Gulf Pulse

Husilerin artan saldırı kapasitesi Suudi Arabistan’ı zorluyor

By
p
Article Summary
İran’ın Yemen’deki Husilere silah sağladığı net olarak tespit edilmiş değil ancak kaynağı ne olursa olsun silahlı İHA’lar ve hatta füzeler kullanan Husiler etkili sonuçlar alıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Yemen’deki Husi isyancılar 4 Temmuz’da Marib vilayetindeki hükümet binalarına silahlı insansız hava araçları (İHA) ve bir balistik füzeyle saldırılar düzenlediler. Valilik konutunun füzeyle tahrip edildiğini, çevredeki binaların da zarar gördüğünü doğrulayan hükümet, saldırıda can kaybı olmadığını söyledi.

Husiler Marib’de aynı gün bomba yüklü İHA’larla başka saldırılar da düzenlediklerini, onlarca kişiyi öldürdüklerini iddia ettiler. Saldırıların birinde, Husilere karşı Yemen Hükümeti’ni destekleyen Suudi öncülüğündeki koalisyonun sağladığı bir Patriot füze sisteminin hedef alındığı iddia edildi ancak başka ayrıntı verilmedi. Yine 4 Temmuz’da Suudi Arabistan’daki Cizan Havaalanı’nı hedef alan İHA’ların engellendiği bildirildi. 

Son günlerde Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını yoğunlaştıran İran destekli Husilerin taarruz kapasitelerini arttırdıkları görülüyor. Koalisyon dört yıl önce Husilere ait ağır silah depolarının yüzde 80’ini imha ettiğini, hava saldırılarında kullandıkları silahların yüzde 95’ini etkisiz hale getirdiğini duyurmuştu. Ne var ki Husiler bugün Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) iç kesimlerine kadar füze atabiliyor, bu iki ülkenin gelişkin savunma sistemlerini delerek kritik noktaları hedef alabiliyorlar.

Örneğin 4 Temmuz saldırılarından iki gün önce Suudi Arabistan’daki Abha Havaalanı vurulmuş, saldırıda dokuz kişi yaralanmıştı. Husi ordusunun sözcüsü Yahya Sari’ye göre Abha Havaalanı mayıs ve haziranda toplam 10 kez hedef alındı, aynı süre zarfında Cizan Havaalanı’na yedi kez, Necran Havaalanı’na üç kez, Hamis Muşayt askeri üssüne de bir kez saldırı düzenlendi. Abha’da 24 Haziran’da yaşanan saldırıda bir kişi ölmüş, 24 kişi yaralanmıştı. Koalisyona göre Husiler 12 Haziran’da da aynı havalimanına güdümlü füze atmış, 26 sivilin yaralanmasına neden olmuştu.

Husi sözcülerinden Muhammed Abdül Selam isyancılara bağlı bir internet sitesine yaptığı açıklamada Sana Uluslararası Havaalanı’ndaki kuşatma kaldırılmadığı sürece Suudi havalimanlarına yönelik İHA saldırılarının devam edeceğini söyledi. Sözcü, Suudi Arabistan’daki sivillere ve şirketlere seslenerek askeri tesis ve havaalanlarından uzak durmalarını istedi. Bunun üzerine Güney Kore 3 Temmuz’da vatandaşlarını Suudi Arabistan’ın güneyine gitmemeleri konusunda uyardı

BM Güvenlik Konseyi Husilerin Suudi Arabistan’a saldırılarını kınadı, sorumluların cezalandırılmasını istedi. 

Husilere bağlı El Ceyş dergisinin Genel Yayın Yönetmeni Abdül Gani El Zübeydi Al-Monitor’a yaptığı açıklamada “aralarında 2 bin kilometre menzilli yeni nesil İHA’ların da olduğu yeni silahlardan” bahsetti ve bunların yakında açıklanacağını belirtti. 

Zübeydi, 6 Haziran’da Hudeyde’de ABD’ye ait MQ-9 insansız hava aracını düşüren 2K12 Kub füzeleriyle yeni bir hava savunma sisteminin geliştirildiğini söyledi. ABD’ye göre Husiler Hudeyde’deki İHA’yı İran’ın yardımıyla düşürdüler.

Zübeydi sözlerini şöyle sürdürdü: “(Husi) ordu komutanlığı, düşman uçaklarının (Suudi Arabistan ve BAE) ağırlıklı kalkış noktası olan Cizan ve Abha havaalanlarında hareketi kısıtlamaya dönük bir strateji uyguluyor. Yemen’deki saldırılar devam ederse bir sonraki aşamaya geçeceğiz ve Riyad ve Cidde gibi daha uzak yerlerdeki havaalanlarını hedef alacağız.”

Husiler Suudi Arabistan’ı düzenli olarak hedef alırken, BAE’yi daha çok son zamanda tehdit etmeye başladılar. 20 Mayıs’ta yaptıkları uyarıda, Suudi önderliğindeki koalisyonun Yemen’deki saldırılarına son vermemesi halinde BAE’yi de kapsayan 300 hedefi vuracaklarını söylediler. 

Ancak Zübeydi BAE konusunda şöyle dedi: “BAE’nin hedef alınıp alınmaması, batı cephesindeki gelişmelere bağlı. BAE’nin (yerel) müttefikleri aracılığıyla batı Yemen’deki durumu tırmandırmayacağına dair anlaşma var. Aksi halde Husiler güçlü bir yanıt verir, BAE’nin limanlarını, havaalanlarını hedef alır.” 

Zübeydi’nin iddiaları, BAE’nin Yemen’deki askerlerini çekmeye başladığı haberleriyle örtüşüyor. Bu durum Husiler için bir zafer, Suudi önderliğindeki koalisyon için ise zafiyet olarak yorumlanabilir. 

Husilerin hava savunmasına ve İHA’lara yönelmesi, savaşın başlangıcına göre çok farklı bir stratejiye geçtiklerini gösteriyor. Resmi olarak mart 2015’te başlayan savaşın ilk safhalarında çatışmalar kara kuvvetleri ve çete savaşlarıyla sınırlıydı.

Carnegie Orta Doğu Merkezi uzmanlarından Ahmed Naci gelişmeleri Al-Monitor’a şöyle değerlendirdi: “İHA sahibi olmak artık zor değil. Ancak Husiler İHA’larını patlayıcı taşıyacak şekilde geliştiriyor. Husilerin bu alandaki kapasitelerini artırmasına İranlılar katkıda bulunmuş olabilir. (…) Husilerin kendi amaçları olabilir ama bu, söz konusu amaçların İran’ın amaçlarından ayrıştığı anlamına gelmiyor. Tarafların kilit konularda örtüşmesi mümkün. Husi-İran koordinasyonu artmış durumda. İran’la ilgili uluslararası gerilimin arttığı bir ortamda Husilerin Suudi Arabistan’a saldırması bunu açıkça gösteriyor.”

Zübeydi ise İran’ın Husilere “sadece siyasi destek ve medya desteği” sağladığını söyledi.

Husilerin uzun menzilli ve balistik füzeler edinmesi kolay değil. Zira bu füzelerin yapımı da, kaçak yollardan taşınması da zor. Dolayısıyla Husilerin giderek artan ölçüde, yapımı ve kaçak getirilmesi kolay olan İHA’lara bel bağlayacağı anlaşılıyor. İran ABD’yle ve Körfez’deki ABD müttefikleriyle yaşadığı gerilimi aşağı çekse bile Husiler muhtemelen Suudi Arabistan’ı İHA’larla hedef almaya devam edecek.

Bu uzatmalı savaşta Husiler nitelikli silahlarını uyarlama ve geliştirme becerisi gösterdiler. Kullandıkları teknoloji ister yerli ister ithal olsun, İHA’ları yenilemeyi ve kontrol etmeyi başardılar. Suudi önderliğindeki koalisyon bu gelişmeleri ciddiye almalı ve belki de çok iddialı olmayan barış koşullarına evet demeli.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Yemen İç Savaşı

Ammar al-Ashwal is a Yemeni journalist who writes for several Yemeni and Arab newspapers, including the Yemen Today newspaper, An-Nahar and Al Akhbar. He is a master's student of information and communication sciences at the Lebanese University of Beirut. On Twitter: @lshwal

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept