Çin’in Orta Doğu’daki silah satışları artıyor, Pentagon endişeli

By
p
Article Summary
Uzun yıllardır ABD’nin hâkimiyetinde olan Orta Doğu silah pazarında Çin’in giderek ön plana çıkması Washington’da kaygıyla izleniyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Pentagon tarafından hazırlanan yeni bir rapora göre Çin yapımı silahların Orta Doğu’da yaygınlık kazanması ABD yönetimini endişelendiriyor.

ABD, imzacısı olduğu uluslararası silah kontrol anlaşmaları nedeniyle bazı teknolojilerin ihracatında kısıtlamalara tabiyken, geleneksel müttefikleri arasında artan sayıda ülke Çin’e yöneliyor. Pentagon, Çin’in bölgedeki silah satışlarını artırarak ABD’nin müttefiki olan ülkelerde ekonomik ve askeri varlığını artırma, ilişkilerini geliştirme imkanı yakaladığından kaygılanıyor. Zira Orta Doğu’daki pek çok ülkede para muslukları savunmayla ilgili yetkililerin kontrolünde oluyor.

Geçtiğimiz günlerde Pentagon’da düzenlenen bir brifingde Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Hindistan-Pasifik bölgesinden sorumlu Savunma Bakanı Yardımcısı Randall Schriver, Çin’in silah satışlarını “özellikle ileriye dönük etki amacıyla daha yakın savunma ve askeri ilişkiler kurmakta potansiyel bir araç” olarak niteledi ve ekledi: “Çin daha disiplinsiz olduğu için bizim çok da sorumlu rejimler olarak görmediğimiz rejimler açısından silahların yayılma riski de söz konusu.”

Pentagon’a göre Çin 2013-2017 döneminde Orta Doğu’ya 10 milyar dolarlık silah satışı yaptı. ABD’nin bazı silah kontrol düzenlemelerinde yer alması nedeniyle Çin’in silahlı insansız hava aracı (İHA) satışlarında Irak, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan’da “fazla bir rekabetle karşılaşmadığı” belirtiliyor.

Suudi Arabistan ve BAE’nin askeri varlıkları Kızıldeniz ve Afrika’ya kadar uzanırken Çin yapımı İHA’lar bu artan nüfuzun göstergeleri oldu. BAE pilotlarınca kullanılan Wing Loong II tipi İHA’lar yakın zamanda Libya’nın başkenti Trablus üzerinde uçarken görüldüler. Yemen’de ise Çin yapımı İHA’ların İran destekli Husiler tarafından düşürüldüğü görülüyor. Basına yansıyan haberlere göre Husiler bu yıl bu araçlardan dört tane düşürdüler.

Bu arada Trump yönetimi silahlı İHA satışını kolaylaştırmaya çalışıyor. Defense News dergisinin ekim ayında ele geçirdiği belgede Dışişleri Bakanlığı’nın bu tür satışlara daha kolay onay vermesi ele alınıyordu. Önerilen düzenlemeyle hızı saatte 400 milin (644 kilometre) altında olan araçların satışına imkan tanınması öngörülüyordu.

Ancak Beyaz Saray’ın geçtiğimiz günlerde açıkladığı silah ihracatı reformlarında bu düzenleme yer almadı. Böylece Ürdün ve BAE’nin silahlı Predator alma talepleri askıda kalmış görünüyor. BAE ve Suudi Arabistan’a birkaç milyar dolarlık savaş malzemesi sağlamak isteyen Beyaz Saray ise Kongre’yi aşmak için geçen hafta İran kaynaklı güvenlik tehditlerini gündeme getirdi.

Uzmanlara göre ABD’nin silah satışlarında süregelen bir unsur olan Kongre direnci ve insan hakları koşulları, bu tür kurallara alışık olmayan Orta Doğu’daki bazı ortakları rencide ediyor. Al-Monitor’un daha önce de aktardığı gibi Mısır’ın İHA talebi Barack Obama döneminde geri çevrilmişti.

RAND Corporation’da politika analisti olan Becca Wasser “Bizim yönetim sistemimizde çok çeşitli denge denetleme mekanizmaları var ve Kongre’nin rolü çok iyi anlaşılmıyor. Orta Doğu’daki ülkelerde parlamentoların böyle bir gücü pek olmuyor” diyor.

Yine de bu kurallar ABD yapımı silahlı İHA talebini kesmiş değil.

Wasser şöyle devam ediyor: “İnsanların yeni çıkan parlak oyuncuklara nasıl saplantısı varsa silahlı İHA’lar konusunda da öyle bir saplantı var. BAE ve Suudi Arabistan’ın nelere ihtiyacı olduğuna baktığınızda asıl ihtiyaçlarının bomba atan yeni araçlar değil, (istihbarat, gözetleme ve keşif amaçlı) silahsız İHA’lar olduğu görülüyor.”

Trump yönetiminin Amerikan şirketlerine uluslararası anlaşmalarla kısıtlanmamış İHA’larda yabancı ülkelere doğrudan satış izni vermesi üzerine Dışişleri Bakanlığı nisan ayında Suudi Arabistan’a Scan Eagle tipi gözetleme amaçlı İHA satışına onay vermişti.

Uzmanlara göre, mevcut başarısı bir yana, Çin’in Orta Doğu’daki petrol ve silah ticaretine daha çok dahil olması onu bölgedeki istikrarsız pazarın olumsuz etkilerine daha açık hale getirebilir.

New York’taki Dış İlişkiler Konseyi’nde araştırmacı olan Amy Myers Jaffe geçtiğimiz günlerde attığı bir tweet’te şöyle diyordu: “Petrol lanetinin ana dinamiği Pekin’e doğru kayıyor. Petro-dolarları çevirmesi gereken ülke şimdi Çin. Orta Doğu’daki silahlı çatışmalardan kaynaklı OPEC kesintilerinin etkisine de en açık ülke Çin.”

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni

Jack Detsch Al-Monitor’un Pentagon muhabiridir. Washington’da yaşayan ve savunma muhabiri gözüyle ABD-Orta Doğu ilişkilerini haberleştiren Detsch daha önce Passcode için siber güvenlik haberleri yazmış ve Christian Science Monitor’un Dijital Çağ’da Güvenlik ve Mahremiyet projesinde yer almıştır. Detsch Diplomat Magazine dergisinde editör yardımcılığının yanı sıra NPR’ın San Francisco’daki muhtelif kuruluşlarında da çalışmıştır. Twitter hesabı: @JackDetsch_ALM Email: jdetsch@al-monitor.com.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept