Suriye'nin Nabzı

Türkiye yeni askeri noktalarla İdlib’i yatıştırabilir mi?

By
p
Article Summary
Türk ordusu kırılgan ateşkesin her gün ihlal edildiği İdlib’de yeni askeri noktalar kurmaya hazırlanıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

HALEP — Rusya Savunma Bakanlığı’nın İdlib’de 30 Ağustos’ta duyurduğu ateşkes hâlâ yürürlükte olsa da rejim ve muhalif güçler ateşkesi her gün ihlal ediyorlar. Suriye ve Rus savaş uçakları İdlib üzerinde uçmaya devam ederken vilayetin batısındaki köy ve kasabaları hedef alan bombardımanlar sivil kayıplara neden oldu. Rusya ise hava saldırılarının sorumluluğunu kabul etmedi.

Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile bağlantılı bir yapı olan Ulusal Kurtuluş Cephesi’nin medya ofisinde görevli Muhammed Raşid ise Al-Monitor’a şu bilgileri verdi: “11 Eylül’de Rus uçaklarının uçtuğunu gördük ve bu uçaklar İdlib’in batısındaki bazı köy ve kasabaları bombaladılar. Bir sivil öldü, iki sivil yaralandı. 12 Eylül’de Rus ve Suriye uçakları İdlib’in güney ve batısındaki köy ve kasabalarda ve Cebel El Zaviye bölgesinde hava saldırıları düzenlediler. Sarca köyünde okuldan evine dönen bir kız çocuğu öldürüldü.”

Rejim güçlerinin en yoğun topçu saldırılarının yaşandığı 12 Eylül’de İdlib’in kırsal bir bölgesi olan Sfohen’de Beyaz Miğferler’e ait bir merkez de tahrip edildi. Ancak tüm bu ihlallere rağmen ateşkes teknik olarak geçerliliğini koruyor.

Rusya destekli milisler İdlib’in güneyine konuşlanırken silahlı muhalefet ateşkesin sona ermesinden, rejim güçleri ve Rusların yeni bir taarruzla İdlib’deki kontrollerini artırmasından endişe ediyor. Muhaliflerin umudu Türkiye’nin rejimin ilerleyişini durdurması. 

Muhaliflerin endişelerini anlayan Türkiye, çatışmaların derhal durmasını istiyor, saldırıların sürmesi halinde insani bir felaketin yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. Türkiye’nin rejim güçlerinin ilerleyişini durdurmak için yeni askeri noktalar kurmak istediği ve bu maksatla ağustos sonunda İdlib’in bazı bölgelerinde karadan keşif çalışmaları başlattığı bildiriliyor. 

Halep ve İdlib vilayetleri arasında çalışan aktivist Abdül Fettah El Hüseyin Al-Monitor’a şunları aktardı: “Rütbeli subaylardan oluşan bir Türk askeri ekibi 28 Ağustos’ta İdlib vilayetinde dolaştı, Halep-Lazkiye ve Halep-Şam yollarında bazı yerleri inceledi. Dört askeri araçtan oluşan Türk ekibi, bu iki uluslararası otoyolun her iki tarafında incelemeler yaptı. Bölgede birkaç tane gözlem noktasının kurulacağı düşünülüyor.” 

ÖSO bağlantılı Feylak El Şam’dan bir kaynak ise kimliğinin saklı kalması kaydıyla Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Türk ordusu bize İdlib gerilimi azaltma bölgesindeki askeri noktalarını artıracağını söyledi. Türk güçleri birkaç tane (yeni) gözlem noktası kurma düşüncesiyle 28 Ağustos’ta İdlib’de bazı incelemeler yaptılar. Yeni noktalar Serakib’in batısında, biri tuğla fabrikası civarında, biri de Halep-Lazkiye yolundaki gençlik kampının yakınlarında kurulabilir. Bir üçüncüsü Mahmal bölgesinde olabilir. Ayrıca İdlib’in batısındaki Cisr El Şugur’da ve Halep’in güney kırsalında da birer tane kurulabilir. Türk kardeşlerimiz Morek’teki 9 numaralı noktayı muhafaza etmekte ısrarlı olduklarını söylediler ve İdlib’deki tüm Türk askeri noktalarının kalacağı konusunda bizi temin ettiler.”

Rusya ve Türkiye’nin Eylül 2018’de vardıkları mutabakat uyarınca cihatçı örgütlerin gerilimi azaltma bölgesinden çekilmesi, Halep-Şam ve Halep-Lazkiye yollarının sivil ve ticari trafiğe açılması gerekiyor. İki taraf arasındaki başlıca anlaşmazlık noktaları da buradan kaynaklanıyor. Eski bir El Kaide uzantısı olan Heyet Tahrir El Şam ise gerilimi azaltma bölgesinden çekilmeyi reddediyor, muhalif grupların geneli de yollarda Rus askeri devriyelerine karşı çıkıyor. Bu da rejim güçleri için saldırıları yeniden başlatma gerekçesi teşkil ediyor.

Raşid’e göre “Türkiye’nin yeni kontrol noktaları kurmasının iki ana amacı olacak. Birincisi, söz konusu bölgelerde ihlalleri ve rejim saldırılarını azaltmak, Türkiye ve Rusya arasında imzalanan İdlib konulu Soçi mutabakatını hayata geçirmek. İhlallere son verilmesi, bölgede istikrar sağlanmasına katkı yapar ve çatışmalar sırasında sınır bölgesinde sıkışıp kalan yüzbinlerce insanın evlerine dönmesini kolaylaştırır. İkinci amaç da uluslararası otoyollarının açılması için gerekli koşulları sağlamak.”

Türk ordusunun 1 Ağustos’ta Han Şeyhun ile Marat El Numan arasındaki Maar Hattat kasabasında kontrol noktası kurduğunu belirten Raşid, “Önümüzdeki günlerde yeni noktaların kurulmasını bekliyoruz” dedi.

ÖSO komutanlarından Albay Halid Kattini ise Al-Monitor’a şu açıklamayı yaptı: “Türkiye ve Rusya arasında İdlib’de gerilimi düşürmeye ve askeri operasyonları durdurmaya dönük görüşmeler yapılıyor. Rejimin ilerleyişini durdurmak için Türkiye’nin denediği yollardan biri, yeni gözlem noktalarının oluşturulması. Bu da iki taraf arasında görüşülüyor. Türk ordusu askeri noktaların kurulacağı yerleri inceledi ama bu konuda Rusya’yla mutabakat sağlanmasını bekliyor.”

İdlib’deki siviller Türk askeri noktalarına artık pek güvenmiyorlar. Zira bu noktalar, 2 Mayıs’ta başlayan askeri operasyonlarda rejim güçlerinin ilerlemesini ve Hama’nın kuzeyi ile İdlib’in güneyinde geniş toprak parçalarını ele geçirmesini engelleyemedi. Halk bu nedenle Türkiye’nin planladığı yeni noktaların etkili olacağına inanmıyor. 

Hama’nın kuzey kırsalında yaşayan aktivist Yafa El Hamave Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Askeri noktalar rejimin ilerleyişini durduramadı. Bu noktaların varlığı formaliteden ibaret ve yenilerinin kurulması durumu muhaliflerin lehine değiştirmez.”

İdlibli aktivist Şadiye Tata ise Türk askeri noktalarının rejimin ilerleyişini engellemeye ve gerilimi azaltmaya katkı yapabileceğine inanıyor ama bunun, ancak Türkiye-Rusya mutabakatıyla olacağını ve iki tarafın şu an uluslararası otoyolların açılmasına odaklandığını düşünüyor. 

Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Tata şöyle konuştu: “Rejimin son askeri operasyonlarda ele geçirdiği yerlerden kaçan insanlar Türk askeri noktalarından yana hayal kırıklığı yaşadı. Biz de onların akıbetine uğramak istemiyoruz. Beklentimiz Türk ordusunun daha aktif bir rol üstlenmesi ve çatışmaların durmasına, İdlib’de istikrarın sağlanmasına, Türk sınırındaki kamplara doluşan insanların dönüşünü kolaylaştırması."

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: cease-fire, russian support for assad, syrian regime, turkish influence in syria, turkish intervention in syria, idlib

Khaled al-Khateb is a Syrian journalist and former lecturer in the Geography Department of the University of Aleppo.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept