Rusya ve Orta Doğu

Suriye’nin yeniden inşası: Rusya ABD yaptırımlarını aşabilir mi?

By
p
Article Summary
Rusya Amerikan yaptırımlarının etrafından dolaşarak Suriye’deki yeniden inşa sürecine katkıda bulunmak istiyor ancak Şam’ın bazı uygulamaları da bu çabaları olumsuz etkileyebilir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

ABD’de Suriye’ye yönelik yeni yaptırımlar gündeme gelirken Rusya savaş sonrası yeniden inşa sürecini kendi vizyonu doğrultusunda yürütebilmek için çözümler bulmak zorunda olduğunu görüyor.

Suriye 1970’lerden bu yana ABD’nin yasama yoluyla dayattığı cezai uygulamalara tabi. Suriye’nin 1979’da terörü destekleyen devletler listesine alınmasıyla başka bazı yaptırımların yanı sıra ABD’den Suriye’ye çift kullanımlı malların ihracatı yasaklandı. Ancak Washington Şam’la temaslarını sürdürdü. Beşar Esad 2000’li yılların başında reform vizyonu olan yeni bir lider olarak iktidara geldiğinde yaptırımları kaldırma fikri çeşitli vesilelerle gündeme geldi.

Rusya o günlerde yaptırımları kaldırması için ABD’ye telkinde bulunuyor, Suriye’nin bu sayede küresel finans sistemine entegre olacağını ve bunun da Suriye’deki seçkinleri sorumlu ve öngörülebilir bir aktör haline getireceğini savunuyordu. Neticede oğul Esad yönetiminde Suriye kapitalist bir yola girdi ama ekonomideki reform süreci inişli çıkışlı oldu. Ayrıca dış etkenler nedeniyle de pek çok aksama yaşandı. ABD’nin Irak’ı işgali bu etkenlerin başında geldi.

Şam’ın Irak’taki ABD politikasına sorun yarattığı gerekçesiyle Bush döneminde getirilen yaptırımlar, 2003 tarihli Suriye Mesuliyet ve Lübnan Egemenliğinin Yeniden Tesisi Yasası doğrultusunda gıda ve ilaç hariç Amerikan mallarının ihracatını hedef alıyordu.

Ancak bu yaptırımlar, tam potansiyelle uygulanmadı, ta ki 2011’de Suriye’deki kriz patlak verene kadar. Ayrıca Ağustos 2011’de çıkarılan başkanlık kararnamesiyle petrol ve petrol ürünlerinde ve bunlarla ilgili alanlarda Suriye’ye hizmet sağlanması yasaklandı. Son dönemdeki gelişmeler de Suriye’ye deniz yoluyla petrol sevk edilmesine yönelik yasakla ilgili. Bu yasak doğrultusunda, “ticaret ve başka işlemler” yoluyla Suriye yönetimine destek sağlayan kuruluş ve şahıslara yaptırım öngörülüyor ve “hükümete ya da ABD’nin listelerinde yer alan Suriye Petrol Nakliyat Şirketi ve Banias Rafineri Şirketi gibi devlet kuruluşlarına petrol sevkiyatı yapanlar veya bu sevkiyatları finanse edenler” bu kapsamda zikrediliyor. Bu durum, İran’dan Suriye’ye petrol taşıyan pek çok Rus gemisini fiilen yaptırım kapsamına sokuyor.

Kaldı ki Rusya’nın kendisi de yaptırımlarla karşı karşıya ve buna İran’a yönelik yaptırımlar da eklendiğinde durum daha da zorlu bir hal alıyor. Tüm bunlar Suriye ekonomisini felç etmeye devam ediyor.

Gelinen noktada Rusya Suriye’ye petrol tedarikinde etkinliğini artırabilir ancak Rus şirketleri – ki buna devlet şirketleri de dahil -- yaptırımlara uyuyor ve Suriye uğruna ihlâlde bulunmayı göze almak istemiyorlar. ABD Hazinesi Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi’nce oluşturulan listelere girmenin yüksek riskler doğuracağı değerlendirilirken mevzubahis faaliyetlerin kısa ve orta vadede kazanç sağlamayacağı da hesaba katılarak Suriye pazarının bu risklere değmeyeceği düşünülüyor.

Şam’ın Rusya’ya değil İran’a borçlanmayı tercih etmesi, öte yandan başlıca petrol sahalarının halen ABD destekli Kürt güçlerinin kontrolünde olması nedeniyle Suriye’nin henüz kendi kendine yetemeyeceği gerçeği, durumu daha da çetrefilli hale getiriyor.

Ancak Rus şirketleri yaptırımlarla kısıtlanmış olsalar da Suriye’deki yeniden inşa sürecinde yer almak istiyorlar. Tek sıkıntı para transferlerinin nasıl yapılacağı. Bu sorunu çözmek için yaptırıma uğrayan bankalara iştirâkler kurmanın yolları aranıyor.

Ekonomik alanda son dönemde atılan en önemli adımlardan biri, Tartus limanının Rusya’ya kiralanması oldu. Ancak daha sonra Ulaştırma Bakanı Ali Hammud bunun bir kiralama işi olmadığını, ABD yaptırımlarına tabi olan Rus Stroytransgaz şirketiyle 500 milyon dolarlık bir yatırım anlaşması yapıldığını söyledi. Anlaşmaya göre şirket 49 yıl boyunca limanı işletecek ve altyapısını geliştirecekti.

Ayrıca, Suriye’nin Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığında çevre ülkelerde bulunan Zohr, Leviathan ve Afrodit sahalarına benzer bir petrol yatağının bulunması kuvvetle muhtemel. Rusya ve Suriye daha önce enerjide işbirliği konusunda iki yol haritasına imza atmıştı. Rusya potansiyel bir yatağın geliştirilmesinde bu belgeleri yasal dayanak olarak kullanabilir.

Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi’nde programlar direktörü olan İvan Timofeev’in Al-Monitor’a yaptığı değerlendirmeye göre “Rusya Suriye’de ekonomik hedeflerden ziyade siyasi hedefler güdüyor. Bu bağlamda Suriye’ye yönelik yaptırımlar Moskova’nın ana politikasını etkilemez.”

Kimliğinin saklı kalmasını isteyen üst düzey bir Rus diplomat ise şöyle konuştu: “Suriye’deki Rus politikası yeni bir aşamaya geçmek üzere. Çatışmaların, savaşın hâlâ sürüyor olmasına bakmaksızın ekonomik toparlanma süreci için kaynak ve sorumluluk paylaştırma aşamasına geçmek üzereyiz.”

Rusya ve Avrupa’daki kimi düşünce kuruluşları bu alandaki görüş ayrılıklarının nasıl aşılacağı konusunda bazı çalışmalar ortaya koydular bile. Rusya Suriye’deki yeniden inşa sürecini daha çok zarar gören fiziki altyapının onarılması bağlamında görürken, Avrupa Birliği devletleri yeniden inşa sürecini siyasi geçişe bağlıyorlar.

Suriye’nin toparlanmasına nasıl destek olunacağı konusunda Moskova’da birbirine rakip iki görüş var. Bir kesim siyasi reformların ve iktidarda bir geçiş sürecinin gerektiğini savunuyor, diğeri ise Esad’ın 2021’de yeniden seçilmesine zemin hazırlamak gerektiğini düşünüyor. Bu arada ikinci senaryoya ilişkin pek çok komplikasyon olduğu için artan sayıda uzman, Moskova’nın Suriye rejimine kısmen meşruiyet kazandırması gerektiğini savunuyor. Sınırlı da olsa bazı reformlar yapılmazsa ülkenin yeni bir çatışma ve terör sarmalına girebileceği düşünülüyor. Böyle bir durum, Rusya’yı siyasi ve diplomatik kazanımlarından eder, Suriye’deki varlığını etkiler.

Tüm bunlar çok yakında Şam üzerinde büyük bir baskı oluşturabilir ve Moskova’nın sadece askeri yöntemlere dayalı yaklaşımdan askeri, siyasi ve ekonomik araçları harmanlayan yeni bir yaklaşıma geçmesi gerektiği daha belirgin bir şekilde ortaya çıkar.

Bir başka kıdemli Rus diplomat Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Moskova’nın hâlâ Suriye’ye ilişkin tek ve tutarlı bir ekonomik politika geliştirmesi lazım. Rusya’nın şu andaki yaklaşımını Suriye pazarının ihtiyaçları ve Suriye krizinin önceki dönemlerinde ortaya konulan askeri ve siyasi yaklaşım şekillendiriliyor. Bunun gözden geçirilmesi ve değiştirilmesi lazım.”

Bu bakış açısı ise Suriye’de ekonomiyle ilgili yasaların tutarlı bir şekilde güncellenerek orta ölçekli işletmeler başta olmak üzere Rus şirketleri ve ortak projeler için daha uygun hale getirilmesini gerekli kılıyor. Rusya konumunu güçlendirme ihtiyacı gördüğüne göre yeniden inşa çalışmalarına Avrupalıların katılmasını beklemek zorunda da değil.

Bu bağlamda elektrik sektörü Rusya’nın yardım edebileceği alanların başında geliyor. Rusya’nın bu kulvardaki stratejisinin merkezinde yer alacak çeşitli işletmeler devlet bankalarının, başka kuruluşların sağlayacağı kredilerle güçlendirilebilir. Genel olarak, Rusya’nın ilgili bakanlık ve kuruluşları, Suriyeli muhataplarıyla birlikte en kârlı ve en stratejik endüstriler için bir kredi sağlama mekanizması oluşturmalı. Bununla beraber, Suriye’deki bazı iktidar çevrelerinin Rusya’ya samimi davranmakla birlikte halen Batı’ya bel bağladığını ve Rusya’yla anlaşmalar yapmaya ayak dirediğini belirtmek lazım.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Suriye'de Rusya, Suriye çatışması

Ruslan Mamedov is the MENA program coordinator at the Russian International Affairs Council. He is also a researcher with the Moscow State Institute of International Relations (MGIMO University).  On Twitter: @Ruslan_CL

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept