Suriye'nin Nabzı

Suriye Ulusal Konseyi faaliyetlerini Suriye’ye taşıyor

By
p
Article Summary
Suriye Ulusal Konseyi (SUK), halkın desteğini kazanabilmek için Özgür Suriye Ordusu’nun kontrolündeki bölgelerde ofis açmaya başladı. Halk ise SUK’un başarısız bir yapı olduğuna inanıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

HALEP, Suriye — Suriye muhalefetine bağlı geçici hükümetin Azez’deki karargâhında 15 Temmuz’da bir çalıştay düzenlendi. “Yerelde Eşgüdüm, Gerçekler ve Hayaller” başlığıyla düzenlenen çalıştaya, geçici Suriye hükümetinin yeni hükümeti kurmakla görevli başbakanı Abdul Rahman Mustafa, bakanlar ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) kontrolündeki Halep kırsalının yerel yöneticileri katıldı. Bu çalıştaylarla, Mustafa liderliğindeki yeni geçici hükümete halk desteğinin artırılması amaçlanıyor. 

Mustafa, çalıştay öncesi, 4 Temmuz’da, Suriye Ulusal Konseyi (SUK) Başkanı Anas El Abdah ve diğer konsey yetkilileri ile Halep’in Suriye muhalefetinin kontrolündeki bölgelerine bir ziyaret gerçekleştirdi. Abdah, El Rai’nin doğusundaki SUK ofisinde basına şöyle konuştu: “SUK herhangi bir yetki arayışında değil. Sıkı bir çalışmayla hedeflenen sonuçlara ulaşıp sağlam bir meşruiyet ve güven tesis etme arayışında.” Aynı gün El Rai ve yerel meclisi de ziyaret eden SUK heyeti, Halep’te geçici hükümete bağlı kurumları denetlediklerini açıkladı.

Başkan, başkan yardımcıları ve 19 genel meclis üyesinden oluşan yeni SUK yönetimi 29 Haziran’da seçildi. SUK Genel Meclisi Başkanlığı’na Abdah seçilirken, Abdul Rahman Mustafa da geçici hükümetin başbakanı olarak Cevad Ebu Hatab’ın yerini aldı. Seçimler 29-30 Haziran tarihleri arasında İstanbul’daki SUK genel merkezinde toplanan 46’ncı Genel Kurul sırasında yapıldı. 

1967’de Şam’da doğan Abdah, Suriye’deki İslamcı muhalefetin önde gelen isimlerinden biri. Cerablus doğumlu Mustafa ise Suriyeli bir Türkmen ve 2012-2014 yılları arasında yönetiminde yer aldığı Suriye Türkmen Meclisi’nin kurucularından.

SUK Genel Meclisi’nden bir üye isminin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a şunları aktardı: “Yeni SUK yönetimi net eylem planlarıyla yola çıkıyor. İç reformlar, zor kararlara imkan verecek gerçek bir meşruiyet tesisi ve ilkelere bağlılık bunların başında geliyor.”

Özgür Suriye Ordusu’nun İdlib’in kuzeybatısındaki sınırlı kontrol alanına ve çatışma koşullarına işaret eden yetkili, SUK’un önünde zorlu bir yol olduğunu söyledi. Kuruluşun rejim ve müttefiklerine karşı muhalefetin siyasi temsilcisi olabilmek için daha çok çaba göstermesi gerektiğini vurguladı.

SUK 11 Kasım 2012’de Katar’ın başkenti Doha’da Suriye rejimine karşı tüm muhalefeti kapsayacak bir çatı örgütü olarak kuruldu. O tarihten bu yana siyasi performansı nedeniyle eleştirilerin hedefinde olan kuruluş, muhalefeti tümüyle kucaklayamamak ve meşruiyetini Suriye sokaklarından almamakla suçlanıyor. Suriye muhalefeti, bilhassa da ÖSO içindeki muhtelif gruplar, bu gerekçelerle SUK’u gerçek temsilcileri olarak görmediklerini söylüyorlar. SUK bunlara cevaben muhalefetin desteğini yeniden kazanmak ve kendisine bir meşruiyet zemini tesis etmek için Halep kırsalında ofisler açmaya başladı.

Afrin’de yaşayan medya aktivisti Ahmet Barho bu çabaları Al-Monitor’a şöyle değerlendirdi: “2012 sonlarında kurulduğundan beri hiçbir başarı sergileyememiş bu yapının herhangi bir değişim getirmesi mümkün değil. SUK’un ve geçici hükümetin tüm Suriye muhalefetini temsil ettiğini söylemek zor, neredeyse tümüyle Müslüman Kardeşler’in kontrolünde bir yapıdan söz ediyoruz.”

Bir diğer medya aktivisti Yafa El Hamavi de Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Halk SUK’u başarısız olan bir yapı olarak görüyor; kuruluşun merkezini ÖSO kontrolündeki Halep kırsalına taşıması bu algıyı değiştirmez.” Kadın aktivist şöyle devam etti: “SUK’un yıllarca İstanbul’da faaliyet gösterdikten sonra şimdi merkezini Suriye’ye taşıyarak ne amaçladığını gayet iyi biliyoruz. Muhalefetin kontrolündeki alanlarda varlık göstererek şimdiye kadar kazanamadıkları meşruiyete sahip olmak istiyorlar. Ama ne yazık ki uluslararası toplum nezdinde bizi temsil edebilecek güvenilir bir siyasi kuruma sahip değiliz.”

İdlib’deki Suriye muhalefetinin kıdemli siyasilerinden Muhammed Çakıp Halid de benzer görüşlere sahip. Halid Al-Monitor’a şunları aktardı: “SUK’un Türkiye ve müttefikleri tarafından kontrol edilen bir bölgede faaliyet göstermesi buradaki gücünü Türk müttefiklerinden aldığını gösteriyor. (...) SUK’un Suriye devrimini temsil ettiği söylenemez. Siyasi başarısını artırmak için işleyişini baştan sona değiştirecek yeni yönetmelikler gibi geniş çaplı reformlara ihtiyaç var.” 

Halid şöyle devam etti: “SUK’un kuruluşunun üzerinden yedi yıl geçmesine rağmen halen bir çalışma mekanizmasına sahip olmaması akıl almaz. Ayrıca birçok üyesinin gitmesi ve yerlerine yeni üyelerin, ÖSO gruplarından ve halkın ileri gelenlerinden yeni isimlerin seçilmesi lazım.”

Halid geçici hükümete ilişkin de şöyle konuştu: “Geçici hükümetin yeni yönetimle de herhangi bir başarı sergileyeceğini sanmıyorum. Bu, SUK’un içinden çıkmış, meşruiyetten yoksun bir yapı. Az önce işaret ettiğim gerekçeler, SUK’un ve geçici hükümetin hiçbir zaman başarılı olmayacağını gösteriyor. Yolsuzluk iddialarının ayyuka çıktığı bir ortamda şeffaf ve hesap verebilir bir yapı olmaması da cabası."

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Suriye çatışması

Khaled al-Khateb is a Syrian journalist and former lecturer in the Geography Department of the University of Aleppo.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept