Suriye'nin Nabzı

Suriyeli Kürtler arasında çatlak devam ediyor

By
p
Article Summary
Suriyeli Kürtler bölgelerinin yönetimi için ortak bir siyasi proje istiyor ama Kürt Ulusal Konseyi ile Suriye Demokratik Güçleri arasında anlaşmazlıklar devam ediyor. İngilizceden Türkçeden çevrilmiştir.

Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) diyalog kurmasını ve SDG’nin rejim güçlerine katılmasını isteyen Rusya, çeşitli vesilelerle tarafları bu yönde teşvik ediyor

SDG komutanı Mazlum Kobane ise 28 Ekim’de Suriye Kürdistanı’ndaki Kürt partilerini bir araya getirmeye hazır olduklarını belirtmişti. Kürt medyasına konuşan Kobane, farklı Kürt siyasi gruplarıyla yaptıkları görüşmelerde ortak bir çerçeve oluşturma konusunda mutabık kaldıklarını belirtmiş, ayrıca herhangi bir Kürt partisiyle askeri anlaşma yapmaya gerek olmadığını söylemişti. 

Oysa Kürt Ulusal Konseyi Rojava’daki silahlı güçler arasında bölgenin korunması konusunda anlaşma yapılmasını istiyor. Kobane SDG’nin sekiz yıldır savaştığını, çok sayıda şehit verdiğini ve tüm Kürt gruplarını temsil ettiğini vurguladı. Ayrıca, Irak Kürdistanı’nda bulunan Konsey bağlantılı Rojava peşmergesini ima ederek Kürt güçlerinin ülkeye dönüp SDG bayrağı altında mücadele etmesine karşı olmadıklarını söyledi. 

Kobane rejimle anlaşma için geçen ay iki koşul öne sürdü. Birinci koşul, mevcut Kürt idaresinin genel Suriye yönetiminin parçası haline gelmesi, diğeri de SDG’nin Suriye ordusu içinde bağımsız bir yapı olmasıydı. 

Cezire vilayetindeki yasama meclisinin eski başkanı ve kuzey ve doğu Suriye ileri gelenler konseyinin üyesi olan Hakem Halu, Kürtleri birleştirme çabalarının başarısız olmasından Kürt Ulusal Konseyi’ni sorumlu tutuyor. 

Halu Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Kürt partileri ne zaman bir araya gelmeye, ortak bir vizyon oluşturmaya çalışsa -- buna Kobane’nin çağrıları da dâhil -- Konsey olumsuz tavır takınıyor, çeşitli bahaneler öne sürüyor. Konsey, kendisini kontrol eden Türkiye’nin avucunda.” 

Rejimi Suriye’nin meşru resmi otoritesi olarak gören Halu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Suriye rejimi meşruiyete sahiptir ve bu krizde kilit bir oyuncudur, dolayısıyla diyalog kurmak şarttır. Suriye muhalefeti ise Suriye halkının büyük bir bölümüne, özellikle Arap olmayan unsurlara güvence veremedi. Muhalefet kapsayıcı bir ulusal proje sunamadı ve mezhepçi söylemlerin, radikal İslam’ın, etnik ırkçılığın gölgesinde kaldı.”

Halu, Kürtlerle bugüne kadar varılan mutabakatlarda ortak hedefin “Kürtlerin ve Suriye’deki diğer unsurların haklarının federal ademi merkezileşme çerçevesinde anayasada tanınması” olduğunu söyledi. Sorunun ittifaklarda olduğunu savunan Halu, “Kürt Ulusal Konseyi, Kürtlerin her türlü kazanımına karşı çıkan Türkiye’nin desteklediği Suriye Devrimci ve Muhalif Güçler Ulusal Koalisyonu’nun içinde. Konsey, Türkiye’nin iradesine tabi” dedi. 

Halu’ya göre Suriye krizinin köklü çözümü “anayasanın tarihsel gerçekler ve sahadaki gerçekler doğrultusunda değiştirilmesi, Suriye’de ademi merkezileşmenin sağlanması, federal sistem ve laik, çoğulcu bir devlet” ile sağlanabilir. 

Ancak bazı Kürt gözlemciler bu görüşe katılmıyor. Paris’te yaşayan Suriyeli Kürt gazeteci Baz Bakkari Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Burada eksik bir şey var. Kürt siyasi partileri arasındaki farklılıkların, özellikle Kürt Ulusal Konseyi ile Demokratik Toplum Hareketi arasındaki çatlağın nasıl giderileceğine dair somut bir eylem planı ortaya konmuş değil. Bugüne kadar yapılanlar bir girişimin başlatılması, farklı siyasi partilerin de bunu olumlu karşılamasından ibaret. Hepsi bu kadar.”

Bakkari’ye göre Kürt Ulusal Konseyi ile Demokratik Birlik Partisi (PYD) arasındaki kavga Suriye krizinin başında ortaya çıkan siyasi anlaşmazlıklara dayanıyor ve özenle planlanmış bir çözüm gerektiriyor: “Tarafların, özellikle de SDG’nin medyada yaptığı konuşmalarla uzlaşı sağlayamayız. Verimli diyaloga zemin hazırlayan net bir eylem planı olmalı. Yoksa hiçbir yere varmayan bir kısır döngünün içinde dolaşıp dururuz.”

PYD ile SDG’nin ayrı tutulmaması gerektiğini düşünen Bakkari şöyle devam etti: “İkisi arasında bariz bir bağ var, başka hiçbir partiyle olmadığı kadar yakınlar. Diğer Kürt partileriyle temas etmeden farklı düzeylerde eşgüdüm içindeler. (…) SDG Suriye devletiyle, Rusya’yla görüşüyor, Suriye Demokratik Konseyi ise Washington’da adımlar atıyor. Bana göre Suriye’deki diğer Kürt partilerine danışmadan yapılan her anlaşma eksik kalacaktır. SDG gerçekten ortak bir Kürt söylemi hedefliyorsa somut bir yol haritası belirlemeli ve gerek siyasi gerekse idari tüm ihtilaf noktalarına eğilmeli.” 

Kürt Ulusal Konseyi’nde yer alan Suriye Kürdistan Demokratik Partisi yöneticisi Muhammed İsmail, SDG’nin uzlaşı girişimini ve Kürt özyönetiminin rejimle diyalog teşebbüslerini Al-Monitor’a şöyle değerlendirdi: “İsimleri farklı olsa da özyönetim, PYD ve SDG aslında aynı yapıdır. Afrin, Serekaniye (Resulayn) ve Tel Abyad’ın kaybının ardından bu gruplar siyasi, idari ve askeri başarısızlıklarını örtmek için her türlü yolu deniyor, rejimle ve Suriye krizine müdahil bazı uluslararası aktörlerle iletişim kanalları açmaya çalışıyorlar. Ancak SDG tek başına hareket etme zihniyetini sürdürdükçe diğer bölgeleri de kaybeder. SDG’nin Kürt Ulusal Konseyi ile diyalog kurup uzlaşma girişimi de yine başarısızlığını örtme ve Kürt halkının gözüne girme çabasıdır.”

SDG’nin rejimle tek başına görüşemeyeceğini savunan İsmail, “Kürt Ulusal Konseyi ile ortak bir Kürt pozisyonu belirlenmeli. Gerek rejimle gerekse başka bir tarafla müzakereye girmeden önce net bir pozisyon olmalı” dedi.

İsmail özyönetimin federal çözüm talebi hakkında ise şöyle konuştu: “Özyönetim federalizmden tutun halkların kardeşliği ve demokratik ulusa kadar pek çok kavram kullanıyor. Ancak kendi bekası için tüm bu sloganlardan, federalizmden vazgeçmeye hazır. Kürt konusunda düzgün bir ulusal pozisyon oluşturamıyor, Kürtlere yaşatılan acıları ve adaletsizliği anlatamıyor. Çünkü bölgesel güçlere bel bağlıyor, uluslararası çekişmelerden medet umuyor.” 

Peki, Kürt Ulusal Konseyi Suriye muhalefeti nezdinde ülkedeki siyasi sistemin ademi merkezileşmesine dönük bir formül ortaya koyacak mı? İsmail bu soruyu şöyle yanıtladı: “Bizim ademi merkezileşme konusundaki tutumumuz Suriye muhalefetiyle imzalanan belgede gayet açık. Konsey gerek muhalefet nezdinde gerekse uluslararası toplum ve Suriye rejimi nezdinde federal devlet biçimine ilişkin vizyonunu net bir şekilde ortaya koyuyor.”

PYD ile diyalog konusuna gelince İsmail şöyle konuştu: “PYD’nin önceki mutabakatlarda, Fransız girişiminde sergilediği tavır nedeniyle güven artırıcı adımlar talep ediyoruz. PYD [siyasi] tutukluları serbest bırakmalı, kayıpların akıbetini açıklığa kavuşturmalı, parti bürolarını açtırmalı, siyasi çalışmalara ve medya faaliyetlerine izin vermelidir. Bu adımlar, etkili bir uluslararası garantörün katılımı ile diyaloga zemin hazırlar. Kürt diyalogu belirleyici veya esasa ilişkin değil, taktikseldir. Dolayısıyla siyasi, askeri ve idari boyutlarda kapsamlı bir anlaşma olmalı.” 

İsmail’e göre “PYD bu adımlardan kaçınıyor çünkü siyasi ortaklığa yada ortak çalışmaya inanmıyor. Kürtlerin ulusal meselelerini göz ardı ederek anlaştığı tarafların gündemlerini uygulama peşinde. PYD bugüne kadar rejimle, Rusya’yla, ABD’yle, Türkiye ve İran’la muhatap oldu. Bugün de hâlâ bir taraftan diğerine zıplıyor, kendi hedeflerini uygulayabilmek için herkesle temas kurmaya çalışıyor. PYD’nin, Kürt halkının hakları temelinde stratejik bir anlaşma yapmak gibi bir arzusu yok.” 

Sonuç olarak, Kürt halkı halen tüm Kürt unsurlarını kapsayan bir mutabakat ve Suriye’deki geleceğinin teminatı olacak ortak bir duruş bekliyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Kürtler ve Kürdistan

Shivan Ibrahim is a journalist who holds a master's degree in philosophy. He writes opinion articles and covers social, political and civil topics in several Arabic and Kurdish periodicals and newspapers.

NEVER MISS
ANOTHER STORY
Haber bültenimize üye olun
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept