Rusya ve Orta Doğu

Rusya ve Lübnan, Suriye’nin yeniden imarı için ortaklık arayışında

By
p
Article Summary
Moskova ve Beyrut Suriye’nin yeniden imarında müşterek projelerle kârlı olanaklar arıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın 26 Mart’taki Moskova ziyareti “Lübnan’ın ekseni kayıyor” yorumlarına yol açmıştı. Üst düzey bir Lübnan heyetinin geçen ay Moskova’da düzenlenen Arabia-Expo fuarına katılması spekülasyonları daha da hararetlendirdi. Lübnan heyetine yeni atanan Telekomünikasyon Bakanı Muhammed Choucair başkanlık etti.

Görünen o ki Suriyeli mülteciler konusunda bir süredir Moskova ile birlikte çalışan Beyrut, şimdi Rusya’nın Suriye üzerindeki nüfuzu üzerinden ekonomik kazanımlar elde etmeyi amaçlıyor. 

Moskova, Lübnan siyasetinde tarafsız bir oyuncu olmaya çalışıyor. Bu siyasetiyle de Hizbullah ve Şii Müslümanları destekleyen İran, Lübnan Başbakanı Saad Hariri ve Sünni Müslümanları destekleyen Suudi Arabistan ve Avn ile Hristiyanlardan yana olan Batı Avrupalı güçlerden ayrılıyor. Rusya’nın Lübnan enerji pazarına girmesi de bu konumundan faydalanmak istediğini gösteriyor. 

Rus devi Novatek şirketi, Doğu Akdeniz’de petrol arama faaliyetleri yürüten Fransız Total ve İtalyan ENI firmaları ile bir konsorsiyumda yer alıyor. Devlete bağlı Rosneft ise Lübnan’ın Trablus limanındaki bir petrol depolama tesisinin yenilenmesi için 20 yıllık bir sözleşme imzaladı. Lübnan makamları da bunun karşılığında Rusya’dan Suriye’nin kârlı yeniden imar projelerine erişim imkanı talep edebilirler. 

Genel anlamda Lübnan’ın Suriye ile ekonomik bağları giderek güçleniyor. Ekonomik Karmaşıklık Gözlemevi OEC’in verilerine göre 2017’de Suriye ihracatının en büyük alıcısı 131 milyon dolarla Lübnan oldu. Lübnan Suriye’ye ithalatta da 131 milyon dolarla üçüncü sırada yer alıyor. Lübnanlıların Suriye’de düzenlenen fuarlara katılımı da yükselişte. Lübnanlı iş insanları son olarak geçen eylülde düzenlenen Uluslararası Şam Fuarı ile Suriye Yeniden İmar fuarlarına katılarak karşılıklı sözleşmeler imzaladılar. 

Bunun yanı sıra Lübnan, Suriye’de faaliyet gösteren Rusya gibi diğer önemli aktörlerle de ortak zemin arayışında. Örneğin Beyrut, Suriye’nin yeniden imarında bir lojistik merkez hâline getirmeye çalıştığı Trablus limanına büyük Çin yatırımlarını çekmeye çalışıyor. Lübnanlı iş insanları Rus muhatapları ile her görüşmelerinde Lübnan’ın Suriye’nin yeniden imarına açılan bir “köprü” olduğunu vurguluyorlar.

Ne var ki Lübnan, Suriye’nin yeniden imarında, İran, Rusya, Çin ve hatta Körfez’deki Arap devletlerinin çok daha gerisinde kalabilir. Zira iki başkent arasında Şam’ın Beyrut’u ‘küçük ortak’ olarak gördüğü karmaşık bir ilişki söz konusu. Dahası kimi Lübnanlı girişimciler için Suriye ile iş yapmak hâlen bir tabu, bilhassa da savaşın başında Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a muhalif olan Hariri ailesine yakın Sünni iş insanları için. Onlara göre Moskova ile ortaklaşa yapılabilecek projeler, bilhassa da Rus-Suudi ortaklıkları daha kârlı.

Rus iş dünyası ve özellikle orta ölçekli Rus işletmeleri de Lübnan ile ortaklığa açıklar. İsminin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan üst düzey bir Suriyeli danışman Suriye’ye doğrudan yatırım yerine Lübnan üzerinden yatırım yapmanın avantajlarını şöyle sıralıyor:

  • Yabancı bir şirket kurallara uygun olarak Lübnan pazarına girdiğinde denetleme, finans, sigorta ve bankacılık alanında ulusal ve uluslararası hizmetlere erişimi artarken, ABD ve AB’nin Suriye yaptırımlarından doğan riskler de asgariye düşüyor.

  • Lübnan bankaları hâlihazırda büyük miktarlarda Suriye mevduatı barındırıyor ve bunlar yeniden imar projeleri için diğer devletlerle konsorsiyum kurma olanağı sağlıyor. Lübnan Suriye’nin yeniden imarı için çok uluslu ortaklıklar kurmak isteyen Rus şirketleri, bilhassa da Orta Doğu’ya yeni girenlere pazarda iyi bir konum vaat ediyor. 

  • Suriye’de doğrudan şube açmak yabancı şirketler için profesyonel insan kaynağı, iş verisi ve hukuki hizmet alanında sınırlı bir potansiyel sağlarken, Lübnan’da bu hizmetlere ulaşmak mümkün.

Orta Doğu’da faaliyet gösteren bir denetim şirketinin yetkilisi de isminin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a Suriye’ye yönelik girişimlerin diğer seçeneklere kıyasla Lübnan üzerinden yapılmasının daha mantıklı olduğunu söylüyor. Yetkili Suriye’ye Dubai üzerinden ulaşan geleneksel Rus yaklaşımının aksine Lübnan’ın daha avantajlı bir kapı olduğunu ekliyor.

Bu avantajların ilki Suriye’nin Lübnan ile sınır paylaşması. İkincisi Dubai Uluslararası Tahkim Merkezi’ne kıyasla Lübnan’daki tahkim ücretlerinin daha düşük olması. Üçüncüsü de Lübnan ile Suriye arasında başarılı olmuş pek çok ortak proje ya da evlilikler yoluyla ortaya çıkan aile ortaklıkları var.

Daha önce de değinildiği gibi bazı Lübnanlılar Suriye ile iş yapmaya yanaşmasa da pek çok Suriyeli tüccar ve sanayici Lübnan pasaportu taşıyor. Dahası önde gelen pek çok Suriyeli sanayici aile Lübnan’da ikâmet ediyor ya da mülk sahibi. Dördüncüsü iki ülke arasında karasal iletişim hatları var ki iletişim, yaptırım altındaki Suriye’den nakit akışının sağlanması için kilit öneme sahip.

Suriye’nin yeniden imarında Rus-Lübnan ortaklığı, Rusya’nın Suriye’deki ekonomik faaliyetlerini ve Şam ile Moskova arasındaki ticareti de destekler. Zira Batı’nın Moskova ve Şam’a uyguladığı yaptırımlar nedeniyle bankacılık işlemlerinde araç sıkıntıları yaşanıyor, bilhassa da Suriye ve İran operasyonlarında uzmanlaşmış Moskova merkezli Tempbank'ın Ekim 2017’deki iflasının ardından. 

Orta Doğu’da faaliyet gösteren bir danışmanlık şirketinin 2018’de içeriden bilgilerle hazırladığı bir rapora göre Suriye projelerinde yer alan, Suriye’de şubesi bulunan ve bu kapsamda ortak projelerde kullanılabilecek bankalardan bazıları şunlar: 

BLOM Bank: Uluslararası arenanın yanı sıra Bank of Syria üzerinden Suriye’de de faaliyet gösteriyor. Ticari, kurumsal, özel ve yatırım bankacılığı, İslami bankacılık, varlık yönetimi, sermaye piyasası hizmetleri ve sigorta hizmetleri sunuyor.

Byblos Bank: Özel ve yatırım bankacılığının yanı sıra sermaye piyasası ve yatırım hizmetleri veriyor.

Fransabank: Çin bankalarıyla işbirliğinde öncü rol oynayan Lübnan bankası. Bankanın Suriye’ye yakın Belarus ve Küba’ya da bankacılık hizmetleri sunduğu söyleniyor. Fransabank’ın Suriye yaptırımlarına uyan Fransız Yatırım Ajansı, Avrupa Yatırım Bankası ve Uluslararası Finans Kurumu gibi uluslararası kurumlarla işbirliği potansiyeli yüksek. Bu da bankaya Suriye’nin yeniden imarında önemli bir aracı olma imkanı sunuyor.

Al-Mawarid: ikinci lig bankalar arasında Suriye mevduatlarıyla öne çıkıyor.

Öte yandan Rus iş dünyasının Lübnan’da karşılaştığı sorunların başında ulusal bankalara bağımlılık ve Lübnan’ın ABD’ye bağımlı mali sistemi geliyor. Lübnan’da liranın yanı sıra ABD Doları da resmi olarak kullanılıyor. Dolayısıyla Lübnan’a girmeye çalışan yeni yabancı şirketler, özellikle de Rus şirketler, pazara girmeden önce banka denetimine tabi tutuluyor.

Bankalar ABD yaptırımlarına uymak ve yaptırımlardan kaçınmak için tampon tedbirler alıyorlar. Bir Rus vatandaşının Lübnan’da banka hesabı açması kimi zaman 45 günü aşabiliyor. 1956’dan beri yürürlükte olan Bankacılıkta Gizlilik Kanunu’na rağmen yerel bankaların çoğu müşterilerine feragat belgeleri imzalatarak bilgileri, ABD Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi’nin denetimine fiilen açık hâle getiriyorlar. 

Özetle, Suriye’nin imarına yönelik Rus-Lübnan ortaklığı hem fırsatlar hem de riskler barındırıyor. Projelerin başarılı olması hem Suriye içindeki siyasi, askeri ve sosyoekonomik durumun düzelmesine hem de bölgesel güç dengelerine bağlı.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Bankacılık ve Finans

Igor A. Matveev is a Russian expert on Syria and the Middle East with a background in diplomacy. He is currently a visiting lecturer at the School of Government and International Affairs at the Moscow State Institute of International Relations (MGIMO-University). From 2014 to 2017, he headed the Trade and Economic Division of the Russian Embassy in Damascus. Matveev is the author of a series of books and articles dedicated to Syria's history, economy and foreign policy. His latest book is “The Economic Impact of the Syria Crisis: Lessons and Prospects” (Beirut: Arab Scientific Publishers, 2018).

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept