Trump yönetimi Suriye’de asker bırakmanın yollarını arıyor

By
p
Article Summary
ABD Başkanı, Esad rejimi ve İranlı güçleri petrol sahalarından uzak tutmak için Suriye’de asker bırakacağını açıklarken, Suriye Demokratik Güçleri komutanı da hem Donald Trump hem de Rus Genelkurmay Başkanı ile görüştü. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Washington yönetimi Suriye Demokratik Güçleri’ni İslam Devleti’yle mücadeleye devam etmeleri için iknaya uğraşırken, ABD Başkanı Donald Trump bugün, Devlet Başkanı Beşar Esad ve İranlı güçleri petrol sahalarından uzak tutmak için Amerikan birliklerinin bir kısmını Suriye’de bırakacağını açıkladı. Bırakılacak asker sayısı açıklanmadı.

Gelişme, ABD Başkanı’nın beş günlük ateşkesin sona ermesini kutlayan açıklamalarıyla eş anlı gerçekleşti. Trump yönetimi ateşkesi kalıcı hâle getirmeye çalışıyor.

Ancak en tepe ABD’li yetkililerden gelen açıklamalara göre ilk olarak Al-Monitor tarafından haberleştirilen hamlenin boyutlarının ne olacağı hâlen bir muamma.

Bugün tüm gün ABD Kongresi’ne ifade veren Suriye özel temsilcisi James Jeffrey başkanın Amerikan birliklerini Suriye’nin kuzeyinden çekme talimatına rağmen yönetimin, askeri ve diğer kanallardan desteği sürdürmek için “farklı seçenekleri değerlendirdiğini” söyledi. Jeffrey, “Üzerinde düşünüyoruz, sanırım oradaki iki hava üssümüzden birini koruyabiliriz” dedi.

Yönetim içinde hangi seçeneğin ağır bastığı şu an için net değil. Üst düzey Türk yetkililere karşı Trump yönetiminin yeni kaldırdığı yaptırımlardan çok daha sert yaptırımlar öngören tasarının yazarı Cumhuriyetçi Lindsey Graham, uluslararası birlikler tarafından korunacak ve İran ile Esad rejimini Suriye’nin petrol sahalarından uzak tutacak bir “güvenli bölge” çağrısı yaptı.

ABD Savunma Bakanlığı ise ülkede Suriye Demokratik Güçleri’ne mensup Arap ve Kürt unsurlarla işbirliği yapacak birkaç yüz özel kuvvetler askeri ile hava gücünü kapsayan bir plan üzerinde duruyor. Al-Monitor’un Pazartesi günü haberleştirdiği gibi Amerikan güçlerinin büyük bölümü şu an Suriye’den ayrılma hazırlığı içinde ama üst düzey bir savunma kaynağı bölgede havadan izleme faaliyetlerinin sürdüğünü belirtiyor.

ABD öncülüğündeki İD’le mcüadele koalisyonunun sözcüsü de Al-Monitor’a şu bilgileri aktardı: “Kuzey Suriye’den çekilmeyi sürdürüyoruz ama İD’in yeniden canlanmasını önlemek için bazı birlikler şimdilik Türk sınırından uzakta bir noktada, Suriye’de kalmaya devam edecek.”

Trump da Çarşamba günü SDG Komutanı Mazlum Kobane’nin yakında Washington’a bir ziyaret gerçekleştirebileceğinin sinyalini verdi. Başkan Kürt general ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından ABD askerlerinin Suriye’de kalacağını açıkladı ve generale hitaben “yakında görüşmek üzere” tweet’ini paylaştı.

SDG’nin siyasi kanadının lideri İlham Ahmed de Trump yönetimden yetkililerin kendisine Kobane’nin ABD’ye davet edileceğini söylediklerini Al-Monitor’a doğruladı. Dakikalar sonra, Graham ve beş ABD’li senatör Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’ya bir mektup göndererek, Kürt generalin ABD vizesi işlemlerinin hızlandırılmasını istedi.

Öte yandan ABD ve Rusya’nın, Suriyeli Kürtleri kazanmak için yarıştığı, hatta bir uzmanın tabiriyle “kıyasıya mücadele” ettiği bir ortamda Washington’da temaslarını sürdüren Ahmed liderliğindeki Kürt heyeti Trump yönetimine karşı sert bir tutum benimsedi.

Kobane bugün Rusya Genelkurmay Başkanı Valery Gerasimov’la da görüşerek “Vladimir Putin ve Rusya Federasyonu’na savaşın durdurulması ve sivillerin kurtarılması için verdikleri içten çabalara” teşekkür etti. 

Temsilciler Meclisi’nin alt komisyonlarından birinde konuşan Ahmed de Trump yönetimine Türkiye’ye yaptırım uygulanması, sınır bölgesine uluslararası barış gücü konuşlandırılması ve Suriye’nin kuzeyinde uçuşa yasak bölge ilan edilmesi için çağrıda bulundu.

Temcilerden gelen soruları da yanıtlayan Ahmed şöyle konuştu: “Amerikalılardan bazı sözler almıştık. Bizim yerimize savaşmalarını zaten beklemiyorduk ama Türk müdahalesine izin vermeyeceklerinden de emindik. Hatta saldırının bir gün öncesinde bile Suriye hava sahasının ABD tarafından kapatılacağını düşünüyorduk.”

ABD hava sahasını kapatmadı ama Türkiye’yi İD’le mücadele koalisyonu için kurulan ortak görev gücünden çıkararak NATO müttefikine istihbarat akışını kesti. Pentagon yetkililerine göre bunun hava saldırılarının baskısını azaltacağı düşünülmüştü.

Ahmed, Trump yönetiminin İD’in canlanmasını engelleme çabaları kapsamında Suriye’de siyasi çözüm sağlanıncaya kadar “güvenliği ve istikrarı teminat altına almayı” taahhüt ettiğini hatırlattı. Kürt lider, Türkiye’nin müdahalesi sırasında SDG’nin korumayı bıraktığı hapishanelerden 600 İD’linin kaçtığını da belirtti. Bu, Amerikan makamlarının açıkladıkları sayısının altı katı.

Türkiye ile Rusya’nın ortak devriye planını da eleştiren Ahmed, Suriye sınırlarının yeniden “tahkim edilmesi” ve yeni bir Suriye ulusal ordusu kurulması gerektiğini söyledi.

Ahmed Al-Monitor’un Suriye rejimiyle müzakerelerde ellerini güçlendirmek için ABD’den destek isteyip istemediklerine ilişkin sorusunu da “bunun için buradayız” diye yanıtladı ancak bunun, Ruslarla müzakereleri nasıl etkileyeceğine dair ayrıntılara girmedi.

Ne var ki, Suriye’nin kuzeyinde iki hafta süren Türk müdahalesini yakından takip eden uzmanlara göre Trump yönetiminin elinde bu talepleri karşılayabilecek ne bir güç ne de bir koz bulunuyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı, SDG heyeti ile yapılan özel görüşmelerde birliklerin bir kısmının ülkede kalabileceğini söylese de Kürt gruplara göre, Rusya’nın Kürtleri koruma karşılığında öne sürdüğü talepler gereği Amerikan askerleri bölgeden ayrılmak zorunda kalabilir.

Orta Doğu Enstitüsü’nün kıdemli araştırmacılarından Charles Lister da Ahmed’e ve “strateji anlayışına” büyük saygı duyduğunu belirtirken şöyle diyor: “Ama maalesef bu talepler şu an için Washington’un kabiliyet sınırları içinde değil. Belki Moskova’nın olabilir.”

ABD güçlerinin çekilme süreci hızlandıkça Pentagon’un bölgede İD’i kontrol altında tutmak için birlik bırakma ve üslerini koruma seçenekleri de daralıyor. Jeffrey ise ABD’nin bölgeye yeni Amerikan birlikleri sevk etme planı “üzerinde çalıştığını” belirtiyor. 

Öte yandan, Irak Başbakanı Adil Abdül Mehdi’nin Suriye’den ayrılan Amerikan birliklerinin Irak’ta kalıcı olarak üslenemeyeceğini açıklamasının ardından ABD Savunma Bakanı Mark Esper’in ABD birliklerini Irak’ın batısına kaydırma konusunda Bağdat’taki muhatabıyla anlaşıp anlaşmadığı konusunda da soru işaretleri ortaya çıktı.

Üst düzey bir ABD’li yetkili, Pentagon’un konuyu Irak Savunma Bakanlığı ile görüştüğünü söylerken Washington’un Irak siyasetine vakıf uzmanlar bu konuda ikna olmuş değil. Üstelik Bağdat’ın üç haftadır süren ve resmi açıklamalara göre 157 kişinin ölümüne neden olan gösteriler nedeniyle gündemi zaten oldukça karışık. 

Bu görüşü paylaşan eski bir kıdemli yetkili de şöyle diyor: “Görünüşe göre kimse zahmet edip Bağdat’a sormamış, ki onların işi de başlarını aşmış durumda."

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni

Jack Detsch Al-Monitor’un Pentagon muhabiridir. Washington’da yaşayan ve savunma muhabiri gözüyle ABD-Orta Doğu ilişkilerini haberleştiren Detsch daha önce Passcode için siber güvenlik haberleri yazmış ve Christian Science Monitor’un Dijital Çağ’da Güvenlik ve Mahremiyet projesinde yer almıştır. Detsch Diplomat Magazine dergisinde editör yardımcılığının yanı sıra NPR’ın San Francisco’daki muhtelif kuruluşlarında da çalışmıştır. Twitter hesabı: @JackDetsch_ALM Email: jdetsch@al-monitor.com.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept