Suriye: ABD askerleri için güvenlik riskleri artıyor

By
p
Article Summary
ABD’nin Suriye’deki askeri rolünü aşağı çekmesi, ABD ile Kürtler arasındaki hassas “askeri güç karşılığı korunma” dengesini bozabilir İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Suriye’deki Amerikan askerleri gittikleri her yerde ABD’den destek alan Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından korunuyorlar. SDG mensupları küçük birliklere eskort sağlıyor, ABD’nin sahadaki istihbaratçıları olarak hareket ediyorlar.

Wilson Center Orta Doğu programında araştırmacı olan ve şubatta bir süre Suriye’de kalan Amy Austin Holmes, hava operasyonlarında hangi binaların hedef alınacağı bilgisinin SDG tarafından sağlandığını belirterek, “Onlar ABD güçlerinin gözü kulağı gibi” diyor.

Ancak Donald Trump yönetimi ABD’nin askeri varlığını azaltmayı planlarken uzmanlar, Kürt ağırlıklı yerel güçlere hava operasyonları, danışmanlar ve karadan ateş gücü ile destek olan Amerikan askerlerinin, buna karşılık Kürt ağırlıklı unsurların korumasından yararlandıklarına dikkat çekiyor ve bu hassas dengenin bozulmasından kaygı duyuyorlar.

Dış Politika Araştırma Enstitüsü Orta Doğu Programı Direktörü Aaron Stein şöyle diyor: “Kuzey Suriye’deki Amerikan askerlerinin sayısı fazla değil ve daha da azalacak. ABD sahanın her yerinde olamıyor, her şeye ulaşıp dokunamıyor ve bu nedenle SDG’ye bel bağlıyor.”

Kürt güçlerini korumak için kuzeydoğu Suriye’de güvenli bölge oluşturmak isteyen Trump yönetimi bu konuda Avrupa ülkeleri ve diğer müttefikleriyle anlaşmakta zorlanırken güvenlik kaygıları yeniden su yüzüne çıkıyor.

Stein, Pentagon’un kuzey Suriye’deki faaliyetlerini Kürt güçlerinin rızasıyla yürüttüğünü, Kürt güçlerinin üs ve cephelerde Amerikan askerleriyle iç içe olduğunu vurguluyor.

Wall Street Journal gazetesi 23 Nisan’da 20’den fazla ülkenin ABD’ye ya olumsuz cevap verdiğini ya da göstermelik destekler önerdiğini yazdı.

Müttefiklerle görüşmeler devam ederken Pentagon hem asker sayısının azaltılabileceği hem de İslam Devleti’nin (İD) dönüşünün engellenebileceği konusunda ısrarlı. Pentagon Sözcüsü Sean Robertson “bölgeyi istikrarsızlaştıracak bir boşluğun oluşmasını önleme” hedefini vurgularken “asker sayısı ve takvim” konusunda yorum yapmayacaklarını söyledi. Bu hafta ilk kez Al-Monitor’un bildirdiği üzere Trump’ın önerisi, Suriye içindeki bir tampon bölgede Türk güçlerinin katılımını da içerebilir.

Askerler ve teçhizat yavaş yavaş Suriye’den çekilmeye başlarken, ABD’nin, İD kalıntılarını bitirmeye çalışan SDG’ye şimdiden daha az askeri destek verdiği görülüyor. ABD Merkez Komutanlığı’nın 24 Nisan’daki açıklamasına göre ABD önderliğindeki koalisyon 7-20 Nisan döneminde Suriye’de hiç hava operasyonu yapmadı. Bu, Ocak 2016’dan bu yana ilk kez tam bir hafta boyunca İD hedeflerinin vurulmadığı anlamına geliyor. Savunma Bakanı Vekili Patrick Shanahan İD’in Suriye’deki kontrolünün sona erdiğini resmi olarak mart ayında duyurmuştu.

Suriye tecrübesine sahip ABD’li bir kaynak adının açıklanmaması kaydıyla SDG ile ilgili şöyle konuştu: “Kendi başlarına askeri bir güç olamazlar çünkü güçleri bizim oradaki varlığımıza dayanıyor. Aynı şekilde bizim güvenliğimiz de onların varlığına dayanıyor. Rejimle ve Ruslarla anlaşırlarsa birliklerin korunması ciddi bir mesele olabilir. Sistemli bir çekilme olması lazım çünkü Ruslar ve rejim geldiği zaman biz orada olmayacağız.”

Pentagon önümüzdeki mali yılın bütçe gerekçesinde Suriye’deki ABD destekli güçlerin savaşma ve hareket kabiliyetinin “silah, mühimmat ve teçhizat tedariki dâhil ABD’nin desteğine doğrudan bağlı olduğunu” belirtmişti. Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton dâhil üst düzey bazı yetkililer ABD’nin çekilmesini Suriye’deki İran varlığının sona ermesine bağlamış olsa da Savunma Bakanlığı Ekim 2020’ye kadar 61 bin Suriyeli muhalif savaşçıyı eğitmeyi amaçladığını, bunların “tarama ve temizlik faaliyetlerine ve (İD’den) kurtarılan bölgelerin korunmasına odaklanacaklarını” söylemişti.

Kürt ağırlıklı muharip ve güvenlik birimleri ABD’nin faaliyetlerine kapsamlı destek sağlıyor. ABD’li kaynak, kuzeydoğu Suriye’nin her köşesine yayılamayacak kadar küçük olan Amerikan birliği ve personeline SDG’nin eskort sağladığını ve kontrol noktalarında yardımcı olduğunu söyledi.

İD’in eski “başkenti” Rakka’yı örnek veren kaynak, iç güvenlik güçlerinin burada “adeta polis gibi” trafiği düzenlediğini, kente yerleştirilen bombaları tespit ettiğini, keskin nişancıları aradığını, ayrıca Amerikalıların Rakka, Tabka ve Ayn İsa’daki toplantılarında güvenliği sağladığını kaydetti.

Pentagon genel müfettişinin yakın zamanda hazırladığı rapora göre ABD önderliğindeki koalisyon SDG mensuplarını, İD’le mücadelede ateş gücü için ABD’ye bağımlı olan, “piyade görevi için belli ölçüde temel askeri eğitime sahip azimli savaşçılar” olarak tanımlıyor. Pentagon’un değerlendirmesine göre istikrarlı bir baskı olmazsa İD Suriye’de altı ilâ 12 ay arasında bir sürede yeniden dirilebilir.

RAND Corporation’ın kıdemli savunma analisti Linda Robinson, SDG’ye “bağımsız bir güç olarak” ayakta durabilecek askeri kapasiteyi kazandırmak için yeterli çalışma ve eğitimlerin yapılmadığını, zamanın buna yetmediğini düşünüyor.

Bu arada üst düzey savunma yetkilileri, Suriye’deki geniş çaplı iç savaşın İD’le mücadele eden ABD birliklerini de içine çekebileceği endişesini dillendirmişlerdi.

ABD güçlerinin bir petrol sahası yakınlarında Rus ve Esad yanlısı güçlerle çatışmasından kısa bir süre sonra, Mart 2018’de, West Point Askeri Akademisi’nde konuşan dönemin Özel Kuvvetler Komutanı General Tony Thomas’a göre kontrol mücadelesi “tam bir kaos” şeklindeydi ve Amerikan askerlerini de giderek içine çekerek Rus askerlerinin “bir nefes kadar yakınına” taşımıştı.

Beşar Esad yönetimi ve Rusya, ABD güçlerin gitmesini istiyorlar.

İD’den kurtarılan kentler halen enkaz halinde olmasına rağmen istikrar projeleri için gerekli fonlar ABD’de dondurulmuş durumda ve uzmanlar militan grupların kısa sürede dirilmesinden endişe ediyor.

Holmes şöyle diyor: “Rakka bir buçuk yıl önce kurtarıldı ama halen harap halde. Kentin yüzde 80’i hâlâ mayınlardan temizlenmiş değil. Sivil halkın hayatını bu şekilde sürdürmesini bekleyemezsiniz. İslamcılar tam da bundan yararlanır.”

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Suriye çatışması, İslam Devleti

Jack Detsch Al-Monitor’un Pentagon muhabiridir. Washington’da yaşayan ve savunma muhabiri gözüyle ABD-Orta Doğu ilişkilerini haberleştiren Detsch daha önce Passcode için siber güvenlik haberleri yazmış ve Christian Science Monitor’un Dijital Çağ’da Güvenlik ve Mahremiyet projesinde yer almıştır. Detsch Diplomat Magazine dergisinde editör yardımcılığının yanı sıra NPR’ın San Francisco’daki muhtelif kuruluşlarında da çalışmıştır. Twitter hesabı: @JackDetsch_ALM Email: jdetsch@al-monitor.com.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept