İran Irak Kürdistanı’nı vurdu

Türkiye’nin ardından İran da Irak Kürdistanı’ndaki sivilleri vurmaya başladı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor İran’ın, Irak Kürdistanı’na topçu ateşiyle düzenlediği saldırı sırasında çekildiği söylenen bir kare, 11 Temmuz 2019 Photo by Twitter/@PDKIenglish.

Tem 12, 2019

SÜLEYMANİYE, Irak — Türk ordusunun Irak Kürdistanı’ndaki köy ve kasabalara düzenlediği bombardımanların hemen ardından, İran da 10-11 Temmuz tarihlerinde Erbil’e bağlı sınır kasabası Sidekan’ı top ateşiyle vurdu. Saldırıda bir sivil öldü, iki kişi de yaralandı.

Irak Kürdistanı’ndan İran ve Türkiye sınırlarına uzanan üçgen şeklindeki dağlık bölgede yer alan Sidekan, ya da diğer adıyla Bradost, başkent Erbil’in 70 kilometre kuzeydoğusunda bulunuyor. Hem Türkiye hem de İran, PKK’nın ve Tahran karşıtı silahlı grupların savaşçılarını hedef alma iddiasıyla bölgeyi sürekli bombalıyor ancak askeri operasyonlar çoğu zaman sivil kayıplara yol açıyor.

Sidekan Belediye Başkanı İhsan Çelebi, 10 Temmuz’da başlayan son saldırıya ilişkin Al-Monitor’a şunları aktardı: “İran, yerel saatle öğlen 12:10 sularında bölgedeki muhalif grupları hedef aldığını söyleyerek Barbazin, Dere bölgeleri ile Dustanan, Zuzula, Talan köylerini topçu ateşiyle vurmaya başladı. Maalesef, Zeytin Kadir isimli 18 yaşında bir Kürt kızımız şehit oldu. İki erkek kardeşi --Ali (14), Sirvan (23)-- de ağır şekilde yaralandı.”

Çelebi şöyle devam etti: “Siviller saldırı başladığında Dere köyündeki tarım arazilerinde çalışıyorlardı. Bombardımanda tüm meyve bahçeleri ve doğal meralar da yandı. Yerel halk bölgeyi tahliye etti. Sivillerin can ve mal güvenliği için İran’dan bombardımana son vermesini ve hem İran hem de İranlı muhalif gruplardan karşılıklı saldırıları durdurmalarını istiyoruz.”

İran’ın bölgeye rastgele saldırılar düzenleyerek İranlı grupların faaliyet alanlarıyla alâkasız yerleri vurduğunu belirten Çelebi, “Bombardıman bölgede istikrarsızlığa yol açıyor. İranlı muhalif grupların bu bölgede herhangi bir aleni merkezi ya da üssü yok. (...) İran’ın 2017’den bu yana Sidekana’a düzenlediği saldırılarda bir kişi öldü, üç kişi de yaralandı. Yine 2017’den bu yana, Türkiye’nin bölgeye düzenlediği saldırılarda da bir sivil şehit oldu, beş kişi yaralandı” diye konuştu.

Türk savaş uçaklarının haziran ayından bu yana Kandil Dağı’nın eteğindeki Kurtak ve Bradost’a düzenlediği hava saldırılarında şu ana kadar toplam dört sivil hayatını kaybetti, birçok Kürt de yaralandı. Ankara saldırılara gerekçe olarak bölgedeki PKK militanlarını gösteriyor.

Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) ise Çarşamba günü yaptığı açıklamada İran'ın saldırısını kınarken “topraklarının komşu ülkelere saldırı amaçlı kullanılmasına izin verilmeyeceğini” vurguladı. KBY, İran’a da “sivil halkı korkuyla zorunlu göçe sevk etmemek için bombardımanı kesme” çağrısı yaptı. İran’ın saldırıları ülkenin batısındaki Piranşehir’de üç İran askerinin öldürülmesinin ardından geldi.

1945’ten bu yana İranlı Kürtlerin ulusal hakları için mücadele veren İran Kürdistan Demokratik Partisi’ne (KDPİ) bağlı Peşmerge komutanlarından Kava Behrami Al-Monitor’a şunları aktardı: “Güney Kürdistan’ın sınır bölgelerine yönelik bombardımanı kınıyoruz. Bu, İran İslam Cumhuriyeti’nin Güney Kürdistan’a düzenlediği ve çoğu zaman sivillerin hedef alındığı pek çok saldırıdan sadece biri. (...) Bizim bu köylerin uzağında, Doğu Kürdistan ile Güney Kürdistan arasındaki bölgede, bir karargâhımız var ama bu sene bölgede hiçbir faaliyetimiz olmadı. Dolayısıyla İran’ın bizim varlığımızı bahane ederek sivilleri hedef aldığı anlaşılıyor.”

Behrami, İran’ın Kürdistan bölgesindeki halka “sorun” çıkarmak için her yaz sivillerin yaşadığı bölgeleri bombaladığını söyledi. İran Devrim Muhafızları’na bağlı üç askerin öldürüldüğü saldırıdan KDPİ’nin sorumlu olmadığını da söyleyen Behrami, bu saldırının, İran güçlerinin öldürdüğü Kürt siviller ve ‘kolbar’lara misilleme olarak İranlı Kürt vatandaşlar tarafından düzenlendiğini savundu. “Kolbar” İran Kürdistanı’ndan Irak Kürdistanı’na geçerek zorlu coğrafi ve hava koşullarında ülkeye yasadışı yollardan mal sokan kaçakçılara verilen yerel bir isim. ABD yaptırımlarının ardından kolbarların ekonomiye zarar verdiğini söyleyen İran ise kaçakçıları tespit ettiği yerde vurarak öldürüyor. İnsan hakları kuruluşlarına göre İran sınır güçleri şu ana kadar en az 48 kişiyi öldürdü, 104 kişiyi de yaraladı.

Al-Monitor, 12 Temmuz’da saldırı konusunda değerlendirmesini almak için Irak Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ahmet El Sahaf’a ulaştı. Ancak sözcü bakanlığın konuya ilişkin bir açıklama üzerinde çalıştığını söyledi. Bu yazı yayımlandığında bakanlıktan hâlen bir açıklama gelmemişti.

Öye yandan, Türkiye, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı’nın işbirliğinde 7 Temmuz’da Kandil’de gerçekleştirilen bir operasyonda PKK’nın üst düzey yöneticilerinden Diyar Garip Muhammed’in öldürüldüğünü duyurdu. PKK da aynı gün bir açıklama yaparak örgütün KBY’li yöneticisinin Türk hava saldırılarında öldürüldüğünü doğruladı ve misilleme tehdidinde bulundu. Garip’in öldürülmesinden dolaylı olarak KBY ve Kürdistan Demokratik Partisi’ni (KDP) de sorumlu tutan örgüt, Irak Kürdistanı yönetimini Türkiye adına casusluk yapmakla suçladı. Bu açıklama, bölge halkı arasında KBY’ye bağlı Peşmerge ile PKK militanları arasında doğrudan çatışma endişelerini körükledi. Kürdistan Bölgesi Güvenlik Konseyi ise bir açıklama yaparak suçlamayı reddetti.

Tecrübeli Kürt siyasi Muhammed Emin Pencevi ise İran ve Türkiye’yi “Kürdistan’daki işgalci devletler” diye tanımladı ve iki ülkenin de bölgedeki muhalif Kürt grupları gerekçe göstererek sivilleri bombaladığını, istikrarsızlığa yol açtığını savundu. Pencevi Al-Monitor’a şöyle konuştu: “PKK resmi olarak KDP’yi Türkiye ile işbirliği yapmakla suçlamış değil. Bölgedeki MİT ajanlarının eliyle gerçekleştirilen suikastın KBY ile PKK arasında bir iç savaşa yol açacağını zannetmiyorum.”

İran ve Türkiye'nin bombardımanları, hava saldırıları ve operasyonları yüzünden bölgedeki sivil can kayıpları her gün artıyor ve ne KBY ne de Irak merkezi hükümeti kendi vatandaşlarının canını korumayı başaramıyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Irak su meselesinde Türkiye’ye karşı hangi kozları kullanabilir?
Omar al-Jaffal | Su sorunları | Ağu 12, 2020
Suriyeli Kürtlerin petrol hamlesi Türkiye’yi yumuşatabilir mi?
Amberin Zaman | Petrol ve gaz | Ağu 4, 2020
Kürtlerin korkusu: Pençe PKK’nin ötesinde Kürdistan’ı hedef alıyor
Fehim Taştekin | Kürtler ve Kürdistan | Tem 20, 2020
Bağdat Kürtler için Ankara’yla kavgayı büyütür mü?
Fehim Taştekin | | Tem 8, 2020
Facebook Irak Kürdistanı istihbaratıyla bağlantılı hesapları kapattı
Adam Lucente | Kürtler ve Kürdistan | Haz 5, 2020

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Irak'ın Nabzı

al-monitor
Iraklı gençler dinden uzaklaşıyor mu?
Judit Neurink | | Eyl 21, 2020
al-monitor
Irak su meselesinde Türkiye’ye karşı hangi kozları kullanabilir?
Omar al-Jaffal | Su sorunları | Ağu 12, 2020
al-monitor
Suriye: SDG bölgesindeki suikastlar ne anlama geliyor?
Shelly Kittleson | İslam Devleti | Ağu 10, 2020
al-monitor
Irak Kürdistanı Suriyeli Kürtlere gönderilen insani yardımları engelliyor mu?
Amberin Zaman | Koronavirüs | Nis 22, 2020