ABD Kongresi Türkiye'yi Doğu Akdeniz'de sıkıştırıyor

Türkiye’nin Kıbrıs açıklarındaki sondaj çalışmalarını hedef alan yasa tasarısı, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi’nden onay aldı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor Akdeniz’e doğru yola çıkan Yavuz sondaj gemisi, İzmit Körfezi’ndeki Dilovası limanı açıklarında yol alırken, 20 Haziran 20, 2019 Photo by Reuters/Murad Sezer.

Haz 25, 2019

Türkiye’nin Kıbrıs’taki gaz rekabetinden dışlanmasına yol açabilecek bir yasa tasarısı ABD Senatosu’nda yol alıyor ve giderek yükselen ABD-Türkiye gerilimine yeni bir çatışma konusu ilave ediyor.

Doğu Akdeniz Güvenlik ve Ortaklık Yasası adını taşıyan tasarı, Türkiye’nin Kıbrıs açıklarına ikinci bir sondaj gemisi göndermesinden birkaç gün sonra, bugün Senato Dış İlişkiler Komitesi’nden geçti. 

Komitenin en kıdemli Demokrat üyesi Senatör Bob Menendez, tasarıyı nisan ayında sunmuş ve kısa bir süre sonra Atina’ya gitmişti. Menendez burada yaptığı konuşmada NATO üyesi Türkiye’yi Çin ve Rusya’yla aynı kefeye koyarak “bölgenin en kökleşmiş bazı sorunlarından” sorumlu tutmuştu. Temsilciler Meclisi’nde de Demokrat Partili Ted Deutch mukabil bir tasarıya önayak oluyor. 

Çakışan hak iddiaları gaz zengini Doğu Akdeniz’i askeri gerilim bölgesine dönüştürme riski oluştururken, tasarıda Kıbrıs’a uzun yıllardır uygulanan silah ambargosunun kaldırılması ve Kıbrıs (Rum yönetimi), Yunanistan ve İsrail’le enerji işbirliğinin derinleştirilmesi amaçlanıyor.

Menendez nisanda şöyle demişti: “Türkiye’nin meydan okumaları, en yakın komşularına karşı davranışlarına da yansıyor. Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölgesinde de buna tanıklık ediyoruz. Türkiye’nin buradaki müdahaleleri kabul edilemez. Kıbrıs Cumhuriyeti kendi münhasır ekonomik bölgesinde enerji kaynakları arama hakkına sahiptir. ABD ve özel sektör bu çalışmaları hem söylemde hem eylemde desteklemeye hazır olmalı.” 

Türkiye sondaj hakkı iddialarında Kuzey Kıbrıs’taki varlığına bel bağlıyor. Amerikan ExxonMobil şirketi ile Katar Petrolleri kasım ayında Lefkoşa adına (Rum yönetimi) sondaj çalışmalarına başladılar. 

Tasarıda, Türkiye ismen zikredilmeden, Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölgesindeki sondaj çalışmalarına yönelik müdahalelerin, ayrıca Yunanistan hava sahasına yönelik ihlallerin Dışişleri Bakanlığı’nca Kongre’ye rapor edilmesi öngörülüyor. Menendez Atina ziyareti sırasında Türkiye’yi “Ege’de Yunan hava sahasına yönelik ihlalleri” nedeniyle de hedef almıştı.

Tasarı, Rusya’dan S-400 alımından vazgeçmediği takdirde Türkiye’ye F-35 savaş uçaklarının verilmemesine dair madde içeren Kongre’deki beşinci tasarı oldu. Teslimatı önümüzdeki günlerde planlanan S-400 füze savunma sistemleri üzerinden Rusya’nın Türkiye’deki Amerikan askeri donanımlarını gözetlemesinden korkuluyor.

Son olarak tasarıda Kıbrıs’a (Rum yönetimi) 2 milyon dolar, Yunanistan’a da 5 milyon dolar güvenlik yardımı yapılması öngörülüyor. Başkan Donald Trump’a ise adı geçen iki ülke ve İsrail’le enerji işbirliği anlaşmalarına girme yetkisi veriliyor.

Al-Monitor’un lobici şirketlerin bildirimlerinde yaptığı incelemeye göre Menendez’in tasarıyı açıkladığı nisan ayı öncesinde DLA Piper isimli hukuk bürosu bazı Kongre üyeleri ve Kongre çalışanlarıyla Yunanistan adına yüz yüze ve telefonda görüşmeler yapmış. Örneğin Temsilciler Meclisi’ndeki tasarının öncü destekçilerinden Cumhuriyetçi üye Gus Bilikaris, DLA Piper ile kasım ayında iki defa görüşmüş. Tasarının bir diğer öncü destekçisi olan Demokrat üye David Cicilline de ekimde ve kasımda görüşmüş. Menendez’in tasarısını destekleyen Demokrat Senatör Chris Coons’un da şirketle ocak ayında teması olmuş.

Şirketin görüştüğü ve yazıştığı kişiler arasında Senato ve Temsilciler Meclisi’ndeki dış ilişkiler komitelerinin personeli, ayrıca Demokrat Senatör Gary Peters ve Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Dina Titus gibi tasarıyı destekleyen isimlerin ofis çalışanları da yer alıyor.

Kıbrıs’a yönelik silah ambargosunun kaldırılmasını destekleyenler ve bu adıma itiraz edenler doğrudan kamuoyuna da seslenmeye başladılar.

Şahin bir kuruluş olarak bilinen Demokrasileri Savunma Vakfı’nın tepe isimlerinden Jonathan Schanzer ve Bradley Bowman, The Hill sitesinde yazdıkları makalede Türkiye’nin İtalyan bir şirkete ait geminin Kıbrıs (Rum yönetimi) adına sondaj yapmasını engellemeye çalıştığına dikkat çekerek Menendez’in tasarısına destek verdiler.

Makalede ayrıca Kıbrıs’ın (Rum yönetimi) Rusya’dan silah satın aldığı ve Menendez’in ziyaretinden kısa süre sonra Çin’le Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında işbirliği anlaşması imzaladığı vurgulandı. 

Çok geçmeden The Hill sitesi Kuzey Kıbrıs’ın üst düzey isimlerinden Kudret Özersay’ın tasarıya karşı çıkan makalesini de yayınladı. Özersay’a göre silah ambargosunun kalkması, “ABD’nin adada silah yarışını desteklediği algısını yaratacak.”

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recent Podcasts

Featured Video