Mısır Su-35 alımında ABD’nin baskısına boyun eğecek mi?

Rusya’dan Su-35 savaş uçakları almaya hazırlanan Mısır, 2 milyar dolarlık anlaşmayı askıya alması için ABD’nin baskısı altında. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor Rusya’nın Krasnoyarsk kentinde hava gösterisi için prova yapan Sukhoi Su-35 savaş uçakları, 1 Ağustos 2019 Photo by REUTERS/Ilya Naymushin.

Ara 5, 2019

KAHİRE — ABD’nin yaptırım tehditlerine rağmen Mısır’ın 2020 başlarında Rusya’dan iki adet Su-35 savaş uçağını teslim alacağı bildiriliyor. Bu yılın başlarında imzalanan 2 milyar dolarlık sözleşmenin ilk parçası olan bu iki uçağın ardından teslimatlar partiler hâlinde devam edecek. 

Rus ekonomi dergisi Expert’e göre ilk iki uçağın önümüzdeki yılın başlarında Mısır’a teslim edilmesi bekleniyor. Anlaşma tahminen iki düzine uçağı daha kapsıyor.

Washington ise anlaşmayı engellemeye çalışıyor. Siyasi-askeri ilişkilerden sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı R. Clarke Cooper, 18 Kasım’da Dubai Havacılık Fuarı’nda yaptığı açıklamada Mısır’ın bu alım nedeniyle yaptırımlara maruz kalabileceği ve ABD’den yeni askeri alımlar yapmasının engellenebileceğini söyledi. 

Bundan önce ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Savunma Bakanı Mark Esper da Mısır’ı uyarmışlardı. Wall Street Journal gazetesinin 14 Kasım’daki haberine göre iki bakan Mısır’a gönderdikleri mektupta “Rusya’yla büyük çaplı yeni silah anlaşmaları asgari olarak ABD’nin Mısır’la olan savunma ilişkilerini ve güvenlik yardımlarını zorlaştıracaktır” ifadesini kullandılar. Bakanlar ayrıca Rusya’dan askeri alımları kısıtlayan ABD yasaları gereğince Mısır’ın yaptırım riskiyle karşı karşıya kalacağı uyarısında bulundular. 

Bundan iki gün önce 12 Kasım’da Kahire’ye resmi ziyaret gerçekleştiren Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi ile görüşmüş ve “Mısır’ın askeri gücü ve savunma kabiliyetlerinin artırılmasında Rusya’nın desteğe hazır olduğunu” belirtmişti.

ABD’nin uyarılarına Mısırlı yetkililerden henüz yanıt gelmiş değil. Ancak 17 Kasım’da Daily News Egypt gazetesine konuşan ismi açıklanmayan bir yetkili, “Bağımsız bir ülke olan Mısır, dış ve iç siyasetiyle ilgili başka ülkelerden emir almaz. Mısır başka ülkelerin iç ve dış işlerine de müdahale etmez” ifadesini kullandı. ABD’den gelen uyarının “anlamsız” olduğunu ve “ciddiye alınmaması gerektiğini” belirten yetkili, uçak anlaşmasının devam ettiğine ve ne olursa olsun askıya alınmayacağına işaret etti. 

Bazı gözlemciler Washington’un sadece nabız ölçmek için bu uyarıyı yaptığına inanırken, Nasır Yüksek Askeri Akademisi’nde danışman olan Tümgeneral Cemal Mazlum ABD’nin net bir mesaj verdiğini düşünüyor: Anlaşma askıya alınmalı, aksi takdirde ABD anlaşmayı engellemek için askeri ve ekonomik yaptırımlar dâhil elinden geleni yapacak. 

Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Mazlum, ABD’nin uyarılarına rağmen Türkiye’nin de geçtiğimiz aylarda Rusya’dan S-400 füze savunma sistemleri aldığını ve yeni alımlar planladığını hatırlattı. Ancak ABD şu ana kadar yaptırım tehditlerini yerine getirmiş değil.

Mısır, İsrail’le barış anlaşması imzaladığı 1979 yılından bu yana ABD’den yıllık olarak 2.1 milyar dolara ulaşan yardımlar alıyor. Bunlar, 815 milyon dolar tutarında ekonomik yardımlar, 1.3 milyar dolar tutarında da askeri yardımlardan oluşuyor. Mısır’ın ABD’den aldığı yardım, toplam hibelerinin yüzde 57’sine tekabül ediyor. 

Ayrıca Başbakan Mustafa Medbuli’ye göre ABD’nin Mısır’daki yatırımları 2019’da 22 milyar doları aşmış durumda. Bu rakam, 2017’den bu yana yüzde 26’lık bir artış anlamına geliyor. Dolayısıyla ABD yatırımlarında yaşanacak bir kayıp Mısır ekonomisine zarar verir. 

Yıllardır ekonomik krizlerle boğuşan Mısır, Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF) 12 milyar dolar borç aldı, döviz kurunu serbestleştirdi ve yakıt, elektrik, temel mal ve hizmetlerde sübvansiyonları azalttı. Maliye Bakanı Muhammed Maait ekimdeki açıklamasında IMF’den Mart 2020’ye kadar yeni bir kaynak paketi sağlamak için gayri resmi görüşmelerin başladığını duyurmuştu.

Mısır’ın ABD baskısına ne kadar dayanabileceği sorusuna gelince Mazlum, Kahire rejiminin silah kaynaklarını çeşitlendirme gereği gördüğünü, ABD’nin Mısır’ın kararları üzerindeki etki gücünden endişe ettiğini belirtti. ABD yönetimi 2013’te protestocuların bastırılmasını gerekçe göstererek Mısır’a yönelik bazı askeri yardımları dondurmuştu. Mazlum’un beklentisi, “bedeli ne olursa olsun Mısır’ın anlaşmayı tamamlamaya çalışacağı” yönünde. 

Mısır Ağustos 2017’de de ABD’yi bazı yardımları kestiği gerekçesiyle eleştirmişti. Washington’un o günlerde “insan haklarına ilişkin kaygılar” nedeniyle 152 milyon dolar tutarında askeri yardımı durdurduğu ve 96 milyon dolarlık bir yardımı daha kesmeyi planladığı bildirilmişti. 

Eski Askeri İstihbarat ve Keşif İdaresi Başkanı Tümgeneral Nasır Salim ABD’nin baskıyı, ilişkileri kopma noktasına getirecek kadar artıracağına ihtimal vermiyor. Al-Monitor’a konuşan Salim, ABD’nin Orta Doğu gibi sıcak bir bölgede Mısır’la işbirliğini durdurarak kendisine zarar vereceğini, özellikle terör ve aşırıcılıkla mücadelede Mısır’ın ABD’nin gerçek bir destekçisi olduğunu vurguladı. 

Yazar ve siyasi yorumcu Mac Sharkawy’ye göre “Washington ancak uzun bir değerlendirme sürecinden sonra Mısır’a yaptırım uygulamaya gider. Çünkü Hamas’la, diğer Filistinli gruplarla müzakerelerde olduğu gibi ABD’nin çeşitli konularda ihtiyaç duyduğu anahtarlar Kahire’nin elinde. ABD’nin Orta Doğu’daki menfaatlerinin Mısır’la ilintili olmasından bahsetmiyoruz bile.”

Orta Doğu ve Kuzey Afrika Araştırmaları Adalet ve Kalkınma Örgütü Sözcüsü Zeydan El Kanai, ABD’yle Mısır arasındaki stratejik ortaklık nedeniyle, ayrıca Sina Yarımadası’ndaki terörle mücadele ABD’nin de menfaatine olduğu için Kahire’ye yaptırım uygulanmasını beklemiyor. 

Salim ise ABD baskısının sadece Mısır’ı değil, Rusya’yı da hedef aldığını, Amerika’nın Karşıtlarına Yaptırımlarla Karşı Koyma Yasası’nın (CAATSA) Rusya’yı frenleme ve silah satışlarını aşağı çekme amacı taşıdığını vurguluyor. 

Senato’nun Temmuz 2017’de onayladığı CAATSA Rusya, İran ve Kuzey Kore’nin istihbarat ve savunma kurumlarıyla silah alışverişi yapan ülkelere yaptırım öngörüyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Türkiye Filistin sürecinde Mısır’ın yerini alabilir mi?
Fehim Taştekin | Palestinian reconciliation | Eyl 29, 2020
Rusya-İran askeri işbirliği ambargo sonrası nasıl gelişecek?
Anton Mardasov | Bölgesel savunma sanayii | Ağu 27, 2020
Suriye’de ‘TL bölgesi’ hayal mi gerçek mi?
Fehim Taştekin | Suriye çatışması | Haz 15, 2020
ABD’nin Suriye yaptırımları Kürt müttefiklerini de tehdit ediyor
Jared Szuba | ekonomi ve ticaret | Haz 9, 2020
Suriye: Korona virüs Rusya-Türkiye-İran dinamiklerini değiştirecek mi?
Anton Mardasov | Suriye'de Rusya | Mar 31, 2020

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Mısır'ın Nabzı

al-monitor
Karadeniz’deki Mısır-Rus tatbikatı Türkiye’ye mesaj mı?
Muhammed Magdy | | Eki 18, 2020
al-monitor
Mısır’dan Türkiye’yi Suriye’de sıkıştırma hamlesi
George Mikhail | | Eyl 29, 2020
al-monitor
Arap ülkeleri Türkiye’ye karşı birleşebilir mi?
Hagar Hosny | Türkiye-Körfez ilişkileri | Eyl 16, 2020
al-monitor
Kıbrıs-Mısır boru hattı projesi hayata geçebilir mi?
Mohamed Saied | Petrol ve gaz | Eyl 13, 2020