da Türkiye-UMH anlaşmasını ulusal güvenliğine tehdit algılıyor. Gelişmeyi Al-Monitor’a değerlendiren Fehmi, Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs’ın 3 Kasım’da Akdeniz’de düzenledikleri ortak tatbikatın da Türkiye’nin Akdeniz’deki petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerine karşı bir mesaj olduğunu kaydetti. Türkiye’nin bölgesel enerji işbirliğini artırmak için yedi ülkenin katılımıyla ocak ayında kurulan Doğu Akdeniz Gaz Forumu’ndan dışlanmış hissettiğini belirten Fehmi, Mısır’ın Kahire’nin çıkarlarını baltalayacak ve sınırların yeniden çizilmesine yol açabilecek Türkiye-Libya anlaşmasına karşı tetikte olmak zorunda olduğunu vurguladı.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni

Hagar Hosny is an independent journalist who graduated from Cairo University in 2013. She has worked as a political affairs editor for Masrawy. On Twitter: @HagarHosny

NEVER MISS
ANOTHER STORY
Haber bültenimize üye olun
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept