HDP için kalmak mı zor gitmek mi?

HDP yönetimi hiçbir siyaset alanından çekilmeme kararı almış olsa da hükümetin politikalarında değişiklik olmadığı takdirde tartışmaların yakın gelecekte yeniden alevlenmesi kaçınılmaz görünüyor.

al-monitor .
Mahmut Bozarslan

Mahmut Bozarslan

@mahmutbozarslan

İşlenmiş konular

akp, turkey elections, municipal elections, mayor, kurds in turkey, turkish politics, people's democracy party, hdp

Kas 24, 2019

DİYARBAKIR -- Diyarbakır’da tarihi surların altında oturan bir grup orta yaşlı erkek, bir yandan yılın son güneşli günlerinin tadını çıkarırken, bir yandan tartışıyorlar. Tartışma HDP’nin meclisten ve belediyelerden çekilip çekilmemesine ilişkin. Tartışanlardan biri çekilme yönünde görüş belirterek, “Kürtlerin iradesinin yok sayıldığı bir ülkede yaşıyoruz. Bu nedenle orada kalmalarının bir anlamı yok. Bence çekilsin. Yeter, nereye kadar gidecek? Çekilip evlerinde otursunlar, bakalım ne olacak” diyor. 

Konuşanlar isimlerinin yazılmasını istemiyor. Son dönemlerde birçok kişinin konuşma, sosyal medya paylaşımı gibi gerekçelerle gözaltına alınması nedeniyle insanlar isim vermekten kaçınıyor. 

Çekilmeye bir destek daha geliyor: “Bana göre meclisten çekilsin. ‘Kürt kardeşlerimle bir sorunum yok’ diyor. Madem Kürt kardeşiyle bir sıkıntısı yok, sadece HDP mi hata yapıyor?”

Ancak bu görüşe karşı çıkanlar da var. Tartışmaya katılan Vahit Altay, Al- Monitor’a şöyle diyor: “Bu kadar oy veriliyor, boşuna mıdır? Halk seçtiyse orada kalmak zorundadırlar. Halkın iradesidir.”

Bu tartışma genelde Kürtler arasında, özelde ise HDP tabanında günlerdir sürüyor. Tartışmayı başlatan Kürt siyasetinin önemli isimlerinden Sırrı Sakık oldu. Son yerel seçimlerde doğum yeri Muş’tan aday olan ancak kazanamayan Sakık, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda HDP’ye belediyelerden çekilme çağrısı yaptı. Sakık, “HDP’li belediyelere kayyum rutinleşip ve normalleşirken kendine demokrat (!) diyen hiçbir kesimden ve şahıstan bir beklentim yok. Ancak HDP’den beklentim yereldeki bu çıkmazdan kurtulmasıdır. Şahsi fikrim kalan belediyelerin hep birlikte çekilmesidir” dedi. Sakık’a eski milletvekili Hasip Kaplan da destek verince tartışma daha da büyüdü. 

Art arda HDP’li belediyelere kayyum atanması tabanın tepkisini çekmeye devam ediyor. Ancak bu kez tepkinin adresi hükümet olduğu kadar HDP de aynı zamanda. Her zor dönemde, meclisten çekilme gündeme gelse de, uzun zamandır ilk kez bu kadar yüksek sesle tartışılıyor. Tabanın sesine kulak veren parti yönetimi de tepkileri tartışmak üzere olağanüstü bir toplantı yapma kararı aldı. Dışarıdan bakıldığında çekilmeden yana olanların daha fazla olduğu gözlemlenebiliyor. Peki, siyasi gözlemciler tartışmalara nasıl bakıyor? 

Merkezi Diyarbakır’da bulunan Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) isimli düşünce kuruluşunun Başkanı Mehmet Vural’a göre taban duygusal davranıyor. Al-Monitor’a konuşan Vural, demokratik mücadele alanının boşaltılmaması gerektiğini savunuyor. Vural, “Ben çekilmesini birkaç nedenle doğru görmüyorum. Bunun yerine koyacak bir demokratik çalışma alanı bulamayacak. MHP ve AK Parti iktidarının istediği alana çekilmiş olacak. Çekilmesinin doğru olduğuna inanmıyorum, son noktaya kadar demokratik mücadele yöntemini ve alanını çok iyi kullanması lazım. Çünkü boşalttığı zaman yerine koyacak bir şey yok. Eğer bugün silahlı mücadele olmasaydı bu mümkündü. Artık silahlı mücadelenin Kürtlere bir faydası yok. Onun yerine demokratik, çoğulcu mücadele olsa devletin ya da iktidarın elindeki bazı argümanlar alınırdı. Bu argümanları almak lazım. AK Parti ve MHP'nin baş aşağı gittiği bir dönemde onlara yeniden can kazandırmak doğru değil. Dünya kamuoyu da demokratik alanın boşaltılmasını çok istemez çünkü demokratik alan herkese lazım. Bir tek MHP ve AK Parti bunu istemiyor. Israrla üzerlerine gidip çekilmesini istiyorlar. Bence o silahı onlara vermemek lazım, çekilmenin doğru olduğuna inanmıyorum. Parlamentoda, belediyede bir kişi de kalsa mücadelesini verir. Yarın seçim olduğunda yine aday olmak lazım. Bu alan terk edilemez” dedi.

Tabanın tepkisini anladığını söyleyen Vural, Kürtlerin daha kötü günler yaşadığına dikkat çekerek, “Kürtler 12 Mart’ı, 12 Eylül’ü, 90'lı yılları gördü. HDP’nin şiddet politikaları ötesinde demokratik mücadele yöntemini kullanması lazım” diye konuştu.

Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vahap Coşkun da tepkilerin duygusal olduğu görüşünde. Al-Monitor’a konuşan Coşkun, meclis ve belediyelerden çekilmenin HDP açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çekti. 

Coşkun riskleri şöyle sıraladı: “HDP parlamentodan çekilirse bir ara seçim zorunlu olur. Ama bu Türkiye'de bir genel seçime ya da genel siyasette bir değişikliğe yol açar mı? Çok ciddi bir soru işareti var. Salt vekillerin tekrar yenilenmesi için yapılacak bir seçimin HDP açısından bir faydası olacağını düşünmüyorum. Belediyelerden çekilip seçimi yenilemesi de kendi açısından önemli riskler içeriyor. Bazı yerlerde az farkla belediyeleri aldı seçimin yenilenmesi halinde bu belediyeleri alma ihtimali zayıflayabilir. Buna gerek var mı? Gerek yok. Şu ana kadar 24 belediyeye kayyum atandı. Hepsi de terörle ilgili iddialar nedeniyle atandı. Buralarda yeniden seçim yapma şansı yok. Belediye kanununda yapılan değişikliğe göre doğrudan atayabiliyor. Hem belediyeden hem parlamentodan çekilmenin doğru olmadığını düşünüyorum. Demokratik mücadeleyi sürdürmek gerekiyor. Belediyelere yapılan uygulamaların hukuki değil siyasi olduğunu çok daha açık bir şekilde ortaya koymak gerekiyor. Bunu her platformda dile getirmek gerekiyor. HDP'nin bunu yapması gerekiyor.”

Türkiye siyasetinde sine-i millete dönmek olarak adlandırılan çekilmenin siyasi karşılık bulmadığını ifade eden Coşkun, “Türkiye siyasetinde bu tür radikal adımlar çok ciddi manada siyasi karşılık bulmuyor. Sine-i millete dönmek her zaman gündeme getirilir, konuşulur. Sonuç doğurma açısından da, halkta karşılık bulma açısından da ciddi problemlerin olduğunu düşünüyorum. Çok sıcak ve duygusal bir ortam var. Bu ortamda insanları sorduğunuzda küskünlükleri ve hayal kırıklıkları dile getirebilirler. Bunun yapısal bir durum olduğu kanaatinde değilim, şu anda içinde bulundukları psikoloji ile ilgili bir durum. Yoksa normal şartlarda tekrar sandık kurulduğunda, seçim yapıldığında HDP seçmeninin son derece motive bir şekilde hareket edeceğini düşünüyorum” diye konuştu.

HDP yönetimi 20 Kasım’da tepkileri tartışmaya açtığı toplantıda hiçbir siyaset alanından çekilmeyeceklerini açıkladı. HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli “Bu cendereden çıkmanın yolu demokrasi mücadelesini yükseltmekten, kazanılmış mevzileri sonuna kadar korumaktan geçer. Halkın tüm baskı ve zulme rağmen elde ettiği kazanımları korumak bizlerin boynunun borcudur” dedi. Diğer Eş Genel Başkan Pervin Buldan ise daha net bir ifade kullanarak, “Kürt halkı kazanımlarından vazgeçmeyecektir. HDP hiçbir mücadele alanından çekilmeyecektir” dedi.

HDP’nin açıklaması biraz da tabanın tepkilerine yanıt niteliğinde. HDP seçmenlerinin sinirleri şimdilik belki yatıştırıldı. Ancak hükümetin politikalarında değişiklik olmazsa, bu tartışmaların yakın gelecekte yeniden alevlenmesi kaçınılmaz görünüyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Ekonomik kriz erken seçimi zorluyor
Mustafa Sönmez | Türkiye ekonomisi | Haz 15, 2020
Türk kanalları nefes alamıyor
Fehim Taştekin | Basın özgürlüğü | Haz 12, 2020
Koronaya karşı “Ayasofya” kartı
Kadri Gürsel | Kültürel Miras | May 20, 2020
Türkiye’de darbe mi olacak gerçekten?
Kadri Gürsel | | May 13, 2020
Kayyum politikası Kürt siyasetine geçit vermiyor
Mahmut Bozarslan | türk-kürt çatışması | Nis 8, 2020

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Türkiye'nin Nabzı

al-monitor
Yabancılar uzaklaşıyor, Saray yalnızlaşıyor
Mustafa Sönmez | Türkiye ekonomisi | Tem 10, 2020
al-monitor
Fransa Türkiye için neden kullanışlı bir rakip?
Fehim Taştekin | Libya’daki çatışma | Tem 10, 2020
al-monitor
Bağdat Kürtler için Ankara’yla kavgayı büyütür mü?
Fehim Taştekin | | Tem 8, 2020
al-monitor
Türkiye’nin döviz rezervi tahta bacaklı
Mustafa Sönmez | Türkiye ekonomisi | Tem 6, 2020