Kongre’den Türkiye’ye çifte darbe

By
p
Article Summary
ABD Kongresi’nde Türkiye’nin Suriye operasyonuna tepkiler devam ederken, Temsilciler Meclisi Türkiye’ye yaptırım uygulanmasına ve Ermeni soykırımının tanınmasına onay verdi. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Kuzeydoğu Suriye’deki müdahalesiyle ABD Kongresi’nde büyük tepki toplayan Türkiye’ye karşı Temsilciler Meclisi 29 Ekim’de iki önemli adım attı.

Demokrat üye Eliot Engel ile Cumhuriyetçi üye Mike McCaul’un ortaklaşa sundukları yaptırım paketi, 16’ya karşı 403 oyla zorlanmadan geçti. I. Dünya Savaşı sırasında bir milyondan fazla Ermeni’nin katledilmesini soykırım olarak tanıyan sembolik karar da Temsilciler Meclisi’nde üçe karşı 405 oyla kabul edildi. 

Kongre en son 1984 yılında 1915 katliamını soykırım olarak niteleyen bir karar kabul etmişti. Arada geçen dönemde Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi zaman zaman bu konuda girişimde bulunmuş ancak bugüne dek oylama aşamasına gelinememişti. Temsilciler Meclisi, Demokrat Partili Adam Schiff’in önayak olduğu Ermeni soykırımı kararını, ABD-Türkiye ilişkilerinde çözülmenin devam ettiği bir ortamda kabul etti.

Kararın ilk destekçilerinden biri olan Demokrat üye Judy Chu Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Türkiye’nin Suriye hamlesinden sonra işler dramatik şekilde değişti. Bana göre belirleyici faktör, Türkiye’nin Kongre üyeleri arasında büyük destek kaybı yaşamasıydı. Burada 10 yıldır görev yapıyorum ve bu kararın gündeme alındığını görmek muazzam bir adım teşkil ediyor.”

Newsweek dergisinin geçen hafta bildirdiğine göre Başkan Donald Trump’ın Türkiye-Suriye sınırındaki ABD güçlerini çekme kararı üzerine Suriyeli Kürtlere karşı harekete geçen Ankara’nın olası bir soykırım kararıyla tehdit edilmesi, Trump’ın danışmanları tarafından da gündeme getirildi.

Ronald Reagan’dan bu yana hiçbir ABD başkanı katliamlar için “soykırım” kavramını kullanmadı. Barack Obama 2008’deki seçim kampanyasında bu konuda vaatte bulunmuş ancak göreve geldikten sonra Türkiye’nin yoğun baskısı karşısında geri adım atmıştı.

Demokrat Parti’nin mevcut başkan adayları arasında önde giden eski Başkan Yardımcısı Joe Biden, kararın kabulü için geçtiğimiz ay Kongre’ye çağrıda bulunmuştu.

Demokrat Parti’nin bir diğer başkan adayı Senatör Cory Booker da 29 Ekim’de Senato’daki muadil tasarıya destek verdi. Demokrat Senatör Bob Menendez’in sunduğu karar tasarısına, gözü Beyaz Saray’da olan dört isim daha destek veriyor: bağımsız senatör Bernie Sanders ve Demokrat Partili senatörler Elizabeth Warren, Kamala Harris ve Amy Klobuchar. Temsilciler Meclisi’nin Demokrat üyelerinden Tulsi Gabbard da 29 Ekim’de onaylanan kararın asli destekçileri arasında yer alıyordu. 

Türkiye kararı engellemek için yoğun lobi faaliyetleri yürütürken, In Defense of Christians (Hristiyanları Savunma) ve Amerika Ermeni Ulusal Komitesi gibi gruplar kararın kabulü için baskı yapıyordu. Başka bazı gruplar ise oylamanın zamanlaması nedeniyle soykırım kurbanlarını onurlandırmayı amaçlayan kararın siyasileştiği yönünde kaygı dile getirdiler. 

Orta Doğu Demokrasi Projesi isimli düşünce kuruluşunun kıdemli üyesi Howard Eissenstat’a göre “Bu tasarıların motivasyonu Türkiye’yi sıkıştırma aracı olarak değil, kendi esas ve önemlerine göre belirlenmeli. Kongre Türkiye’ye müeyyide uygulamak istiyorsa bunu doğru yollardan yapmalı ve sadece Türkiye’yi kızdıracak adımlar atmaktansa sonuç almayı hedeflemeli.” 

Senato’ya gelince, Cumhuriyetçi çoğunluğun liderleri Ermeni soykırımını tanıma ve Türkiye’ye yaptırım uygulama konusunda henüz net bir irade ortaya koymadı. Senato Çoğunluk Lideri Mitch McConnell herhangi bir tasarıyı gündeme alma kararı vermiş değil ama Trump’ın en yakın bazı müttefikleri de dâhil her iki partiden isimler kendisine bu yönde baskı uyguluyorlar.

Senato Dış İlişkiler Komitesi’nin Cumhuriyetçi Başkanı James Risch komitenin en kıdemli Demokrat üyesi olan Menendez ile ortaklaşarak Türkiye’ye yönelik ayrı bir yaptırım tasarısı sunmuştu. Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ile Demokrat Senatör Chris Van Hollen’ın sunduğu bir başka yaptırım tasarısına da her iki partiden isimler destek veriyor. 

Van Hollen Temsilciler Meclisi’ndeki tasarıyı, “Türkiye ve onun adına hareket eden gruplar Suriyeli Kürt müttefiklerimizi katlederken, IŞİD’in dirilişini körüklerken Kongre’nin seyirci kalmayacağına dair güçlü bir mesaj” olarak nitelemiş ve “Senato’nun da tereddüt etmeyi bırakıp derhal harekete geçmesi gerektiğini” söylemişti. 

Yaptırım tasarılarının hepsinde asgari olarak üst düzey Türk yetkililerine ve kamu bankası Halkbank’a yaptırım uygulanması, Trump’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın serveti konusunda Kongre’ye rapor sunması öngörülüyor. Yine tüm tasarılarda Türkiye’ye kuzeydoğu Suriye’den çekilinceye kadar silah satış yasağı getirilmesi, Türk Silahlı Kuvvetleri’yle alışverişte bulunan ülkelere de yaptırım uygulanması yer alıyor.

Düzenlemeler Rus savunma sektörünü hedef alan 2017 tarihli yaptırım yasasını gündeme getiriyor. 

Söz konusu yasa uyarınca Başkan’ın Türkiye’ye Rusya’dan aldığı S-400 füze savunma sistemleri nedeniyle yaptırım uygulaması gerekiyor ancak Trump bugüne kadar bu konuda isteksiz davrandı. Türkiye’ye yönelik yaptırım tasarılarının hepsinde Trump’ın 2017 tarihli yasa gereğince de Türkiye’ye yaptırım uygulaması gerektiği yer alıyor. 

Kongre 2017 tarihli yasayı, Başkan’ın vetosuna imkân bırakmayan, güçlü bir çoğunlukla onaylamıştı. Trump’ın o günlerde Rusya’ya Kırım’ın ilhakı nedeniyle uygulanan yaptırımları kaldırmak istediği konuşuluyordu. Kongre şimdi Türkiye’ye ve Trump’a aynı muameleyi yapabilir. 

Kongre’deki girişimler bununla kalmıyor. Yıllık savunma yetki yasası tasarısına konulan bir maddeyle Kıbrıs’a silah ambargosunun kaldırılması öngörülüyor. Ankara son aylarda bu maddeye karşı da Kongre üyeleri nezdinde lobi faaliyetleri yürütüyor. Maddeye hem Temsilciler Meclisi’nin hem de Senato’nun destek vermesi, ABD’nin ambargoyu kaldırma ve ikili ilişkilere yeni bir gerilim unsuru ekleme ihtimalini güçlendiriyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni

Bryant Harris is Al-Monitor's congressional correspondent. He was previously the White House assistant correspondent for Yomiuri Shimbun, Japan's largest newspaper. He has also written for Foreign Policy, Al Jazeera English and IPS News. Prior to his stint in DC, he spent two years as a US Peace Corps volunteer in Morocco. On Twitter: @brykharris_ALM, Email: bharris@al-monitor.com.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept