Bağdadi baskınından sonra Kürtler Erdoğan’ı sıkıştırmaya çalışıyor

By
p
Article Summary
İslam Devleti liderinin ölümüyle sonuçlanan baskına, ardından da örgüt sözcüsünün öldürülmesine katkıda bulunan Suriye Demokratik Güçleri, ABD’yi Türkiye’ye karşı daha sert bir tutuma yöneltmeye çalışıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

İslam Devleti lideri Ebu Bekir El Bağdadi’nin ölümüyle sonuçlanan Amerikan operasyonunun ardından Pentagon destekli Suriyeli Kürtler Donald Trump yönetiminin kuzeydoğu Suriye’deki Türk harekâtına karşı daha sert bir tutum almasını umuyorlar. 

Kürtlerin önderlik ettiği Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ABD’nin kuzey Suriye’de yeni operasyonlar yapmasından da memnun. 29 Ekim’de Cerablus yakınlarındaki saldırıda İD sözcüsü Ebu Hasan El Muhacir’in öldürüldüğü ABD yetkilileri tarafından açıklandı. Bu arada SDG’nin kamuoyunda, Bağdadi’nin saklandığı yere dair Türkiye’nin bilgisini sorgulayan bir kampanya başlattığı görülüyor. 

Başkan Trump 29 Ekim’deki Twitter mesajında, Bağdadi’nin olası halefleri arasında sayılan Muhacir’in ölümünün önemine dikkat çekti. Kısa bir sürede peş peşe gelen operasyonlar bazı soru işaretlerine de yol açtı. Zira ABD Genelkurmay Başkanı General Mark Milley’e göre Bağdadi’nin saklandığı bina, Türk sınırına sadece dört mil (6.4 kilometre) mesafedeki Barişa kasabasında bulunuyordu.

SDG Sözcüsü Mustafa Bali 28 Ekim’deki Twitter mesajında şöyle dedi: “SDG Bağdadi’nin nerede olduğu bilgisini, yani İdlib’de bulunduğunu mayıs ayında ABD’yle paylaştı. Bazı kişileri hedef almak için Irak Kürdistan Bölgesi’nin derinliklerinde sayısız hava saldırısı gerçekleştiren Türkiye’nin, Bağdadi olayında cevaplaması gereken sorular var.”

ABD, Bağdadi’ye yönelik operasyonu başlatmadan hemen önce Ankara’ya bilgi vermiş ancak yetkililer Türkiye’nin konuyla ilgili ne kadar bilgi sahibi olduğu yönündeki sorulara henüz açıklık getirmiş değil. 

Üst düzey bir ABD yetkilisi Al-Monitor’a geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada Trump yönetimindeki pek çok ismin Türkiye’yi son Suriye harekâtından sonra artık müttefik olarak görmediğini söylemişti.

Rusya 29 Ekim’de Türk ve Rus güçlerinin devriye görevi yaptığı sınır bölgelerinde Halk Savunma Birlikleri’nin (YPG) sınırın 30 kilometre uzağına çekildiğini duyurdu. Birleşmiş Milletler’e göre ise Türk ordusunun bölgeye girdiği 9 Ekim’den bu yana Haseke, Rakka ve Halep’ten kaçan 106 bin kişi halen evlerine dönebilmiş değil.

Uzmanlara göre Bağdadi’nin Türk nüfuzunun güçlü olduğu bir bölgede saklanması, Türkiye’nin Suriye’de İD gibi terörist gruplarla ne kadar mücadele edebildiği konusunda kaygı yaratabilir.

Philadelphia merkezli Dış Politika Araştırma Enstitüsü Orta Doğu Programı Direktörü Aaron Stein’a göre “Bu durum, İD’i kendi bölgeleri dışında tutma planları bağlamında daha kapsamlı sorular doğuruyor. Ben bunun zaten zor olduğunu ve [Türkiye destekli muhaliflerin] zayıf ve dağınık yapısı nedeniyle iyice zorlaştığını düşünüyorum.” 

Kamuoyuna 29 Ekim’de yansıyan haberlerde, 2018’deki Türk harekâtına kadar Kürtlerin kontrolünde olan Afrin’de de SDG’nin bazı ABD operasyonlarına yardımcı olduğu belirtiliyor. 

SDG’nin faaliyetlerine vakıf bir kaynak, İD militanlarının isyancı grupların kontrolündeki bölgelerde daha rahat gizlendiklerini, buraların Kürtlerin İD’den kurtardığı bölgelere göre “daha az göz önünde” olduğunu belirtti. Kaynak ABD Savunma Bakanlığı’nın “Suriye’deki devlet dışı aktörler arasında en yakından Kürtleri bildiğini, dolayısıyla bu operasyonlarda onlara güveneceğini” söyledi. 

YPG’nin sınır bölgelerinden çekildiği bildirilse de sahadaki durumun daha da karışabileceği görülüyor. Türkiye destekli muhalif gruplar 29 Ekim’de Resulayn yakınlarında rejim güçleriyle çatıştılar. AFP’ye göre çatışmalarda altı rejim askeri öldürüldü. 

ABD güçleri hafta sonunda petrol zengini Deyrizor vilayetine yeniden konuşlandılar. Üst düzey yetkililere göre Rusya ve Şam’ın da petrol kaynakları üzerinde kontrol sağlamaya çalıştığı bir ortamda bu küçük çaplı güç artan tehditlerle karşı karşıya olacak. 

29 Ekim’de Pentagon’da brifing düzenleyen Savunma Bakanı Mark Esper, “Bağdadi’nin ölümüne rağmen Suriye’deki güvenlik durumu hâlâ karmaşık. Toprak ve kaynak kontrolü için çok sayıda devlet ve devlet dışı aktör çekişmeye devam ediyor” dedi. 

Bu arada Suriye’nin yeni anayasasını hazırlamakla görevli komisyon, başarısız girişimlerin ardından nihayet Cenevre’de görüşmelere başladı. BM himayesindeki komisyon Esad rejimini, muhalefeti ve sivil toplumu temsil eden 150 üyeden oluşuyor. Suriyeli Kürtlerin komisyonda resmi temsili yok.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni

Jack Detsch Al-Monitor’un Pentagon muhabiridir. Washington’da yaşayan ve savunma muhabiri gözüyle ABD-Orta Doğu ilişkilerini haberleştiren Detsch daha önce Passcode için siber güvenlik haberleri yazmış ve Christian Science Monitor’un Dijital Çağ’da Güvenlik ve Mahremiyet projesinde yer almıştır. Detsch Diplomat Magazine dergisinde editör yardımcılığının yanı sıra NPR’ın San Francisco’daki muhtelif kuruluşlarında da çalışmıştır. Twitter hesabı: @JackDetsch_ALM Email: jdetsch@al-monitor.com.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept