Irak'ın Nabzı

Irak: Sünnilerin liderlik çekişmesine üçüncü rakip katıldı

By
p
Article Summary
Irak eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Usame El Nuceyfi’nin kurduğu yeni oluşum, Sünni partiler arasında bölünmüşlüğün arttığına işaret ediyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Nisandaki yerel meclis seçimlerine hazırlanan Irak’taki Sünni siyasi bloklar, bir taraftan yeni partiler ve ittifaklar kuruyor, bir taraftan da birbirlerini suçluyorlar. Bu durum, İslam Devleti’nden (İD) kurtarılan bölgelerde siyasi çatışmanın ne kadar derin olduğunu gösteriyor. 

Parlamento seçimlerinin üzerinden bir yılı aşkın bir süre geçerken, Sünni partiler hâlâ Irak parlamentosunda birleşik bir blok oluşturabilmiş değil. Oysa liderler, büyük bir blok olan Ulusal Eksen İttifakı içerisinde çalışmaktan dem vuruyordu. Kaldı ki bu ittifak da iki ana Şii bloku olan Hadi El Amiri’nin İnşa Bloku ile Mukteda El Sadr önderliğindeki Sayrun Koalisyonu arasında bölünmüş durumda. 

Sünnilerin liderliği için şu an üç parti yarışıyor. Hamis El Hancer liderliğindeki Ulusal Eksen İttifakı ve Meclis Başkanı Muhammed El Halbusi önderliğindeki Iraklı Güçler Birliği’nin yanı sıra, daha önce meclis başkanı ve cumhurbaşkanı yardımcısı görevlerinde bulunan Usame El Nuceyfi 14 Eylül’de Kurtuluş ve Kalkınma Cephesi’nin kuruluşunu duyurdu. Yeni oluşumda bazı parlamento üyeleri, partiler ve Sünni aşiret reisleri yer aldı.

Partiler, savaş nedeniyle yerinden edilen veya zorla kaybedilen Sünnilerin hakları için mücadele ediyor, hükümetten İD’den temizlenen bölgelerde sıkıntıların giderilmesini talep ediyorlar.

Partiler arası kavgalar, ekim 2018’de kurulan federal hükümetteki önemli koltuklar nedeniyle su yüzüne çıktı. Musul valiliğine Mansur El Marid’in atanmasına karşı çıkan Halbusi, Hancer ve eski Selahaddin Valisi Ahmed El Cuburi ile yollarını ayırdı. Marid Sünni olmakla beraber Haşdi Şabi’nin de başında bulunan Şii Falih El Fayyad’ın Ata Hareketi’nde yer alıyor ve Hancer tarafından destekleniyor.

Nuceyfi’nin ittifakına katılanlar, devlet görevleri paylaşılırken haksızlığa uğradıklarını, Hancer ve Halbusi’nin gruplarını da içeren İnşa Bloku’ndaki Sünnilerin önemli idari pozisyonları tekeline aldıklarını düşünüyorlar.

Kurtuluş ve Kalkınma Cephesi, Halbusi’yi İran’a ve İran yanlısı Şii partilere “teslim olmak” ile suçluyor, Halbusi’nin konumunu kaybetmemek adına kayıplar ve yerinden edilmiş insanlarla ilgili sorunları gündeme getirmediğine inanıyor. Benzer şekilde Hancer de kendi kazanımlarını korumak ve eğitim bakanlığının kendi blokunda kalmasını sağlamak adına Şiilerle haşır neşir olmakla itham ediliyor. 

Ağustosta Babil’de kimliği belirsiz cesetler ortaya çıkarılınca Cephe’de yer alan partiler bu olayı kullanarak zorla kaybedilen, hapse atılan Sünniler ve Curf El Sahar başta olmak üzere kurtarılan bölgelere dönüş izni verilmeyen Sünni ailelerle ilgili tartışmaları yeniden körüklediler. Ufak bir parti olan Emel Partisi’nin lideri eski Meclis Başkanı Salim El Cuburi olayın takibi için bağımsız bir komisyon oluşturdu. Krizi uluslararası alana taşıma çağrıları yapılarak Sünnileri gerçek anlamda temsil etme, kurtarılan bölgelerin asıl liderinin Nuceyfi olduğunu gösterme iddiasıyla yeni oluşumun zemini hazırlanmak istendi. 

Öte yandan 38 yaşındaki Halbusi konumu ve büyük meclis grubu sayesinde Sünni vilayetlerin taleplerini gerçekleştirebilecek, becerikli bir isim olarak görülüyor. Örneğin Anbar’daki köprü projesi başarısını, bölgedeki yerel meclise hâkim olan Halbusi liderliğindeki bloka borçlu. 

Iraklı Güçler Birliği üyesi Kamil El Duleymi Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Sünnilere yönelik katliam ve yerinden edilme olaylarının çoğu Nuceyfi’nin cumhurbaşkanı yardımcısı olduğu dönemde yaşandı. Kurtuluş ve Kalkınma Cephesi’nin pek çok mensubu da o dönem hükümetin parçasıydı ama krizin uluslararası alana taşınmasını, yerinden edilen insanların kentlerine dönmesini talep etmediler.” 

Ulusal Eksen İttifakı’nda Ahmed El Cuburi ile ortaklık eden Hancer, Nuceyfi’nin ittifakına katılanları “Irak halkı tarafından reddedilmiş kaybedenler” olarak niteliyor ve yeni oluşuma katılmayı reddediyor. Hancer özellikle Marid’e verdiği desteğin ardından Sünnilerin tek lideri olmak istiyor. Selahaddin vilayetinde kilit pozisyonları kontrol eden Ulusal Eksen İttifakı, eğitim bakanlığına aday gösterdiği ismin parlamentodan onay almasını bekliyor. Sünnilerin liderliğine oynayan Hancer, bu iddiasını desteklemeyen büyük bir ittifaka katılmadan yerel seçimlerde iyi sonuçlar alabileceği inancında.

Sünni liderler arasındaki rekabet, ittifaklar kurmakla ya da Sünni vilayetlerin mağduriyetini siyasi amaçlar için kullanma suçlamalarıyla sınırlı değil. Konuya vakıf bir kaynağa göre yerel seçimler yasasındaki son değişiklikler Hancer blokunu kaygılandırıyor. Değişiklikler uyarınca yerinden edilmiş kişiler kamplarda oy kullanamayacak. 

Al-Monitor’a konuşan kaynak, bu değişikliğin arkasında Halbusi blokunun olduğunu çünkü yerinden edilmiş insanların çoğunlukla Ulusal Eksen İttifakı’nın güçlü olduğu Musul ve Selahaddin vilayetlerinden olduklarını söyledi. Kaynak şöyle devam etti: “Ulusal Eksen İttifakı yasanın tekrar değiştirilmesini istiyor, mevcut hâline itiraz etmeyi düşünüyor. Çünkü yasa bu hâliyle anayasaya aykırı, yurttaşların oy kullanma haklarını ellerinden alıyor. Yasanın bu kısmına karşı çıkan Kürt bloklarıyla da eşgüdüm söz konusu.”

Sünni kentleri kimin kontrol edeceği kavgası, nisandaki yerel seçimler yaklaştıkça daha da kızışacak. Kavganın boyutu siyasetin dışına da taşıyor. Anbar vilayetinden bazı parlamento üyelerinin dokunulmazlıktan mahrum bırakılması, Halbusi’nin Ulusal Eksen İttifakı’ndaki rakiplerini şahsen hedef aldığını gösteriyor. Söz konusu vekilleri korumak için mensup oldukları aşiretler araya giriyor.

Tüm bunlar, Sünni partilerin kendi halkının mağduriyetlerinden siyasi kazanç sağlamak için kendi aralarında giriştikleri rekabeti yansıtıyor. Yeni kurulan oluşum da bu rekabetin başka bir yüzü.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: etnik azınlıklar

Iraklı gazeteci yazar Omar Sattar siyasi konulara odaklanıyor. Siyaset bilimi mezunu olan Sattar, Irak ve Arap dünyasının çeşitli medya kuruluşlarında çalışmıştır.

 
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept