ABD Kongresi Suriye’deki güvenli bölge için ödenek istiyor

By
p
Article Summary
Suriye için öngörülen “istikrarı sağlama” fonunu sıfırlamak isteyen Trump yönetimine rağmen Kongre’de hazırlanan bütçe teklifinde 25 milyon doları güvenli bölge için olmak üzere Suriye’de istikrarı sağlama çalışmalarına 130 milyon dolarlık bir tahsis öngörülüyor.

Suriye için öngörülen “istikrarı sağlama” ödeneğini 2020 bütçe tasarısında sıfırlamaya çalışan Donald Trump yönetimine rağmen Kongre, Dışişleri Bakanlığı’nın önümüzdeki yıl Suriye’de istikrarı sağlama çalışmalarına 130 milyon dolar harcamasını istiyor. 

Senato’nun etkili bir organı olan Ödenekler Komitesi, 18 Eylül’de açıkladığı bütçe teklifinde ABD’nin Türkiye’yle beraber kurmaya çalıştığı güvenli bölgede uygulanacak programlar için 25 milyon dolar öngörülüyor.

Teklifte Türkiye’nin “bölgedeki tüm halklara destek ve erişim sağlanmasıyla ilgili tüm konularda uluslararası ve yerel ortaklarla işbirliği yapması,” kayıt işlemlerini kolaylaştırması ve ana sınır kapılarını açması isteniyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan güvenli bölgede 2-3 milyon mültecinin iskân edilebileceğini söylüyor.

Suriye için daha önce tahsis edilen 230 milyon dolarlık “istikrarı sağlama” ödeneğini iptal eden ABD yönetimi, bu tür çalışmalar için İngiltere, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi müttefiklerden 300 milyon dolar topladığını söylüyor. Tasarı onaylanırsa Trump yönetiminin daha önce tahsis edilen kaynaklar için de harcama planı yapması gerekecek. 

Ödenekler Komitesi’nin bütçe tasarısını açıkladığı gün üst düzey Pentagon yetkilisi Christopher Maier, güvenli bölge konusunda Türkiye’yle yaşanan gerilimlerin aşılabileceğini savundu fakat bölgeye dair ana unsurların halen belli olmadığını işaret etti. 

Pentagon’da oluşturulan İslam Devleti’yle Mücadele Görev Gücü’nün başında bulunan Maier, basına yaptığı açıklamada planlanan bölgenin odağında Türkiye sınırı boyunca Tel Abyad ile Resulayn arasındaki şeridin bulunduğunu belirtti. Ancak yetkili Washington’la Ankara arasında ana anlaşmazlık noktalarından biri olan bölgenin derinliği hakkında konuşmak istemedi. 

Suriye Demokratik Güçleri’nden (SDG) bir yetkilinin Al-Monitor’a daha önce verdiği bilgiye göre Kürt Halk Savunma Birlikleri (YPG), derinliği sınırdan itibaren beş ilâ 14 kilometre arasında değişen bir şeritten çekildi ve bu alanlar yerel askeri konseylere devredildi. 

Ancak Maier, YPG tahkimatlarının kaldırılması, helikopterle keşif uçuşlarıyla karadan devriyelerin başlaması, Amerikalı ve Türk tuğgenerallerinin görev aldığı ortak harekât merkezinin kurulmasına rağmen Kürt “güvenlik güçlerinin” bölgede kaldığını belirtti. 

Maier şöyle konuştu: “Tabii, Türkiye NATO ortağımızdır. Biz burada birlikte nasıl çalışacağımızı bildiğimiz, uzun süreli bir müttefikimize yaslanıyoruz. Bu her şeyiyle kolay bir süreç mi olacak? Muhtemelen hayır. Ama biz Türkiye’nin önemli güvenlik kaygılarını rahatlatmaya yardımcı olacak bir şey oluşturmaya çalışıyoruz.” 

Mekanizmaya dair takvim vermekten kaçınan ve sadece çoğu unsurun “zamanında” ilerlediğini belirten Maier, şöyle dedi: “Bazen kapalı kapılar ardında anlaşmalar yapılır mı? Elbette. Ancak biz Türkiye’nin özelden ve açıktan dile getirdiği talebe odaklanıyoruz, o da sınırdaki çekilmedir.”

Maier ABD’nin SDG’ye ihtiyaca özel silah ve araçlar sağlamaya devam ettiğini, amacın İslam Devleti’yle (İD) tek başına baş edebilecek bir güç oluşturmak olduğunu ve ekipmanın durumuna dair Türkiye’ye her ay bilgi verildiğini belirtti. 

Trump yönetiminin Suriye’deki ABD varlığını artırması beklenmiyor. ABD tarafından eğitilen ve ağırlıkla Kürtlerden oluşan SDG ise El Hol ve diğer merkezlerde tutuklu olan İD nüfusunu idare etmekte zorlanıyor. ABD Merkez Komutanlığı’nın başında bulunan General Frank McKenzie geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada İD’le mücadele görevini Suriye’de hâlihazırda bulunan asker sayısıyla sürdürmeye hazır olduğunu söyledi. 

Maier, tutukluların idaresi için ABD’nin Suriyeli ortaklarına danışmanlar gönderdiğini ancak Suriye’deki çabaların başarılı olması için ABD müttefiklerinin katkıda bulunması gerektiğini belirtti. Amerikalı yetkililer uzun yıllar sürecek zorluklardan bahsediyorlar. 

“Malzeme tedarikinde önemli bir azalma oldu çünkü ortada artık büyük çaplı bir muharip operasyon yok” diyen Maier, büyük sayılara ulaşan İD tutuklularından kaynaklı zorluklarla baş edebilmek için ABD’nin uluslararası toplumdan lojistik destek dâhil çeşitli desteklere ihtiyaç duyacağını vurguladı.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Suriye çatışması

Jack Detsch Al-Monitor’un Pentagon muhabiridir. Washington’da yaşayan ve savunma muhabiri gözüyle ABD-Orta Doğu ilişkilerini haberleştiren Detsch daha önce Passcode için siber güvenlik haberleri yazmış ve Christian Science Monitor’un Dijital Çağ’da Güvenlik ve Mahremiyet projesinde yer almıştır. Detsch Diplomat Magazine dergisinde editör yardımcılığının yanı sıra NPR’ın San Francisco’daki muhtelif kuruluşlarında da çalışmıştır. Twitter hesabı: @JackDetsch_ALM Email: jdetsch@al-monitor.com.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept