Türkiye'nin Nabzı

Libya’daki Türk İHA’ları: Hem strateji hem aile meselesi

By
p
Article Summary
Libya’daki savaşa Türk yapımı insansız uçaklar damgasını vuruyor. Türkiye ile BAE arasında bir vekalet savaşına dönen çatışmalarda aslan payını Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’ın ürettiği Bayraktar TB2 alıyor.

Libya’da Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır destekli Halife Hafter’e bağlı Libya Ulusal Ordusu aylardır Trablus’u hedef tahtasında tutarken son zamanlarda Türkiye’nin de dahil olduğu bir insansız uçak savaşı dikkat çekiyor. Türk malı insansız hava araçlarının Libya sahnesine çıkması, Ankara’nın ağırlığını Trablus ve Mısrata merkezli güçlerden yana koyduğunun aleni göstergesi. 

Ancak gölgede kalan bir boyut daha var: Türkiye ve BAE arasındaki “insansız” kapışma aynı zamanda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın aile işiyle bağlantılı. 

Libya semalarında görülen ve birkaçı düşürülen Bayraktar TB2 tipi insansız uçaklar, Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’ın şirketi BAYKAR tarafından üretiliyor.

Hafter güçleri, Türkiye’nin gönderdiği insansız uçaklardan birkaçını düşürürken Trablus merkezli Milli Mutabakat Hükümeti’nin BAYKAR’a yeni uçak siparişleri verdiği konuşuluyor. 

Libya’da savaşan tarafların birkaç düzine savaş uçağını geçmeyen hava güçlerinin çok eski ve uçuş ekiplerinin yetersizliği yüzünden insansız uçak seçeneği giderek ağırlık kazanıyor. İnsansız uçakların devreye girmesine paralel olarak rakip güçler karşılıklı havaalanlarını hedef alan saldırıları artırdı.

Daha önce Hafter güçlerinin BAE tarafından temin edilmiş Çin malı Wing Loong uçaklarını Bingazi ve Derne’de kullandığı biliniyordu. Libya Ulusal Ordusu, El Hadim Hava Üssü’nde konuşlu bu gücü, 4 Nisan’dan itibaren Trablus hamlesinde de kullanırken bu kez karşısında Bayraktarları buldu.

Türk yapımı insansız uçakların ilk kez 18 Mayıs’ta Trablus’a ulaştırıldığı düşünülüyor. Dört uçakla birlikte iki kontrol istasyonu ve operatörlerin de konuşlandığı belirtiliyor. 18 Mayıs’taki kargo daha çok BMC marka Kirpi ve Vural zırhlı araçlarının görüntüleriyle gündeme gelmişti. Yükünü Samsun limanından alan Moldova bandıralı Amazon adlı gemi Trablus limanına toplam 40 zırhlı araç indirmişti. 

Libya’da operasyonlara katılan Türk insansız uçakları ilk kez 1 Haziran’da Giryan’da belli hedefleri bombalayan bir insansız uçağın tespit edilip vurulduğuna dair Libya Ulusal Ordusu’ndan gelen açıklama ile gündeme girdi. Daha sonra Hafter güçleri, 6 Haziran’da Mitiga Havaalanı’na düzenledikleri bombardımanda iki Bayraktar TB2 uçağını imha ettiklerini ve iki Türk operatörünü yaraladıklarını öne sürdü. 30 Haziran’da yine Mitiga Havaalanı’nda bir Türk insansız uçağı daha imha edildi. 

Trablus merkezli Milli Mutabakat Hükümeti Başbakanı Fayiz El Serrac, 5 Temmuz’da İstanbul’da Erdoğan’dan tam destek alırken aynı günden itibaren Ukraynalı SkyAviaTrans’a ait Ilyushin Il76 uçağının Ankara ile Trablus arasında dört gün boyunca mekik dokuduğu tespit edildi. İddiaya göre uçak sekiz adet Bayraktar TB2’den oluşan kargoyu taşıyordu. İnsansız uçakların bir kısmı Mısrata, bir kısmı Trablus’ta konuşlandırıldı. Bayraktar TB2 uçaklarının intikalinden sonra havaalanlarını hedef alan saldırılarda da artış görüldü.

25 Temmuz’da Cufra Havaalanı’nda Türk insansız uçaklarının kullanıldığı bir saldırıda Ukraynalı Europe Air’e ait iki Ilyushin Il-76TD uçağı vuruldu

6 Ağustos’ta ise Hafter güçleri BAE’nin verdiği bir insansız uçakla, SkyAviaTrans’a ait bir Ilyushin Il-76TD uçağını Mısrata havaalanında imha etti. Cephane yüklü uçak Ankara Esenboğa Havaalanı’ndan kalkmıştı.

Hafter güçlerinin Mısrata Hava Koleji’ni hedef alan Wing Loong insansız uçağı da Bayraktarların sinyal bozucu sistemiyle düşürüldü. Libya Ulusal Ordusu, 18 Ağustos gecesi Mısrata Hava Koleji’nde Bayraktarların bulunduğu bir hangarı hedef alan 11 saldırı gerçekleştirildiğini duyurdu

Giryan kentinin Hafter güçlerinden geri alınmasında da Türkiye’nin insansız uçak, zırhlı araç ve istihbarat desteğinin büyük rolü kritikti. Bayraktar TB2’nin, Cufra, Ayn Zara ve Vadi El Rabie gibi yerlerde de Hafter güçlerini hedef alan operasyonlara katıldığına dair bilgiler sosyal medyada paylaşıldı. 

Erdoğan, 20 Haziran’da bir grup gazeteciyle sohbetinde, BM Güvenlik Konseyi’nin Libya’ya silah ambargosu uygulayan kararına aldırmadan Türkiye’nin desteğini açığa vurdu: “Libya ile bir askeri işbirliği anlaşmamız var. Eğer bir talepte bulunurlarsa onlara silah veriyoruz, onlar da bunun için ödeme yapıyor. Savunma ihtiyaçları ve ekipman bakımından ciddi bir problemleri vardı. Mısır ve BAE’nin Veliaht Prensi Muhammed Bin Zayed, Hafter güçlerini destekliyor. Onlar ekipman ve insansız uçak bakımından çok güçlüydüler. Şimdi misillemelerden sonra bir denge oluştu. Libya ile güvenlik anlaşmamızı güncelleyeceğiz.” 

Erdoğan savunma sanayiine ağırlık verirken damadı üzerinden bu alanda Türkiye’yi iddialı bir yere getirme hedefini gizlemiyor. Ekonomik krizde Türkiye’nin sanayi üretimi düşerken tek istikrarla ilerleyen sektör bu alan. 2018’de ciddi bir daralma yaşayan ekonomideki yüzde 2.6 büyümeye karşın savunma sanayiindeki büyüme oranı yüzde 17 olarak gerçekleşti. Sektörün temsilcileri 2019’da bunun yüzde 20’yi bulmasını bekliyor. 

Yıldızı parlayan savunma sektöründe BAYKAR’ın yeri çok özel. Şirket şu sıralar Bayraktar TB2’nin yanı sıra Akıncı modelini geliştirmekle meşgul.
Son olarak, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın BAYKAR’a 600 milyon lira yatırım desteği vermesini öngören 1504 sayılı karar 5 Eylül’de Resmi Gazete’de yayımlandı. Bu yatırımla, 24 adet Akıncı tipi insansız uçağın yanı sıra başka insansız uçakların üretim kapasitesi artırılacak. Sekiz yıl içinde yatırım tamamlanmazsa şirkete dört yıl ek süre verilecek. 

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterine 75 insansız uçak sokan BAYKAR’ın ürettiği Bayraktar TB2’nin alıcıları arasına Katar’dan sonra Ukrayna da eklendi.

Yani Erdoğan’ın kameralar önündeki damadı Berat Albayrak, Hazine ve Maliye Bakanı olarak ekonomide kötü bir performansla anılırken görüntüye pek girmeyen diğer damadı Selçuk Bayraktar kayınpederinin yüzünü güldürüyor. Pek kârlı gözüken bu işin tek kılçıklı tarafı Türkiye’nin Libya savaşında bir taraf için tamamen düşman haline gelmesi ve BM yaptırımlarını delen ülke durumuna düşmesi.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni

Al Monitor-Türkiye’nin Nabzı bölümünün yazarlarındandır. Farklı gazetelerde çalıştıktan sonra uzun süre Radikal gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Ajans Kafkas’ın kurucu editörüydü. IMC TV’de dış politika programı ‘SINIRSIZ’ın daimi yorumcusuydu. Türk dış politikası, Kafkasya, Orta Doğu ve Avrupa Birliği konularında uzmanlaşmıştır. “Suriye: Yıkıl Git, Diren Kal”, “Rojava: Kürtlerin Zamanı” ve “Karanlık Çöktüğünde: IŞİD” adlı kitapların yazarıdır. Twitter: @fehimtastekin

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept