Rusya İdlib’de Ankara ile Şam’ın arasını bulabilir mi?

By
p
Article Summary
İdlib’de Suriye Hükümeti’nin olası harekâtı ve Türkiye’den kaynaklı zorluklar nedeniyle iki arada bir derede kalan Rusya, tüm sıkıntılara rağmen hem Şam’ı hem Ankara’yı tatmin eden bir mutabakat sağlayabilir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Suriye’de ağrılıkla radikal Heyet Tahrir El Şam (HTŞ) grubunun kontrolünde olan İdlib “gerilimi azaltma bölgesinde” gerilim yükselmeye devam ediyor. Hama, Halep ve Lazkiye vilayetlerinin bazı kesimlerini de kapsayan bölgede rejim güçleri ile muhalifler arasında ara ara patlak veren şiddet, büyük çaplı bir çatışmaya dönüşme riski taşıyor.

Rusya mart sonlarından bu yana HTŞ militanlarının “bazı Batılı ülkelerin” yardımıyla kimyasal bir provokasyon planladığını iddia ediyor. Medyadaki bazı kaynaklar da İdlib’den kaçan siviller olduğunu ve bunun kimyasal saldırı korkusuna işaret ettiğini bildiriyorlar. Bazı haberlere göre Suriye hükümet güçleri yakın zamanda gerilimi azaltma bölgesi yakınlarındaki Taybet El İmam mahallesinde 20 tüp “fosgen benzeri” madde buldular.

Suriye ordusunun İdlib’e planladığı taarruz, Rusya ve Türkiye’nin Eylül 2018’de Soçi’de sağladıkları anlaşma nedeniyle iptal edilmişti. Ancak Rus ve Suriye uçakları mart ortalarında gerilimi azaltma bölgesindeki hedefleri vurmaya başladılar. Bunu yılın en ciddi taarruzu olarak nitelemek mümkün. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 8 Nisan’daki Moskova görüşmesinin ardından bombardımanların yoğunluğu bir miktar azalmış olsa da saldırılar kesilmiş değil. 13 Nisan’daki saldırılarda HTŞ’nin Halep vilayetindeki gıda depoları tahrip edildi. Teröristler bu depolarda yerel idarelerden ele geçirdikleri insani yardımları tutuyordu. Bu arada Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’a bağlı güçler gerilimi azaltma bölgesini yoğun topçu ateşine de tuttular ve BM’ye göre en az 90 sivilin ölümüne neden oldular.

HTŞ ve müttefikleri de gerilimi azaltma bölgesinin yakınlarında yer alan rejim kontrolündeki yerlere saldırıyorlar. Bundan en çok Halep civarındaki bölgeler etkileniyor ve buradaki sivil ölümlerin sayısı oldukça yüksek seyrediyor. Terörist gruplar hükümet güçleri mevzilerine de düzenli olarak saldırıyorlar.

Bu bağlamda Suriye ordusu, teröristlerin sivil ölümlere sebep olduğu gerekçesiyle gerilimi azaltma bölgesinin Halep’teki kesimlerine operasyon yapılmasını istiyor. Hükümet şehrin kuzey, güneybatı ve kuzeybatısında konuşlu kuvvetlerine en üst seviyede teyakkuz emri verdi. Bölgede güvenliğin sağlanması ve yerel radikal gruplara karşı olası bir operasyon için Esad’ın Halep cephesine takviye gönderdiği bildiriliyor. Halep bölgesine yönelik, İran ve İran yanlısı güçlerin etkili olacağı bir operasyon, Rusya’nın katılımı olmaksızın sınırlı bir kapsamda gerçekleşebilir. Moskova’da, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin son Türkiye ziyaretinde Erdoğan’la İdlib konusunu görüştüğü düşünülüyor.

Pek çok faktör gerilimin rejim tarafından tırmandırıldığına işaret ediyor. Esad yönetimi bölgeye bir an önce askeri harekât başlatmak için fırsat kolluyor. Küçük çaplı da olsa başarılı bir harekât yapma ihtiyacı kritik ekonomik durumdan kaynaklanıyor. Rejim için tehdit oluşturabilecek ciddi bir yakıt kriziyle karşı karşıya olan Suriye’de gıda arzı da hızla azalıyor.

HTŞ ise kendisini meşrulaştırmanın yollarını ararken İdlib’de konuşlu Türk askerlerinin “şemsiyesi” altında kalmayı yeğliyor. Örgüt içinde, El Kaide’yle ilişkileri canlandırmak isteyen terörist kanada husumet giderek artıyor. Suriye muhalefetinden kaynaklara göre HTŞ, bu grubu ayrı bir silahlı yapıya ya da HTŞ himayesinde kurulan Suriye Kurtuluş Hükümeti’nin (SKH) silahlı kanadına dönüştürmeyi düşünüyor. Böyle bir durumda SKH güçlerine İdlib’de faal olan başka silahlı gruplar da katılabilir ve bölgenin en büyük bağımsız ılımlı muhalif grubu olan Feylak El Şam’dan bir isim savunma bakanı ve söz konusu ordunun komutanı olabilir.

SKH ve HTŞ bu konuları Türkiye’yle istişare etmeye devam ediyor ve büyük olasılıkla “radikalizm” sorununa Ankara’nın kabul edebileceği, sonra da Rusya ve İran’la müzakerelerde kullanabileceği bir çözüm aranıyor. Türkiye İdlib’deki gerilimi azaltma bölgesinin, daha doğrusu oradaki askeri varlığının gerekli olduğu tezine bir dayanak sunmak zorunda. Ancak HTŞ bu yılın başında ılımlı isyancıları bertaraf ettiği için Ankara’nın askeri varlığı artık Soçi bildirisiyle tam anlamıyla bağdaşamaz.

Bu karmaşık koşullarda Türkiye İdlib’de çatışmaların kızışması hâlinde kendi birliklerini ve hava gücünü kullanarak Esad güçlerinin bölgeye saldırmasını engelleyeceği iddiasında. Türkiye’nin gerilimi azaltma bölgesinin sınırlarında gerçekleştirdiği devriye faaliyetleri İdlib semalarında dolaşan F-16 savaş uçaklarıyla takviye ediliyor.

Bu arada Moskova, Şam’ın büyük çaplı harekât planına direnmeye devam ediyor, hatta Ankara’nın görüşlerine itibar etmeye meylediyor. Rusya, kritik bir ortak hâline gelen Türkiye’yi kaybetmek istemiyor, özellikle de Rus S-400 uçaksavar sistemlerini almaya hazırlanan Türkiye’nin ABD baskısı altında olduğu bir dönemde.

Şam ve Tahran ise Moskova üzerindeki harekât baskısını adım adım artırıyorlar. Suriye rejimi Rusya-Türkiye yakınlaşmasından rahatsız olduğunu doğrudan ifade etmese de hoşnut olmadığını gösteren adımlar atıyor. Görünen o ki Şam Rusya’sız askeri işbirliği formatları arıyor. Esad şubat ayında, ABD’nin geçtiğimiz günlerde terör örgütü ilan ettiği İran Devrim Muhafızları’na bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin daveti üzerine İran’a gitti. Ziyaret sırasında taraflar İdlib’de harekât ihtimalini görüştüler. Ziyaretin ardından ise İran, Irak ve Suriye genelkurmay başkanları Şam’da Rusya’nın temsil edilmediği üçlü bir toplantı gerçekleştirdiler.

Hâl böyleyken Rus tarafı hem Ankara’yı hem Şam’ı tatmin edecek bir uzlaşma bulmak durumunda. İdlib’deki Rus hava operasyonlarının uzun bir aradan sonra mart ortasında tekrar başlaması, Esad rejimini memnun etmeye dönük bir adım olarak görülebilir. Ancak bunun gibi lokal bir harekât bile Türkiye’nin tutumu hesaba katılmadan yapılamaz.

Moskova’daki son Putin-Erdoğan görüşmesinin ardından, bölgede konuşlu bazı rejim birlikleri geride kalsa da Rus askerleri, halen Kürt Halk Savunma Birlikleri (YPG) kontrolünde olan Tel Rifat’tan çekildiler.

Suriye Ulusal Ordusu’nda yer alan Mutasım Tugayı’nın siyasi büro şefi Mustafa Secari’ye göre Rusya, Tel Rıfat ve HTŞ örneklerini kullanarak Türk hükümetine baskı yapıyor. Secari şunu demek istiyor olabilir: Rusya’nın Suriye ve Türkiye arasında sağlamaya çalıştığı geçici uzlaşı için Tel Rıfat anahtar olabilir. Rusya’nın Tel Rıfat’ı Türk güçlerine bırakması karşılığında İdlib gerilimi azaltma bölgesine dâhil olan Halep’in batı ve güney kesimleri Esad’a verilebilir.

Yine de Rusya bu tarz anlaşmaları teşvik etmekte giderek zorlanabilir. Zira Ankara ve Şam bugüne kadar yeterince taviz verdiklerine inanıyorlar. Bununla birlikte Tel Rıfat Türkiye yanlısı güçlerin eline geçerse Ankara PKK’ya karşı küçük de olsa yeni bir zafer kazanmış olur. Buna karşılık Türkiye’nin ciddi bir HTŞ direnişini engelleyerek Esad’a sağlayacağı “örtülü destek” ile Halep’te düzenlenecek bir operasyon, konumunu güçlendirmek ve Suriye topraklarındaki kontrolünü artırmak isteyen Şam’a ihtiyaç duyduğu başarıyı sağlayabilir

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Suriye'de Rusya, Suriye çatışması

Kirill Semenov is an independent analyst with a long record of professional study of political and military issues in the Middle East, with a strong focus on the conflicts in Syria, Yemen and Libya. He is also a non-resident expert of the Russian International Affairs Council. On Twitter: @IbnRasibi

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept