Rusya ve Orta Doğu

Rusya Suriye’de üçüncü üssünü mü kuruyor?

By
p
Article Summary
Kamışlı’daki askeri varlığını takviye eden Rusya, Suriye’deki üçüncü askeri üssünü burada kuracak gibi görünüyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

MOSKOVA — Rusya Suriye’nin Kamışlı kentindeki hava meydanını uzun vadeli olarak kiralama yolunda olabilir. Bu durum Rusya’nın Suriye’de üçüncü bir askeri üs planladığı iddialarına yol açtı. 

İlk olarak Suriye İnsan Hakları Gözlemevi tarafından duyurulan bu habere göre Rus güçleri, kalıcı bir hava üssü kurma çalışmaları kapsamında Türkiye sınırındaki Kamışlı havaalanı yakınlarında bir karargâh oluşturdular. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov haberle ilgili olarak “bunları kimin yaydığını” bilmediğini söylemekle yetindi. 

Rusya Savunma Bakanlığı’ndan bir kaynak da Rus Nezavisimaya gazetesine bunun “gazeteciler ve Batılı istihbarat servisleri tarafından uydurulmuş bir hikâye” olduğunu söyledi. Moskova, İngiltere’nin Coventry kentinden yayın yapan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ni Batılı istihbarat ve propaganda faaliyetlerinin paravanı olarak görüyor.

Rusya Suriye’de hâlihazırda Hmeymim hava üssü ile Tartus’ta bir deniz tesisine sahip. 49 yıllığına kiralanan Tartus’taki tesis, gelişkin bir deniz üssüne dönüştürülüyor. 

Rusya Savunma Bakanlığı’nın televizyon kanalı Zvezda 14 Kasım’da Hmeymim üssündeki bazı helikopterlerin Kamışlı havaalanına kaydırıldığını bildirdi. Hava Kuvvetleri yetkilisi Timur Hocayev iki Mi-35 çok maksatlı savaş helikopteri ile bir Mi-8 nakliye helikopterinin Kamışlı’daki hava meydanına ulaştığını söyledi. Zvezda’ya konuşan Hocayev, “uçuşların sürekliliğini, helikopterlerin güvenliğini ve bu bölgenin savunmasını sağlamak” için Rusya’ya ait 10 kara aracının da bölgede bulunduğunu belirtti ve “Başlıca amaç huzuru sağlamaktır” dedi.

Suriye’deki üçüncü Rus üssü olmaya aday olarak görülen bu alan, bir Pantsir füze sistemi tarafından da korunuyor, iniş sahasında ise askeri polis görev yapıyor.

Rus helikopterleri kuzeydoğu Suriye’deki belli güzergâhlarda bir haftadır her gün devriye görevi yapıyorlar. Hava devriyesi alanının sürekli genişlediği ve Türkiye ve Irak’la sınır komşusu olan Haseke vilayetinin artık bu devriyelerin kontrolünde olduğu bildiriliyor. 

Nüfusu ağırlıkla Kürtlerden oluşan Kamışlı’da Arapların yanı sıra yaklaşık 100 yıl önce Osmanlı’dan kaçan Süryaniler, Ermeniler ve Yahudiler gibi çeşitli azınlıklar da yaşıyor. Ekim başlarında, Türkiye henüz Barış Pınarı Harekâtı’nı başlatmamışken bölgeye büyük bir Rus askeri birliği konuşlandırıldı. Anlaşılan o ki Rusya o günlerde Türkiye’yi büyük çaplı bir saldırıdan caydırmak için Suriye ordusu ile Kürt milislere yardımcı olmaya çalışmıştı. 

Başkan Donald Trump’ın çekilme kararından önce bölgede bulunan bazı ABD güçleri de Kürtlerle işbirliği yapıyordu. ABD birkaç gün sonra kararından döndüğü zaman bazı tesisler Rusların kontrolüne geçmişti bile.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Soçi’de imzaladıkları mutabakat, Kamışlı’yı ortak devriye bölgelerine dâhil etmiyordu ve bu herhâlde rastlantı değildi. 

ABD’nin bazı petrol yataklarını denetiminde tutmakta ciddi olduğu anlaşıldığında Rusya da bu stratejik bölgede kontrolü sağlama konusunda daha atılgan davranmaya karar verdi. 

Moskova’da bir süredir iki seçenek değerlendiriliyordu: Petrol rezervlerinin kontrolü konusunda ABD’yle anlaşmak ya da ABD’nin sahadaki manevralarını zorlaştıracak şekilde bir askeri konumlanmaya gitmek.

Konuya vakıf üst düzey bir Rus yetkili kimliğinin saklı kalması kaydıyla Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Trump’ın Suriye’den çekilme söylemine rağmen Amerikalıların gitmeyeceği ve özellikle petrol sahalarının çevresini hedef alacağı varsayımıyla hareket ediyoruz. Bu, kendileri açısından mantıklı. Suriye’nin toparlanmasında bize bu yoldan zorluk çıkaracaklar, Esad’a sıkıntı yaratacaklar. Esad gelir elde edemeyecek ve bütçe sıkıntısı çekmeye devam edecek. Ayrıca Suriye’nin geleceğinde söz sahibi olabilmek için bu yoldan etki ve önemlerini korumak istiyorlar. Dolayısıyla Amerikalıların yaptığı sürpriz olmadı. Esas mesele, buna verilecek tepkiydi.”

AFP’ye bilgi veren bir kaynağa göre ABD’li askerler ve Kürt yetkililer kasım başlarında Kamışlı’nın dışında bir araya gelerek Amerikalı güçlerin bölgeye yeniden nasıl sokulabileceğini görüştürler. 

Anadolu Ajansı ise 5 Kasım’da ABD’nin, petrol zengini Deyrizor bölgesinde iki yeni askeri üssün yapımına başladığını bildirdi. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre ABD Kamışlı’da da bir askeri nokta oluşturmayı planlıyordu. 

6 Kasım’da İnterfax’a konuşan Rusya Dışişleri Bakanı Yardımcısı Sergey Verşinin, ABD’nin yaptıklarının “kabul edilmez ve uluslararası hukuka aykırı” olduğunu söylerken, “Petrolün güvenliği konusunda Rusya ABD’yle işbirliği yapmayacak” dedi.

Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise 12 Kasım’da ABD’nin “Fırat’ın doğusunda devlet benzeri bir yapı oluşturmak için elinden geleni yaptığını ve Körfez monarşilerinden buraya büyük yatırımlar yapmalarını istediğini” öne sürdü. Lavrov’a göre ABD iki Kürt milis grubunu, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Halk Koruma Birlikleri’ni (YPG) kullanarak “yerel bir yönetim” oluşturmak istiyor.

ABD’yle petrol konusunda işbirliği seçeneği reddedildikten sonra Rusya’nın sahada bir hamle yapma niyetinde olduğu netleşiyordu. ABD güçlerine doğrudan saldırmak söz konusu olmadığına göre geriye kalan tek makul seçenek “stratejik bir konuşlanma” idi. 

Hmeymim’deki Rus üssünün yaklaşık 500 kilometre kuzeydoğusunda bulunan Kamışlı havaalanı, Haseke vilayeti için stratejik önem taşıyan, çift kullanımlı büyük bir piste sahip. İslam Devleti’yle mücadelenin en çetin yıllarında bile Suriye hükümetinin kontrolünde kalan Kamışlı, Rus savaş ve nakliye uçakları tarafından defalarca kullanıldı. 

Kamışlı bölgesinde askeri üsse sahip olmak, Rusya’ya kısa vadede en az iki açıdan faydalı olur: Suriye ordusunun bölgede kontrolü sağlamasına yardımcı olmak ve hem ABD’nin hem Türkiye’nin Kamışlı’ya erişimini engellemek. 

Al-Monitor’da daha önce de aktarıldığı gibi, Rusya’yla Türkiye arasında sağlanan Soçi mutabakatının ardından Rus ordusundaki kaygılardan biri, Türkiye-Suriye sınırındaki devriye görevinin çeşitli güvenlik riskleri arz ettiği, bunlardan birinin Rus askeri polisi için uzun bir nakliye mesafesinin söz konusu olacağı yönündeydi. Kamışlı’da bir üssün olması bu soruna da çözüm olabilir. 

Dahası, yeni bir askeri üs uzun vadede Suriye, Türkiye ve Irak semalarını kontrol etme, komşu bölgelerde ABD ve başka güçlerin hareketlerini izleme amacına da hizmet edebilir. 

ABD’nin son hamleleri Moskova’da “sahada yeni gerçeklikler yaratma” olarak okunduğu için Rusya da kendi gerçekliklerini yaratmaya koyulmuş durumda. Suriye savaşı henüz bitmediği gibi bölgesel nüfuz için verilen jeopolitik mücadele de devam ediyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Suriye çatışması, Suriye'de Rusya

Maxim A. Suchkov, Al-Monitor’un Rusya-Orta Doğu bölümünün editörüdür. Doktora derecesine sahip olan Suchkov, Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi’nde görev almakta, ayrıca Kuzey Kafkasya’daki Pyatigorsk Devlet Üniversitesi’ne bağlı Uluslararası İlişkiler Okulu’nda öğretim görevlisi ve araştırmadan sorumlu müdür yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Fullbright programı kapsamında 2010-2011’de Georgetown Üniversitesi’nde, 2015’te de New York Üniversitesi’nde misafir araştırmacı olan Suchkov, “Kafkasya ve Orta Doğu’daki Rus Dış Politikası Üzerine Denemeler” isimli kitabın yazarıdır. Twitter hesabı: @Max_A_Suchkov

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept