ABD Kongresi Türkiye’ye yönelik yaptırımlarda ısrarlı

By
p
Article Summary
Başkan Trump Türkiye’ye yönelik yaptırımları kaldırmış olabilir ama Kongre’de Demokratlar da Cumhuriyetçiler de Türkiye’ye karşı yeni yaptırımlardan vazgeçmiş değil. İngilizceden Türkçeye çevirmiştir.

ABD Başkanı Donald Trump Suriye’de sağlanan anlaşmayı başarı addederek 23 Ekim’de Türkiye’ye yönelik yaptırımları kaldırdı. Ancak Trump’ın Kongre’deki bazı müttefikleri, anlaşmayı olumlu karşılamakla birlikte Türkiye’ye daha ciddi yaptırımların uygulanması için Demokratlarla işbirliği yapmaya devam ediyor.

Türkiye’ye yönelik iki ayrı yaptırım tasarısı sunan Senato Dış İlişkiler Komitesi’nin Cumhuriyetçi Başkanı James Risch ve Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Al-Monitor’a yaptıkları açıklamalarda tasarılardan vazgeçmediklerini belirttiler. 

Farklı bir yaptırım tasarısı öneren Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçi Parti Grubu Başkanı Liz Cheney de Trump’ın açıklamasının ardından Kongre’nin yaptırımlardan vazgeçmemesi gerektiğini söyledi. Temsilciler Meclisi Çoğunluk Lideri olan Demokrat Partili Steny Hoyer ise bir diğer yaptırım tasarısının önümüzdeki hafta Temsilciler Meclisi’nde oylamaya sunulacağını açıkladı. 

Al-Monitor’a konuşan Risch, “Şu ana kadar bizi tasarıyı geçirmekten alıkoyan herhangi bir gelişme yaşanmış değil. Durumu takip ediyoruz ama işler istikrara kavuşana kadar tasarıyı durdurma planı yok” dedi. Risch yaptırım tasarısını geçen hafta Graham’ın kendi yaptırım tasarısını sunduğu gün açıklamıştı. 

Graham, Trump’ın Suriye açıklamasına “ciddi bir ilerleme” diyerek olumlu tepki verdi ancak Al-Monitor’a daha sonra yaptığı açıklamada Kongre’deki yaptırım tehditlerinin Türkiye tarafından önemsendiğini söyledi ve “destekçi toplamaya” devam edeceğini vurguladı. 

Risch’in Demokrat Senatör Bob Menendez ile beraber sunduğu tasarıda yer alan yaptırımların pek çoğu, Graham’ın Demokrat Senatör Chris Van Hollen’in desteğiyle sunduğu tasarıdaki yaptırımlarla örtüşüyor. Her iki tasarıda da üst düzey Türk yetkililerini ve kamu bankası Halkbank’ı hedef alan yaptırımlar yer alıyor. Ayrıca, Türkiye kuzeydoğu Suriye’den çekilene kadar ABD’den Türkiye’ye silah satışına yasak ve Türk Silahlı Kuvvetleri’yle alışverişte bulunan ülkelere yaptırım öngörülüyor.

Bunun yanı sıra, her iki tasarı da Trump yönetiminden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın serveti hakkında Kongre’ye rapor sunması ve Türkiye’ye Rusya’dan satın aldığı S-400 füze savunma sistemleri nedeniyle 2017 tarihli “Amerika’nın Karşıtlarına Yaptırımlarla Karşı Koyma Yasası” uyarınca yaptırım uygulamasını istiyor. 

Risch’in tasarısından farklı olarak Graham’ın tasarısında yaptırımlar şahsen Erdoğan’a kadar uzanıyor. Aynı tasarıda Türkiye, Rusya, İran veya Beşar Esad yönetiminin Suriye’deki petrol kaynakları üzerinde kontrol sağlamasına yardımcı olanlara da yaptırım öngörülüyor. 

Graham, “petrolün emniyete alınması” amacıyla Trump’ı kuzeydoğu Suriye’de asker bırakmaya ikna etti. Söz konusu asker sayısı henüz belli değil. Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Kobane Abdi Trump’ın çabalarından olumlu bahsetmiş olsa da Rusya-Türkiye anlaşmasıyla sonuçlanan müzakerelerde Kürtlerin ABD askeri varlığına itiraz ettikleri Al-Monitor sayfalarında yer aldı. Graham ve Van Hollen’in önayak olduğu beş senatör tarafından Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’ya yazılan mektupta ise SDG komutanının Kongre ve yönetim yetkilileriyle görüşebilmesi için vize işlemlerinin hızlandırılması talep edilmişti. 

Risch’in tasarısı petrol konusuna değinmezken başka alanlarda daha ileri adımlar içeriyor. Örneğin Trump’ın, Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlardaki Amerikan nüfuzunu kullanarak Türkiye’ye kredi verilmesini engellemesi isteniyor. Bu fikir ilk olarak geçen sene Ankara’yı, tutuklu ABD vatandaşları ve konsolosluk personelini serbest bırakmaya zorlamak amacıyla Dış İlişkiler Komitesi’nce ortaya atılmıştı. 

Risch’in tasarısında ayrıca Türkiye’nin Suriyeli Kürtlere saldırarak NATO anlaşmasının 1. maddesini ihlal ettiği öne sürülüyor. Söz konusu madde NATO üyelerinin uluslararası anlaşmazlıkları “barışçıl yollarla” çözmesine atıfta bulunuyor. Tasarıda Pompeo’nun Kongre’ye Türkiye’nin NATO’daki rolünü değerlendiren bir rapor sunması da isteniyor. 

Son olarak Risch’in tasarısı, ABD’ye kabulde Suriyeli Kürt mültecilere öncelik tanınmasını öngörüyor. Bu bağlamda Trump’ın Suriye dâhil nüfusu çoğunlukla Müslüman olan bazı ülkelere getirdiği seyahat yasağının delinmesi muhtemel. Trump yönetimi 2020 yılının mülteci kotasını, bugüne kadarki en düşük sayı olan 18 bin olarak belirledi ancak tasarıda Suriyeli Kürtlerin “herhangi bir sayısal sınırlamadan” muaf tutulması öngörülüyor. 

Senato Çoğunluk Lideri Cumhuriyetçi Mitch McConnell henüz herhangi bir yaptırım tasarısını gündeme alma sözü vermiş değil. Ancak Risch’in desteği oylama ihtimalini güçlendirebilir. McConnell geçen hafta Washington Post için kaleme aldığı yazıda ABD’nin Suriye’den çekilmesini sert bir şekilde eleştirmiş, bunun “vahim bir stratejik hata” olacağını söylemişti. 

Graham’a göre Temsilciler Meclisi’nde önümüzdeki hafta için planlanan yaptırım oylaması Senato’nun da adım atması için baskıyı artırabilir. 

Graham Al-Monitor’a yaptığı açıklamada, “Benim arzum o ki Temsilciler Meclisi’ndeki arkadaşlarla oturalım, Kongre’de her iki kanadın, her iki partinin desteğiyle bir yaptırım paketi belirleyip harekete geçelim ve Türkiye’ye, Kürtlere karşı etnik temizlik yaparsa, bize destek vermiş insanları katletmeye başlarsa üzerine gülle gibi ineceğimizi gösterelim” dedi.

Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin Demokrat Başkanı Eliot Engel ve en kıdemli Cumhuriyetçi üyesi Mike McCaul tarafından sunulan Temsilciler Meclisi’ndeki tasarı, silah satış yasağını, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Halkbank’a yönelik yaptırımları ve S-400 yaptırımlarını kapsıyor. Bu tasarı da Erdoğan’ın serveti hakkında rapor öngörüyor ancak şahsen Erdoğan’a yönelik yaptırımlar içermediği gibi Suriye petrolü konusuna da değinmiyor. 

McCaul Al-Monitor’a yaptığı açıklamada tasarının “son derece hedefli” ve “ölçülü” bir yaklaşımı yansıttığını söyledi. Yine de Trump’ın Suriye konusundaki son kararlarına destek veren bazı Cumhuriyetçiler ve yaptırımların fazlasıyla geniş çerçeveli olduğuna ve Türkiye’nin tutumunu değiştirmeyeceğine inanan liberal Demokratlar, tasarıya muhalefet edebilir. 

Temsilciler Meclisi’nde geçen hafta Türkiye’nin kuzeydoğu Suriye’deki harekâtını kınayan bağlayıcı olmayan karara, 60 Cumhuriyetçi üye muhalefet etti. Karar yine de 60’a karşı 354 oyla kabul edildi

Dış İlişkiler Komitesi’nin Demokrat üyelerinden İlhan Omar 24 Ekim’de Washington Post’ta yayımlanan yazısında önerilen yaptırımların “ağır” olduğunu belirterek ABD’nin yaptırım politikalarını eleştirdi. Demokrat Senatör Chris Murphy de geçtiğimiz hafta benzer görüşler dile getirmişti. 

Omar, “ABD politika yapıcıları pek çok zaman yaptırımların başarı ihtimalini ya da insani sonuçlarını tartmadan anlaşamadığımız rejimlere aceleyle yaptırım uyguluyor” ifadesini kullandı.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Yaptırımlar

Bryant Harris is Al-Monitor's congressional correspondent. He was previously the White House assistant correspondent for Yomiuri Shimbun, Japan's largest newspaper. He has also written for Foreign Policy, Al Jazeera English and IPS News. Prior to his stint in DC, he spent two years as a US Peace Corps volunteer in Morocco. On Twitter: @brykharris_ALM, Email: bharris@al-monitor.com.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept